21 Mayıs 2009 Perşembe
Öylesine...
15 Mayıs 2009 Cuma
Dünyaaa yenidennn dönüyorrrr
12 Mayıs 2009 Salı
Çöl gülü

Daha fazla düşünmeden atını sürmeye başladı bedevi. Yaklaşan akşamla beraber gittikçe kuvvetlenmeye başlayan rüzgar çöldeki kumları havalandırmaya başladı. Yaklaşan kum fırtınasında kalmamak için sığınacağı bir yer bulması gerekiyordu. Yakınlarda eskilerden kalma yıkıntılar olduğunu hatırladı ve atını oraya doğru sürmeye başladı. Çok geçmeden yıkıntıları bulup daha fazla toz bulutu altında da kalmamak için güvenli bir sığınağa kavuştuğunu düşünüp içeri girdi bedevi. Atından atlayıp onun eyerini çözüp rahat bıraktı. Kendiside bu korunaklı yerde saklanan kimbilir kaçıncı kişi olduğunu düşünüp uykuya daldı.
Bir süre sonra nerden geldiği belli olmayan bir takım sesler uykusuna karışmaya başladı. Gelen sesler atındanmı yoksa dışarıdanmıydı çıkaramıyordu. Belkide çölde esen rüzgar ona uzaklardan bir takım sesler getiriyordu. Bir hızla gözlerini açtı. O karanlık içinde gördüğü dolunay ile içeri dolan ışıktı. Kum fırtanısı dinmiş, tüm çöl sanki dolunayla kaplanmıştı. Az ilerisinde de uykusu arasında duyduğu seslerde yavaş yavaş yaklaşmaktaydı. Kulak kabarttığında konuşanların hararetle birbirlerine bir şeyler anlattığını anladı.Bu konuşmaların konusuna göre yakınlardan geçen bir kafileden bir yolcunun kaybolmuştu. Fakat bu yolcunun kayıp mı yoksa kaçırılmış mı yada kim olduğunu anlayamadı. Yavaşca atını eyerleyen bedevi ses çıkarmadan ordan ayrılıp hararetle konuşanlardan ters yöne doğru atını yavaşca sürmeye başladı ve onlara görünmeden ordan ayrıldı. Konuşanlardan pek etkilenmemişti çünki her zaman çöldeki kafilelerden kum fırtınası çıktığında kaybolan yada türlü nedenlerle kaçırılanlar olurdu.
Şimdi dolunay çöl üzerinde ona o kadar güzel ışıklar sunuyorduki bedevi bunu izlemenin daha güzel olduğunu düşünmeye başladı. Ancak yinede çölün gündüze göre çok kesin bir şekilde kendisini hissettiren soğuna rağmen bir an ürperdiğinide hiseeti. Çölde doğup büyümesine karşın bunca senede buna alışmak onun için her zaman zor olmuştu.Hele hele annesini kaybettikten sonra. Kendisini ısıtmak için sokulacak yegane kadın da ölünce hayat onun için bambaşka bir anlam almış kalbini çöl kadar büyük bir boşluk kaplamıştı. Bu düşüncelerle yol alırken atının huysuzlandığını geç fark etmişti. Atı sanki onu daha fazla taşımak istemiyor gibiydi. Önünde sanki aşamadığı bir set vardı. Bedevi bunu fark ettiğinde atından indi. Önünde yere yan yatmış ölmek üzere olan atı gördü. Ve birden kendisininde bir kum çukurunun kenarında olduğunu gördü. Aşağıya doğru baktığında da bir karartıyı fark etti. Sonra da atının heybesinden ipini çıkarıp ipin bir ucunu atına bağladı diğer ucunuda dikkatlice aşağıdaki karartıya doğru uzatmaya çalışarak dikkatlice aşağıya kaymaya başladı. Aşağıda hareketsizce yatan karartıya doğru seslenerek ipi tutmasını istedi. Yerdeki karatıdan bir süre cevap gelmedi. Bedevi tekrar yardım etmek istediğini yenileyerek seslendi. Bir zaman sonra aşağıdaki karartıdan önce bir öksürük sonrada bir takım boğucu sesler geldi. Kendisine uzanan ipi tutmaya çalışırken hareket edince biraz daha kaydı. Bedevide iple atını çekerek biraz daha aşağıya doğru uzandı. Karartı son anda ipi yakaladı ve yine aşağıya doğru biraz daha kayarken at bu çekme işinden dolayı önce huzursuzlandı sonrada sahibinin kendisine emir vermesiyle başını geriye doğru anlamış bir ifadeyle kaldırarak yavaşca geri geri gitmeye başladı. Ve bir süre sonra aşağıdaki karartıyı yukarı çıkarmayı başardılar. Yabancı yukarıya çıkınca hemen ayağa kalkmaya çalıştı ayaklarının üstüne kalkmaya çalışırkende tekrar yığılıp kaldı. Bedevi hemen yaralı olduğunu düşündüğü yabancının başına elinde su ile koşup suyu içirmek istedi. Yabancı sanki yüzyıllardır susuz kalmış gibi su kesesini kaparak kana kana içmeye başladı. Suyu içip ayaklarına derman gelince hemen yerde yatan atına doğru koştu. Atı ölmüş ve kendisini yalnız bırakmıştı. Bunu fark eden yabancı atına kapanarak ağlamaya başladı. Bedevi yabancının elini kavrayarak onu ordan uzaklaştırmaya çalıştı. Bu çok zor olmuştu ama yinede başarmıştı. Çünki yabancı atından ayrılmak istemiyordu. Bedevi atına ikisinin beraber binmesini emredici bir ses tonuyla ileterek yabancıdan kendisine itaat etmesini istedi. Yabancı bir karşılık vermeden kendisine söyleneni yaptı. Bedevi yabancıyı atın üstünde önüne oturttu ve atını sürmeye başladı.
Bedevi önündeki yabancının kim olduğunu, nerden gelip nereye gittiğini merak ediyor fakat önündeki yabancının bitkin halinden dolayı bir şey söyleyemiyordu.İkisi ıssız çölde yol alıyor dolunayda onlara yol gösteriyordu. Bedevi sabahın ilk ışıklarıyla kendi kabilesine varabileceğini ve sorularınında orda cevap bulabileceğini umarak yoluna devam etti...
Resim : Alıntı.
10 Mayıs 2009 Pazar
Cumartesi

