17 Mayıs 2013 Cuma

Ankara Kızılay'da bugün...




Ankara'dayım ben..
Bugün Kızılay'a gittim..
Dost kitabevi'ni hep merak ederdim..
Gezdim iki tane kitap aldım..
Bir tanesi Hakan Akdoğan'ın Nü Peride kitabı
Daha önce okumuştum hatta birine vermiştim ama kitabım geri gelmemişti
Kitabı burda bulmak varmış nasipte
Aldım tekrar okurum..
Diğer kitapta Henry Christmast adında 1851 yılında ki seyahatini anlatıyor..
İstanbul ve Ege yolllarında
O zamanı bizlere bir avrupalının gözünden anlatmakta..
İlgimi çekti yolda okudum hatta biraz gayet güzel bir dili var..
Bilezikleri de Kızılay'da gezinirken aldım..





Daha sonra Sakarya Caddesine doğru yürüdüm..
Bir ses geldi kulağıma
Bir arkadaşıma telefonda Ankara dönerini nerede yiyebilirim diye sorarken
Arkadaşım Onur Akın'ın konseri var yakındasın gitsene dedi..
Meğer ses Onur Akın'ın konserindenmiş..
Çok mutlu oldum sesini, müziğini severek dinlediğim bir sanatçıdır..






14 Mayıs 2013 Salı

Bugünden kısaca


Koş gel İzmir Kemalpaşa kirazı bunlar..
İngilizce kursumuzdaki arkadaşımız toplamış gelmiş
Kendi kiraz bahçeleriden..
Bir yandan İngilizce gördük bir yanda da yedik bugün..



Kurs çıkışı en yakın 
Arkadaşım, kardeşim, dostum, sırdaşım
Gibi kelimelere sahip olan 
Arkadaşımla buluştuk..
Yemek yedik, kahve içerken annesi aradı
Sıkılmış evde haydi dedim git bakalım..
Ben de Kemeraltı'nı gezdim..
Konak Pier'den çektim bu fotoğrafı..




Buranın neresi olduğunu bilmeyen yoktur sanırım ?
 Hadi soruyorum bakalım ?
Burası neresi ?
Bilene bu fotoğrafım hediye olsun...





Konak Pier'de Remzi kitabevine girdim..
Sabahattin Ali'nin kitabını alayım derken
Hemen yakında yer alan Yky yayınlarını hatırladım.
Hemen Pasaport'a doğru yürüdüm 
Yapı Kredi Bankasının YKY yayınlarına ulaştım..
Remzi kitabevinde bu kitapları alsaydım 22-Lira ödeyecektim
Ama Yky yayınlarından indirimle 17-Lira'ya sahip oldum..
Valla sizde öyle yapın derim..
Aynı şekilde Karşıyaka İskele karşısında da İş Bankası yayınları var
Bir vapur sefası yapın zaten hemen iskele karşısı 
Gayet uygun fiyata alabilirsiniz kitaplarınızı..
Ah kitapların yanındaki çikolata kahve tanecikli pek güzel..




Buda kurutulmuş meyvelerden oluşmuş bir çeşit..
Kiminin tadını beğendim kimininse pek ağız tadım olmadığını fark ettim..
Zaten bir deneyeyim bakalım diye almıştım
Sanırım bir daha almam.. 




Eee bir İzmir'li olarak bu türküyü yayınlamamak olmaz değil mi?
Haydi bakalım keyifli dinlemeler.. 






13 Mayıs 2013 Pazartesi

Şimdi uzaklardasın..




Buca belediyesinde brezilya nakışı 3 boyutlu kursuna gittiğimden bahsetmiştim..
Bizim kurs ve diğer kursiyerler olarak Geçen hafta salı günü geziye gittik.
Rotamız;
Ödemiş, Gölcük, Bozdağ Kırkoluk, Salihli Sart harabeleri, Salihli Kurşunlu Kaplıcaları..
Sabah çıktık yola bir otobüs dolusu kadın :)

Fotoğraf Ödemiş'ten..
Töngül, tengül denilen kıymalı, maydanozlu bol tulum peynirli pide yedik..
Ödemiş'in pidesidir bu..Özellikle de sabah kahvaltısında yeriz biz.
Halamlara gittiğimizde yaptırılardı biz yataktan kalktığımızda gelirdi pideler..
Kapış kapış giderdi..
Pide Ödemiş çarşısında hatta facede sayfalarıda var tavsiye ederim..
Adres şuradan..





