Nedense daha ilk kelimeyi yazmaya başlayınca bir gözyaşı doldurdu gözlerimi oysa bir telefon uzaklığında sesini duyabilecek, estiğinde kafama atlayıp otobüse iki saatte varıp seni görebilecek bir mesafedeyim.
Teyzem anlatır hep, doğduğum zaman yüzünde kocaman bir gülümsemeyle "Kızım oldu benim, bana bakar, beni kollar" demişsin çevrene. Mutlu olmuşsun annem bana hamileyken erkek bebek olur diye tahtaya çiviler çakıp mavi renk bir battaniye dokumuş olsan da..
Küçüklüğüme dair hatırladığım ilk anlar annemin kardeşimle Adana'ya gezmeye gittiğinde beni alıp gezdirmen..Bir de bıyıklarını kestirdiğinde sana "sen benim babam değilsin" diye bağırmam. Sonrasında akşamları eve geldiğinde cebinden çıkardığın çikolatalar..
Her zaman arkadaş gibi oldun bana Babacım. Hatta seni tanıyan çoğu arkadaşım bile dile getirir bunu. Çocuklarla çocuk, gençlerle genç olman. Her yaşa muhabbet konusu bulman. Sert bakışlı, sürekli homurdanan, kusur bulan, evdeki hayatı zindana çeviren, sürekli azarlayan bir baba olmadın hiç bir zaman. Olamazdın da aslında yapın da yok çünkü senin. Her zaman hayatın sıkıntılı yönlerini kafaya takmadan, dert etmeden yaşamamız gerektiğini savundun. Bu hayat felsefeni senin kendin yaşayıp bizimde öyle olmamız gerektiğini düşündün. Çok haklısın canım babacım..
Ve şu yaşımda en sevdiğim sıkıntını, üzüntünü, derdini, sevincini bana dile getirmen biliyor musun?
Didim'e geldiğimde motorsikletinin arkasına atlayıp gezip bir deniz kenarında mola verdiğimizde sigaranı yakıp benimle paylaşman benim için o kadar gurur verici ki bunu ilk defa dile getiriyorum. Sen kimi sıkıntını kimi sevincini paylaşırken benimle seni gözlüyorum ve içimden şu dünya da annesi küçükken vefat eden şu adamın başka kim yakını olabilir ki diyorum.
Şimdi düşünüyorum da büyüme çağlarımda o an için çok büyükmüş gibi duran ama şimdiyse niye tartıştım ki sanki dediğim çoğu tartışmalarımız için özür diliyorum senden.
Senin kızın olduğum için, seninde babam olduğun için çok mutluyum.
Seni çok seviyorum..
İmza kızın..
Not: İmza kızın kitabında benimde bir mektubum olmasını isterdim..Sonra dedim ki kendime olmaması benim yine de yazmama engel değil aksine sebeptir deyip yazdım.. Sonra bu mektubu el yazımla yazıp babama postalayacağım..
Borçlarımı ödedim, Zaman geçtikçe Hükmümü yaptım. Ama hiç suç işlemedim Ve Bir kaç tane kötü hatalar yaptım Payıma düşeni aldım..... Ama ayakta kaldım Ben şampiyonum!
Neydim ? Ne oldum ? Ne olucam? Bir garip kuş'tum ben , Diye başlayan bir muhabbet girişinin devamında kurulacak olan cümleler Baş rolünde benim olduğum bir hikaye mi ? Beraber yaşadığım kişilerin oluşturdukları kaderim mi olmalı ? Kimi neşelendirmeli ? Kimin canını yakmalı ? Kime akıl vermeli ders olsun diye ? Ya da yaşadıklarımdan dolayı bir ödül mü hak etmeliyim ? Kendimi anlatsam konduğum dallarda ki yaşadıklarımdan mesela Hangi dal beni ağırlığımla tarttı ki ? Hak ettiğimin ne kadarını aldım ya da aldığım hakkın ne kadarını doğru kullandım ? Ben ki yetişemezken bazen onca çarpan kuş gibi kalbimle yaşadıklarımın bana getirdiği anların atışına kim anlar beni sarar, kollar, olduğum gibi kabul eder ? Neredeyim ? Neyin kıyısında hangi yaşam döngüsünün ortasında ? Bakıyorum da şimdi geriye, neler olmalı mesela bunca yaşımın yanında bana destek ? Şu yaşımda başarabildiğim nedir ki veremedikten, aktaramadıktan sonra geriye ? Anca bir beyaz mermer parçasında başka mezarları ziyarete gelmiş ziyaretçilerin ismimi bir okuyup düşündükleri an dışında ? Yoo ölüm yakışmıyor demeyin ne olacağımız belli mi? Ondan sebep değil mi "Ne olacağız" demeli bahanesi dilimizde sürekli olduğumuz anın büyüsüne yada üzüntüsüne kapılmamak için tembihlenmemiz ? Daha ne kadar yanlış yapacağım mesela ? O yanlışları yapmazsam ben nasıl doğruyu bulup kendimi tamamlayacağım ? Eksiklerimi, yanlışlarımı sırıtmadan kapatabilircesine ? Daha kaç tane kalp atışım kaldı ki ? Doğru yer ve zamanda kullanmak üzere ? Doğru düzgün bir çizgide gittiğini sanırken birden çıkan ani rüzgar sayesinde savrulurken ? Ben ne zaman kamil insan olabilirim ki ? Büyüdüm zannederken oysa bir arpa boyu yol alamamışken ? Her an yanlış yaparken mesela hangisi doğru çıkarabilecek miyim ortaya ?
Devam edip gidiyor hem sorularım hemde yaşım. Oysa Kırk fırın ekmek yemem lazım daha, Bugün benim 40.doğum günüm.