18 Ağustos 2011 Perşembe

Acı




Ne zaman Vival'di dinlese neşelenen,
Sonsuz yeşillikler ve ağaçlar arasındaki şatolarda
Masanın üzeri incir, üzüm, ekmek, peynir şarapla dolu
Etrafı insana huzur veren labirent biçimli bahçeleri olan kareler gelen ben,
İlk defa bu akşam şu eser sayesinde ağlama noktasına geldim.
İsyanım ben bunları düşünürken şehitlerimizin gelmesi aklıma.
"Hayat devam ediyor, kalan sağlar bizimdir, vatan sağolsun" gibi laflar
Beni rahatlatmıyor açıkçası.
Göze göz, dişe diş bir ortam yaratıp kaos içine sürüklenmek hiç değil isteğim
Oysa sürüklenirken bir şekilde.
Hala Osmanlı devleti gibi zihniyetle, komşu bir ülkenin iç mesele hale gelmesi dile getirilirken
Sadece konvoy geçişinde, veda ziyaretinde, öğle yemeği molasında olan 
Silahına bile sarılamadan savunma bile yapamadan vatanını, canını yitip giden canlar için,
Yapılmayanlar!
Ya da göstermelik yapılanlar.
Yarın tv'yi açmak, izlemek istemiyorum
Bugün 5 dakikalık reklam aralarında verilen şehit haberleri
Yarın 45 saniyelik bi hayat hikayesiyle anılıp
Ölü toprağını serpicekler üzerimizeve biz de dönücez hayatımıza,
Hani Allah korusun, Allah'a emanet yeni bi acı haber gelen kadar.


Saat 03:34- kulağımda Vival'di, dışarıda davulcunun sesi, öten arabaların alarmı
Ve şu yazının başında sessizce ev halkına belli etmeden ağlamaya çalışan ben.