didim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
didim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Haziran 2014 Cumartesi

Geçen haftadan..

Bol fotoğraflı bir yazı oolacak bu. 

Aslında yazısı az fotoğrafı bol bir yazı işte....Fotoğraflar geçen hafta sonu Didim kaçamağımızdan..

Bu arada hani blog yazılarını kumanda panelimde göremiyrodum ya ben bir önceki yazımda sıkıntımı dile getirmiştim neler yaptım ayarlar kısmında ne taklalar attım, ne düzenlemeler yaptım, gördüğüm her yere tıkladım durdum yine değişen bişi olmadı.. Pekii sonra ne yaptım ? Bir ara aklıma bişi geldi kendimi hani sanırsın Einstein sandım... Blog sayfama gadget ekleyerek izlediğim blogları ki tek tek url giricem sanırken bir yere tıklayıp istediğimi seçme hakkım olduğunu keşfettim veee blog sayfamda son güncellenen okumaktan zevk aldığım, yazılarını severek takip ettiğim blogdaşlarıma kavuştum.. 

Ah bu arada aralarında unuttuklarım, atladıkalrım varsa affola.... 





















17 Şubat 2013 Pazar

Kış bahçeleri






Kısa süren bir aile ziyareti
Didim'e kaçamak yapmak
Hayattan bir kaç gün çalmak aslında..



Kış bahçelerini severim..
Yazın her daim açan çiçekler
Kışın o sert havasında açtığında
Yüzümü güldürür, içimi ısıtır..


Yıkamadan da olsa bir yaprağını koparıp atıverdim ağzıma
Şu güzelim marulun


Sukulent mi bunun adı ?
Asortik krep bilir..








Cep telefonum tamamını alamadı
Arkadaki torbanın altında 
Domates var..
Sera niyetine..


Tek ve yalnız bir çiçekçik..


Bu benim en çok midemi üşüttüğümde
Limonla kaynatıp içtiğim
Çok sevdiğim
Mercan köşk..

Saksıda pek olmuyor illaki yer toprağı istiyor..




Yılbaşında geldiğimde de böyleydi bu biber cik..
Kıyamadım koparmaya..


Nane, nane, nane, nane, nane, nane..


Sakız sardunya


Akşam olmak üzere 
Balıkçı tekneleri ya açılıyordu yada iskeleye yanaşıyordu
Anlayamadım..












Bu balıkları Babam,
Tuttu..
Temizledi..
Ve unlayıp...




Odun ateşinde pişirdi..


Yanına da bahçeden marul, ısırgan otu, taze soğan
Salata oldu..
Afiyetle yedik..
İzmir'e döndük..







4 Kasım 2012 Pazar

Hastayım ben..


Bayram ve sonrasından..

Bayramda Didim'deydik malum
Hava bir güzel bir serin
Kararsızdı yani..
Ayaklarımı denize soktum
Kah sıcaktan piştim kısa kollu gezindim
Sonra da üşüdüm çorap, ceket ne varsa giydim
Peki sonuç;
Dün dediğim gibi şifayı kaptım
Midemi üşüttüm sanırım
Bazı zamanlar olur bende bu.
Çaresi de mercanköşk kaynatmak.
Yazın karşı komşumuzun bahçesinde görmüştüm
Bahçe dediğimde büyük bişi sanmayın
Kaldırım olması gereken yer kaldırım değil
Toprak ve çit çevrili o daracık alanda 
Çiçekler, nane, maydanoz ekili işte..
Toplamış kurutmuş komşum
Gece 10'da gittim istedim verdi sağolsun
Kaynatıp limonla içince iyi geldi..
Gerçi halen devam etmekte ama daha iyiyim
Yine yapar içerim..

25 Ağustos 2012 Cumartesi

Bayramda Didim..


Önce geçmiş 
Şeker bayramanız :)
Bayramımız kutlu olsun..
Hoş biraz şekerden ziyade
Kurban bayramı kıvamında oldu..

