24 Kasım 2012 Cumartesi

Yine bir iş görüşmesi volüm: 9

Bugün erken kalktım çok yol alayım diye..
Aldım mı peki ?
Evet..
"Kadın kısmısının hası kocasını işe yollayınca uyumayandır" 
Derler ya hani büyüklerimiz
Uyumadım bende çünki uykum dağıldı
Günlük işler, dertler, sıkıntılar mesaiye başladı kafamda
Bende kalktım oturma odama attım kendimi
Bir battaniye ve bir yastıkla
Oraya buraya baktım tv'de, nette gezindim
Bir iki twit attım falan..
Sonra sıkıldım tv'ye daldım tekrar
Bir ara zeytin ve zeytinyağıyla ilgili bir belgesel izlerken 
Dalıp gitmişim..
15 dakika uyumuşum tv'den gelen bi sesle uyandım..
Kahvaltı yapayım dedim üşendim
Çorba yaptım içtim..
İçim ısındı, beynim rahatladı hadi çıkayım dedim
Ve gidip "İmza kızın" kitabını almaya niyetlendim..



İmza kızın kitabı için ayrıntılı bilgi

İyi de tek kitapla kalmam ki ben
Cemal Süreya "Üstü kalsın"
Yusuf Atılgan'ında  "Anayurt Oteli" ni aldım.
Anayurt Oteli'nin filmini izlemiştim
Biraz ağır gelse de
Bakalım kitap nasıl olucak..

Alışveriş merkezinde dolanırken telefon geldi
Bir tanıdığım bir iş görüşmesi ayarlamış bana
Adresi aldım gittim
İş tekstilde ön muhasebe
Daha önceden tekstilde yine muhasebede çalıştığım için
Yabancı bir sektör değil..
Eski çalıştığım şirkette 
Yaptığım çoğu işin orada da yapıldığını öğrendim
Görüşme iyi gitti gibi ama sonuç salı günü belli olucak..
Bişi demiyorum,
Nasip diyorum..

Günümün şarkısı
Sabah kanepede uzanmış yarı uykulu 
 İztv'de Bülent Ortaçgil belgeselinden geldi aklıma,










23 Kasım 2012 Cuma

Meral Okay anısına.


Şunca sıcak, içten, samimi, candan
Gülen
Böylesine güzel bir insan için
Oysa
Neler denildi, yazıldı..
Hem de 
O susmuş iken beden olarak.
Düşünemediler aslında aslolan beden değil
Beden yitip gider ama ruh kalır 
Hala işler 
Arkasından edilenler günah-sevap defterine..

Şunca sıcak, içten, samimi, candan 
Gülen güzel insan
Hiç tanımadım kendisini, görmedim dünya gözüyle
Bir "Merhaba" mız bile olmadı
Ama üstlendiği roller
Sanki kendisini oynuyormuş hissi verdi bana hep..
Yeditepe İstanbul dizisinde gördüm ilk
Böylesine bir komşum olsun istedim
Hayatın getirdiği sıkıntılarla boğuşurken
İnsana moral, güç, akıl verecek bir komşu modeli..

Şunca sıcak, içten, samimi, candan 
Gülen güzel insan
Vasiyet etmiş,
Matematik Köyü için mal varlığını bağışlamaya..

Yattığın yer cennet olsun inşallah..

Vasiyetin bağışlandığı yer








21 Kasım 2012 Çarşamba

Hep beraber olsun..


Şimdi sabah kahvaltımı yaptım
Yarım ekmek kızarttım
Afiyetle yedim..

Sonra da 
Evin işine gücüne daldım
Yarına günüm var
Sabah kahvaltısı
Temizlik ortalık toparlama 
Balkon demirinin bezini kaldırdım.
Kışın soğuğu, yağmuru derken yıpranmasın diye
Yıkadım astım..
Yazdan kalma bir iki işi daha halledip kaldırdım ne varsa.

Yoruldum da tabii,
Yapıverdim hemen sıcak sıcak 
Tarhana çorbası..
Tv'de Emel Sayın ve Engin Çağlar'ın filmi var
"Süreyya"
Uzattım ayaklarımı izliyorum..


17 Kasım 2012 Cumartesi

62 numaralı Bornova otobüsü

Aslında tam olarak anımsayabilir miyim bilmiyorum 
Çünkü tabir caiz yerindeyse geçen asırda yaşadım hatırlamaya çalıştığım..

