20 Temmuz 2009 Pazartesi

Ordan burdan


İzmir sıcak hem de çok sıcakkk demiyeceğim. Evet sıcak ama kışın o soğuklarda bi tarafım donarken hep bu sıcakların hayalini kurmuştum. Gerçi bu kış pek üşümedim nedense. Düşünüyorum da 35 yıllık hayatımda kendimi bildiğim zamandan beri ilk defa bu kış üşümedim. Tabii bunun nedenini bilemiyorum yok erken bir menopoz olabileceğini sanmıyorum :) Derler ki "Yazın denize çok girer, güneşte yanarsan kışın üşümezmiş insan" doğru olabilir mi acaba? Didim'e sık giderim. Denize girince az dururum ama çok girer çıkarım. Güneşte yatmayı sevmem aslında. Denizde yeterince güneşe maruz kalıyorum. Bakalım bu senede üşüyecek miyim?

Bu arada hastalığım hala geçmedi. Burnum akmadığı için başım ağrımaya başladığı sırada öyle bir akmaya başladı ki kendi kendime acaba beynim mi akıyor diyorum. Bu kadar da olmaz yani. Bir de öyleki gürültüyle akan burnumu insanların yanında silmemek için kaçacak yer arıyorum.
Mendil yetiştiremiyorum artık yanım da tuvalet kağıdıyla dolaşıyorum. Koku alma duyum yok oldu sanki buna bağlı olarak tat alma duyumda yok. Bir haftadır ne yiyorsam tadını alamıyorum. Beynimde önceden saklanmış olan tatla idare ediyorum. Bazen son anda lokma boğazımdan geçerken alabiliyorum tadını yediklerimin.

Buca'da oturuyoruz Adnan Menderes Havalimanındaki uçakların alçaldığı ya da ilk yükselme rotasındayız. Bazen uçakların gövdesinin gölgesi geçiyor sokaklardan. Bir uçak rotası var o rotadan ne zaman bir uçak geçse bizim evdeki tvdeki dijitürk sinyal seviyesi azaldığından bir saniye kadar devre dışı kalıyor. Bir de bazen sabahları geçen bir Rus kargo uçağı var ki o en kötüsü. Öyle gürültülü ki. Bir sabah saat 05,00 gibi uyandım uçağın motor sesiyle baktım eşimde uyanmış birbirimizin elini tuttuk tamam dedik uçak üstümüze düşüyor öyle böyle değil yani.

Son zamanlarda pek kitap okuyamadım. Gorki'nin Ana adlı romanını okuyordum sonra yaz gelince kitap ağır geldi. Ben de yaz için hafif bişiler aldım Harlequın romanlarından :) Beyaz dizi yani. aslında didim'de deniz kenarında en çok okuduğum kitaplar bunlar. Öyle bir ortamda ağır kitapların okunamıyacağını düşünürüm ben. Konusu ağır olan kitaplar bence kışın sıcacık bir evde elde sıcak bir nescafe ile okunmalıdır. Sizce?