8 Mayıs 2009 Cuma
Mamografi muayenesi

Bu aşamada öncelikle belirtilmesi gereken bir konu mamografi incelemesine mutlaka dikkatli bir meme muayenesinin de eklenmesinin erken tanı olasılığını artırma açısından son derece önemli olduğudur. Bu meme muayenesi bu konuda tecrübeli bir Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı tarafından veya bir Genel Cerrahi Uzmanı tarafından gerçekleştirilir. Rutin Mamografi Ne Sıklıkta Yapılmalıdır?
Günümüzde tarama amaçlı mamografinin meme kanseri açısından risk faktörü bulunmayan kadınlara 40 yaşında başlanması, 50 yaşına kadar 2 yılda bir, daha sonra yılda bir uygulanması önerilmektedir. Her yıl yapılan rutin jinekolojik muayeneler esnasında yapılan meme muayenesinde bir sorun saptanması durumunda veya kadının her ay kendi yaptığı meme muayenesi esnasında bir sorun saptaması ve bu sorunun doktor muayenesiyle doğrulanması durumunda mamografi yenilenir.
Otuz yaşından daha genç olan kadınlarda bir yandan meme dokusunun yoğun olması nedeniyle görüntülemenin zor olması, öte yandan meme kanseri görülme olasılığının oldukça düşük olması nedeniyle bu yaş grubundaki kadınlara rutin mamografi önerilmez. Genç bayanlarda meme dokusundaki sorunlar genellikle meme muayenesi ve meme ultrasonografisiyle aydınlatılır.
Ailesinde meme kanserli birey bulunan veya meme kanseri geliştirme açısından çeşitli risk faktörleri olan kadınlarda rutin mamografi aralıkları Genel Cerrahi Uzmanı'nın belirlediği şemaya göre uygulanır.Mamografi, mamografi cihazı adı verilen özel bir röntgen cihazı yardımıyla her iki memenin sıkıştırılarak çeşitli seviye ve kesitlerde filmlerinin alınmasından ibaret bir incelemedir. Mamografi esnasında meme dokusunun sıkıştırılmasının amacı daha nitelikli görüntüler elde etmek ve kadının alacağı radyasyon dozunu en düşük seviyeye indirmektir.
Elde edilen röntgen görüntüleri daha sonra bir Radyoloji Uzmanı tarafından değerlendirilir ve bulguların ve önerilerin yer aldığı bir rapor düzenlenir.
Radyoloji Uzmanı değerlendirmesini yaparken genellikle önceki yıllardaki görüntüleri de dikkate alır. Bu nedenle mamografi filmlerinin ve raporlarının düzenli olarak muhafaza edilmesi ve Radyoloji Uzmanına sunulması son derece önemlidir.
Meme protezi olan kadınlarda mamografi ile görüntü elde etmek zordur. Bu durumlarda inceleme genellikle Manyetik Rezonans (MR) ile yapılır.
6 Mayıs 2009 Çarşamba
Yıldönümümüz

