izmir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
izmir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Ağustos 2014 Cumartesi

Bir gün de böyle geçti..





Bu akşam üstü Kordon'daydık biz..
Güneşi batırdıktan sonra 
Çimlere oturup arkadaşım ve eşimle muhabbet ettik
Çiğdem çitlettik
-çiğdem çöplerini poşete attık tabii-
Yalnız daha büyük olan çimler sulandığı için 
Kıyıya daha yakın olan çimlerdeydi herkes.




Sonra arkadaşım eve dönmek için kalkınca biz de kalktık
Kıbrıs Şehitleri caddesinde dolandık..
Kitapçıya girdik
Ve aradığım kitaba kavuştum..
Ne zamandır okumak istiyordum
Önce Bitirgen'le başlamam gerekiyordu seriye..
Figen Şakacı "Bitirgen"
İzban'da gece saat 23,00 te çok doluydu
Ben de serdim poşeti yere üzerine oturdum 
Kitaba başladım..
Daha ilk sayfalarda bayıldım kitaba
Nasıl da akıcı yazılmış,
Sanki yazar karşımda bana anlatıyor...


Abiye kıyafetleri diken bir atölyede çalışan
Bir arkadaşım verdi bana bunları..
Neler neler yapılır bakalım..
Araştırayım biraz pinterest'e bakınayım..


Şimdilik bu kadar
Görüşürüz...







14 Mayıs 2013 Salı

Bugünden kısaca


Koş gel İzmir Kemalpaşa kirazı bunlar..
İngilizce kursumuzdaki arkadaşımız toplamış gelmiş
Kendi kiraz bahçeleriden..
Bir yandan İngilizce gördük bir yanda da yedik bugün..



Kurs çıkışı en yakın 
Arkadaşım, kardeşim, dostum, sırdaşım
Gibi kelimelere sahip olan 
Arkadaşımla buluştuk..
Yemek yedik, kahve içerken annesi aradı
Sıkılmış evde haydi dedim git bakalım..
Ben de Kemeraltı'nı gezdim..
Konak Pier'den çektim bu fotoğrafı..




Buranın neresi olduğunu bilmeyen yoktur sanırım ?
 Hadi soruyorum bakalım ?
Burası neresi ?
Bilene bu fotoğrafım hediye olsun...





Konak Pier'de Remzi kitabevine girdim..
Sabahattin Ali'nin kitabını alayım derken
Hemen yakında yer alan Yky yayınlarını hatırladım.
Hemen Pasaport'a doğru yürüdüm 
Yapı Kredi Bankasının YKY yayınlarına ulaştım..
Remzi kitabevinde bu kitapları alsaydım 22-Lira ödeyecektim
Ama Yky yayınlarından indirimle 17-Lira'ya sahip oldum..
Valla sizde öyle yapın derim..
Aynı şekilde Karşıyaka İskele karşısında da İş Bankası yayınları var
Bir vapur sefası yapın zaten hemen iskele karşısı 
Gayet uygun fiyata alabilirsiniz kitaplarınızı..
Ah kitapların yanındaki çikolata kahve tanecikli pek güzel..




Buda kurutulmuş meyvelerden oluşmuş bir çeşit..
Kiminin tadını beğendim kimininse pek ağız tadım olmadığını fark ettim..
Zaten bir deneyeyim bakalım diye almıştım
Sanırım bir daha almam.. 




Eee bir İzmir'li olarak bu türküyü yayınlamamak olmaz değil mi?
Haydi bakalım keyifli dinlemeler.. 






9 Eylül 2012 Pazar

09/09/1922 İzmir'imin kurtuluş günü..


Türk Yıldızları 
Solo gösterisi İzmir
Belirtmeyi unutmuşum ekliyorum
Fotoğrafı arkadaşım çekti
Gösteriyi izlerken bunu yakalamamız çok güzel oldu..

Bugün 
İzmir'imizin
İzmir'imin kurtuluş günü..

Bu şehirde doğduğum için çok mutluyum.
İzmir'li
Olduğum için çok mutluyum..


