27 Ağustos 2010 Cuma
Sorularım var benim ?
Daha önceden pişirdiğim bir poğaçayı buzluktan çıkarıp mikrodalga fırında ısıttığım da poğaça neden 2 dakika sonra katılaşır ?
Hayır diyorum diye ağzından saçılan tükürüklere aldırmadan konuşan Evet'çiler, neden fikrime saygı duymazlar ?
Yolda yürürken düşen bir çocuk ağlayarak ayağa kalkarken ağlamasın diye yere para atarken aslında o çocuğu bir daha yere düşmeye teşvik etmiş olmaz mıyız?
Gece yarısı çalınan romantik bir parça neden bizi geçmişe götürür de geleceğimize ışınlamaz ?
Ayağımıza vuracağını bile bile neden aynı ayakkabıyı giyeriz ?
İftar saati belli olduğu halde neden çorba hep kaynar, salatanın yağı tuzu konulmamış halde sofraya oturulur ?
Neden biz yaptık oldu denir de sizde yapın denildiğinde çil yavrusu gibi dağılır herkes ?
Bunca sıkıntılı günden sonra paylaşılan sıkıntı neden azalmaz da artar dalga dalga ?
Bir gömlekte kopuk düğme neden tam kapı çıkışında fark edilir ?
Ramazan ayında iftar sofralarında yapılan yemekler neden diğer 2 günde de yenir ?
Romanlarda gece yarısı çalan telefon için neden "Acı acı çalan telefon" benzetmesi yapılır ?
Biz doğmadan yazılmış bir eser nasıl olur da şu zamanda bizi etkiler ?
Bir fikrini paylaşırken bir ortamda neden "Benim fikrimce" deriz beyan ettiğimiz her söz kendi fikrimizle oluşmuyor mu?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
