Bambaşkadır benim Babacım.
Hiç bişeyi takmaz kafasına.
Güler geçer, değer vermez paraya pula.
Paranın alamıyacağı şeylerin daha değerli olduğunu düşünür.
Gözü karadır sonuna kadar savunur inandıklarını.
Hep bileğinin gücüyle baktı bize.
Uzaklarda oldu ama hiç uzaklaşmadı.
6 yaşındayken kaybetmiş annesini.
Ondan sonra oradan oraya savrulan bir yaprak gibi.
Bazı günler amcalarında uyur gibi yapıp kalmış,
Okumuş ne yazık ki bir öğretmeninin yüzünden sanat okulunu terk etmiş.
Öğretmenine söylemiş de giderken
"Ayrılıyorsam okuldan sizin yüzünüzden" diye.
Sonra çıkıp doğduğu yerden İstanbul'a gitmiş Ablasının yanına.
Oralarda lunaparklarda çalışmış,
"3 halka 25 kuruş"
Tekrar dönüp İzmir'e çalışmaya başlamış.
Annemi görmüş beyenmiş, tanışmış evlenmişler.
Ben doğduğumda çok mutlu olmuş lokum dağıtmış,
"Kızım oldu bana bakar" demiş.
Yaşadığı sıkıntıları bize hissettirmeden çalıştı, çabaladı,
Bizlere güzel bir gelecek sağlamaya çalıştı.
Arkadaşlarım her zaman Babam'ın başka babalara benzemediğini
Arkadaş gibi olduğunu, çok şanslı olduğumuzu söylerlerdi.
Hala da öyledir.
Gençle genç, çocukla çocuk olur.
Emekli oldu,
Hep çalıştığı Didim'de kaldı.
Şimdi Annemle yaz-kış ordadırlar.
Balık tutmaya bayılır,
Akşama kadar güneş altında da olsa dinlendiğini söyler.
Hala iş bulursa çalışır.
Yorulur akşam olunca da 2 bira içmeye bayılır.
İçincede beni arayıp "Aramızdaaa" der.
Bu ikimizin arasında ki paroladır :)
Türkü söylemeye özellikle de Ege türkülerine bayılır.
Efedir, o havaları oynamaya bayılır.
Sporun her türünü izler hiç ayırım yapmaz.
Fenerbahçe'yi tutar fanatiktir.
Ona aldığım Fenerbahçe terliğini giymedi önceleri
"Fenerbahçe'yi ayaklar altına aldı dedirtmem" dedi.
Fenerbahçe kupa kazanınca çıkar sokakta oynar.
Canım Babacım seni çok seviyorum.
Ve hala bunu sana söyleyebildiğim için
Çok ama çok şanslı buluyorum kendimi.