Zorlu geçen bir 3 yıldı, ite kaka, en çok da benim çabamla..
Sonradan fark ettiğim kendimce bir dünya kurup yaşatmaya çalışmışım o an için sevdiğim kişiyi.
Elbette 3 yıl az bir zaman değil önce arkadaşlıkla başlayıp hayat paylaşmaya doğru yol almak..
Dedim ya meğer tek taraflıymış oysa o heba olan  3 yılıma değil 
Bir gece telefonda "Bitirmek istiyorum" cümlesinin ardından gelen gözyaşlarımdan koridorumuzdaki halının ıslanmasına acımıştım en çok..
Sonraki zamanlarda önceleri yoğun ama gittikçe azalan bir anımsamakla..

Sonrası kabuğuna çekilme, yalnız kalma isteğiyle devam etti..
Ta ki bir gün bir arkadaşımın beni bir arkadaşıyla tanıştırıncaya kadar..
Yeni bir ilişkiye başlamak çok zor gelse de kırmadım gittim
Ve sonuç hiç bir şey hissetmedim hatta sıkıldım bile diyebilirim o günkü buluşmada
Sıcak bir Temmuz ayında millet denize gitmiş İzmir bomboşken
Alsancak'ta sokaklarda yürümek,
Cumhuriyet meydanında ısmarlanmış kömürde kumru sandiviçi zorla yemeye çalışmak
Ve ben bunu yemesem ayıp olur mu dediğimde yanımdaki kişinin 
"Ben yerim sıkıntı etme" demesi bile sıkmıştı canımı..

Sonrası
Tekrar görüşmek istediğinde bende o zaman savarım başımdan deyip kabul etmiştim.
Ve 2.buluşma günü geldiğinde beni saran nası tanıycam onu yaa yüzünü unuttum telaşı..
Ve elinde bir poşetle geldi Sevinç Pastane'sinin önüne 
Hangi ara bahsettim bilmiyorum çok severmişsin bu gurubu deyip MFÖ'nün kasetini hediye almış bana..

Günler günleri O ise beni kovaladı durdu..
Kimi zaman sabah işe gittiğim durağa geldi bense kimi zaman o durağa bile uğramadan kaçtım
Kimi zamanda akşam iş çıkışıma bu sefer mecbur görüştüm..

Ve bir sabah,

62 numaralı Montrö-Bornova otobüsünde karşımda otururken 
Yüzüne daha bir dikkatli mi baktım ne
Yan yana uyuduğumuzu düşündüm sabah serinliğindeki çarşafa sarınıp,

İşte o zaman aşık oldum...

Şu an nerede ne yapıyor acaba ?

Diye 

Düşünmüyorum çünkü

Şu anda karşımdaki koltuğa uzanmış formula 1 sıralama turlarını izliyor..





13 Kasım 2012 Salı

Sorularım var benim belki 40 tane

Borçlarımı ödedim, 
Zaman geçtikçe Hükmümü yaptım. 
Ama hiç suç işlemedim 
Ve Bir kaç tane kötü hatalar yaptım Payıma düşeni aldım.....
Ama ayakta kaldım 
Ben şampiyonum!





Neydim ?
Ne oldum ?
Ne olucam?

Bir garip kuş'tum ben ,
Diye başlayan bir muhabbet girişinin devamında kurulacak olan cümleler 
Baş rolünde benim olduğum bir hikaye mi ?
Beraber yaşadığım kişilerin oluşturdukları kaderim mi olmalı ?
Kimi neşelendirmeli ?
Kimin canını yakmalı ? 
Kime akıl vermeli ders olsun diye ? 
Ya da yaşadıklarımdan dolayı bir ödül mü hak etmeliyim ?
Kendimi anlatsam konduğum dallarda ki yaşadıklarımdan mesela 
Hangi dal beni ağırlığımla tarttı ki ?
Hak ettiğimin ne kadarını aldım ya da aldığım hakkın ne kadarını doğru kullandım ? 
Ben ki yetişemezken bazen onca çarpan kuş gibi kalbimle yaşadıklarımın bana getirdiği anların atışına kim anlar beni sarar, kollar, olduğum gibi kabul eder ?

Neredeyim ? 
Neyin kıyısında hangi yaşam döngüsünün ortasında ? 

Bakıyorum da şimdi geriye, neler olmalı mesela bunca yaşımın yanında bana destek ? 
Şu yaşımda başarabildiğim nedir ki veremedikten, aktaramadıktan sonra geriye ? 
Anca bir beyaz mermer parçasında başka mezarları ziyarete gelmiş ziyaretçilerin ismimi bir okuyup düşündükleri an dışında ? 
Yoo ölüm yakışmıyor demeyin ne olacağımız belli mi? 
Ondan sebep değil mi "Ne olacağız" demeli bahanesi dilimizde sürekli olduğumuz anın büyüsüne yada üzüntüsüne kapılmamak için tembihlenmemiz ? 

