27 Haziran 2011 Pazartesi

Tezat


Biraz bişiler var içimde böyle beni sıkan, üzen, her an beynimin bi köşesinde uyusam da ben, uyumayan hala tarlada su çeken motor gibi çalışan beni bıcır bıcır sesiyle deli eden. 

Biraz bişiler var olması muhtemel, konuşulan ama lafta olan daha, gerçekleşmesi zamana kalmış ama o gelmeyen, oluşamayan zamana içimden küfürler savuruyorum ben. Bir an önce olsun isterken aslında dua ediyorum daha küçük zaman dilimlerinde olmasa mı acaba diye. Aslında sabırlı bir insanımdır ben her ne kadar yapılacak bi iş varsa hemen yapmak isteyen tez canlılığıma rağmen. Mesela rötar yapmışsa uçak ya da gelmemişse beklenen doktor daha sızlanmam hiç oturur beklerim usulca şikayet etmeden etrafımda şikayet edenlere kızarcasına. Ama bir ev işi yapılacaksa illa hemen yapmalıyım yoksa rahat oturamam ben. 

Biraz bişiler var birilerine demem gereken, her an aklıma geldiğinde güzel bir konuşma şekliyle hazırladığım, kelimeleri yerleştirip, hani karşımdakini üzmeden, kırmadan nasıl desem diye uğraştığım. Hani belki yüz konuşma hazırladıysam her seferinde bi tanesini kabul ettiğim ama kalkıpta karşımdakine anlatamayıp kaçtığım, o kişiden gelen telefonlara çıkmadan, görünmeden hatta öyle ki telefon numaramı değiştirmeyi, ev adresimi değiştirmeyi düşündüğüm bile oluyor. Hani her zaman yaşamadan ölümü seçmek en kolayı yüz kere ölmektense bir kere ölürüm mantığıyla ne saçma değil mi?

Aslında çok daha önemli olaylara enerjisini, gücünü, aklını, bilgisini harcamayıp boş veren incir çekirdeğini  bile doldurmayacak şeyler için işte böyle üzerim kendimi...