kendimden etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kendimden etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Aralık 2014 Salı

akşam akşam..


Ben çok yoruldum aslında ama evet yorulmamam gerektiğini biliyorum ama ortada ki salakları ve salaklıkları gördükçe yorulduğumu  az gidip uz gidemediğimize şahit olmak var ya işte bu çok yoruyor beni. Az önce face hesabımda bir arkadaşıma hani aynı sınıfta olmasak ta aynı yıl mezunu olduğumuz için bir çok ortak yönümüz olan birine salak dedim. 
Pişman mıyım? Tam tersine kızgınım o'na ve kendime. O'na kızgınım iktidar sarhoşluğuna kapıldığı için kendime kızgınım bunları ona dediğim halde bana haklısın deyip kendince önemli olanı tekrarlamayıp benim söylemimle dalga geçtiği için.

Kızgınım bizi durumlara bu sözleri edecek insanlar haline getirdikleri için.
Biliyor musunuz bu durumda olmamıza sadece iktidar değil iktidarı bu şımarıklığa, öc almaya getiren önceki yönetimlerinde az suçu yok değil.

Bunca zaman onların içlerine kin ve nefretten başka bir şey ekmeyen yönetimlere.
Ve hala da ekip, biçenlere.

Yazım dilinin zorluklarını artık az çok bilir olduk.
Normalde yüzüne 
-öyle olduğuna yüzde yüz emin olsam da- 
kimsenin o lafı diyecek bir insan değilim.

Maalesef otokontrol yapmak çok zor.
Hatta gittikçe de daha da zorlaşmakta. 

Neyse daha fazla sıkıntı istemiyorum,
Düşündükçe, yorumladıkça
Yazdıkça daha da sıkılıyorum..

Şarkı çok güzel 
Hani insanın bir şeyi kafaya takmadan yolları atası geliyor kendini..

Kendime son notum;

İki yüzlülüğünü gösteren kişilerden kork..
Böyle at gözlüğü takmış kişilerden uzak dur.
Kendini hep üstün görenlerden kaç.
Facebook'ta çiçek böcek paylaşmaya devam et.




29 Ekim 2014 Çarşamba

Biraz hastayım..

Merhabalar,
Sevdiğim hoşuma giden bir kaç fotoğrafı yayınlamak istedim.
O yüzden hani yazdıklarımın fotoğraflarla bir ilgisi yok




Öncelikle 
Cumhuriyet'imizin 91.yılı kutlu, mutlu ve daim olsun.
Bu günlerde özellikle en çok ihtiyacımız olan bu..


Aslında bugün Foça'ya gidelim diyorduk
Sonra havanın haline bakıp vazgeçtik
Evde kalıp bari kışlıkları çıkartalım dedik.


-Çeşme Alaçatı sokağı-

Ama hiç de hesapta olmayan bişi yüzünden
Hiç bir şey yapamadık.


-Cepaynas blog sayfasını takip edenleriniz bilir,
güzel mi güzel evler yayınlıyor bu da onlardan biri
diğerlerine bakmak için bir tık cep aynası-

Hesapta olmayansa benim rahatsızlanmam oldu.
öyle böyle değil dün saat 4'den beri şu saate kadar 
Sadece bir açma poğaça yedim.
Üşüttüm sanırım hem de feci şekilde.
Ve baş ağrısı, mide bulantısı, baş dönmesi
Gece de rahatsız bir uyku geçirdim.
Sanki içim patlayacak gözlerimden çıkacaktı.



Bugün tüm gün yattım
Ne su içtim ne bişi yedim
hah sadece biraz açma poğaça ve meyve suyu..
Ve akşam üstü kendimi tekrar zorladım 
Lokmayı ağzıma attığım anda tekrar midemin azizliği ile 
Banyonun yolunu tuttum..

Hani konumuz biraz sıkıntılı olsa da kusura bakmayın 
Ben istifra edemem..
Can vermek böyle bir şey sanırım
Çok zorlandım 
Bir de zaten midem boş..

Ama iyi de geldi açıldım biraz bir şeyler yedim.
Koca bir kupa çayın içine tarçın ve zencefil attım
İçtim.

Şimdi daha iyiyim çok şükür..

Rabbim hasta olan herkese acil şifalar nasip etsin.



3 Ağustos 2014 Pazar

Ordan burdan


Dün aldığım Figen Şakacı'nın "Bitirgen" 
İsimli kitabı bitti bugün..
Zaten 100 sayfaydı, akıcı bir şekilde yazılmış,
Okudum bir solukta..
Çok beğendim serinin 2.kitabı
"Pala Hayriye'yi" alıcam bu hafta..