Ülke gündemi malum 
Kaynayan kazan
Kaynatanlar, karıştıranlar,
Kaynamaya hazır ve nazırlar 
Falan filan işte..



Bayramda her bayram da olduğu gibi 
Didim'deydik yine..
İlk gün sabahtan eşimin ailesiyle
Öğleden sonrası eşimin ailesinden vefat edenleri 
Mezarda ziyaretle geçti..
Akşam üstü yola çıktı Didim'e..
E tabii denize gitmeden olmaz..
D vitamini eksikliğim varmış benim
Doktorun verdiği
Bir küçük şişe D vitamini yüklemesinin ardından
Doğal yoldan da almak için denize koşturduk
Güneş altında Elif Şafak "Aşk" kitabını okudum..
Kitap ella'nın geçtiği bölümler hariç çok güzel
Tam benim istediğim, sevdiğim dönemlerde geçiyor..






Bu fotoğraftaki böğürtlenler 
Evimizin hemen arkasındaki komşumuzun bahçesinden
Sabah kahvaltılarımız da bize güzel bir görsel sundular
Yiyivereyim dedim biraz ekşiydiler.

İncir ağacı babamların evin önüne diktikleri ağaç
Sabahleyin dalından yemiş yemek çok güzeldi
Tabaktakiler de hem bizim hemde komşuların
Bahçelerindeki ağaçlardan..

Böyle geçti gitti işte..
Ah birde salça sıktık halama..
Ee onca uğraşmamın hediyesi
Kışlık salçamı kaptım :))

13 Ekim 2011 Perşembe

Kısa bi tatil


Bu fotoğrafı 7 ekim cuma günü Didim Altınkum plajında çektim.
Denize girdik biz o gün annemle.
Geçen hafta Didim'deydim.
Çarşamba, Perşembe, Cuma denize girdim ama öğlen saatinde tabii ki
Su çok güzeldi, plajda ve denizde de bayağı insan vardı.
Çok fazla yakmayan güneşin altında uzanıp okudum kitabımı
Bitirdim çok şükür zamanında verebilicem kütüphaneye.


Ve bu fotoğrafı da 9 Ekim Pazar sabahı çektim
Annemlerin evin üst katından arka sokak
Gece müthiş bir fırtına vardı
Zaten o fırtınanın sesiyle uyandık 
Camlar kırılacak diye korktum.
Ön tarafa baktım uydu antenleri karşıdan gelen rüzgarın
Şiddetiyle sarsılıyorlar, 
Ağaçlar falan eğriliyordu.
Ama diğer geceler bu camın yanında uzanıp yatağa
Yukarıdan geçen bulutlara, çakan şimşeklere bakmak çok güzeldi.


11 Ekim Salı Didim Altınkum
Uzaktan görünen yer D-Marine
Hava açtı güneş yüzünü gösterdi ama
Ertesi gün Bodrum üzerinden gelen yağmur bulutları
Yine yıkadı heryeri...







2 Mayıs 2011 Pazartesi

Leylek leylek havada


Leyleği havada gördüm tamam da
24 saat geçmeden yollara düşmek, gezmek
Bu kadar mı çabuk çıkar ortaya yaaa...
Cumartesi Didim'e giderken eşim gösterdi
Önümüzden uçarak sazlıklar arasına daldı bir leylek
"Hah tam da havada gördüm" dedim.
Eşim de "Daha havada görmeden bu kadar geziyon gördün ya bakalım neler olucak" dedi.
Dün de dönerken yine geçti önümüzden bir leylek
Ve ben bugün Didim'e geri gidiyorum.
Eşim arama anneni gelme der şimdi dedi.
Dayanamadım aradım,
Annem "Ay hadi gel yol paranı ben vericem, babanda sabah kahvaltıda seni çok zayıflamış bulduğundan dert yanıyordu"" dedi
Hadi bakalım size kolay gelsin buralara size emanet....









1 Mayıs 2011 Pazar

Akılsız başın cezasını...


