film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Kasım 2012 Çarşamba

Hep beraber olsun..


Şimdi sabah kahvaltımı yaptım
Yarım ekmek kızarttım
Afiyetle yedim..

Sonra da 
Evin işine gücüne daldım
Yarına günüm var
Sabah kahvaltısı
Temizlik ortalık toparlama 
Balkon demirinin bezini kaldırdım.
Kışın soğuğu, yağmuru derken yıpranmasın diye
Yıkadım astım..
Yazdan kalma bir iki işi daha halledip kaldırdım ne varsa.

Yoruldum da tabii,
Yapıverdim hemen sıcak sıcak 
Tarhana çorbası..
Tv'de Emel Sayın ve Engin Çağlar'ın filmi var
"Süreyya"
Uzattım ayaklarımı izliyorum..


22 Mayıs 2011 Pazar

Karayip korsanları


Muradıma erdim Jack sparrow'umun filmine gittim.
Şahsen bir Karayip korsanları delisi olarak 
Çok beğendim.
Gitmeden önce kimi eleştirileri okumuştum
Hak verdiklerim olduysa da dedim ya 
Kendi gözümden izledim ben.
Mesela serinin 3.filmini çok izledim hatta gün içinde 
Movimaxte 2 kere arka arkaya hemde son ses izlediğimi bilirim
Öyle seviyorum bunca tv de sesin çok yüksek olmasını sevmesem de.
Evet özellikle 3.filme göre temposu biraz düşük de olsa
Ekşını az mesaj kaygısı yüksek seriye yeni bir film daha ekleme ipucu verse de
Sevdim, bayıldım, bittim..
Jack Sparrow'a Kaptan Barbados'a
Keşke Mcdonalds yada Burger kingte oyuncakları çıksa...
Arayıpta bulamadığım soundtrackinide indirip cep telefonu melodim yaptım...


Bu arada Türk filmleri için bir iki çift lafım var;
Daha oo 40 fırın ekmek yemeniz lazım
Önce o bel altı esprileri bırakıp
Beyninizle espriler üretmelisiniz...
Karanlıklar içine dalıp güya sanat filmi yapanlar
Sizde güneşe çıkın biraz derim..


Önceki serideki filmden bi alıntıyla bitireyim yazımı..


Dürüst değilim. 
Dürüst olmayan birinin dürüst olmayacağına güvenebilirsin. 
Asıl dürüst olanlara dikkat etmek gerekir. 
Çünkü asla ne zaman aptalca bir şey yapacaklarını bilemezsin.



2 Ağustos 2010 Pazartesi

Pazar...

Dışarıda sıcaklığın 35 olduğu, 
Klima sayesinde içeride bir serinlik,
Ve buna rağmen büyük bardaklarda tüketilen su, limonata, kola gibi içecekler..
Ve böyle bir günde tam 4 tane film izlemek...
Tek kelime ile harikaydı...
İlk film




 The Duchess ! 
18. yüzyıl İngiliz aristokratlarından Devonshire Düşesi Georgiana Cavendish hakkındaki biyografisinden uyarlanan 2008 yapımı film. Başrollerde Keira Knightley, Ralph Fiennes...
Çok beğendim, çok romantik harika bir aşk öyküsü...




Kitabını okumuştum daha önce ama pek de hoşlanmamıştım sıkıcı gelmişti. Ama filmini sevdim.


The x flıes - Gizli dosyalar Bir seri film ve daha sonrasında da dizisi olan bir yapımın ilk halkası. Sinemada izlemiştim ilk çok beğenmiştim. Daha sonra yayınlanan filmi ise izlemedim. Hele dizisini hiç. ama eşim severek izlerdi... Beni çekmemişti..



Bir alışverişkoliğin itirafları, bu kadar eğlenceli bir filmle günü kapamak çok güzel oldu doğrusu. Rebecca'nın halleri harikaydı..


Not: ne kadar uğraşsam da bazı yerlerdeki hataları düzeltemedim, sıcakta var sıkıldım öyle bıraktım..

 











24 Eylül 2009 Perşembe

NEFES FİLMİ 16 EKİM'de SİNEMALARDA



NEFES

16 Ekim 2009 tarihinde gesterime girmesi beklenilen Nefes filmi,
Senaryosu Hakan Evrensel , M. İlker Altınay , Levent Semerci , Hakan Evrensel (Kitap) ait. Filmin konusu Hakan Evrensel’e ait Güney Doğuda öyküler adlı kitaptan alınmış.
 

Güney Doğu’da Irak sınırına yakın bir ilçede komando tugayında bulunan ve Karabal Tepesindeki role istasyonunu korumak üzere bir yüzbaşı komutasındaki 40 askerin hikayesi.

Not: Nefes filminde mahalleden çocukluk arkadaşım oynuyor. Şu anda Aşk-ı Memnu dizisinde Peykerin eşi Nihat rolündeki İlker KIZMAZ.
Filmin çıkan fragmanlarından milli duygularımızı kamçılayacak bir film olduğunu düşünüyorum.
İlker'e burdan başarılar diliyorum.

12 Haziran 2009 Cuma

Dönüş 13.06.09 st:12,15 SZF - ADB

Tatil bitiyor. Nasipse yarın dönüyorum sevgili İzmir'ime. Eşimle konuşurken dedi ki "İzmir çok sıcak" Buraları serindi. Ama yinede İzmir'in o sıcağını, nemini özledim hemde çok. Burda herşey çok güzeldi. Günlerimiz güzel geçti. Gündüzleri kahvaltı, saat 11,00'de Dizimaxte Medium dizisini izleyerek, Gül'le dedikodu yaparak :) . Bol bol örgü örerek. Yeğenim Emirhan'la - mecburen :(- çizgi film izleyip, akşamüstü parka giderek, gecede Çanakkale Şehitleri Parkına gidip çiğdem yemekle :).

Dönünce haftaya çok işim var aslında evde. Malum temizlik. Birde yaz geldi ya üst kata çıkıyoruz. Oranın temizliği falan eee her zaman tatil olmaz işte olmalı demi.

5 Mayıs 2009 Salı

Zafer Yolu - Seabiscuit



Açıkçasını söylemek gerekirse bir film eleştirmeni değilim. Fakat bu akşam izlediğim bir film beni gerçekten çok etkiledi. Adı Zafer Yolu. 1930'lu yıllarda gerçekten yaşamış ve o zamanlar umutsuzca yaşayan Amerikan halkı için büyük bir umut kaynağı olmuş SeaBiscuit adlı atın hayatı. Yaşamı boyunca karşılaştığı sıkıntılarla sürekli olarak acı çeksede bu acılardan umutla nasıl kurtulunabileceğini kanıtlamış mükemmel bir yarış atı. Şahsen atları severim ama at yarışı izleyebileceğim bir yarış değildir. Fakat atın doğumundan itibaren kenarı atılmış yaşamı, herkese bir hak daha tanınmalıdır felsefesinden yola çıkılarak ruhunun derinliklerinde saklı kalmış kaabiliyetini gözler önüne sermesini sağlamıştır.


İzlemenizi tavsiye ederim.