Hıdrellez önemli oldu hep bende ama dediğim gibi bu sene bir kuvvet resmen arkamdan itti beni yap bunları mutlaka diye.
Önce Nur Sayarı hastası bir arkadaşıma uyup beyaz saksıya Çarşamba günü güneş tam tepedeyken nane dikme olayına girdim. Dileğimizi söyleyip naneyi diktim bir de anahtar gömdüm saksıya. 3 gün sonra baktım nanelerim filiz vermeye başlamış. Müdürüm benim içinde yap dedi dileğinizi yazın bir kağıda dedim yaptım sonuç onun nanelerde hala bir gelişme yok.
Cuma gecesi Kordon'daydık uzandık çimlere yazın gelişini kutladık. Gece bir kağıda yazdım dileğimi hem çizdim hem de yazdım. Hatta başka bir dilekte bulunacakken bambaşka bir dilek yazdım.
Vardır bir hayır dedim..
Evde gül yok karşı komşuda var ama gece vakti bahçesine girmeye çekindim. Ben de 2 gün önce eşim gül armağan etmişti Vazoda duruyordu ona astım mutfak penceresiyle salon penceresini açık bıraktım. Ertesi sabah dileğimi aldım işten sonra beni Karşıyaka'ya bıraktı bir arkadaşım. Konak yönüne giden vapura bindim denize attım dileğimi.
Olursa şayet haber veririm zaten.
Bu sıralar umut vaad eden olaylara ihtiyacım var.
Öyle varsın havai fişekler patlatmasın ama beni mutlu etsin.
Zaten mutluyum ama fazla mutluluk göz çıkarmaz değil mi?


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Dilek ve eleştirileriniz için teşekkür ederim.