Şimdi yazacaklarımın beni belki yanlış anlamanıza ihtimal verebilir mi?
Verebilir...
Ama ne anlatmak istediğimi şunca zaman tanıyanlar olarak anlar mısınız?
Anlarsınız...
Aslında böyle bir şeyi buraya taşımak hoşuma gidiyor mu ?
Hayır..
Ama taşımazsam da ben rahatsız olacak mıyım?
Evet..
Şimdi,
Şurada birbirimizin günlük hayattan olsun yaşadıklarımızdan,
Okuduklarımızdan, gördüklerimizden, dinlediklerimizden
Çıkarak yazdığımız yazılarımızı okuyor
Burada tanıyor, tanışıyoruz..
Etkinlikler düzenliyoruz birşeyleri hatırlatmak için, kenetlenmek için.
Bazen buraları tanımayan bilmeyen kişilere anlattığımda
Burada oluşan dünyayı anlayamıyorlar..
Hele hele hiç yüzünü dahi görmediğimiz, sesini duymadığımız
-Onlara göre-
Kişilere adreslerimizi verip bir şeyler yollamamızı, uğraşmamızı,
En önemlisi de para harcadığımızı
Yanlış bulabiliyorlar..
Önemli değil ben ne yaptığımı biliyorum,
Burada edindiğim kişileri, dostları, arkadaşları seviyorum..
Lâkin....
Bir yerde onlara hak veriyorum bir küçük nokta da..
-Yazının ana fikri geliyor-
Bir etkinlik düzenlendi.
Madam dö Gonç'un sayfasında
Hemde bayramdan önce..
Katıldım...
Tamam şartları kabul edip katıldım...
Suçlu belki de benim..
Ben çekilişte bana çıkan kişiye gönderimi yaptım..
Gönderimin alındığını haber veren mailide aldım..
Bana en kısa zamanda yollanacağı haber verilen maili de -bu ayın başında-
Fakat
Bana yollanması gereken gönderi hala gelmedi..
Mail attım bir sıkıntı mı var acaba dedim..
Ona da bir haber gelmedi..
Sayın ........ blog sahibi,
Şaşırdım kaldım..
Ayıp oluyor diycem
Kendime yediremiyorum
Burada yazıp ben ayıp ediyor muşum gibi
Hissettirdiğin için..
Sana tavsiyem,
Lütfen bir daha
Yerine getiremiyeceğin çekilişlere
Katılma olur mu?
23 Eylül 2012 Pazar
Hafta sonu..
Cuma akşamı doritos tan çıkan sbarro pizza indirim kuponuyla
Pizza yiyelim diye Optimum'a gittik...
İndirimli pizzamızı yedik ama
D&R'a girip şuncağızlara dayanamadım..
Eşim
"Ee yeter artık"
Demeseydi sanırım kitap yüzünden
Canına kast edilen ilk eş yurdumda ben olucaktım..
Daha sonra eşim elektronik eşya satan bi mağazaya girdi
Bende alt katta bir duvara dayanıp
Edgar Keret'in
"Tanrı olmak isteyen otobüs şöförü"
Kitabını okudum..
Bugün pazardan kırmızı biber ve tarhana otu aldım..
Tarhana yapmıycam var geçen seneden
Tarhana aşı yaptım..
Kırmızı biber, soğan, sarımsak
Ve
Tarhana otunu
Düdüklüye koyup az suda haşladım..
Sonra da üzerine sarımsaklı yoğurt ve zeytinyağı gezdirdim
Valla Allah sizi inandırsın
Parmaklarımı yiyecektim..
Biftek, pirzola da neymiş,
Bunun yanında canımmmm..
Orhan Gencebay'ın 60.yıl cd'si çıkmış..
D&R'a girdiğimizde çalıyordu
Zerrin Özer "sev dedi gözlerim"
Harika yorumlamış..
16 Eylül 2012 Pazar
Kahvaltıya, makarnaya sos..
Sormayın ne yaptığımı
Ben anlatırım canım..
Şimdi 5 kilo armut domat 2 kiloda kırmızı biber aldım
Dün pazardan
Bir güzel doğradım
Biberlerin çekirdeklerini çıkardım
Küçük küçük doğrayıp düdüklüye attım yumuşamaları için
Ocakta domates ve yumuşamış biberleri
Tencerede kaynatmaya başladım
Soğuyup robottan geçirmek için
Başka bir tencereye alıp soğumaya bıraktım şu anda..
Daha sonra soğuyunca blenderden geçirdim
İçine 1 diş sarımsak da attım.
İçine göz kararı
Zeytinyağı, kimyon, tuz, karabiber, pul biber, kekik, nane
Serpeledim..
