Kadın,
İçeri girmişti artık,
Göz göze geldiler erkekle
Zaman durmuştu sanki
Tüm evren susmuş onları dinliyordu şu anda
Nefes alışverişleri duyuluyordu,
Kadın kalbi çıkacak sandı
Erkeğin elleri terlemişti
Alt kattan derinden gelen bi telefon sesi
Dışarıdan martının sesi
Apartmandan asansörün boğuk sesi Bile bozamıyordu sessizliği...
Kadın ve erkekten bir ses bir hareket gelmiyordu...
Kelimeler seçilemeyecek kadar zor,
Dile getirilemeyecek kadar ağırdı.
Sessizlikte dile geliyordu çoğu hisler,
Sözler yetersiz kalıyor
Gözler çoğu şeyi dile getiriyordu...
..........!
"Gerçekten de aşk,
Karşılıklı oturmak,
Yüz yüze veya aynı noktaya bakmak,
Şiir okumak,
Sevgiliden utanacak kadar kadar terbiyeli davranmak,
Güzel şeylerden bahsedip gülmek
Ve asla iffet sınırının ötesine uzanmamaktır.
Çünki aşk,
Bakmakla güzelleşir,
Konuşmakla zenginleşir ama dokunmakla bozulur.
Sevgilinin yanında hem kendisine hemde ona ait hayâ elbisesini soymak konusunda şeytanın ayartmasına fırsat vermemek gerekir. "
Kadın sayfayı çevirdi, çayından bir yudum aldı
Ve
"Evet böyle bir aşk hikayesi yazılmak istense, bir buluşma ayarlansa hikayenin sonu ancak bu satırlara bağlanarak bitirilebilirdi "
Diye geçirdi içinden....
Yazı; Kitâb-ı Aşk - İskender Pala