20 Mayıs 2011 Cuma
Sayfa düzeni
Blog konularından sonra da bugün blogların sayfa düzeni hakkında
Bir iki atmasyonlar,
Ruh ve tahlil çözümlemeleri yapmaya çalışıcam
Naçizane hani haddim olmadan
Dedim ya,
Hepimiz bu hayatta değişik yaşamlar, koşullar, ortamlar
Farklı ruh halleri içinde olan varlıklarız, insanlarız.
Kimi renkli bi kişiliğe sahiptir
Ruh hali, yaşamı belkide yansır yazılarına hatta sayfasına
Cıvıl cıvıldır,
Rengarenk..
Kimi ciddidir tek renk sever tutkundur
Takım elbise giymiş gibidir
Kendisi ve sayfası
Kimi sadece yazı ve resim ekler
Kimi ise renk renk çapıtlara bezenmiş dilek ağacı gibidir...
Affına sığınırak yazıyorum bir blogdaşım
Sanki pek sıkıntılı bu günlerde
Ruh halinin maske takarak yansıdığını düşünmekte
Ya da öyle yaptığını itiraflar içinde
Sanki yazılarında ve sayfasında
Ondan geldi aklıma mesela
Hatta yorumda attım yazısına,
İşte aynen şöyle...
Not: Bunalım takılanları kast ederken bir önceki yazımda
O değildi oysa aklıma gelen..
Nedense karalara bürünmüşleri,
Hep dertli,
Yas ilan etmiş,,
Yaşama sevincini kaybetmiş
Sıkıntılı, bunalımlı, psikolojik olarak rahatsız, mesaj verme kaygısı içinde
Gibi devam eden benzeri kelimelerle donanmış olarak görürüz.
Ben de bir ara siyah yaptım sayfamı
Ama sırf hoşuma gittiği için ,
Hani öyle ruh halimin yansıması falan değildi oysa.
Öylesine sadece öylesine...
İllaki ruh halimiz, yaşayışımızla ilgili ipuçları verebilmek adına karalara mı bürünmeli ?
Ya da çok sevinçli, neşeli bir ruh halimizde de en renkli olanları mı seçmeliyiz ?
O zaman ne gerek var beyaz, siyah, esmer ten rengimizi taşımaya ?
Mesela ruh haline göre renk değiştiren yüzükler gibi olabilseydik mesela?
En azından karşımızdakilere nasıl bir iç dünyamız, ruh halimiz olduğunu göstermek
Ya da göstermemek adına maskeler takmak zorunda kalmazdık di mi ?
Herkes kendi blogunda sağolsun..
Birazda dedikodu yapayım dedim.
Genelde beni izlemeye başlayan kişilerin bloglarına bakarım
Kimmiş? Neyin nesiymiş? Ne yazar ne çizer miş?
Amacı neymiş? kime hitap ediyor muş?
Gibi...
Şimdi açıkça diyim hani alınmayın da ne yapayım
Biraz samimi bularak sizi deyiveriyorum bunları,
Öncelikle şiir yazan blogları takip etmiyorum
Edemiyorum...
Şiir değişik hava, ortam ve durumlarda okunacak,
Hissedilecek olan güzel sözler dizisidir.
Her güne, her duruma ayrı bir şiir üzgünüm okuyamıyorum.
Sonra öyle bebekli bloglar mesela,
Yok bebişim bugün iki kere sıçtı, yok şu kremi sürdüm pişiğine
Yok emzirirken şu oldu, gazı çıktı, çıkmadı, yedi yemedi, ağladı, gülmedi...
Ayy...
Germeyin, korkutmayın lütfen insanları
Ayrıca bişi daha diyim mi
"Dünyada kendi ekseni ve güneş sistemi etrafında dönüyor sizin bebişiniz etrafında değil"
Bir de gün içinde yüzkere, binkere, onyüzbinkere yazanlar
Bi bakıyorum izlediğim blog sayfa yeri sizinle dolmuş
Merak edip ne yazmış diye girip bi baksan
Bulmuş bi resim döşenmiş altına iki satır.
Ne o öyle yaa...
Tamam aklına geldi mi yazacaksın da
Hani bi kelime, bi satır her dakika her dakika
Haber bülteni gibi
Flaş haber sanki...
Amannn anca sayfa meşguliyeti...
El işi blogları,
Var bir kaç tane takıldığım
Hatta keyifte alıyorum açıkçası sağolsunlar.
Ama yok çöp poşetinden paspas yaptımlarla
Elektrik kablosundan kolye ettimlerle
Tükenmez kalemden şapka yaptımlarla
Gelmeyin bana çekemem zira.