Ve
Akşam üstü arkadaşımdan ödünç aldığım 
"Limon yapraklarının kokusu" isimli kitaba başladım..
Bu kitap sürükleyici gidiyor..
Beğendim...
Zaten hava serin buralarda iyi geldi..


Pinterest aşığı ben bu akşam  oralarda gezinirken
Buldum bu keki..
Nasıl ama güzel değil mi?
Yalnız kek hamuruna şekeri az koymak lazım
Yoksa benim gibi 40 yaşınızı geçtiyseniz 
Şeker komasına girebilirsiniz..

Not; 
Şekerim yok ama nedense bazı şeyler artık çok tatlı gelmeye başladı
Mesela jelibonlar, bazı çikolatalar, coca cola, niğde gazozu, meyve suları gibi..


 Hani dün bir arkadaşımın bana verdiği 
Boncukları, taşları yayınlamıştım ya
Pinterest'te buldum bunları.
Dursun burada bana fikir oldular...


23 Temmuz 2014 Çarşamba

Sıcaktan anca bu kadar yazabildim..



Tezhip kursumun son ödevlerini de teslim ettim bu akşam.
İlahiyat fakültesinin bahçesinde rastladım bu böcüğe :)
Canlı sanıyordum yakından bakınca fark ettim ki ölmüş
Hatta kurumuş nasıl olmuş anlamadım..
Çok ilginçti.. 



Aslında yazacak bir kaç şey var ama 
İnanın sıcaktan bunalıyorum
Yazmak gelmiyor içimden..
Taslak olarak kaydettim yazarım bir ara..




Bu şapşikler de ilahiyat fakültesinin bahçesindeydiler
Bir pisi pisi dememle atladılar geldiler
Tam sevilecek zamanları
Nasıl da oyuncular ayaklarımıza dolandılar
Basıcaz diye korktuk


Şuncağızın bir gözü sanki biraz görmüyor gibiydi
Ama kucaktan inmedi,
Hani neredeyse çantama atıp eve getircektim..


Ödevimi kapının altından atıverdim sınıfa
Dönüşte baktım betonlara uzanmışlar
Belli sıcaktan bunalmışlar...
Kimsecikler yoktu
Arkamızdan koştular biraz 
Sonra başka bir miyavlama duyduk ki
Anneleri çıktı geldi..
Hemen ona koştular...

21 Haziran 2014 Cumartesi

Geçen haftadan..

Bol fotoğraflı bir yazı oolacak bu. 

Aslında yazısı az fotoğrafı bol bir yazı işte....Fotoğraflar geçen hafta sonu Didim kaçamağımızdan..

Bu arada hani blog yazılarını kumanda panelimde göremiyrodum ya ben bir önceki yazımda sıkıntımı dile getirmiştim neler yaptım ayarlar kısmında ne taklalar attım, ne düzenlemeler yaptım, gördüğüm her yere tıkladım durdum yine değişen bişi olmadı.. Pekii sonra ne yaptım ? Bir ara aklıma bişi geldi kendimi hani sanırsın Einstein sandım... Blog sayfama gadget ekleyerek izlediğim blogları ki tek tek url giricem sanırken bir yere tıklayıp istediğimi seçme hakkım olduğunu keşfettim veee blog sayfamda son güncellenen okumaktan zevk aldığım, yazılarını severek takip ettiğim blogdaşlarıma kavuştum.. 

Ah bu arada aralarında unuttuklarım, atladıkalrım varsa affola.... 





















12 Mayıs 2014 Pazartesi

Geçti ki..


İnsan kendini şu tezhibe verince ne dert kalıyor ne tasa
Tv'de bol kahkahalı bir program varsa ona bile gülemiyorsunuz
Çünki gülünce dikkat dağılıyor ve yaptığım bozulabiliyor
Ondan sebep ya zaten tezhip yaparken nefes tutmak..
Hani şunu anladım ki ben araba kullanıp aynı anda cep telefonuyla konuşamam
Dikkatimi tek bir noktaya verebilenlerdenim
Tezhipte böyle işte..

Hani dedim ya bir önceki yazımda sağlıkla ilgili sıkıntım var
Kalmadı bişey aktı gitti sıkıntılar bunu yaparken..
Yani düşünce olarak diyorum..



Şimdi daha iyiyim bir sıkıntı yok..
Beni düşünüp yorum yazan sevgili blogdaşlarım
Arkadaşlarım, ablalarım
Çok teşekkür ederim..
İyiyim, iyiyiz..
Sağolun..