Ya sanırım ben bi yanlış yaptım.
Hafta sonu Didim'e gittik Annem'le Babamın yanına.
Pek özlemiş Annem beni, babamda tabii :)
Pazar günü dönücem Eşimle dedim
Annem kalıcak mı kızın diyen komşulara
"Günü var mış kalamaz mış" dedi hep
Biraz burktum sanki onları :(
Yola çıktık bu akşam 
Annecimin bi el sallayışı vardı kiiiiii
Yol boyunca içim acıdı
Acısı da İzmir'e girince arttı.
Ve bi karara vardım yarın atlıycam otobüse
Geri gidicem hafta sonuna kadar kalıcam.
Hay kafama benim dicem ama geç olmadan da dank etti ya 
Hadi bakalım
Annem'le Babam çok şaşıracaklar beni görünce :)))


Resim; Didim Taşburun - Aydın










26 Şubat 2011 Cumartesi

Yolculuk...



Hava soğuyacak mış!
Bu havada ne gerek var mış!
Mış mış da mış !
Bir günlükte olsa gidiyoruz biz
Didim'e....









2 Ocak 2011 Pazar

Hoşgelişler olaa 2011 iyi ola....





Bir adımı mı geri atmak istedim 2010'a
2011'e girerken buruk olsam da biraz
Sevmiştim ben 2010 yılını be.
Bundan daha güzelini yaşatır umarım 2011 !
Didim'deydik AnaBaba Motel'de ayırtmıştık yerimizi
İkram, hizmet süperdi doğrusu.
Bir de sürpriz olarak teyzemi götürdük ki anneme
Anneme en iyi yılbaşı hediyesi buydu sanırım.
Kutlamalarımız gece 10'da Didim'e varışla başladı,
Ertesi gün sahilde bir tur derken
Pazar günü mutfaktan gelen pişi kokularıyla kalktık
Bol bol yiyip yola çıktık...
Yeni yılda isteklerim çok,
Umarım aklında kalmıştır 2011'in.
Haydi geri kalan günleri kutlayalım...











6 Aralık 2010 Pazartesi

ordan burdan





Bişiler var kafamda
Bir araya gelmiyorlar tamamlayamıyorum kelimeleri
Hani bir araya getirsem şıp diye koyuvericem buraya
Onun yerine parça parça yazıvereyim dedim
Hava soğumaya başlamış
Bugün anladım her ne kadar güneş olsa da tepemizde
Çok fazla ısıtamıyor
Mesela şu anda yazarken parmak uçlarım üşüyor
Dün günübirlik Didim'e gittik geldik
Kahvaltıyı yaparken babacımı 12 otobüsüne yetiştirelim diye konuşurken
"Ben bilet paramı size vericem beni Didim'e bi atıverin" dedi
Hadi dedik kalktık gittik annecimede haber vermeden
Bi sürpriz oldu yüzler güldü.
Arka bahçeden süs biberleri toplandı en acısından turşu olsun diye
Isırgan otları toplandı kimsesiz komşu bahçelerden salata olsun diye
Anne yüreği işte pişen yemekten konuldu bi kavanoza yanında bişiler uydurulup
Akşam yemeği yapılacak
Aslında Keşkek yapasım var
Ama tek başına da yenmez ki meret
Kalabalık olmalı mesela bir iştahla yenilir
Bakayım birilerini bulayım da yapıvereyim.


Resim; alıntı Bi abimiz var amatör resim çeker...



7 Ekim 2009 Çarşamba

Canım Babacım;




Bambaşkadır benim Babacım. 
Hiç bişeyi takmaz kafasına.
Güler geçer, değer vermez paraya pula.
Paranın alamıyacağı şeylerin daha değerli olduğunu düşünür.
Gözü karadır sonuna kadar savunur inandıklarını.
Hep bileğinin gücüyle baktı bize.
Uzaklarda oldu ama hiç uzaklaşmadı.