Sizin gibi blogları Derya'ya paslıyorum
O bayılır sizlere...
Yemek blogları,
Tamam en iyi aşçı sensindir muhtelemen de Bolu Mengen'lisin.
Hatta Hastır Şef'e katılsan o Batuhan'a neler yaparsın neler
İyi de,
Bende bilirim zeytinyağlı fasulye yapmayı, iki kek çırpmayı
Yani ne var bunda,
Hani okusan baksan dersen ki,
Füzyon mutfağı, dünya mutfağı yazıyor
Yok yok gelemiyorum hatta zararlısınız da kanımca
İnsanın karnı zil çalarken size baktı mı vay haline...
Bir de bunalım takılanlar var,
Tam hayatın feleğinden çıkmış
Bi tek o biliyor herşeyi
Dünya geçmiş karşısına birlik olmuş dövüyor.
Kimin umurunda kimin umurunda
Millet akşama evine ekmek götürme derdinde
Otursa yazsa başına gelenleri gün içinde
"Aman kardeş sen otur yaz ben pek mutluymuşum" der.
Bu arada,
Kimseye diyemem niye öyle yazdın
Niye böyle çizdin
Yapsın istediğini herkes
Blogger hepimize kendi adımıza sayfa açıcak kolaylığı sağlamış sağolsun,
Takıl köşende mutlu, mesut
Herkes kendi blog sayfasında sağ olsun....
Amacı neymiş? kime hitap ediyor muş?
Gibi...
Şimdi açıkça diyim hani alınmayın da ne yapayım
Biraz samimi bularak sizi deyiveriyorum bunları,
Öncelikle şiir yazan blogları takip etmiyorum
Edemiyorum...
Şiir değişik hava, ortam ve durumlarda okunacak,
Hissedilecek olan güzel sözler dizisidir.
Her güne, her duruma ayrı bir şiir üzgünüm okuyamıyorum.
Sonra öyle bebekli bloglar mesela,
Yok bebişim bugün iki kere sıçtı, yok şu kremi sürdüm pişiğine
Yok emzirirken şu oldu, gazı çıktı, çıkmadı, yedi yemedi, ağladı, gülmedi...
Ayy...
Germeyin, korkutmayın lütfen insanları
Ayrıca bişi daha diyim mi
"Dünyada kendi ekseni ve güneş sistemi etrafında dönüyor sizin bebişiniz etrafında değil"
Bir de gün içinde yüzkere, binkere, onyüzbinkere yazanlar
Bi bakıyorum izlediğim blog sayfa yeri sizinle dolmuş
Merak edip ne yazmış diye girip bi baksan
Bulmuş bi resim döşenmiş altına iki satır.
Ne o öyle yaa...
Tamam aklına geldi mi yazacaksın da
Hani bi kelime, bi satır her dakika her dakika
Haber bülteni gibi
Flaş haber sanki...
Amannn anca sayfa meşguliyeti...
El işi blogları,
Var bir kaç tane takıldığım
Hatta keyifte alıyorum açıkçası sağolsunlar.
Ama yok çöp poşetinden paspas yaptımlarla
Elektrik kablosundan kolye ettimlerle
Tükenmez kalemden şapka yaptımlarla
Gelmeyin bana çekemem zira.
Sizin gibi blogları Derya'ya paslıyorum
O bayılır sizlere...
Yemek blogları,
Tamam en iyi aşçı sensindir muhtelemen de Bolu Mengen'lisin.
Hatta Hastır Şef'e katılsan o Batuhan'a neler yaparsın neler
İyi de,
Bende bilirim zeytinyağlı fasulye yapmayı, iki kek çırpmayı
Yani ne var bunda,
Hani okusan baksan dersen ki,
Füzyon mutfağı, dünya mutfağı yazıyor
Yok yok gelemiyorum hatta zararlısınız da kanımca
İnsanın karnı zil çalarken size baktı mı vay haline...
Bir de bunalım takılanlar var,
Tam hayatın feleğinden çıkmış
Bi tek o biliyor herşeyi
Dünya geçmiş karşısına birlik olmuş dövüyor.
Kimin umurunda kimin umurunda
Millet akşama evine ekmek götürme derdinde
Otursa yazsa başına gelenleri gün içinde
"Aman kardeş sen otur yaz ben pek mutluymuşum" der.
Bu arada,
Kimseye diyemem niye öyle yazdın
Niye böyle çizdin
Yapsın istediğini herkes
Blogger hepimize kendi adımıza sayfa açıcak kolaylığı sağlamış sağolsun,
Takıl köşende mutlu, mesut
Herkes kendi blog sayfasında sağ olsun....
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