Gecemi güzelleştiren şarkıyla gideyim ben
Barış Manço Gülpembe


11 Mayıs 2014 Pazar

Bu da geçecek























Bu duvar yazısını geçen hafta Kordon'da araba park ettiğimiz bir yerde görüp  çekmiştim. Şimdi düşünüyorum ve bu sözün yanına parantez içinde büyük harflerle sağlıklıysan ne mutlu sana demek istiyorum. Şu an canım biraz sıkkın ne günün mana ve önemi ne bahar havası ne oturma odamın camındaki saksıda açan sardunyalar ne de başka bir şeyin anlamı yok bana. 

Tek isteğim sağlık ve sıhhat..

Gerisini salla gitsin diyorum şu an...







                                                               

1 Mayıs 2014 Perşembe

Sabah sabah


Dün işten biraz üzgün çıktım 
"Yarın 1 mayıs tatil iş yok" demelerini bekledim
Demediler..

Yolda giderken telefonum çaldı müdürüm arıyor
Açtım "yarın tatil çalışmıyoruz söylemeyi unuttum" dedi
Mutlu oldum ki 

Şu anda saat 09,20-
Ama ben saat 7'de uyandım yine..
İşe gidecekmiş gibi..

1 Mayıs İşçi Bayramı'mız kutlu olsun..
Olaysız, ölümsüz bir gün olsun diliyorum..

Bu arada fotoğraftaki sardunyam bi yerlerden çalıp 
Diktiğim sardunya
Ne renk açacak diye merak ediyordum.
Beyaz açtı...



19 Nisan 2014 Cumartesi

Yeter ki sardunya eksilmesin penceremden..


Merhabalar efendim,

Şimdi fotoğrafa bakıp 
"Camın hali nedir böyle?"
Demeyin.
Malum İzmir'e deli gibi yağmur yağdı bir kaç gündür
Eh haliyle silmeye de fırsatım olmadı..



Bu sardunyamın rengi biraz farklı beyaza kaçıyor.
Bu arada işe başladım ben yine.
İşim rahat demiyeceğim hemen nazar değiyor
Ayrıca hangi iş rahat Allahaşkına?
Çalışmak elbette güzel de
Hani şu yorgunluğu olmasa..
Maaşımı aldığımda borçlarımıza para ayırdıktan sonra
Elimde kalan parayla neler alabileceğimin hayaliyle
Çalışıyorum işte..
Bu da çalışmak için bir bahane bana işte..
 


Bu sardunyam daha açmadı merakla bekliyorum
Ne renk açacak diye.
Ha bir de bu sardunyayı  nerden aldım hatırlamıyorum
Muhtemelen yol kenarında bir bahçeden koparmış olabilirim.
 


13 Nisan 2014 Pazar

Gezdim, tozdum..


Bol gezmeli bir hafta sonu yaşadım.
Bugün de  Seferihisar Sığacık'taydık.
Sığacık'ta kale içinde pazar kuruluyor
El açması börekler, baklavalar, sarmalar
Otlar, zeytinyağları, el işleri
Ne ararsanız var..
Aldık  böreklerden, sarmalardan deniz kenarına 
Çayla beraber yedik içtik..

 

Bu manzaraya bacağım girsin fotoğraflarını
Çok seviyorum..
Alışsanız iyi olur.
 

Dönüşte  papatyalar topladık..
Ah bir de fotoğraflarda gram oynama yapmadım bu sefer
Olduğu gibi Allah ne verdiyse ekledim.



6 Nisan 2014 Pazar

Bu da böyle bir anımdır işte..




"Trafomu lan o!"

Günün mana ve önemine binaen Boncuk Hanım'ın bu fotoğrafı
Pek denk düştü..


Nazar değmesin diye saymadım.
Varın siz sayın..
Tükenmez kalemlere dayanamıyorum
Ve bu kalemleri para verip de almadım
Desem..
Oradan buradan rica minnet, nazım geçtiğince
Arkadaşlardan falan toparladıklarım.


Hisarönü'nde Kızlarağası Hanı'nda 
İçilmiş bir yorgunluk çayı. 



Meyveli kahve..



Bu da kuru meyvelerle içilen bir kahve.



Çam ağaçları altında
Bol oksijenli, tadı güzel bir kahve.. 



Kulpsuz fincanda içilen bir Türk kahvesi..
Lebleci Hanı deriz hani
Kemeraltı'nda
Fincancılar çarşısı diyende var..
2 Tane aldım görüntüsü pek hoşuma gitti..






13 Mart 2014 Perşembe

Neresi sıla bize neresi gurbet..