6 yaşındayken kaybetmiş annesini.
Ondan sonra oradan oraya savrulan bir yaprak gibi.
Bazı günler amcalarında uyur gibi yapıp kalmış,
Okumuş ne yazık ki bir öğretmeninin yüzünden sanat okulunu terk etmiş.
Öğretmenine söylemiş de giderken 
"Ayrılıyorsam okuldan sizin yüzünüzden" diye.
Sonra çıkıp doğduğu yerden İstanbul'a gitmiş Ablasının yanına.
Oralarda lunaparklarda çalışmış, 
"3 halka 25 kuruş"
Tekrar dönüp İzmir'e çalışmaya başlamış.
Annemi görmüş beyenmiş, tanışmış evlenmişler.
Ben doğduğumda çok mutlu olmuş  lokum dağıtmış,
"Kızım oldu bana bakar" demiş.

Yaşadığı sıkıntıları bize hissettirmeden çalıştı, çabaladı,
Bizlere güzel bir gelecek sağlamaya çalıştı.
Arkadaşlarım her zaman Babam'ın başka babalara benzemediğini
Arkadaş gibi olduğunu, çok şanslı olduğumuzu söylerlerdi.
Hala da öyledir.
Gençle genç, çocukla çocuk olur.

Emekli oldu,
Hep çalıştığı Didim'de kaldı.
Şimdi Annemle yaz-kış ordadırlar.
Balık tutmaya bayılır,
Akşama kadar güneş altında da olsa dinlendiğini söyler.
Hala iş bulursa çalışır.
Yorulur akşam olunca da 2 bira içmeye bayılır.
İçincede beni arayıp "Aramızdaaa" der.
Bu ikimizin arasında ki paroladır :)

Türkü söylemeye özellikle de Ege türkülerine bayılır.
Efedir, o havaları oynamaya bayılır.

Sporun her türünü izler hiç ayırım yapmaz.
Fenerbahçe'yi tutar fanatiktir.
Ona aldığım Fenerbahçe terliğini giymedi önceleri
"Fenerbahçe'yi ayaklar altına aldı dedirtmem" dedi.
Fenerbahçe kupa kazanınca çıkar sokakta oynar.

Canım Babacım seni çok seviyorum.
Ve hala bunu sana söyleyebildiğim için 
Çok ama çok şanslı buluyorum kendimi.


30 Ağustos 2009 Pazar

14.BARIŞ ŞENLİĞİ / AYDIN / DİDİM


14. BARIŞ ŞENLİĞİ PROGRAMI

31 AĞUSTOS 2009 PAZARTESİ

Saat 10.00 Plaj Voleybolu Açılış Yer: Altınkum Plajı
Saat 11.00 Resim Yarışması "Didim'li Çocuklar Barış'ı Çiziyor"
Yenimahalle Parkı Belediye Kütüphanesi önü
Saat 11.30 Halkoyunları Gösterisi, Samos ve Didim Halkoyunları Ekipleri Yenimahalle Parkı
Saat 12.30 Didim Halk Tiyatrosu "Kavuklu ile Pişekar" Belediye Kültürpark Salonu
Saat: 13.30 Karma Resim Sergisi Açılışı
GENÇLİK KARAVANI
'Komşuluk' Adlı Fotoğraf Sergisi... Didimli SanatçılarYeni Mahalle Parkı Belediye Kültürpark Salonu
Saat 16.00 Plaj Futbolu Açılış... Yer: Altınkum Plajı
Saat 21.30 Klasik Müzik Konseri Kayra Barok Müzik Topluluğu Yer: Apollon Tapınağı

