29 Ekim 2010 Cuma
Bayramımız kutlu olsun....
Dün neydi öyle o yağmur aman Allah'ım.
Dizlerime kadar ıslanmış biri olarak
Ayaklarımı zor ısıttım.
Yazmıştım dün Gaziemir'e gidicem diye.
Yürüyerek gidecektim sonra hadi yeni metroyu kullanayım dedim.
Atladım bizim otobüsün son durak yönüne
Teyzemin kızını da aradım çıkmadan bak çıkıyorum otobüse binince çağrı yapıcam
Çık evden aynı otobüse binelim dedim.
Benden önce gelen otobüse binmiş neyse son durakta buluştuk
Metronun Esbaş durağına geldik.
Sabah yağan şiddetli yağmurdan dolayı Şirinyer-Kemer arasındaki hat kötü olmuş
Metro tek yönde çalışacakmış gecikme olacak dediler
Amann dedik güneşte var sıcacık otobüsle gideceğimize bekleyelim dedik.
45 dakika beklemişiz ama sohbetten farkına bile varamadık.
Flaş flaş nitelendirilecek bi takım aile sohbetlerimizi yaptık
Onu çekiştirdik bunun boyunu uzattık
Lc'ye vardık bi kalabalık bi kalabalık sanırsınız bedava dağıtım var bayram nedeniyle
Zar zor değişim için pantolon buldum kendime
Bi tanede her seferinde kendine alıyorsun ama bana almıyorsun diyen eşime bi kazak aldım
Kasadayken dışarıya kaydı gözüm sandım saatlerdir buradayız akşam oldu.
Meğer saat 15,30 olmuş ama öyle bir bulut gelmiş ki kapkara
Lisedeyken katıldığım orotoryoda okuduğum ezberimde kalmış
Şu dize döküldü hemen dudaklarımdan
"Gökyüzünde kara kara bulutlar,
Başımıza nerden geldiniz?
Bizler konuk severiz ama,
Düşmanları sevmeyiz! ... "
Buca dolmuşuna atladım yağmurda başladı zaten
Şirinyer'den Annem'e giderken bekledim biraz Tansaş'ın önünde dinsin diye yağmur
Baktım dinmiyor açtım şemsiyemi bide hava güzel diye spor ayakkabı giymiştim
Sokağa girdim bir su içinde kaldım ki ayakkabılarım, çoraplarım yıkandı resmen
Yapacak bişi yok dedim bu saatten sonra karnımda açtı böldüm ekmekten
Yavaş yavaş yürüyerek suların içine girerek hem kuru ekmek yedim hemde Annem'e gittim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