Bize güzel şehrimizi kurtarıp bağışlayan,
Başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere
Tüm İstiklâl Savaşı şehitlerimize
Ve
Konak Meydanı'n da
İlk kurşunu sıkan
Rahmetli Hasan Tasin'e
Teşekkür ediyorum..




29 Kasım 2010 Pazartesi

Göz göz - Kaf sin kaf




Koca tarafından Karşıyaka'lı olsam da artık
Evleninceye kadar kalbim Göztepe için atmıştır hep.
Hala da içimde saklıdır nede olsa İzmir takımı


Bir arkadaşıma uğradım bugün
İşten dönerken beni Güzelyalı'da bıraktı
Tam sahile çıkarken 
Cadde kenarına park etmiş seyyar 
Güzelyalı Köftecisi Erdal Usta'yı gördüm


- Üçkuyular'dan geliş yönü - 

Yaptırdım hemen durağa gittim
Otobüs çok dolu gelince
Aradım Eşimi senin iş çıkışına gelicem dedim
Vakit vardı
Geçtim köprüden sahile oturdum bi banka
Bi güzel yedim köfte ekmeği


- Konak yönüne gidiş - 

Sonra da döndüm tekrar durağa
Konak yönüne oradan da
Kemeraltı'na
Akşam vakti dükkan kapatanların
İşporta açanların arasından
Çankaya'ya metroya
Halkapınar'da inip Eşimi bekledim.
Akşamı ettim böylece..








12 Kasım 2010 Cuma

Sallandık bizzz..





İzmir hep sallanır zaten.
Beşik gibidir.
Küçüklüğümde ne zaman deprem olsa 
Annem divanın altındaki seleleri çıkarır bizi sokardı altına
Hani ev çökerse falan diye
Evde en az 80 yıllık duvarı kaz içinden saman falan çıkardı.


Ayrıca sayın haber kanalları 
Lütfen üniversitelerde öğretim görevlisi olmuş amcalarımızı
Gecenin şu saatinde uyandırıp 
İstanbul depremini tetikler mi gibisinden muhabbetlerle de çenenizi yormayın.
Bu İzmir'e özgüdür olur her zaman
Zaten bekliyorduk İzmirliler olarak
Şu pastırma sıcakları biraz uzayınca
Havada biraz sıkmaya başlayınca
Komşu kapısı muhabbetlerde dönmeye başlamıştı yavaş yavaş.
Hadi bakalım
İyi geceler olsun...

21 Ekim 2010 Perşembe

İzmir'in havası

Böyle kararsız havaları sevmiyorum 
Açayım mı açmayayım mı?
Yağayım mı yağmayayım mı?
Ne bu böyle ya...
Dışarı çıkıcam kapalı ayakkabı giyim diyom 
Ama hava da bi güneş
Dilini çıkarırcasına dalga geçiyor benimle
Bu kararsız havaya uymam ben
İlla ki aykırı olmalıyım.
Giyerim yazlık bi ayakkabı bu seferde 
Kaldırım kenarında arabalar ıslatır beni
Uymuycam sana 
İzmir'in havasıııııııı.....
Kahpe karı havasııııııı.......