01 EYLÜL 2009 SALI

Saat 10.00 Geleneksel Barış Koşusu Apollon Tapınağı - Altınkum
Saat 14.00 Panel: "Temiz Toplum" Oturum Başkanı Fatih ATAY (CHP Aydın Milletvekili) Konuşmacılar
Kemal KILIÇDAROĞLU (CHP İstanbul Milletvekili - Grup Başkanvekili)
Berhan ŞİMŞEK ( Sanatçı - CHP İstanbul Eski Milletvekili - PM Üyesi) Yenimahalle Parkı Belediye Kültürpark Salonu
Saat 18.00 Barış Yürüyüşü ... Medusa Disco - Aytepe arası
Saat 18.30 Barış Meşalesi'nin Yakılması... Aytepe
Saat 18.45 Barış Parkı Heykelleri'nin Açılışı... Didim Barış Parkı Altınkum
Saat 19.00 Halkoyunları Gösterisi... Didim - Samos Halkoyunları Ekipleri Didim Barış Parkı Altınkum
Saat 19.30 Geleneksel Tekne Turu.... Altınkum İskelesi
Saat 21.00 Roman Halk Dansları Gösterisi... AltınkumPlajı
Saat 21.30 Didimli Zıvana Rock Grubu ... AltınkumPlajı
Saat 22.00 Türk Halk Müziği Konseri... Saime CANTÜRK... Altınkum Plajı

02 EYLÜL 2009 ÇARŞAMBA

Saat 11.00 Plaj Voleybolu Final... Altınkum Plajı
Saat 13.00 Hakan Doğanay ile "Yol Hikayeleri" Söyleşi... Altınkum Barış Parkı Belediye Çay Bahçesi
Saat 17.00 Plaj Futbolu Final... Altınkum Plajı
Saat 20.45 Ödüllerin Verilmesi... Altınkum Plajı
Saat 21.00 Grup Eflatun Konseri... Altınkum Plajı
Saat 21.30 Hakan Doğanay Show ... AltınkumPlajı
Saat 22.00 Konser .... Haluk LEVENT.... Altınkum Plajı

15 Ağustos 2009 Cumartesi

buralardayım


Buralardayım ama var ya canım hiç bir şey yazmak istemiyor. 
Günler yine aynı akıp gidiyor. 
Evvelki hafta Didim'deydim. Kardeşim, eşi ve 5 yaşındaki yeğenim Emirhan geldiler Didim'e Annemlere. İzmir'de de su kesintisi vardı bir hafta sürecek dediler. Kap kacak ne varsa doldurdum Eşim'de Didim'e git dedi. Aklımada yattı hem Emiroşu çok ama çok özlemiştim. Çok güzel geçti günlerimiz. bol bol didiştik, birbirimizi sinir ettik hem yeğenimle hem de kardeşimle :) Emiroşumla bol bol denize girdik nerdeyse hiç çıkmadık diyebilirim. Parmaklarım buruştu çıkmak istedim Emiroş bırakmadı. Dalga geldi zıpladık, uçurtma uçurduk, küçük sandalyesini kapma yarışı yaptık, kumlara isim yazdık, cips paketlerinden çıkan dövmeleri sırtlarımıza yapıştırdık. 

Emirhan'a yaş günü hazırladım. İplere balonları bağlayıp, mikrodalgada 9 dakikada ıslak kek pişirip üstüne mum ve lolipoplar koydum. 
(http://www.devletsah.com/mikrodalgada-brownie/) Gel gör ki ben bunları hazırlarken Emirhan "Benim halamın hazırladığı yaşgününü mahvetmem lazım" dediğini duyar gibi oldum. Mumları üfleyipte söndürünce ağlamaya başlayınca nerdeyse mumlar bitene kadar tekrar tekrar yakıp söndürdük. Sonrada tüm balonları patlatmak istediğini söyledi. Eline kürdan verdik at balonlara dedik o kürdanı atarken bende gizlice iğneyi batırdım garibim kendisnin patlattığını sandı :) en güzelide sabah kalktığımda ipleri tekrar bağlatmış babasına, üstünede şortunu ve tişörtünü koymuş "Halama yaşgünü hazırlıyom" demiş canım yaaaa.
Hafta sonu İzmir'e döneceğimi söyleyince çok üzüldü "Ben kiminle oynucam şimdi yaaa" diyişi vardı ki yanağından kocaman bir ısırığa bedeldi doğrusu.