Ve tekrar ocakta kaynattım..
Sonuç;
Sıcak sıcak kavanozlara kapatıp
Ters çeviriverdik.
İlk partiden 3 kavanoz kahvaltılık sos çıktı.
Şu anda 2.parti tencere kaynamakta ocakta..
Eşlik etti bana mutfakta,
Şimdi bir yorgunluk çayı içebilirim artık...
Gece gece...
Tarihin arka odası'nı izliyorum dinliyorum
Habertürk'te..
Geyik muhabbeti yapılıyor o programda
Dese de bazı arkadaşlarım
Murat Bardakçı'nın
Mail atan izleyicilere atarlanmalarını seviyorum..
Bir yandan da youtubede dolanıyordum..
Az önce içip çöpe attığım
Sade gazozun alüminyum kutusuyla yapılan
Bir kül tablası mumluk çarptı gözüme
Kalktım kutu gazozu aldım
Ve
Ne yaptım bakın hele..
Kenarlarını kestim..
Şerit halinde ayırdım.
Kıvırdım..
Kül tablası ya da mumluk olarak
Kullanılabilir..
Yapılışı için videoda şurada..
15 Eylül 2012 Cumartesi
İşçi'sin sen İşçi kal...
Benim şu sonbahar mevsiminde tutan ağlamaklı hallerim yine geldiler sağolsunlar.
Aslında 2 hafta önce hissettirmişti geleceğini
Metroda giderken karşıma oturan bir çalışana takılınca gözlerim.
Orta boyda ve yaşlarda siyah pantolon mavi çizgili beyaz gömleğiyle sarışın bir bey
Siması bile hatırımda diyebilirim..
Karşıma oturdu elindeki laptop çantasını kucağına koydu
Bir elinde telefonu diğerinde bir adres yazılı kağıt
Bir dosya çıkardı sonra çantasından fiyat listesine benziyordu
Baktı, inceledi...
İçimden bir iş görüşmesine gittiğini düşündüm belkide satacak ürünleri var
Pazarlamacıydı sanırım..
İşte o listeyi incelerken eğer yaparsa o satıştan kazanacağı parayı,
Evine götüreceği ekmeği düşündüm ve bir ağlamaya başladım usulca
İşte tıpkı şu an gözüm önüne gelince olduğu gibi..
İçimden kendime ağlamamam için kendi kendime konuşmaya başladım
"şştt noluyo belkide kötü biridir, parasını içkiye yatıracak, eşini dövüyordur ne biliyorsun, niye ağlıyorsun"
Ama olmadı dindiremedim...
Dün 1 haftadır çalıştığım işten
"Bize tam muhasebe bilen eleman lazım" dediklerinde
Birden bir acı düğümlendi boğazıma
O anda aklıma
Bir şekilde ev geçindiren, kira ödeyen, çoluk çocuk büyüten
Tütün ve ter kokan bir işçinin
İşten çıkartılırken yaşadığı anların böyle olabileceği geldi.
Ve o acı boğazımda büyüdü büyüdü..
Ağlamazsam biliyorum ki inmeyecekti...
Akşama kadar zor durdum tuttum kendimi..
Ve eve gelip kapıyı kapayınca koyverdim gözyaşlarımı...
Sonbaharın bir an önce geçmesini istiyorum kış gelsin
Kışın aç kalan minik kuşlara da üzülsem de
Bir avuç buğdayı balkona koyduğumda ağlamak falan kalmıyor....
13 Eylül 2012 Perşembe
Bakmayın şarkının ağlamaklı haline iyiyim ben şu an..
Bugün gözlerim doldu diyebilirim.
Burnumun direğinin sızladığını,
Bir iki gözyaşı damlasını
Yutkunmamı dahi belli etmeden
Tüm gün taşıyıp durdum..
Bunca iş başaran ben,
Yurt dışına mal gönderen ben,
Yurt dışına mal gönderen ben,
Azıcık işin mi üstesinden gelemiycem?
Gelemiycek mişim..
Gelemiycek mişim..
Öyle dediler bu gün..
Ve
On günlük paramı alıp
On günlük paramı alıp
Sonbahar sıcaklığında bir ikindi vakti
Evime döndüm...
9 Eylül 2012 Pazar
09/09/1922 İzmir'imin kurtuluş günü..
Türk Yıldızları
Solo gösterisi İzmir
Belirtmeyi unutmuşum ekliyorum
Fotoğrafı arkadaşım çekti
Gösteriyi izlerken bunu yakalamamız çok güzel oldu..
Bugün
İzmir'imizin
İzmir'imin kurtuluş günü..
Bu şehirde doğduğum için çok mutluyum.
