12 Temmuz 2010 Pazartesi

Beyoğlu hatırası



Güzel geçen bir hafta sonundan geriye neler kaldı diye sorsanız,
Yorgunluk demem merak etmeyin.
Dinlendim gece geçti yorgunluğum.
Ama çok hoş bir hafta sonu yaşadım o anların tadı kaldı hafızamda.
Cumartesi sabahı uçağımız rötar yapınca hava muhalefetinden dolayı
Saat 12,00- de Kadıköy evlendirmedeki belediye nikahını kaçırdık. 
Rötar olmasaydı vaktinde orda olurduk ama üzülmedik...
Çünki kilise nikahına yetiştik...


Kadıköy'den Karaköy'e giden vapurlara atlayıp geçtik karşıya
İyi de oldu aslında vapur sefası yaptık.
Bi yandan gevrek, çayla karnımızı doyurduk bi yandan da yağmurdan ıslandık
Karaköy'de inip Taksim'e çıktık yürüyerek.
Bana aynı Konak'tan Damlacık'tan Bayramyeri'ne  yürümek gibi geldi bu...


İstiklal caddesinde yürüdük Eşimin tarafı arabayla karşıdan gelmişler ama kiliseden çıkmamışlar
İyi oldu aslında eğer nikaha yetişseydik onlara takılıp bu güzel gezintiyi yaşayamıyacaktık.
İstiklal'de eşimin en büyük abisiyle buluştuk onlar takılıp bişiler içerken ben caddedeki mehter sesine koştum.
Folklor gösterisi varmış bir çok yabancı folklorcü vardı yürüyüşte onları izledim.
Bu arada bişi yapmışlar Atm makinası gibi belediye hizmetlerini haber veren makina sandık önce birileri resim çekilince olayı anladık. 
Bizde foto makinası resmine basıp pozumuzu verdik, sonra da mail adresimize yolladık.
Ve sonra koşar adım Kiliseye koştuk.
Nikah çok güzel oldu...
Akşamada eğlence...
Hiç ama hiç oturmadık...
Giderken  valiz beklemeyelim diye çantamızı abimlerin arabasına koymuştuk.
Gecede çanta onların arabada kalınca  gelinin annesindeki kıyafetlerden giyip yattık.
Ertesi günde abimler bizden önce dönüşe geçince çantamızı alamadık yine.
Ve İzmir'den İstanbul'a giderken giydiğimiz kıyafetle yine İzmir'e döndük...