Daha sonra Gölcük'e doğru tırmanışa geçtik..
Dağı resmen İzmir'deki Varyant gibi döne döne çıktık ama manzara muhteşemdi..
Tüm Ödemiş ayak altındaydı..
Birde baharın verdiği o tabiat kokusu harikaydı..
Buradaki fotoğraflar Bozdağ ve köyünden..
Birde Kırkoluk'tan..




Gölcük'te kahve molası vermiştik..
Hava serindi Gölcük'te..
Gölcük krater gölü aslında..



Daha sonra Manisa Salihli'ye indik dağ yolundan.
Yollar yemyeşildi..
Salihli'de Sart harabelerine girdik..
Burada hava çok sıcak oldu..
Hatta ben fotoğraf çekip yerimize doğru dönerken bir ses duydum 
İçimden bir  ses yılan mı acaba dedim..
Biraz yürüdükten sonra başımı kaldırdığımda bir yılan belirdi önümde
Gri renkteydi sanırım
Heyecandan fotoğrafını çekmeye çalışırken çalılıkların arasına girmişti bile..




Salihli'de meşhur odun köfte yedik..
Arkasından da Salihli kurşunlu Kaplıcaları'na vardık..
Kaplıcaya girmek yerine Şelaleye doğru yürüyüş yaptık.
Burasıda iki dağın arasında olduğundan o kadar serindi ki
Dere gibi yere ayağımı soktum su buz gibiydi resmen 
Orada da mola verip kahvelerimizi içtik.
Ve dönüşe geçtik..




Gezide otobüste bana şarkı söylettiler
Artık aklıma sözlerinin yarısı gelen
Türk sanat müziği, Türk halk müziği  ne varsa söyledik hep beraber..

Bu video Zeki Müren'in Yaş gününde çekilmiş konserinden..
Youtube'de konserden başka videolarda mevcut..







3 Mayıs 2013 Cuma

Derdimi dökmeye mecalim yok




Olur bazen bana karıştırırım bişileri, bile bile ayağımın çukura gideceğini basarım illaki..
Sonra da alır beni bir telaş..  
Ağlamalar, olayları kurmalar, senaryolar yazmalar, başrollerine, figüranlarına kadar yerleştirmeler, hatta filmin sonunu bile görmeler..
İnerim kendimin en karanlık yerlerine sonrada işin içinden çıkamaz sarılırım etrafıma..
Ve isterim ki o anda bana "sen hatalısın" demesinler tam tersi sustursunlar beni, teselli etsinler, sakinleştirsinler..
Zaten sağlıklı düşünebildiğim bir zaman değildir ki o zamanlar...
Ne yaptığımı bilemez dolanır dururum ortalıklarda hem kimseye belli etmemek için didinirken bir yandan da yer içimi bitiririm kendimi..
İnsan gerçekten kaç kişinin yanında ağlar ?
O ağladığı anda nasılda savunmasızdır aslında bilir misiniz ?
Omuzları sarsılırken elini kim tutar,
Mendil uzatır,
Saçlarını arkaya atar,
"Haydi artık daha fazla üzme kendini kalk bakalım bir ılık duş al, çay demle ve iç sıcak sıcak" 
der ?

Elbetteki yanında ağladığı, gerçek dost, arkadaşi yakın, eş, insan olanın yanında...



30 Nisan 2013 Salı

Bir tutam tuz bir tutam hayat..


Evet  
Blog sahibi ve yazarı
Yazılarını gerçekten zevkle okuyup takip ettiğim
Mehmet bey bir çekiliş düzenlemişti geçenlerde.
Orhan Kemal'in 2 kitabını yorum bırakanlara çekilişle 
Hediye edecekti.
Çekilişte Orhan Kemal'in "Yalancı Dünya" isimli kitabı
Bendeniz şahsıma çıktı!
 Kitabım geçen gün elime ulaştı,
Böyle yararlı bir çekiliş yaptığı için
Ayrıca
Tekrar teşekkür ederim...

