tanışma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tanışma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Kasım 2012 Cumartesi

62 numaralı Bornova otobüsü

Aslında tam olarak anımsayabilir miyim bilmiyorum 
Çünkü tabir caiz yerindeyse geçen asırda yaşadım hatırlamaya çalıştığım..

Zorlu geçen bir 3 yıldı, ite kaka, en çok da benim çabamla..
Sonradan fark ettiğim kendimce bir dünya kurup yaşatmaya çalışmışım o an için sevdiğim kişiyi.
Elbette 3 yıl az bir zaman değil önce arkadaşlıkla başlayıp hayat paylaşmaya doğru yol almak..
Dedim ya meğer tek taraflıymış oysa o heba olan  3 yılıma değil 
Bir gece telefonda "Bitirmek istiyorum" cümlesinin ardından gelen gözyaşlarımdan koridorumuzdaki halının ıslanmasına acımıştım en çok..
Sonraki zamanlarda önceleri yoğun ama gittikçe azalan bir anımsamakla..

Sonrası kabuğuna çekilme, yalnız kalma isteğiyle devam etti..
Ta ki bir gün bir arkadaşımın beni bir arkadaşıyla tanıştırıncaya kadar..
Yeni bir ilişkiye başlamak çok zor gelse de kırmadım gittim
Ve sonuç hiç bir şey hissetmedim hatta sıkıldım bile diyebilirim o günkü buluşmada
Sıcak bir Temmuz ayında millet denize gitmiş İzmir bomboşken
Alsancak'ta sokaklarda yürümek,
Cumhuriyet meydanında ısmarlanmış kömürde kumru sandiviçi zorla yemeye çalışmak
Ve ben bunu yemesem ayıp olur mu dediğimde yanımdaki kişinin 
"Ben yerim sıkıntı etme" demesi bile sıkmıştı canımı..

Sonrası
Tekrar görüşmek istediğinde bende o zaman savarım başımdan deyip kabul etmiştim.
Ve 2.buluşma günü geldiğinde beni saran nası tanıycam onu yaa yüzünü unuttum telaşı..
Ve elinde bir poşetle geldi Sevinç Pastane'sinin önüne 
Hangi ara bahsettim bilmiyorum çok severmişsin bu gurubu deyip MFÖ'nün kasetini hediye almış bana..

Günler günleri O ise beni kovaladı durdu..
Kimi zaman sabah işe gittiğim durağa geldi bense kimi zaman o durağa bile uğramadan kaçtım
Kimi zamanda akşam iş çıkışıma bu sefer mecbur görüştüm..

Ve bir sabah,

62 numaralı Montrö-Bornova otobüsünde karşımda otururken 
Yüzüne daha bir dikkatli mi baktım ne
Yan yana uyuduğumuzu düşündüm sabah serinliğindeki çarşafa sarınıp,

İşte o zaman aşık oldum...

Şu an nerede ne yapıyor acaba ?

Diye 

Düşünmüyorum çünkü

Şu anda karşımdaki koltuğa uzanmış formula 1 sıralama turlarını izliyor..





6 Şubat 2010 Cumartesi

11 Temmuz 1997 Cumartesi Saat: 15,00-


Eşimle nasıl tanıştım anlattım mı hiç size?
Anlatmadım biliyorum :)))

Eşimle 11 temmuz 1997 yılında tanıştık.
Ama öncesinde şunlar oldu.
1994 yılında çalıştığım bir işyerinde Volkan adında arkadaşım vardı.
Daha sonra Volkan evlendi, ikimizde o işyerinden ayrılıp başka yerlerde çalışmaya başladık.
Ama  ara ara telefonlaşsakta irtibatımızı kesmedik.
Bazen birbirimize takılırdık.
Hadi hafta sonu şurda şu saatte buluşalım derdik.
Tabii ikimizde gitmezdik.
Sonra da telefon açıp ben geldim sen nerdeydin gibi sitemler ederdik.
1997 yılı Temmuz başında İstanbul'a gittim bir arkadaşımla.
Sarıyer'de Telli Baba türbesine uğradık. Adet bu ya gelin teli aldık.
Sonra İzmir'e döndüm ve  Volkan'la telefonda konuşuyorduk.
Şaka olsun diye
 "İşyerinde tanıdığın biri yok mu? Beni tanıştırsana bak Telli Baba'dan gelin teli aldım" dedim.
O'da sonradan anlattığı şuydu;
Benim o soruyu sorduğum anda Eşim kapıdan içeri girmiş ve o anda bir ışık yanmış Volkan'ın kafasında.
Aslında hep bahsedermiş eşime benden ama hiç aklına gelmemiş bizi tanıştırmak.
Volkan bana "Tamam biri var adı..... sizi tanıştırıcam bu cumartesi"
Ertesi gün bende Volkan'ın oyun yapabilme ihtimaline karşı işyerini arayıp eşimin adını söyleyip görüşmek istediğimi belirttim.
Vee karşıma eşim çıktı.
Ben de tamam gerçekten böyle biri varmış deyip hemen telefonu yüzüne ! kapattım :))
11 Temmuz 1997 yılında Cumartesi günü saat 15,00'de İzmir Karşıyaka İskelesinin üstündeki  Grand Cafe'de buluştuk.
Volkan biraz bizimle takıldı  sonrada bizi başbaşa bırakıp gitti.
Biz konuştuk ordan burdan sonra da vapura binip Konak iskelesine geçtik.
Cumhuriyet Meydanında Efes Oteli'nin yanındaki kömürde kumru sandviç aldık.
Ben o an biraz çekingenlik, biraz da heyecandan fazla yiyemedim.
Eşime dedim ki " Ben bunun yarısını yemesem ayıp olur mu?"
O da bir güzel "Verr ben yerim" demez mi?
Ne şaşırmıştım yaaa :))
Beni eve bıraktıktan sonra eşim Volkan'nın yanına gitmiş tekrar.
Volkan sormuş "Nasıl anlaşabildiniz mi? görüşecekmisiniz?"
İşte eşimin cevabı;
"Ben o kızla evlenicem, sende nikah şahidim olucaksın"
İlk anda anlamış doğru kişinin ben olduğumu :))
Sonuç;

Volkan ne yazık ki trafikten nikaha yetişemedi nikah şahidimiz olamadı :(
Düğün boyu somurttu üzüldü.
Biz de O'na teselli olarak "Boşver sen bizim ömür bpyu mutluluğumuzun şahidi ol" dedik.