Şarkıyı yükleyemedim bir türlü.
Esengül söylemiş Beterin beteri var.
Dinlerseniz umarım aynı duyguları yaşarız.
Sabah 8'de işbaşı yaptı o 7 kadın.
Evden çıkarken bıraktıkları bebekleri uyuyordu onların.
Kafaları zonklatan sanayi tipi dikiş makinasının başında bir yandan diktiler bir yandan da ev ve hayattaki sıkıntılarını düşündüler.
Kafaları zonklatan sanayi tipi dikiş makinasının başında bir yandan diktiler bir yandan da ev ve hayattaki sıkıntılarını düşündüler.
Genelde dikim atölyelerinde çalan bu müzikle daha da efkarlandılar bastılar da bastılar makinanın pedalına.
Usta bağırdı "İş yetişmiyor"
Nasıl yetişsin dedi o 7 kadın. "Dertlerimiz daha büyük"
Ne sigorta,
Ne düzgün yemek,
Ne de mesailerle geçen günlerden sonra bitmeyen yorgunluk, yılgınlık.
Peki ay sonu ellerine geçen para, azaltmadı yinede sıkıntılarını.
Gökler ağlıyordu o gün.
Değil bardak kovadan boşalırcasına.
Dertlerine ortak oldu.
O sular sel oldu, onlar içlerine akıttı.
Akşam oldu paydos verildi.
Ne sigorta,
Ne düzgün yemek,
Ne de mesailerle geçen günlerden sonra bitmeyen yorgunluk, yılgınlık.
Peki ay sonu ellerine geçen para, azaltmadı yinede sıkıntılarını.
Gökler ağlıyordu o gün.
Değil bardak kovadan boşalırcasına.
Dertlerine ortak oldu.
O sular sel oldu, onlar içlerine akıttı.
Akşam oldu paydos verildi.
O 7 kadın doluştu mezarlık gibi bir arabaya.
Servis bu ne de olsa işyeri vaad etmişti işe girerken "servisimiz var " diye onlara.
Ama bu servis aracı onları evlerine değil sel suyuyla mezarlarına götüren tabutları oldu.
Dertleriyle, sıkıntılarıyla beraber.