8 Aralık 2010 Çarşamba

Cadıcık



Annesi hastaneden öğlene gelecek olan
Bir saattir sabrımı zorlayan
Okula giden ablasının arkasından 
Durmadan ağlayan.
Durmadan akan sümüğünü silmekten
Camlara şekerli elleriyle vuran
Beni kızdırmak için bilgisayarı tekmeleyen
Verdiğim şekerleri, mandalları oraya buraya fırlatan
Beni yenilgiye uğratan
Melek yüzlü cadıcık yeğenim
Neslişah
Anladım ki ona baktığımda başlıyor gösterisi
Tamam diyorum teslim oldum
Verdim sana İstanbul'u tuş oluyorum ben.

Bu ne şimdi





145'ti izleyici sayım bir baktım 140'a düşmüş
Şimdi ben ne yazdım ne yaptım da oldu ki bu?
Şaşırdım...


Hava soğumuş İzmir'de 
Üçyol'dan Asansör'e inerken bugün
Sokak başında durup denize karşı 
Bi sigara tüttüreyim dedim
Kıçım dondu yaa
Ama kabahat bende
Üst üste 3 tane ince penye birde yün ceket giyersen
Kıçımda donar sırtımda
Üşüdüm..


Öğlen evden çıkmadan makyaj yaparken
Hani kaşlarımızı aldığımız büyük gösteren aynalarımız var ya
Onda makyaj yaparken fark ettim
Göz çevremde kırışıklar oluşmuş
Karar verdim az gülmeye
Somurtucam...


Yaşlanmışım ben yaa
Asansör'e inerken ve geriye Üçyol'a çıkarken
Merdivenleri
Arada dinlenince fark ettim
İsyan ettim...