20 Ekim 2010 Çarşamba

Ben geldim



Vallaha geldim. 
Hiç gitmemiş gibi değilim 
Blog sayfama bir baktım ki 
Offff o kadar çok yazı birikmiş ki
Okunacak falan...
Hiç boş durmamışsınız sevgili blogdaşlarım
Her gün bu kadar yazıyoruz ya
Düşünüyorum para verseler yazmamamız için 
Yine bu  kadar coşkulu, dolu dolu yazar mıyız ?
Neyse Ankara'ya gittim geldim.
Çok güzel geçti.
Önce soğuktu cumartesi günü çok üşüdüm
Bu ne yaa 06 olduğu için mi dedim.
Eh sonra biraz hafif nezle olarak hava durumuna alıştı vücudum
Kardeşim, eşi ve yeğenimle çok hoş günler geçirdik
Yine bu sayfadan güzel dostlarla buluştum, karşılıklı konuştuk güldük
Sevgili Leylak Dalı , Sevgili Funda, Sevgili Deniz 
Yalnız Deniz'cim benim balık hafıza devreye girdi ismini ve şeker halini hatırlıyorum ama blog ismin uçtu kafamdan :(
Sonra liseden sonra hiç görüşmediğim sınıf arkadaşımla da bulduk birbirimizi
Tam 18 yıl sonra O'nunla da güzel bir gün geçirdim.
Yalnız ahdım kaldı Kızılay Meydan'ında bi dayak yiyemedim ya hahahaa
Giderken sisler içinde girdiğim Ankara'yı
Dönüşte bu sefer kara bulutlar içinde terk ettim.
Ve bu yüzden bir daha özellikle bir daha kış ve akşam karanlığında uçmamaya karar aldım.
Yalnız dönüşte uçağa binmeden pilota attığım göz ve öpücük işe yaradı 
İzmir üstünde çok hoş bir tur attık.
Hava açık olduğu için tüm körfez ışıl ışıl harikaydı...

13 Haziran 2010 Pazar

Sıcakkk !!!

Bu pazar çok ağır geçecek anlaşılan,
Gece sıcaktan yatamadım,
Sabah sıcaktan uyuyamadım,
Ve pazar sabahı saat 08,36- da uyandım
Şimdi de sıcaktan duramıyorum.
İzmir, İzmir intikam mı alıyorsun bizden.
Bu ne sıcak !
Klimayımı açayım.
Bilirim açmayı ama nedense bir alerjim var üflediği havya.
Ayrıca demeyin şimdi 
"Çeşme burnuzun dibi gitsenize"
Öncelikle şunu diyim İzmir'liyim ama,
Çeşme'ye gidişim sağ elimin parmak sayısı kadardır.
Sol elim yok daha ortada.
Didim daha yakın olsaydı keşke :(

5 Haziran 2010 Cumartesi

Mutfak ve ben



Mutfaktan gelen tıkırtılar, sesler, kokular her zaman hoşuma gitmiştir.
Çünkü yemek hazırlığı, boş midenin gurultusunu her zaman için yener.
Kızarmış ekmek kokusu tüm mutfağı kaplarken,
Nescafe suyu için - evet yalnızken kahvaltıda nescafe içerim-
Su ısıtıcıdan gelen kaynama sesi eşlik etti sabahki neşeme.
Bu sabah tatlı ağırlıklı beslenmek istedim.
Normalde yemem ama bu sabah daha bir tatlı olmalı dedim kendi kendime.
Kızarmış ekmek üzerinde eriyen margarin her zaman çok mutlu eder beni.
Demek ki güzel kızarmış ekmekler derim o zaman.

Bir yandan yapılan kahvaltı bir yandan da 
Elimden bir türlü bırakamadığım Alacakaranlık serisinin 2.kitabı olan Yeni ay eşlik etti bana.





Mutfağımda bu köşeyi çok seviyorum.
Bu divanda oturularak kahve eşliğinde yapılan sıcak sohbetler 
Kimi zaman abartılı olsa da günlük işlerden sıyrılmak adına edilen dedikodular
Ve sıcak ve uzun yaz günlerinde meyve eşliğinde uzanılarak okunulan kitaplar.


İzmir'de bugün hava kapalı ama bu kapalı hava nedense kış zamanı kapalı olan havalar gibi boğmuyor beni.
Biliyorum ki, yarın güneş açacak,
Açmalı çünki bir kır düğününe davetliyiz :)

4 Mart 2010 Perşembe

Suratsız izmir

Bu gün İzmir çok suratsız geliyor bana.
Sanki 70'li yıllarda çevirilen filmlerdeki o eski, pis, bakımsız sokaklar gibi.
Bağırasım geliyor ama ağzımı açacak halim yok.
İçimdeki hava durumu kapalı, her yönden sert esen rüzgarlar ne yazık ki başımı ağrıtıyor.
İçimde bişiler var dilediğim ve olmasını beklediğim,
O olma sürecinde ki bekleme yok mu işte bu yüzden böyleyim.
Habire aynı şarkıyı dinliyor acıttıkça acıtıyorum içimi.