Bembeyaz gelinlik, şık bir smokin, mis kokulu çiçekler,
Bir iki damla gözyaşı mendillerde saklanan,
Küçük gelin kızlar ellerinde çiçeklerle etrafta koşuşturan,
Çekinelisi atılan adımlar ilk dansla.
Günün ilk ışıklarıyla başlayıp, hiç bitmesin istenen
O mutlu anlar, kalıcı fotoğraflar bir mutluluğun ortakları.
5 Mayıs 2009 Salı
Zafer Yolu - Seabiscuit

2 Mayıs 2009 Cumartesi
1 Mayıs
1 Mayıs 2009 Cuma
buralardayım

28 Nisan 2009 Salı
Seçimlerimiz, seçimleriniz
27 Nisan 2009 Pazartesi

25 Nisan 2009 Cumartesi
35 yaşımda neler öğrendim...

bugün

Akşam üstü ise http://www.petarkadas.com/ sitesine üye olan arkadaşlarımla buluştum. Üye olan arkadaşlarımdan -petlerin isimlerini yazıcam burda - Şurup, Köpük, Rafi ve ben. Üçyol'da Hürriyet Parkında buluşacaklarını biliyordum ve sürpriz yaptım onlara. Sonra bize Köpük'te katıldı. Asansörün yanındaki parka gittik manzara çok güzeldi. Rafi ilk defa burda tasmasız dolaştı. Koşarken o kadar şekerdiki. Koşmaktan oluşan rüzgarda tüyleri geri uçuşurken dili dışarıda tıpkı çizgi flimlerdeki gibiydi. Dönüş yaparken de ayakları patinaj yapıyordu :)) .Sonra İngiliz Bahçesi'ne gittik. Orda bize sokak köpekleride takıldı. Ortam çok güzeldi. Böylesine büyük apartmanlrın arasında böylesine güzel bir park olması harika. İnsana huzur veren bir yer. Daha sonra indiğimiz yokuşları geri çıktık. Bende koşa koşa Annem'lere geldim. Birde eve varmak için 6 kat tırmanınca yemek yemeğe halim kalmadı. Benim için bayağı bir egzersiz oldu.
22 Nisan 2009 Çarşamba
23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI

Hiç?