Açtım sayfayı tertemiz bir A4 boyutunda ne yazsam kirlenecek dedim. Bugünleri yaşamış birinin içten, samimi, kendinden olan hislerinin, duygularının, düşüncelerinin, dileklerinin, umut ve umutsuzluklarının, üzüntülerinin dile gelmesiyle yıllar sonra okuyan olursa şayet bir tarihe tanıklık edecek.

Dün bir çocuk öldü kuş kadar kalmış bedeniyle uçtu gitti bu dünyadan. 
Yüzyıl sonra mesela okusa birisi 14 yıl yaşamış ne kadar kısa diyecek belki. 

Akşam üstü okuldan dağılan kızlı erkekli çocukların sesleri geldi kulağıma bağıra çağıra birbirlerine bir şeyler anlatıyorlar hepsi bir ağızdan konuşuyorlar, gülüyorlardı. Sonra düşündüm bu çocuklar evlerine gidecek çantalarını bir kenarıya atıp  annelerinin o gün yaptığı yemeğe belki burun kıvıracaklar tost yaptıracaklar annelerine ellerinde kola ve tostla bilgisayar başına geçip facebooka girecekler, şarkı dinleyip eğlenecekler ve gece olunca yataklarına girip uyuyacaklar anne babalarıyla aynı çatı altında..

Ya Berkin'cik o bu akşam anne babasından uzakta yorgan değil toprağın altında uyuyor şu an...........

Yalnızca O'mu peki? 

Bu akşam üstü biber gazından etkilenip vefat eden polis peki? Eşiyle aynı yataktaydı belki dün akşam nöbette değilse şayet. O'na da üzülmüyorsan arkadaş Berkin'e hiç üzülme al takkeni önüne düşün bakalım ölenler kim?

Benim cevabım hazır İNSAN!

Ha görevi, düşüncesi, dini, ırkı farklı olsa da öncelikle insan...
Üzerindeki kendini sembolize edenleri çıkardığında etiyle, kanıyla senin benim gibi insan..

Yok daha fazla  yazasım çok yoruldum 3 günde.

Bunca twit, mesaj, paylaşım, ölüm, kin, nefret, tükürükler saça saça konuşmalar, gündemden uzak doğuda istanbulu görmemiş insanlara İstanbul'a yapılan yatırımları anlatmak, hala oğlum çalmadı, ölüyü seviciliğiyle insanları suçlamak... uzarrrrr gider bu.. Az çok anlıyorsunuz biliyorsunuz hepsini..

Ne zaman bitecek keşke seçimleri bu pazara alsalar da oyumuzu kulalnıp evimize dönsek ve tek derdimizin ertesi günün pazartesi olması olsa...


Neresi sıla neresi gurbet yollar bize memleket.. Yeni Türkü

)



7 Mart 2014 Cuma

bugünlük bu kadar

Zaman güçlenmenin, ayağa kalkmanın saati çoktan geçtiği bir an. Yazacak çok şey var kafamda ama yazım kurallarına takmış durumdayım iki kelimeyi bir araya getiremeyenlerin verdiği sıkıntıdan dolayı. Mesela dahi anlamında ki -de'yi ayıramadığımı, ayırsam da çok zaman google'nin ana sayfasında ki gibi "kendimi şanslı hissediyorum" butonu gibi davranıyorum. Bu kadar mı önemli bu dahi anlamındaki -e {bak burada anlamındaki kelimesinde de kendimi kastım. Doğru mu yazdım yanlış mı? Bilemiyorum..

Daha bir şeyler yazacaktım dağıldı gitti bak yine kafam..Aşağıda ki videoya takıldı gözüm ne kadar da masum, hoş.

Haydi daha sonra yazarım artık..



3 Mart 2014 Pazartesi

Tezhip


Bugün kü işlengecimiz -bu benim tabirim-
Tezhip çalıştığımız malzemeye boya ve aher işlemiydi.
Çeşitli boylarda kestiğim kartonların üzerine
3-4 tatlı kaşığı nescafeyi su ile eritip 
Fırça yada süngerle üzerlerine sürdüm.
Not: Nescafe şekersizdi :))


Kartonlardaki nescafe kuruyunca aher yapmak için
Ki aher yapmak kağıdın korunmasını, saydamlaşmasını sağlıyor.
Yumurta akını şap ile çırpıp hazırladım
Ve yine sünger yardımıyla üzerine sürdüm.
Dediğim gibi bu sayede hem kağıt korunmuş oluyor
Hem de çizim boyanırken saydamlaşma sağlanıyor.
Şimdi kartonlar bir köşede kurumaktalar.