İzmir'li
Olduğum için çok mutluyum..
Bize güzel şehrimizi kurtarıp bağışlayan,
Başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere
Tüm İstiklâl Savaşı şehitlerimize
Ve
Konak Meydanı'n da
İlk kurşunu sıkan
Rahmetli Hasan Tasin'e
Teşekkür ediyorum..
6 Eylül 2012 Perşembe
Sürekli beraber olduğumuz zamanları düşünüyorum. "O kadar mutluyum ki ölebilirim." dediğin zamanları.
2.iş günümde böyle geçti
Öğleden sonra mutfağa gidip
Böyle tek başıma takılmak
Nescafemi içmek
Güzel oluyor.
Ah bu arada odamda bu kedilerden
Bir kaç tane daha var desem..
Bişiler yazarken daldığım anda
Kısa bir an fark ediyorum onları..
Akşam iş çıkışı evime giderken hipodromun içinden geçiyorum
Kestirme bir yol bana
Baktım
Bugün Perşembe hipodromda gece koşuları yapılıyor
18,30- koşusunu izledim.
Kalabalık vardı
Erkekler, kadınlar, çoluk çocuk toplanmışlar
Ah bu arada yarışı
"Haymaçine" kazandı.
Günün şarkısı sabah eşlik etti bana yolda
5 Eylül 2012 Çarşamba
Bi bap bap barap bop bap bap barap bop bi bap bap barab bop
Bugün öğleden sonra,
Yeni başladığım işin mutfağında
Dinlenirken arka bahçedeki biberlere dalıp
Düşündüm biraz,
İlk gün dedim
Kendi kendime
Sıkılman gayet normal.
Geçsin bakalım şöyle bir hafta
Alışırsın elbette..
İşler yoluna girer
Yavaş yavaş..
Buna şükür..
Günün şarkısı da bu olsun
Sabah sabah kendime getirdi beni..
2 Eylül 2012 Pazar
Konuştukça azalıyor insanın derdi, korkusu
Şu görmüş olduğunuz 80 kilo domatesin
Belki de 20 kilosu
Bugün bunlarla uğraştık..
Şişe domatı yapmak amacımız
Yıkadık, soyduk, doğradık, parçalattık
Ve tencerelerde kaynattıppppp
Kavanozlara doldurup
Evdeki erkeklerin gücünden yararlanıp
Ağızlarını sıkıca kapattırdık.
Ve kış için en büyük hazırlığımızı yaptık.
Eee bunca yorgunluk çıkmalıydı bir şekilde
Saat 00,30-
Toplam 80 kavanoz kapatılmış,
Mutfak toparlanmış
Yorgunluğu atma vakti gelmiş..
Günün şarkısı da Göksel'den olsun bakalım..
27 Ağustos 2012 Pazartesi
Seviyorum, Okuyorum..
...Genç adamın sesi boğuklaşmıştı.
Yavaşça uzanıp Nikki'yi kollarının arasına aldı.
Başını genç kızın saçlarının arasına gömdüğünde Nikki heyecandan kalbinin duracağını hissetti.
Nile'nin dudakları saçlarından yüzüne, oradan boynuna kayıyordu....
"Paris'te bahar" Melisa Forsythe Beyaz Dizi kitap no:656..
Eşliğinde dinlenip okunuyor..
Gün ağır gelir bazen, onca neşeli gözükme çabasına rağmen..
Ailecek denize gidilen bir pazar günü işte
Fakat bu sefer nedense ortam biraz gergindi
Sanki..
Hani fırtına öncesi sakinliği
Patlamaya hazır iki bomba ortada
Kim önce pimi çekse savaşı kaybedecek
Miş gibi
Bir sıkıntılar, oflamalar, puflamalar
Gözyaşları
Falan filan işte..
Onun dışında
Tüm gün taşlı bir deniz
Kıyısı ağaçlık
Güzel bir yer.
Ahmetbeyli Maydanoz koyu..
Günden bana kalanlar bunlar..
En çok da
Koca bir taş buldum beyaz renk
Yaprak sarması, biber dolması pişerken
Tencereye koymak için..
Müzik günün ağırlığına uygun
Hans Zimmer
Time
İnception filminden..
25 Ağustos 2012 Cumartesi
Bayramda Didim..
Önce geçmiş
Şeker bayramanız :)
Bayramımız kutlu olsun..
Hoş biraz şekerden ziyade
Kurban bayramı kıvamında oldu..
Ülke gündemi malum
Kaynayan kazan
Kaynatanlar, karıştıranlar,
Kaynamaya hazır ve nazırlar
Falan filan işte..
Bayramda her bayram da olduğu gibi
Didim'deydik yine..