Füruzan'ın "47'liler " 
Kitabını ne zamandır okumak istiyordum.
Cumhuriyet Meydanın'daki YKB yayınlarından
Güzel bir indirimle 
Hemde istediğim ayakkabıyı gözden çıkarıp aldım.

Kitapların yanındaki manzaraya gelince
3 boyutlu brezilya nakışı kursuna devam ediyorum.
2.pano olarak D&R'da puzzlere bakarken
Bu güzel resmi gördüm.
Hemen kaydettim telefonuma
Ama bir sorun çıktı  resim istediğim büyüklükte A4 olunca
Görüntüler dağıldı..
Şimdi yana yakıla bu resmin büyük halini aramaktayım.
Bir arkadaşım 1000'lik olan puzzleını al yap 
Resmi öyle elde et dedi ama şu an puzzle yapacak ruh halim yok.

Bakalım elbet bir çaresi bulunur.


 Bu fotoğrafı yakın bir arkadaşım çekti.
Ve bu resme baktıkça gözüm 3 boyutlu brezilya nakışı olabilir mi diye
Düşünmekteyim..

Bu manzarayı
 Pazar günü Balçova Kent Ormanı'ında çekildi.
Hani Üçkuyular feribot iskelesinden Turkuaz'a giderken sağda.
Çok güzel bir piknik alanı var orada..
Ama mangal kokusu duymak, dumanlarına maruz kalmak istemiyorsanız
Sabahtan gitmenizi tavsiye ederim.
Ama yok mangal yapıcam derseniz onun içinde müsait,
Denize yakın havası, yeşilliği çok güzel..





29 Nisan 2013 Pazartesi

İki damla gözyaşı iftiharla sunar...




"Kapın her çalındıkça o mudur diyeceksin
Beni kaybettin artık, sen çok bekleyeceksin
Hele bir yalnız kal da, nasılmış göreceksin
Beni kaybettin artık, sen çok bekleyeceksin"

İcra eden: Melihat Gülses
Beste:Yusuf Nalkesen
Güfte: Yusuf Nalkesen
Makam: Muhayyerkürdi
Usûl: Düyek

20 Nisan 2013 Cumartesi

Çirkin kadın yoktur kendine bakmayan kadın vardır...




Aslında öyle çokda fazla kozmetik, bakım kremleri falan
Meraklısı değilim..
Hatta zamanında Orfilame kozmetik firmasının bürosunda çalışmış biri olarak
Ki
Orada öğrendiğim yüz ve cilt bakımının önemine rağmen,
Sadece kuru olan cildim için bir şeyler yapmaya çalışıyorum.
Öyle sabit hep aynı ürünleri kullanma konusunda katı olan biride değilim.
Mesela yüz bakımı için şu an Rossmann mağazalarından aldığım
Göz makyajı temizleme, yüz temizleme sütü ve tonik kullanıyorum.
 Temizleme sütü, jel ve tonik önemli adımlardır.
Sonrasında bir de sabah kalkıp yüzümü yıkadıktan sonra
İllaki göz çevreme nemlendirici krem sürerim..
Aslında yüzüm içinde nemlendirici kullanıyorum
Fakat şu anda bitti ve yeni ne denesem diye düşündüğümden 
Onu fotoğrafa ekleyemedim..
Bir de bir de ışıltıyı severim öyle çok değil belli belirsiz olanı
Mesela allık ve göz farlarımda tercih ederim 
Yazın ışıltı veren krem kullanmayı severim..


 

19 Nisan 2013 Cuma

Sağolun..



Sağolun,
Neden yazmaz oldun diye soranlara, sormayanlara..
Twitter, facebook'ta olmasa haber alamıycaksınız benden..
Bu kadar...
Haydi iyi günler...




 3 boyutlu brezilya nakışı öğreniyorum ben
Ödevim gördüğünüz gibi bu tablo..
Kendisiyle 2 haftadır uğraşmaktayım
Bu geçen haftaki hali
Epey kolaylandı..