Daha ne kadar yanlış yapacağım mesela ? 
O yanlışları yapmazsam ben nasıl doğruyu bulup kendimi tamamlayacağım ? 
Eksiklerimi, yanlışlarımı sırıtmadan kapatabilircesine ?

Daha kaç tane kalp atışım kaldı ki ? 
Doğru yer ve zamanda kullanmak üzere ? 
Doğru düzgün bir çizgide gittiğini sanırken birden çıkan ani rüzgar sayesinde savrulurken ?

Ben ne zaman kamil insan olabilirim ki ?
Büyüdüm zannederken oysa bir arpa boyu yol alamamışken ?
Her an yanlış yaparken mesela hangisi doğru çıkarabilecek miyim ortaya ?

Devam edip gidiyor hem sorularım hemde yaşım.
Oysa
Kırk fırın ekmek yemem lazım daha,

Bugün benim 40.doğum günüm.







10 Kasım 2012 Cumartesi

O yüreğimizde yaşıyor..


İzmir Cumhuriyet Meydanı


2400 gönüllü'nün katılımıyla
Oluşturulan 
Atatürk'ün yüzü için etkinlikte
Uydudan çekilen görüntü



Ve o 2400 gönüllü içinde
Bende vardım..
Oluşturulan portrede
Atatürk'ün sol alın kısmında yer aldım..

www.izindeyiz.net






6 Kasım 2012 Salı

Halk Eğitim



Hello,
My name's Şeniz
I'm from Turkey
I'm a housewife
....

İngilizce kursuna gidiyorum ben
Halk eğitime..
120 saat haftada 2 gün 8 saat
Toplam kurs ücreti; 50-TL.

Lisedeyken yabancı dilim Fransızcaydı..
Bir de ben Osmanlıca yazma ve okuma kursuna
Gitmek istiyordum
1.kuru kaçırmışım bende İngilizce kursuna gideyim dedim..
Ocak sonunda sınav olucaz
Eğer geçersem 
2.kura da katılıcam.

Halk Eğitimlere sahip çıkalım,
Gerçi ismi değişmiş
Hayat boyu eğitim 
Olmuş..
Gerçekten cüzi rakamlarla 
Ev hanımlarına, çalışanlara, gençlere
Çok güzel kursları mevcut..
Hatta kursa gittiğinizde çocuğunuza kreş de var..
Kaynaşma, yeni insanlar tanımak,
En önemlisi 
Bir şeyler öğrenip
İnsanın kendisine ve çevresine 
Yaratıcılık, yararlı olmak için
Çok etkili...










4 Kasım 2012 Pazar

Dinlenesi... Erotokritos - Ross Daly



Ne zaman dinlesem beni hüzünlendiren
İçimi kanatan, acıtan bir yanı var parçanın..

Hastayım ben..


Bayram ve sonrasından..

Bayramda Didim'deydik malum
Hava bir güzel bir serin
Kararsızdı yani..
Ayaklarımı denize soktum
Kah sıcaktan piştim kısa kollu gezindim
Sonra da üşüdüm çorap, ceket ne varsa giydim
Peki sonuç;
Dün dediğim gibi şifayı kaptım
Midemi üşüttüm sanırım
Bazı zamanlar olur bende bu.
Çaresi de mercanköşk kaynatmak.
Yazın karşı komşumuzun bahçesinde görmüştüm
Bahçe dediğimde büyük bişi sanmayın
Kaldırım olması gereken yer kaldırım değil
Toprak ve çit çevrili o daracık alanda 
Çiçekler, nane, maydanoz ekili işte..
Toplamış kurutmuş komşum
Gece 10'da gittim istedim verdi sağolsun
Kaynatıp limonla içince iyi geldi..
Gerçi halen devam etmekte ama daha iyiyim
Yine yapar içerim..

3 Kasım 2012 Cumartesi

Kasım ayı..

İzmir'e yağmur yağdı dün akşam çok şükür..
Gerçi ağrıyan diz kapaklarımın arkasından anlamıştım
Bir de o bulutların toplanıp başımda yarattığı korkunç baskıdan
Tüm gün başım ağrıdı dün..
Birde misafirliğe gelecek olan apartman komşularım
Ve onlar için yaptığım ikramlardan keki fırına atıp
Fırının çalışmadığını anladığımda ki yaşadığım kısa bir kalp krizini saymazsak..
Neyse ki fırının derdi ara kablonun emeğe olan saygısızlığı imiş..

