imza kızın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
imza kızın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Kasım 2012 Perşembe

İmza kızın..

Sevgili Babacım,

Nedense daha ilk kelimeyi yazmaya başlayınca bir gözyaşı doldurdu gözlerimi  oysa bir telefon uzaklığında sesini duyabilecek, estiğinde kafama atlayıp otobüse iki saatte varıp seni görebilecek bir mesafedeyim.

Teyzem anlatır hep, doğduğum zaman yüzünde kocaman bir gülümsemeyle "Kızım oldu benim, bana bakar, beni kollar" demişsin çevrene. Mutlu olmuşsun annem bana hamileyken erkek bebek olur diye tahtaya çiviler çakıp mavi renk bir battaniye dokumuş olsan da..

Küçüklüğüme dair hatırladığım ilk anlar annemin kardeşimle Adana'ya gezmeye  gittiğinde beni alıp gezdirmen..Bir de bıyıklarını kestirdiğinde sana "sen benim babam değilsin" diye bağırmam. Sonrasında akşamları eve geldiğinde cebinden çıkardığın çikolatalar..

Her zaman arkadaş gibi oldun bana Babacım. Hatta seni tanıyan çoğu arkadaşım bile dile getirir bunu. Çocuklarla çocuk, gençlerle genç olman. Her yaşa muhabbet konusu bulman. Sert bakışlı, sürekli homurdanan, kusur bulan, evdeki hayatı zindana çeviren, sürekli azarlayan bir baba olmadın hiç bir zaman.  Olamazdın da aslında yapın da yok çünkü senin. Her zaman hayatın sıkıntılı yönlerini kafaya takmadan, dert etmeden yaşamamız gerektiğini savundun. Bu hayat felsefeni senin kendin yaşayıp bizimde öyle olmamız gerektiğini düşündün. Çok haklısın canım babacım..

Ve şu yaşımda en sevdiğim sıkıntını, üzüntünü, derdini, sevincini bana dile getirmen biliyor musun?

Didim'e geldiğimde motorsikletinin arkasına atlayıp gezip bir deniz kenarında mola verdiğimizde sigaranı yakıp benimle paylaşman benim için o kadar gurur verici ki bunu ilk defa dile getiriyorum. Sen kimi sıkıntını kimi sevincini paylaşırken benimle seni gözlüyorum ve içimden şu dünya da annesi küçükken vefat eden şu adamın başka kim yakını olabilir ki diyorum.

Şimdi düşünüyorum da büyüme çağlarımda o an için çok büyükmüş gibi duran ama şimdiyse niye tartıştım ki sanki dediğim çoğu tartışmalarımız için özür diliyorum senden.

Senin kızın olduğum için, seninde babam olduğun için çok mutluyum.

Seni çok seviyorum..

İmza kızın..


Not: İmza kızın kitabında benimde bir mektubum olmasını isterdim..Sonra dedim ki kendime olmaması benim yine de yazmama engel değil aksine sebeptir deyip yazdım.. Sonra bu mektubu el yazımla yazıp babama postalayacağım..



24 Kasım 2012 Cumartesi

Yine bir iş görüşmesi volüm: 9

Bugün erken kalktım çok yol alayım diye..
Aldım mı peki ?
Evet..
"Kadın kısmısının hası kocasını işe yollayınca uyumayandır" 
Derler ya hani büyüklerimiz
Uyumadım bende çünki uykum dağıldı
Günlük işler, dertler, sıkıntılar mesaiye başladı kafamda
Bende kalktım oturma odama attım kendimi
Bir battaniye ve bir yastıkla
Oraya buraya baktım tv'de, nette gezindim
Bir iki twit attım falan..
Sonra sıkıldım tv'ye daldım tekrar
Bir ara zeytin ve zeytinyağıyla ilgili bir belgesel izlerken 
Dalıp gitmişim..
15 dakika uyumuşum tv'den gelen bi sesle uyandım..
Kahvaltı yapayım dedim üşendim
Çorba yaptım içtim..
İçim ısındı, beynim rahatladı hadi çıkayım dedim
Ve gidip "İmza kızın" kitabını almaya niyetlendim..



İmza kızın kitabı için ayrıntılı bilgi

İyi de tek kitapla kalmam ki ben
Cemal Süreya "Üstü kalsın"
Yusuf Atılgan'ında  "Anayurt Oteli" ni aldım.
Anayurt Oteli'nin filmini izlemiştim
Biraz ağır gelse de
Bakalım kitap nasıl olucak..

Alışveriş merkezinde dolanırken telefon geldi
Bir tanıdığım bir iş görüşmesi ayarlamış bana
Adresi aldım gittim
İş tekstilde ön muhasebe
Daha önceden tekstilde yine muhasebede çalıştığım için
Yabancı bir sektör değil..
Eski çalıştığım şirkette 
Yaptığım çoğu işin orada da yapıldığını öğrendim
Görüşme iyi gitti gibi ama sonuç salı günü belli olucak..
Bişi demiyorum,
Nasip diyorum..

Günümün şarkısı
Sabah kanepede uzanmış yarı uykulu 
 İztv'de Bülent Ortaçgil belgeselinden geldi aklıma,