6 Eylül 2011 Salı

Melisa çiçeği ve yelek

Ne gündü.
Dün akşam Melisa çiçeği var hani yazlık yerlerde olur
Akşam olup karanlık bastırınca hafiften esintiyle gelen kokusunu duyarsınız
Kimine baygın gelir -evet ilk zamanlar bana da gelirdi-
Kimiyse bayılır...
Yapraklarını kurutur annem içerim bazı akşamlar.
Çayın kaynayan suyundan çalıp porselen demliğe atıp 3-5 yaprak
İçiverdim.
İnsanı rahatlatan, sinir yatıştıran bi özelliği var.
Hele ilk içtiğimde beynim uçuyor sanmıştım.
Esti aklıma yaptım içtim sonra da yattım.
Koydum başımı yastığa ama uykumu kaçırdım sanırım...
Önce sokağın köşesinden nanik yaptı bana
Ben elbise dolabından şu eteğimi şu bluzumu yok şu elbiseyi mi şu terliği mi giysem diye 
Düşünürkennnn
Aklıma geçen sene ördüğüm bi yelek geldi.
Aradım taradım beynimde ne oldu o yeleğe en son neresinde kalmıştım diye düşünürken
Aklıma geldi. 
Arkasını ve sol yanını bitirmiş sağ tarafın koltuk altından sonrasında kalmıştım
DA !
Ben o yeleği nereye koydum ki?
Hadi koyduğum yeri hatırlamıyorum ama koltuk üzerinde ölçüp elime alıp ördüğümü hatırlıyorum
Ama sonrası muallakta !
Hah dedim tam beyni açıyor muş bu melisa ne bu dedim.
Gece gece aklıma gelene bak.
Sabah ola hayrola diyorum ama beynim kabul etmiyor.
Nerde ? Nerde ? Nerde ?
diye düşünürken sızmışım sabah ezanıyla uyandım
Tekrar dalmışım.
Sabah eşim gittikten sonra kalktım.
Aradım taradım elbise dolabı yüklük kışlıkların arası bazanın içi 
Dantel yemeni koyduğum konsolun çekmeceleri ...
Yok yok yok....
Hala bulamadım sözde yazın askılı bluz üzerine harika bi yelek olucaktı bitseydi.
Çıkacak bi yerden en aramadığım zamanda
Bende alıp elime çarpıvericem yere
"Kahpe yelek şimdi mi çıktın ortaya" 
Diycem....