20 Temmuz 2009 Pazartesi

Ordan burdan


İzmir sıcak hem de çok sıcakkk demiyeceğim. Evet sıcak ama kışın o soğuklarda bi tarafım donarken hep bu sıcakların hayalini kurmuştum. Gerçi bu kış pek üşümedim nedense. Düşünüyorum da 35 yıllık hayatımda kendimi bildiğim zamandan beri ilk defa bu kış üşümedim. Tabii bunun nedenini bilemiyorum yok erken bir menopoz olabileceğini sanmıyorum :) Derler ki "Yazın denize çok girer, güneşte yanarsan kışın üşümezmiş insan" doğru olabilir mi acaba? Didim'e sık giderim. Denize girince az dururum ama çok girer çıkarım. Güneşte yatmayı sevmem aslında. Denizde yeterince güneşe maruz kalıyorum. Bakalım bu senede üşüyecek miyim?

Bu arada hastalığım hala geçmedi. Burnum akmadığı için başım ağrımaya başladığı sırada öyle bir akmaya başladı ki kendi kendime acaba beynim mi akıyor diyorum. Bu kadar da olmaz yani. Bir de öyleki gürültüyle akan burnumu insanların yanında silmemek için kaçacak yer arıyorum.
Mendil yetiştiremiyorum artık yanım da tuvalet kağıdıyla dolaşıyorum. Koku alma duyum yok oldu sanki buna bağlı olarak tat alma duyumda yok. Bir haftadır ne yiyorsam tadını alamıyorum. Beynimde önceden saklanmış olan tatla idare ediyorum. Bazen son anda lokma boğazımdan geçerken alabiliyorum tadını yediklerimin.

Buca'da oturuyoruz Adnan Menderes Havalimanındaki uçakların alçaldığı ya da ilk yükselme rotasındayız. Bazen uçakların gövdesinin gölgesi geçiyor sokaklardan. Bir uçak rotası var o rotadan ne zaman bir uçak geçse bizim evdeki tvdeki dijitürk sinyal seviyesi azaldığından bir saniye kadar devre dışı kalıyor. Bir de bazen sabahları geçen bir Rus kargo uçağı var ki o en kötüsü. Öyle gürültülü ki. Bir sabah saat 05,00 gibi uyandım uçağın motor sesiyle baktım eşimde uyanmış birbirimizin elini tuttuk tamam dedik uçak üstümüze düşüyor öyle böyle değil yani.

Son zamanlarda pek kitap okuyamadım. Gorki'nin Ana adlı romanını okuyordum sonra yaz gelince kitap ağır geldi. Ben de yaz için hafif bişiler aldım Harlequın romanlarından :) Beyaz dizi yani. aslında didim'de deniz kenarında en çok okuduğum kitaplar bunlar. Öyle bir ortamda ağır kitapların okunamıyacağını düşünürüm ben. Konusu ağır olan kitaplar bence kışın sıcacık bir evde elde sıcak bir nescafe ile okunmalıdır. Sizce?

29 Haziran 2009 Pazartesi

Deniz beni çağırıyorrr


Son hazırlıklar yapıldı. Çamaşırlar yıkandı, ev toparlandı, buzdolabında kalan son sebzelerden yemekler yapıldı, ben yokken yesin diye eşime sütlaç ta pişirildi. Geriye gidiş gününü beklemek kaldı. Nereye gidiyorum Didim'eee.

Sezonu geçen ay açmıştım fakat havaların serin olmasından dolayı biraz üşütmüştüm denize girince. Bu sefer olmaz artık. Annem'de ne zamandır gitmemiş Altınkum plajına. "Sen gelince gideriz" dedi. Gerçi çok kalmıycam ama belli de olmaz benim sağım solum. Kafama eser biraz daha kalayım diyebilirim nasip bakalım
.