Kasım ayı aslında sevdiğim bir ay
Kasımpatlarını severim birde bu ayda doğduğum günü..
Bu sene kasım ayı İzmir'de kendini gündüzün yaz mevsiminden bir ay
Gece ise sonbaharın son ayı sanarak geçmekte,
Ee hal böyle olup hava bir sıcak bir serin olunca
Tabii ki benimde biyolojik ritmim bozuldu
Bir sıcak geliyor bir soğuk
Kısa kollularla dolanıyor ayağımdan çorabı eksik etmiyorum
Ama bunca tedbire rağmen hasta oluyorum
Midemi üşüttüm sanırım..
Af edersiniz midemden çürük yumurta kokusu geliyor sanki burnuma
Midem ara ara bulanıyor ama gelen acı su safradan başka bişi değil..

Neyse çok hastalıktan bahsetmeyeyim..
Kasım ayı güzel,
Kasımpatları güzel
Kasım ayında doğduğum gün bir başka güzel...





8 Ekim 2012 Pazartesi

Ben gidersem ruhum, sen kal dünyada Sırlarımı sakın aşikar etme

Bir koşuşturmaca hayat aslında
Sen sabah erkenden güne başlasan da 
Öncesinde uyumuyor ki
Hayat yorgun aslında, bıkkın, bezmiş halinden
Hani bakıyor gözüne
Rakısından son yudumu da alıp gitseler artık dercesine
Meyhanedeki garsonlar gibi.
"Bunca koşuşturma yeter 
Varıp dinleneyim mezarda"
Diyelim diye yapmadığını bırakmıyor..

Gerisinde daha bişiler yazacaktım 
Ama bilgisayarı kapatıp başka odaya geçene kadar
Unuttum desem..

Hani hayat hakkında bişiler yuvarlayıp
Rakının yanına meze olacak sandıysanız boşuna
Kırık, dökük de olsa
Kimi gün yorgun kimi gün mutlu olsam da
Bir şekilde geçiyor hayatım işte..
Memnunum işte
Yazının ana fikri..






28 Eylül 2012 Cuma

Aklım başka, duygularım başka yerde...


Bazen bazı şeyler tam tıkırın da gitmeyebiliyor 
En azından benim hayatımda bu böyle
O dişli çarkın bir dişi illaki kırık oluyor
Ve dönüşü tamamlayacağı anda takılıp boşluğa
Kırılabiliyor hayatın döngüsü
Yitip gidiyor elinden, gönlünden
O çarklının başlangıcına kadar olan mesafede
Ne varsa yaşanmış 
Kırılıp gidiyor..
Acıtıyor yüreğime batan çapaklar..




Değişik olmuş ama sevdim...

25 Eylül 2012 Salı

Can'lar için sessiz kalma..


Yok yok ben anladım ki,
Müslüman olan hadi genelleme yapmayı geçeyim
İNSAN olan İNSAN !
Böyle bir yasayı geçirtmeye çalışmaz..
Diyecek daha fazla sözüm yok..



Linke tıklayıp açıklamaları okumanız dileğimle..


24 Eylül 2012 Pazartesi

Beni lafa tutmayın lütfen..





Bugün işim çok
     Kahvaltı yapasım var..
      Temizlik yapasım var..
Radyoyu açıp şarkı türkü son ses
      Halı, cam silesim var..

23 Eylül 2012 Pazar

Vallaha bunu utanarak, sıkılarak yayınlıyorum..

Şimdi yazacaklarımın beni belki yanlış anlamanıza ihtimal verebilir mi?
Verebilir...
Ama ne anlatmak istediğimi şunca zaman tanıyanlar olarak anlar mısınız?
Anlarsınız...

Aslında böyle bir şeyi buraya taşımak hoşuma gidiyor mu ?
Hayır..
Ama taşımazsam da ben rahatsız olacak mıyım?
Evet..

Şimdi,

Şurada birbirimizin günlük hayattan olsun yaşadıklarımızdan,
Okuduklarımızdan, gördüklerimizden, dinlediklerimizden
Çıkarak yazdığımız yazılarımızı okuyor
Burada tanıyor, tanışıyoruz..
Etkinlikler düzenliyoruz birşeyleri hatırlatmak için, kenetlenmek için.
Bazen buraları tanımayan bilmeyen kişilere anlattığımda
Burada oluşan dünyayı anlayamıyorlar..
Hele hele hiç yüzünü dahi görmediğimiz, sesini duymadığımız
-Onlara göre-
Kişilere adreslerimizi verip bir şeyler yollamamızı, uğraşmamızı,
En önemlisi de para harcadığımızı
Yanlış bulabiliyorlar..

