Bir adam düşünün; tv de yemek programında gördüğü yemeğin ardına düşüp o şehre uçak bileti alan. Yaşadığı şehirde yok mu o yörenin yemeğini yapan yer elbet vardır ama ııhh illa ki o yemeğin en iyi yapıldığı yere gidecek.
İşte bu kişi benim eşim olur kendisi.
Mersin yemeklerini anlatan bir yemek programı izleyen eşim 29 Ekim Cumhuriyet Bayram'ı tatiline denk getirip bu isteğini gerçekleştirdik. Cuma akşamı önce Adana'ya uçtuk ardından kiraladığımız araba ile Mersin'e yola çıktık. Mersin'de yaşayan akrabalarımızı da ziyaret etmiş olduk. Onlarla birlikte Mersin'i gezdik Cumartesi günü. Hava çok güzeldi. Ama çok yorulduk çünkü Cennet ve Cehennem Mağarası'na iniş ve çıkışta toplam 800 basamak saydık. Sonrasında da Astım mağarasını ziyaret etmek için 225 basamak inip çıkınca iflahımız kesildi tabi. Pazar günü havaalanına ulaşmak için Adana'ya döndük. Adana'da da gezdik ve tabii ki Adana Kebap yiyip İzmir'e döndük. Şimdiden yeni lezzet hedefleri yapmaya başladık.
Kız Kalesi - Mersin
Astım Mağarası - Mersin
Cehennem Çukuru - Mersin
Cennet Mağarasına giriş - Mersin
Cennet Mağarasının içi. Fakat huri göremedik.
Taş köprü üzerinden Seyhan Nehri - Sabancı Camii - Adana