6 Nisan 2013 Cumartesi

Sen gelmez oldun..


Biz bugün seni bekledik pencerede. 
Sokak başında duran her arabada 
Sen ineceksin diye heyecanlandık. 
Akşam oldu, 
Perdeler kapandı soluk ışıklar yandı gecekondularda. 
Yarı aç yarı tok uykuya vardı evlerde
Anne baba çoluk çocuk, 
Bir bizim perdemiz kapanmadı,
Işığımız yanmadı evimizin kapısı çalınmadı.. 
Biz seni bekledik bugün pencerede 

 Mavi Balon

21 Şubat 2013 Perşembe

Acı biber sürücem ağzıma..





Pek alıngan oldum son günlerde,
Çok fazla ince düşünür oldum..
Hani şöyle esen rüzgara 
Saçlarımı savurup başıma gelenleri 
Arkama atamaz ,
Ardımda bırakamaz oldum..

Oysa o alınganlığı yaparken bile farkındayım yaptığımın
Yanlışlığını, eğrisini, sevimsizliğini
Çocukçalığını..
Lâkin 
Gel gör  tutamaz, söz geçiremez oldum kendime..

Her söz batar oldu,
Her bakış beni yordu.

Bir cümlenin ardına düşüp 
Bir bakışa diklenip
Domino taşları gibi art arda
Devirir oldum her şeyi..

Bana kalan bedeli;
Kâh bir çuval inciri berbat etmek
Kâh kalp kırıkları, incenikleri,
Kâh gözyaşı..









17 Şubat 2013 Pazar

Kış bahçeleri






Kısa süren bir aile ziyareti
Didim'e kaçamak yapmak
Hayattan bir kaç gün çalmak aslında..



Kış bahçelerini severim..
Yazın her daim açan çiçekler
Kışın o sert havasında açtığında
Yüzümü güldürür, içimi ısıtır..


Yıkamadan da olsa bir yaprağını koparıp atıverdim ağzıma
Şu güzelim marulun


Sukulent mi bunun adı ?
Asortik krep bilir..








Cep telefonum tamamını alamadı
Arkadaki torbanın altında 
Domates var..
Sera niyetine..


Tek ve yalnız bir çiçekçik..


Bu benim en çok midemi üşüttüğümde
Limonla kaynatıp içtiğim
Çok sevdiğim
Mercan köşk..

Saksıda pek olmuyor illaki yer toprağı istiyor..




Yılbaşında geldiğimde de böyleydi bu biber cik..
Kıyamadım koparmaya..


Nane, nane, nane, nane, nane, nane..


Sakız sardunya


Akşam olmak üzere 
Balıkçı tekneleri ya açılıyordu yada iskeleye yanaşıyordu
Anlayamadım..












Bu balıkları Babam,
Tuttu..
Temizledi..
Ve unlayıp...




Odun ateşinde pişirdi..


Yanına da bahçeden marul, ısırgan otu, taze soğan
Salata oldu..
Afiyetle yedik..
İzmir'e döndük..







7 Şubat 2013 Perşembe

Aşk en güzel hangi yaşta yaşanır ?




Aşk hangi yaşta güzel yaşanır ?

Hani o başımızda kavak yellerinin estiği,
Gençliğin verdiği atımla kalbin 
Damarlara akıp insanı coşkulandıran,
Her yapılanın delikanlılığına verildiği,
Kimi zaman deli kimi zaman sevdalı

O gençlik çağlarında mı?

Yaşların delikanlılığın son demleri
Mantıklı yaşların başı olan
Hayatta bir şeyler başarma hissinin öne geçtiği
Mantığın devreye girdiği,
İlk akların saçlara düşmeye başladığı
Her yolun bir ortası bulunur elbet deyip

Orta yaşlarda mı ?

Ya da 
Son demlerinde artık ömrün
İkinci baharına erdiği zamanda
Tecrübe ve o damarlara pompalanan kanın
Beyine, kalbe daha yüksek derecede
Akmasıyla
Bir son şansla
Akıl ve mantıkla
En çok da
Geriye sevmekten başak her şeyin yalan olduğu

Son demlerimizde mi?