Önemli değil ben ne yaptığımı biliyorum,
Burada edindiğim kişileri, dostları, arkadaşları seviyorum..

Lâkin....

Bir yerde onlara hak veriyorum bir küçük nokta da..
-Yazının ana fikri geliyor-

Bir etkinlik düzenlendi.
Madam dö Gonç'un sayfasında
Hemde bayramdan önce..
Katıldım...
Tamam şartları kabul edip katıldım...
Suçlu belki de benim..

Ben çekilişte bana çıkan kişiye gönderimi yaptım..
Gönderimin alındığını haber veren mailide aldım..
Bana en kısa zamanda yollanacağı haber verilen maili de -bu ayın başında-
Fakat 
Bana yollanması gereken gönderi hala gelmedi..
Mail attım bir sıkıntı mı var acaba dedim..
Ona da bir haber gelmedi..
Sayın ........ blog sahibi,

Şaşırdım kaldım..

Ayıp oluyor diycem
Kendime yediremiyorum
Burada yazıp ben ayıp ediyor muşum gibi 
Hissettirdiğin için..

Sana tavsiyem,

Lütfen bir daha
Yerine getiremiyeceğin çekilişlere 

Katılma olur mu?






Hafta sonu..




Cuma akşamı doritos tan çıkan sbarro pizza indirim kuponuyla
Pizza yiyelim diye Optimum'a gittik...
İndirimli pizzamızı yedik ama 
D&R'a girip şuncağızlara dayanamadım..
Eşim
"Ee yeter artık"
Demeseydi sanırım kitap yüzünden 
Canına kast edilen ilk eş yurdumda ben olucaktım..
Daha sonra eşim elektronik eşya satan bi mağazaya girdi
Bende alt katta bir duvara dayanıp 
Edgar Keret'in
"Tanrı olmak isteyen otobüs şöförü" 
Kitabını okudum..



Bugün pazardan kırmızı biber ve tarhana otu aldım..
Tarhana yapmıycam var geçen seneden
Tarhana aşı yaptım..
Kırmızı biber, soğan, sarımsak 
Ve 
Tarhana otunu 
Düdüklüye koyup az suda haşladım..
Sonra da üzerine sarımsaklı yoğurt ve zeytinyağı gezdirdim
Valla Allah sizi inandırsın
Parmaklarımı yiyecektim..
Biftek, pirzola da neymiş,
Bunun yanında canımmmm..


Orhan Gencebay'ın 60.yıl cd'si çıkmış..
D&R'a girdiğimizde çalıyordu
Zerrin Özer "sev dedi gözlerim"
Harika yorumlamış..






16 Eylül 2012 Pazar

Kahvaltıya, makarnaya sos..



 Sormayın ne yaptığımı
Ben anlatırım canım..
Şimdi 5 kilo armut domat 2 kiloda kırmızı biber aldım
Dün pazardan



Bir güzel doğradım
Biberlerin çekirdeklerini çıkardım
Küçük küçük doğrayıp düdüklüye attım yumuşamaları için


Ocakta domates ve yumuşamış biberleri
Tencerede kaynatmaya başladım


Soğuyup robottan geçirmek için
Başka bir tencereye alıp soğumaya bıraktım şu anda..



Daha sonra soğuyunca blenderden geçirdim
İçine 1 diş sarımsak da attım.


İçine göz kararı
Zeytinyağı, kimyon, tuz, karabiber, pul biber, kekik, nane
Serpeledim..
Ve tekrar ocakta kaynattım..


Sonuç;
Sıcak sıcak kavanozlara kapatıp
Ters çeviriverdik.
İlk partiden 3 kavanoz kahvaltılık sos çıktı.
Şu anda 2.parti tencere kaynamakta ocakta..



Eşlik etti bana mutfakta,
Şimdi bir yorgunluk çayı içebilirim artık...


Gece gece...


Tarihin arka odası'nı izliyorum dinliyorum
Habertürk'te..
Geyik muhabbeti yapılıyor o programda
Dese de bazı arkadaşlarım

Murat Bardakçı'nın 
Mail atan izleyicilere atarlanmalarını seviyorum..

Bir yandan da youtubede dolanıyordum..



Az önce içip çöpe attığım 
Sade gazozun alüminyum kutusuyla yapılan 
Bir kül tablası mumluk çarptı gözüme
Kalktım kutu gazozu aldım 
Ve 
Ne yaptım bakın hele..



Kenarlarını kestim..



Şerit halinde ayırdım.




Kıvırdım..



Kül tablası ya da mumluk olarak
Kullanılabilir..

Yapılışı için videoda şurada..