Eskiden mim derdik. Mim'lerdik bloglarda birbirimizi hadi bakalım ben bana sorulan soruyu cevapladım sıra sende dercesine. Oyunda ebe seçmek gibi. Şimdiyse adı meydan okuma oldu ama ben ŞALANJ denilmesini pek sevdim. Havalı bir şey oldu..
Başlayalım bakalım elimizden geldiğince cevaplamaya.
1. Nasıl bir apartmanda büyüdün?
Ben apartmanda büyümedim. Hatta hayatımın son 6 yılına kadar hiç apartmanda oturmadım desem. 3 yaşıma kadar tek katlı bir evde yaşadım. O yaşıma kadar çok az hatırladıklarım. Televizyonun daha her evde olmadığı zamanlardı gece kapı önünde diğer komşularla oturduğumuzu hatırlıyorum hayal meyal. Bir de tarasamızda ki korukların üzüm olmasını. Kardeşim doğduğunda ailem ev değiştirmeye karar vermiş ve biz sokak arasından cadde üzerinde 2 katlı bir eve taşındık. Evimiz eski bir Rum eviydi. Alt katta mutfak, banyo arkada bahçesi üst katta ise odaları ve salonu olan bir evdi. Tv'miz hala yoktu camın önünde oturup tam evimizin önünde olan durakta inenlere bakar, caddeden geçenleri seyrederdik. Her daim hareketli bir yerdi evimizin önü. Karşımızda polis karakolu vardı hiç vukuat eksik olmazdı. Yine evimizin karşısında yazlık sinema vardı. Bilet gişesindeki amcayla dost olmuştuk ona soğuk su götürüp sinemaya biletsiz girerdik kardeşimle. Tüm yaz izlemediğimiz film, galaya gelen görmediğimiz artist kalmamıştı. Evimizin arkası diğer sokağa çıkardı. Orası bizim için sonsuz bir evrendi. İçinde palmiye ağaçları olan bir tepelik bir yer vardı. Çok merkezi bir yerdi oturduğumuz yer. Evimizin bir ev ötesi cami sonra bir sokak ve diğer köşe kahvehaneydi. Ramazan ayı yaz zamanıydı o zamanlar annemler teraviye gidince biz çocuklar sokakta bağıra çağıra oyun oynardık. Tabii teravi arasında camidekiler çıkıp bize bağırırlardı.
Daha sonra ailem evimize bayağı bir uzak semtte aldıkları arsaya ev yapınca oradan ayrıldık. Çok üzülmüştüm gitmek dahi istemiyordum. Hatta ben gitmiycem deyip 1 durak ilerimizde oturan teyzemlere kaçtığımı hatırlıyorum. Bunca merkezi bir yerden sonra yeni kurulmaya başlamış ve sakin bir yerde oturmak düşüncesi beni çok üzmüştü. Orada da güzel arkadaşlar, anılar biriktirdim.