Get this widget

Track details
eSnips Social DNA

25 Ekim 2009 Pazar

Pazar kokuları



*Kızarmış ekmek kokusu,
*Demlenen çayın kokusu,
*Tavada sucuk kokusu,

*Semt pazarındaki meyve, sebze kokusu,
*Balık tezgahındaki balıkların kokusu,
*Çerezcide kavrulan leblebinin dayanılmaz kokusu,

*Yıkanıp, asılmış çamaşırların kokusu,
*Temizlenmiş evin mis kokusu,

*Akşam üstü gezinirken sahilde ciğerlerimize dolan İzmir'imin kokusu... 


Resimdekiler : Polly ve Anna İnciraltı pet arkadaş buluşması

 

17 Ağustos 2009 Pazartesi

17 ağustos 1999 saat: 03.02

10 yıl önce bu akşam arkadaşlar vardı bizde kuru fasulye yapmıştım yiyip içip eğlenmiştik. Saat 02,30 gibi evlerine gitmişlerdi. onları uğurlayınca eşim koltuğa oturmuş bende onun başında dikiliyordum. Elim şortumun cebinde hani tvlerde alt yazılar akar geçer ya aynı onun gibi beynimden bişiler akıp gidiyordu. Tek hatırladığımsa "İzmir'de ne zamandır deprem olmuyor" cümlesiydi. Aktı geçti gitti. Malum İzmir deprem bölgesidir küçüklüğümden beri beşik gibi sallanırız biz. 
Sonra yattık birden elbise dolabının takır takır sallanma sesiyle uyandık. Deprem olduğunu hissettiğim anda tek yaptığım fırlayıp sokağa çıkmaktır her zaman. Doğup büyüdüğüm ev iki katlı olduğu için hemen dışarı çıkardım. Bu sefer oturduğumuz ev apartmandı eşim beni tuttu yatakta birbirimize sarılıp bitmesini bekledik. Daha sonra biraz oturup "İzmir yine sallandı" dedik birbirimize.
Sabah kalktığımda eşimi işe yolcu ederken tvyi açtım depremin şiddetini öğrenmek için aman Allah'ım oda nedir? Tvde bir helikopterden yapılan çekimle İzmit ve çevresinin yıkılan binalarını gösteriyordu. Elimde kumanda sandalyeye çöküp kaldım. Ve biz İzmir Bostanlı'da oturuyorduk. 
Çok uzaklardaydık belki ama yüreğim, beynim, kulağım hep oralarda oldu.
Ölenler için Allahımdan rahmet, kalanlara ise sabır diliyorum.

31 Mayıs 2009 Pazar

Merzifon'dayım




Merzifondayım şu anda ve önümde oturan YeğenimEmirhan ile bunları yazmaya çalışıyorum. Dün Samsun'a geldim uçakla. Kardeşim aldı beni. Havadan Karadeniz'in bir kısmını görmüş olsamda güzeldi. Sonra biraz gezip Merzifon'a geldik. Burası serin ne yazık ki. Ben İzmir'de bavulu hazırlarken yazlık kıyafetler koydum. Son anda ince bir ceket almıştım. Burda işime yarayacak tek giyside o ne yazık ki. Bugün 5.Ana Jet Üssü'ne gittik. Hava kuvvetlerinin 98.kuruluş yıldönümüymüş tören vardı. Piknik gibi ağaçların altında oturduk, yeğenim oyun oynadı. Böyle geçti. Aslında bir sır vereyim mi? İzmir'i çokkk özledimmm.

İlk resim : Merzifon / uçaktan tuz gölünün görünüşü / Samsun'a giderken bindiğim uçak Pegasus - Karşıyaka