Hedefini tutturamadığınız hareketleriniz oldumu hiç?
Elinizi uzattığınız anda tutulmayacağını anladığınızda,
Havada kalan elinizi nereye koyacağınızı bilemediğiniz?
Yanınızdayken sevdiğinizle elele, diz dize, kol kola
Onun sizden çok uzaklarda olduğunu farkettinizmi hiç?
Varmak istesenizde yanına, koyduğu setleri aşamadığınız?
Kimseye haber vermeden sırtınıza bir ceket alıp
Kendinizi yollara vurmak istediğiniz oldumu hiç?
Uzaklaşmak o an için olduğunuz yerden?
Bedenen epey yol alsanızda yorulupta oturduğunuzda bir köy kahvesinde
İçtiğiniz çayın parasını ödemek için elinizi cebinize attığınızda
Aslında uzaklaşmak istediklerinizin cebinizde olduğunu farkettiğiniz?
İçtiğiniz oldumu hiç?
Gece boyunca her kadehi unutmak için diye kaldırdığınız?
Ama sabah olunca unutamadığınızı,
Aslında unuttuğunuzun unutmak olduğunu?
Yazmak istediğiniz oldumu hiç?
İçinizden gelerek kelimeleri kurmadan,
Özne, nesne, yüklem kurallarına bakmadan gelişigüzel.
Hissettiğiniz dilden anlatmak derdinizin çaresini bulmak için?
Bastırmaya çalıştığınız oldumu hiç acılarınızı,
Kabuk bağlaması için en çokta üstüne koyarak güya sevinçlerinizi?
Düşündüğünüz oldumu peki?
Aslında düşündükçe varolduğumuzun farkına varırken
Nasıl üzüldüğümüzü,sevindiğimizi,yıkıldığımızı,
Ayağa kalkarken uğruna akıttığımız gözyaşımızın,
Bizi nereden gelip nereye getirdiğini,
Nereye gideceğimize karar vermeye bizi nasıl etkilediğini?
Şarkı; Timur Selçuk - Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın -
Resim; Alıntı.
21 Nisan 2009 Salı
beynimdeki cümlelerim
19 Nisan 2009 Pazar
Kayıp


Golden cinsi köpeğimiz Lucky kayıp.
18 Nisan 2009 Cumartesi
Ağlak bir gün
Öğleden sonra başladım o ekibin telefonunu aramaya. Eşim bi yandan ben bi yandan. En sonunda ulaştım. Veterinerle görüştüm. Köpekçiğin durumunun iyi olduğunu ayağını alçıya istersem gelip görebileceğimi belirttiler. -Çok mutlu oldummmm.- Eşimde aramış görüşmüş ilgilendiğimiz için teşekkür etmişler. Şimdi iyileşip buraya getirecekleri günü bekliyorum.
Resimler : İzmir Menderes Şopen Gazi Hayvan Barınağı ziyaretimizden 15.03.2009
16 Nisan 2009 Perşembe
ordan burdan
Sözün bittiği yer...

13 Nisan 2009 tarihinde derneğimizin Genel Merkezi ile 33 şubesi, Genel Başkanı ile şube başkanlarının evleri aranmış, Genel Merkez Yönetim Kurulu üyeleri Prof.Dr.Filiz Meriçli (Genel Merkez Başkan Yardımcısı), Eczacı Perran Yorgancıgil (Genel Sayman), Av. Nur Gerçel (Genel Sayman), Prof. Dr. Cihan Demirci (Üye), Prof. Dr. Ayşe Yüksel (Üye), Sema Murat (Üye) ve çeşitli şubelerde başkan ya da yönetim kurulu üyesi olan Gülser Alparslan, Oya Kaynak, Şükriye Varlık, Altan Eraslan, Şeyda Eşsiz, Ersin Aşlamacı, Ali Naci Kılıç, Bahriye Uğurel, Osman Karaduman, Belkıs Bağ, Genel Merkez Tanıtım İletişim Sorumlusu Nursel Gülter , bağışçı dostlarımızdan Ferhat Şenatalar ve Baba Beni Okula Gönder Projesi Koordinatörü Tijen Mergen gözaltına alınmıştır. Aramalar sırasında derneğimize ait tüm belgeler, derneğin bütün çalışmalarını aksatacak biçimde, yedekleme yapılmadan alınıp götürülmüştür.