sabah etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sabah etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Haziran 2011 Cuma

Kendimi mimliyorum



Millet bi alem mimliyorlar birbirlerini
Pek de meraklılar 
Kim neyi dinlerde güne başlarmış sabah sabah
Kim hangi dondurmayı sever miş de yalayıpta mı yoksa kaşıkla mı yermiş
Kim hangi kelimeden hangi durumu çıkarırmış da
Mış miş da muş müş


Tamam kabul bende kapılıveriyorum bu rüzgara bazı ?
Zaten burada belli değil mi 
Yazdıklarımızdan neyi sevdiğimiz, beğendiğimiz, ayılıp bayıldığımız
Tu kaka, iğrenç, tiksençlerimiz ?


Evet itiraf ediyorum beni mimlememişler 
Ben de çamur atıyorum işte
Mim cevaplarının sonunda acaba ben var mıyım diye merak edip
Sonunda da olmayınca üzülüp dudağı büzülen elinden oyuncağı alınmış çocuk gibi.

Kendi kendimi mimliyorum bende kimselerden beklemeden.

Efendim sabahları açılmak için öyle müzik falan dinlemem ben güne başlamak için.
Zaten kaçta olursa olsun kalkayım kendimdeyimdir 
Yalnız bir sıkıntım var 
Sabahları kalktığımda bir saat bi kendime gelme sürecim vardır
En azından kahvaltı yapabilmek için
Bir rahatsızlığımdan dolayı o sürede de beni güne hazırlayacak pek şarkı yoktur
Sadece başımda, evin içinde car car konuşup durmasın kimse bu bana yeter.

Ha bu arada kimseyi mimlemiyorum
Herkes kendi kendini mimlesin
Herkesin mimi kendine
Hadi eyvallah...







22 Ekim 2010 Cuma

Günaydınnnnn



Bir baş ağrısı ki sabah sabah kalktığımda
Rahmetli Babaannem 
"Cuma günleri başım ağrıyor deme, yoksa tüm hafta ağrır başın"  derdi.
Sanırım geceleri başım açık kalıyo üşüyorum
Kış geldi ya şimdi ben yorganı başıma kadar çeker öyle yatarım.
Gerçi yazında çarşafı çektiğim olur özellikle kulağımda vızıldayan bir sivrisinek varsa
Saat : 11 olmuş öğlene kuzenim gelicek işyerinden yemeğe
Ne istersin dedim yemek var yanına bişiler yapayım 
Kahvaltı yapalım dedi.
Çayı koyayım o demlenip kokusu tüm evi sararken
Bir yandan da Ahmet Ümit'in Bab-ı Esrar adlı kitabını okuyayım biraz
Yumurtalar haşlanmalı
Ekmek dilimlenip üzerine biraz yağ ve kaşar takviyesiyle fırına verilmeli
Kahvaltıdan sonra da Eşimin lekeli bi ceketi için 
Leke çıkarma operasyonu yapmalıyım
Birikmiş çamaşırlar çok makinaya atılmalı
İş çok laf da çok bende maşallah
Hadi bakalım işlere koyulmalı.

21 Mayıs 2009 Perşembe

Öylesine...

Sabah kızarmış ekmek kokusunun çayı karıştırırken çıkan kaşık sesine karışması...
İğde ağacı kokularıyla geçen sessiz bir öğleden sonra uykusunun çiçekten bal almaya çalışan arının vızıltısıyla kesilmesi...
Yaz sıcağında, öğle uykusunun mahmurluğunu buz gibi bir dilim karpuzla atmak...
Bir bahçenin önünden geçerken duyduğun sardunya kokusu...
Fırından yeni çıkmış ekmeğin köşesine sürülen yağın erimesinin unutulmaz tadı...
Bir sandalın kenarına oturarak bacaklarını denize sallamak...
Akşama doğru ise ortalığı saran biber kızartması kokusu...
Gece duvarın üstüne oturup çiğdem yemek, öylesine lak lak etmek...