9 Mayıs 2017 Salı

Ölmeden önce öpülmesi gereken yerler

Hayat Erkeği blog sayfasını uzun zamandır takip ediyorum. son yazısı çok hoşuma gitti ve kendimce seslendirdim. sonra da kendisine yolladım. O da beğenmiş sayfasına eklemiş. ben de burada yayınlamak istedim. 

Dinlemek isterseniz şayet buyrun;


Hıdrellez


Nedense bu sene Hıdrellezi kutlamak bir yana bu zamanda yapılacak ritüelleri tamamlayıp istediğim dileklere kavuşma ihtiyacım daha çoktu nedense. bu kadar mı umutsuzum yoksa dilediklerim gerçek olacakta evrenin bana bunları mutlaka yap diye yolladığı bir mesaj mıydı? Hoş genelde evrene yollayıp olmasını istediğim dileklerimin spam mesajlara düştüğüne inanmaya başladım. Ama gel gör başıma gelecek kötü şeyler için evren hemen harekete geçmekte. Geçenlerde "Ne zamandır bok püsür bir şeyden dolayı canım sıkılmaz oldu artık" dedim daha 24 saat dolmadan evren sağolsun harekete geçti. Edilen bir sözle belki birinin kalbini kırdım bana tavır aldı belkide benim hüsnü kuruntum bu. Vallaha artık düşünmekten yoruldum. Bundan sonra yürüdüğüm yolda ayağıma takılan taşları arkamdan gelenlere sıkıntı yaratmasın diye alıp yol kenarına atmaktan vazgeçtim arkamdan gelenler düşünsün birazda.


Hıdrellez önemli oldu hep bende ama dediğim gibi bu sene bir kuvvet resmen arkamdan itti beni yap bunları mutlaka diye.

Önce Nur Sayarı hastası bir arkadaşıma uyup beyaz saksıya Çarşamba günü güneş tam tepedeyken nane dikme olayına girdim. Dileğimizi söyleyip naneyi diktim bir de anahtar gömdüm saksıya. 3 gün sonra baktım nanelerim filiz vermeye başlamış. Müdürüm benim içinde yap dedi dileğinizi yazın bir kağıda dedim yaptım sonuç onun nanelerde hala bir gelişme yok.

Cuma gecesi Kordon'daydık uzandık çimlere yazın gelişini kutladık. Gece bir kağıda yazdım dileğimi hem çizdim hem de yazdım. Hatta başka bir dilekte bulunacakken bambaşka bir dilek yazdım.
Vardır bir hayır dedim..
Evde gül yok karşı komşuda var ama gece vakti bahçesine girmeye çekindim. Ben de 2 gün önce eşim gül armağan etmişti Vazoda duruyordu ona astım mutfak penceresiyle salon penceresini açık bıraktım. Ertesi sabah dileğimi aldım işten sonra beni Karşıyaka'ya bıraktı bir arkadaşım. Konak yönüne giden vapura bindim denize attım dileğimi.
Olursa şayet haber veririm zaten.

Bu sıralar umut vaad eden olaylara ihtiyacım var.
Öyle varsın havai fişekler patlatmasın ama beni mutlu etsin.
Zaten mutluyum ama fazla mutluluk göz çıkarmaz değil mi?