29 Eylül 2011 Perşembe

Turşu kokar sarımsak kokar ellerim


Göründüğü üzere pek hamaratım
Mutfağı batırmak konusunda en çokta
Şu anda ellerim sarımsak kokuyor 
Ama iştahımı da açıyor
Kırmızı biberleri yıkadım niyetim fırında közleyip
Buzluğa atmaktı vazgeçtim
Yıkadım biberleri kare kare doğradım



Sirkeli suda haşladım ocakta
Yalnız fazla değil diri kalacak şekilde
Kaynadı ben kaynadım çünki yan tarafta patlıcan közledim
Çok acıktım ben yaa.....
Neyse biberler kaynayınca ocağı kapatıp
Biraz soğumaya bıraktım

                                         

Ta ta ta tammm !
Doğranmış sarımsaklarla karıştırıp kavanozlara doldurdum
Sirkeli suyuda ekledim
Üzerine biraz da marketlerde satılan turşu kur'lardan ekledim
Tuz atmadım çünki turşu kur bayağı tuzlu
Bende nedense pek tuzlu yiyemiyorum artık.
Hazır elimi atmışken kornişon salatalıkları da aradan çıkarıverdim
Kışa hazırım diyemiycem 
Kış gelmeden biter bunlar 
Hele kırmızı biber turşusu yağda yumurtanın yanında accayip iyi gidiyor.


Yallah şoför yallah

Aslında hiç sevmem arka arkaya yazı yazıp yayınlamayı
Ama anlatmam lazım yoksa kudururum.
Bugün bir önceki yazımda dediğim gibi tembellik yaptım
Bir relax, bir naturellik bende gündüz kremi bile sürmedim.
Akşam üstüne doğru evimle ilgili bi sıkıntı yaşadım.
Hani öyle böyle değil 
Gelin görün ki burada anlatamam...
Neyse o olaya aslında kendimden beklenen tepkimin ölçüsü az oldu
Ki ben buna da şaşıyorum hala.
Bir cevap ta bulamıyorum ya neyse...
Kayınvalideme gitmek için dolmuş durağına yürüdüm
Bir yandan da Bandırma'da yaşayan bir arkadaşımı aradım
Evimde cereyan eden olay geçen senede olmuş ve ona anlatmıştım
İşte yolda hem yürüyorum hemde son gelişmeleri aktarıyorum
Tam dolmuş geldi bi grup roman geçti önümden 
Ama o nasıl bir saç modelidir arkadaş
Hani Amy Winehouse dirilmiş gelmiş
Bide bi kurumlular büyüğü, küçüğü aynı saçı yaptırmış
Saçlarındaki topuz kadar da çiçek kondurmuşlar
Ben onları arkadaşıma anlatırken dolmuşa bindim 
Ama hayret nidalarımı ve arkadaşıma yaptığım canlı yayını duyup ta
Dolmuşu basıp beni döverler mi diye de çok korktum...
Çok uzun oldu biliyorum ama anlattıklarım aslında 1 dakika bile sürmedi.


Neyse dolmuşta biraz daha konuştuk arkadaşımla 
Lâkin dolmuş pek arabesk acılı müzikle inliyor
Şoförde aşka geldikçe gaza basıyordu.
Hani okul önlerinde ki tümseklerden geçerken neredeyse 
Fuar'daki uçan halıdaymışız gibi hissetmemizi sağlıyordu.
Dolmuş doldu, hatta hamile bi bayan bindi yer verdiler oturdu
Ama dolmuş sanki hamile bayanın sancısı gelmişte hastaneye yetişecekmişiz gibi bi hızda
Dayanamadım açtım ağzımı
Hızlı gitmemesi konusunda uyarıda bulundum 
Ve en kötüsü dolmuştan bana destek olan olmadı
Bende bu sefer dolmuştakilere 
"Ne kadar da hız meraklısı yolcular mışsınız "dedim
Yine tepki yok.
Hani iğne batırsam, çimdik atsam yok yok
Freddy'nin kabusu gibi olmaya başladı herşey
Şöför de karşılık verdi " Yavaş gitmek istiyorsanız taksiye binin"
Ben şoföre bu sefer 
"Bana daha sağlam mazaretlerle gelir misin bu ne şimdi tutarsız konuşmalar falan hızına yakıştıramadım" dedim.
Evet  sanırım ben belamı arıyordum.
Yavaş yavaş dolmuştakilerden tepki gelmeye başladı
Şikayet edelim diyenler 
Şoför "Durmayın isterseniz plakayı vereyim" dedi
Bende "bu ne yüzsüzlük böyle hani tutar bi yanı yok be" dedim.
Allah'tan ineceğim yere geldim "Müsait bi yerde durur musunuz " dedim
Şoför yavaşça yanaştı kapı açıldı ve ben indim.
Hemen polisi aradım istikameti ve plakayı bildirdim
Hayır bu seferde polisin konuşası varmış anlattı da anlattı bişiler
Ve ben bugün o dolmuştan nasıl dayak yemeden indim bilemiyorum....

Tembellik






Aslında her şey çok güzeldi bugün
Dünden kalan yorgunluğumu giderdim
Güneş vuran kanepeye kurulup ayaklarımı da uzatıp
Yarım kalmış bebek yeleklerini bulup tamamlamaya çalıştım
Tv' de evilik programlarını izleyip adaylara bi dolu laflar yetiştirdim
Tırnaklarıma ojeler sürüp çıakrdım tekrar sürdüm
Sehpanın üzerindeki dikiş kutusunun içini düzenledim
Ne kadar iğne, makara, toplu iğne, düğme varsa karıştıydı sabah
Bir acele kopan bir pantolon düğmesini dikmek için
Öyle bir neşe bin umut lay lay lom vakit eyledim.
Tembellik yaptım.


Not: Fotoğraflar pek sevgili bi şirine Friendfeed'den Ashley'e ait.
Kendi yapmış bunları pek hoşuma gitti....