29 Ocak 2013 Salı

Açelyalar hep hatırlatır seni bana..



Yılbaşı çiçeği, açelya ve sümbüller..
Yılbaşı çiçeğim 5 senelik tek bir daldı
Eski evimde cılızdı yeni evimde sanırım yerini beğendi
Bu sene çiçek açmaya durdu
Şans getirsin diye geçiriyorum içimden..



Sümbüller şu an soğan halinde birini yeni aldım
Beyaz fincanda olanıysa çatıda buldum yoğurt kabı içinde 
Aldım diktim bakalım
Ne çıkacak..

Açelya çok uzun zamandır almak istediğim bir çiçekti
Dün Antalya'dan gelen bir arkadaşımla gezerken aldık
Bana hediye etti...

Açelya üzerine yazılmış bu şarkıyı çok severim
Yeni Türkü 
Açelya




28 Ocak 2013 Pazartesi

Küçük şeyler..



Bazı parçalar var ki
Mesela dinlerken 
Kafamda bir çok anlık görüntü oluşturuyorlar;
Erik Satie'de bunlardan biri
Bu parçayı en çok
Yağmurlu bir günde İzban Metro'da giderken
Başımı cama dayayıp dinlemeyi seviyorum..
Neler geçiyor aklımdan o anda bilseniz
Bir fotoğraf makinam olsa fotoğraflamak isterdim;

Mesela,

Yağmur sonrası yerde birikmiş suya 
Zıplayan çocuklar..

Yere düşen bir bardak suyun
Kırılma anında yere saçılan o suyun
Ağır çekim hali..

Odanın ortasında şarkı eşliğinde dönen
Genç bir kızın topuklu ayakkabısının görüntüsü..

Unun içine kırılan yumurtanın 
Unu dağıtan gücü..

Denizden çıkmış bir köpeğin silkelenirken
Etrafa sıçrattığı su damlaları..

Bahçeyi sulayan çocuğun elinden
Suyun tazyikiyle fırlayan hortumun 
Yılan gibi ordan oraya fırlaması..

Limon sıkacağında limon sıkarken
Bir damla limonun göze kaçma anı..




İşten yana şansım yok..

İş başvuru ve iş görüşmelerimle ilgili neler yazdım şimdiye kadar şahitsiniz,

Gün oldu kesinleşmiş iş için çağırılırken çocuğum yok diye işe almaktan vazgeçen mi istersiniz?

Çalışacağım işte üretim mesai kaldığında mesai alırken bana verilmeyişini mi?

İş görüşmesine gidip görüşemeden aranan pozisyon için engelli yada hükümlü arayışına girmelerini mi?

İş görüşmesinde patronun iş için deneyimli eleman değil sarışın, esmer, kumral aradığını işitmek mi?

Görüşme ön muhasebe diye beklerken temizlik, çay, yemek yapmak, telefonlara bakmak ta olduğunu anlamak mı?

Üç kuruşa adam çalıştırıp değil işçi insan olarak bile değer vermeyenleri mi ?

Bize genel muhasebe şart değil deyip ama biz genel muhasebe bilen birini istiyorduk diyenini?

Ne ararsanız mevcut..

Ve bunların hepsiyle karşılaştım, şahit oldum yaşadım..
Bu gün bir garip iş görüşmesi daha yaşadım,
Bir tanıdığımızın vasıtasıyla gittim görüşmeye
Ön muhasebe işi..
Hatta cv vermeme bile gerek görmediler
Neler yaptığımı anlattım, patron işi anlattı
Eşime danışıp haber vericem dedim..
Ve 2 saat sonra arayıp haber verdim
İşi kabul ediyorum
Patronda yarın sabah görüşürüz dedi..

Ve bu konuşmanın üzerinden geçen 3 saat sonra bir telefon,
Firmada çalışan bir bayan 
"Patronumuzun kuzeni işten ayrılmış onu işe alıyoruz, sizin için olan eleman alımını durdurduk"

Sözüm bitti bundan sonra lafım yok..