İlk gün sabahtan eşimin ailesiyle
Öğleden sonrası eşimin ailesinden vefat edenleri
Mezarda ziyaretle geçti..
Akşam üstü yola çıktı Didim'e..
E tabii denize gitmeden olmaz..
D vitamini eksikliğim varmış benim
Doktorun verdiği
Bir küçük şişe D vitamini yüklemesinin ardından
Doğal yoldan da almak için denize koşturduk
Güneş altında Elif Şafak "Aşk" kitabını okudum..
Kitap ella'nın geçtiği bölümler hariç çok güzel
Tam benim istediğim, sevdiğim dönemlerde geçiyor..
Bu fotoğraftaki böğürtlenler
Evimizin hemen arkasındaki komşumuzun bahçesinden
Sabah kahvaltılarımız da bize güzel bir görsel sundular
Yiyivereyim dedim biraz ekşiydiler.
İncir ağacı babamların evin önüne diktikleri ağaç
Sabahleyin dalından yemiş yemek çok güzeldi
Tabaktakiler de hem bizim hemde komşuların
Bahçelerindeki ağaçlardan..
Böyle geçti gitti işte..
Ah birde salça sıktık halama..
Ee onca uğraşmamın hediyesi
Kışlık salçamı kaptım :))
16 Ağustos 2012 Perşembe
Yaz'dan..
Yaz mevsiminden
Geçen cumartesiden daha önceki haftalardan
Fotoğraflardan kolaj işte.
Urla Altın köy..
Deniz suyu ılık olan Didim'de denize giren bana göre
Suyu berbat derecede soğuk..
İlk anda ya gireceksin
Ya da
Vazgeçip şezlonga döneceksin..
20 yıllık canım arkadaşım Denizkızıyla gidiyoruz
Atlıyoruz arabaya iki bayan
Öncesinde Urla İskelede
Kahvemizi içiyoruz.
Denizin suyu berrak, kum hiç taş yok
Plajı gerçekten güzel
Bir de İzmir farkı dicem
Faşist damgası yiyeceğim ama umurumda değil
İki bayan gidiyoruz
Bir kişi de rahatsız etse
Deli gibi süzüp baksa
Hiç bir vukuatımız, canımızı sıkan nahoş bir durum olmadı.
Zaten elimizde ya kitap, ya telefon twitterde falan
Ya da içecek, sigara
Ve bol bol muhabbet..
Şarkımız son günlerde dilime takılan
Söylemekten, dinlemekten bıkmadığım
Göksel
Uzaktan..
10 Ağustos 2012 Cuma
Sustuğun hiçbir cümleden konuştuğun kadar pişman olmazsın-anonim
Çekim kötü oldu idare ediverin artık.
Anne tişörtü diyebileceğimiz türden bir tişörtümdü bu
Teyzem almıştı kaç sene oldu desem şaşırırsınız
Sıkıldım bugün
Zaten gündem sıkıcıydı, üzüntülüydü
Esti kafama tişörtün kollarını çıkardım yakasını açtım
Parçalardan yakasına süs yaptım
Makinam yok elde diktim desem
İnanırsınız elbette..
Kafa dağıtmak istedim işte..
Bir haftadır
Oturma odamdaki durum budur
Şu yazıyı yazarken kafamı kaldırdığımda
Durum aynı
Keyfimi bekliyorum gelmesi için..
Bir arkadaşım tavsiye etti illaki oku dedi
Başladım okumaya
Bakalım
İlk defa Elif Şafak okuyorum biliyor musunuz?
Bugünün şarkısı
Bugüne uygun
Durgun, sakin
Erik Satie'den..
9 Ağustos 2012 Perşembe
Bu çocuk benim olsun..
Bu çocuk benim olsun..
Her sabah yumurta yedireyim ona
Gün boyu yumurta koksun.
Parka götüreyim salıncakta sallanıp atlayalım.
Mc donaldsta çocuk mönüsü alayım
Elimizle patatesleri ketçaba bulaştırıp yiyelim.
Lunaparkta atlıkarıncaya binelim
Kusana kadar dönelim.
Su parkına götüreyim
Onu havuza atayım.
Sümüğünü elimle sileyim,
Deterjanlı su yapıp hortumdan kestiğim boruyla
Baloncuklar üfleyelim.
Uyuyana kadar sünger bob izleyelim.
Uyanıp kaşık kaşık nutella yiyelim,
Pötibör bisküvilerin üzerine nutella sürüp sandviç yapalım.
Çubuk makarna yapayım elimizle yiyelim.
Şarkı da İtalyan çocuk korosundan gelsin bakalım..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





























