22 Ekim 2010 Cuma
Günaydınnnnn
Bir baş ağrısı ki sabah sabah kalktığımda
Rahmetli Babaannem
"Cuma günleri başım ağrıyor deme, yoksa tüm hafta ağrır başın" derdi.
Sanırım geceleri başım açık kalıyo üşüyorum
Kış geldi ya şimdi ben yorganı başıma kadar çeker öyle yatarım.
Gerçi yazında çarşafı çektiğim olur özellikle kulağımda vızıldayan bir sivrisinek varsa
Saat : 11 olmuş öğlene kuzenim gelicek işyerinden yemeğe
Ne istersin dedim yemek var yanına bişiler yapayım
Kahvaltı yapalım dedi.
Çayı koyayım o demlenip kokusu tüm evi sararken
Bir yandan da Ahmet Ümit'in Bab-ı Esrar adlı kitabını okuyayım biraz
Yumurtalar haşlanmalı
Ekmek dilimlenip üzerine biraz yağ ve kaşar takviyesiyle fırına verilmeli
Kahvaltıdan sonra da Eşimin lekeli bi ceketi için
Leke çıkarma operasyonu yapmalıyım
Birikmiş çamaşırlar çok makinaya atılmalı
İş çok laf da çok bende maşallah
Hadi bakalım işlere koyulmalı.
Sabah ola, hayrola
Yaparım ben hatalar bazen.
Cin gibi görünsem de.
Mekanik konuları seviyorum mesela
Bir şeyleri söküp takmayı
Kapı kilidi, kumanda, tesisat tamiri gibi..
Mesela eğri tabloları hiç sevmem
Neresi olduğu fark etmez gider düzeltirim
Biliyorum çünki o mekandan ayrılınca
O tablo kalacak gözüm önünde
Yiyip bitiricem niye değiştirmedim diye kendimi.
Ama bunca dönen çark içinde bir kırık dişlim var
Tam yolunda giderken bişiler
O kırık dişliye gelince makinada düzen bozulur.
Yaylar kopar, hayattan uzaklaşır
O kırık dişli yerine ben geçerim.
Mesela
Karşımdakine söylemem gereken bir şeyi o anda diyememek gibi.
Nutkum tutulur, dilim dolanır
Susarım.
Şimdi yine oldu bişi birine demem gereken bi söz var
Diyemedim
Bekliyorum uygun anı kolluyorum erteliyorum
Kendi kendimi yiyip bitiriyorum
Sözü eden etti uyuyor şu anda yatağında
Fosur fosur bende gözler tavanda
Nası dicem düşüncesi kuyularından çıkma telaşında
Yarın dicem yoksa kafayı sıyırıcam.
Hadi bakalım
Sabah ola hayrola..
Cin gibi görünsem de.
Mekanik konuları seviyorum mesela
Bir şeyleri söküp takmayı
Kapı kilidi, kumanda, tesisat tamiri gibi..
Mesela eğri tabloları hiç sevmem
Neresi olduğu fark etmez gider düzeltirim
Biliyorum çünki o mekandan ayrılınca
O tablo kalacak gözüm önünde
Yiyip bitiricem niye değiştirmedim diye kendimi.
Ama bunca dönen çark içinde bir kırık dişlim var
Tam yolunda giderken bişiler
O kırık dişliye gelince makinada düzen bozulur.
Yaylar kopar, hayattan uzaklaşır
O kırık dişli yerine ben geçerim.
Mesela
Karşımdakine söylemem gereken bir şeyi o anda diyememek gibi.
Nutkum tutulur, dilim dolanır
Susarım.
Şimdi yine oldu bişi birine demem gereken bi söz var
Diyemedim
Bekliyorum uygun anı kolluyorum erteliyorum
Kendi kendimi yiyip bitiriyorum
Sözü eden etti uyuyor şu anda yatağında
Fosur fosur bende gözler tavanda
Nası dicem düşüncesi kuyularından çıkma telaşında
Yarın dicem yoksa kafayı sıyırıcam.
Hadi bakalım
Sabah ola hayrola..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)