13 Kasım 2012 Salı

Sorularım var benim belki 40 tane

Borçlarımı ödedim, 
Zaman geçtikçe Hükmümü yaptım. 
Ama hiç suç işlemedim 
Ve Bir kaç tane kötü hatalar yaptım Payıma düşeni aldım.....
Ama ayakta kaldım 
Ben şampiyonum!





Neydim ?
Ne oldum ?
Ne olucam?

Bir garip kuş'tum ben ,
Diye başlayan bir muhabbet girişinin devamında kurulacak olan cümleler 
Baş rolünde benim olduğum bir hikaye mi ?
Beraber yaşadığım kişilerin oluşturdukları kaderim mi olmalı ?
Kimi neşelendirmeli ?
Kimin canını yakmalı ? 
Kime akıl vermeli ders olsun diye ? 
Ya da yaşadıklarımdan dolayı bir ödül mü hak etmeliyim ?
Kendimi anlatsam konduğum dallarda ki yaşadıklarımdan mesela 
Hangi dal beni ağırlığımla tarttı ki ?
Hak ettiğimin ne kadarını aldım ya da aldığım hakkın ne kadarını doğru kullandım ? 
Ben ki yetişemezken bazen onca çarpan kuş gibi kalbimle yaşadıklarımın bana getirdiği anların atışına kim anlar beni sarar, kollar, olduğum gibi kabul eder ?

Neredeyim ? 
Neyin kıyısında hangi yaşam döngüsünün ortasında ? 

Bakıyorum da şimdi geriye, neler olmalı mesela bunca yaşımın yanında bana destek ? 
Şu yaşımda başarabildiğim nedir ki veremedikten, aktaramadıktan sonra geriye ? 
Anca bir beyaz mermer parçasında başka mezarları ziyarete gelmiş ziyaretçilerin ismimi bir okuyup düşündükleri an dışında ? 
Yoo ölüm yakışmıyor demeyin ne olacağımız belli mi? 
Ondan sebep değil mi "Ne olacağız" demeli bahanesi dilimizde sürekli olduğumuz anın büyüsüne yada üzüntüsüne kapılmamak için tembihlenmemiz ? 

Daha ne kadar yanlış yapacağım mesela ? 
O yanlışları yapmazsam ben nasıl doğruyu bulup kendimi tamamlayacağım ? 
Eksiklerimi, yanlışlarımı sırıtmadan kapatabilircesine ?

Daha kaç tane kalp atışım kaldı ki ? 
Doğru yer ve zamanda kullanmak üzere ? 
Doğru düzgün bir çizgide gittiğini sanırken birden çıkan ani rüzgar sayesinde savrulurken ?

Ben ne zaman kamil insan olabilirim ki ?
Büyüdüm zannederken oysa bir arpa boyu yol alamamışken ?
Her an yanlış yaparken mesela hangisi doğru çıkarabilecek miyim ortaya ?

Devam edip gidiyor hem sorularım hemde yaşım.
Oysa
Kırk fırın ekmek yemem lazım daha,

Bugün benim 40.doğum günüm.







10 Kasım 2012 Cumartesi

O yüreğimizde yaşıyor..


İzmir Cumhuriyet Meydanı


2400 gönüllü'nün katılımıyla
Oluşturulan 
Atatürk'ün yüzü için etkinlikte
Uydudan çekilen görüntü



Ve o 2400 gönüllü içinde
Bende vardım..
Oluşturulan portrede
Atatürk'ün sol alın kısmında yer aldım..

www.izindeyiz.net






6 Kasım 2012 Salı

Halk Eğitim



Hello,
My name's Şeniz
I'm from Turkey
I'm a housewife
....

İngilizce kursuna gidiyorum ben
Halk eğitime..
120 saat haftada 2 gün 8 saat
Toplam kurs ücreti; 50-TL.

Lisedeyken yabancı dilim Fransızcaydı..
Bir de ben Osmanlıca yazma ve okuma kursuna
Gitmek istiyordum
1.kuru kaçırmışım bende İngilizce kursuna gideyim dedim..
Ocak sonunda sınav olucaz
Eğer geçersem 
2.kura da katılıcam.

Halk Eğitimlere sahip çıkalım,
Gerçi ismi değişmiş
Hayat boyu eğitim 
Olmuş..
Gerçekten cüzi rakamlarla 
Ev hanımlarına, çalışanlara, gençlere
Çok güzel kursları mevcut..
Hatta kursa gittiğinizde çocuğunuza kreş de var..
Kaynaşma, yeni insanlar tanımak,
En önemlisi 
Bir şeyler öğrenip
İnsanın kendisine ve çevresine 
Yaratıcılık, yararlı olmak için
Çok etkili...










4 Kasım 2012 Pazar

Dinlenesi... Erotokritos - Ross Daly



Ne zaman dinlesem beni hüzünlendiren
İçimi kanatan, acıtan bir yanı var parçanın..

Hastayım ben..


Bayram ve sonrasından..

Bayramda Didim'deydik malum
Hava bir güzel bir serin
Kararsızdı yani..
Ayaklarımı denize soktum
Kah sıcaktan piştim kısa kollu gezindim
Sonra da üşüdüm çorap, ceket ne varsa giydim
Peki sonuç;
Dün dediğim gibi şifayı kaptım
Midemi üşüttüm sanırım
Bazı zamanlar olur bende bu.
Çaresi de mercanköşk kaynatmak.
Yazın karşı komşumuzun bahçesinde görmüştüm
Bahçe dediğimde büyük bişi sanmayın
Kaldırım olması gereken yer kaldırım değil
Toprak ve çit çevrili o daracık alanda 
Çiçekler, nane, maydanoz ekili işte..
Toplamış kurutmuş komşum
Gece 10'da gittim istedim verdi sağolsun
Kaynatıp limonla içince iyi geldi..
Gerçi halen devam etmekte ama daha iyiyim
Yine yapar içerim..

3 Kasım 2012 Cumartesi

Kasım ayı..

İzmir'e yağmur yağdı dün akşam çok şükür..
Gerçi ağrıyan diz kapaklarımın arkasından anlamıştım
Bir de o bulutların toplanıp başımda yarattığı korkunç baskıdan
Tüm gün başım ağrıdı dün..
Birde misafirliğe gelecek olan apartman komşularım
Ve onlar için yaptığım ikramlardan keki fırına atıp
Fırının çalışmadığını anladığımda ki yaşadığım kısa bir kalp krizini saymazsak..
Neyse ki fırının derdi ara kablonun emeğe olan saygısızlığı imiş..

Kasım ayı aslında sevdiğim bir ay
Kasımpatlarını severim birde bu ayda doğduğum günü..
Bu sene kasım ayı İzmir'de kendini gündüzün yaz mevsiminden bir ay
Gece ise sonbaharın son ayı sanarak geçmekte,
Ee hal böyle olup hava bir sıcak bir serin olunca
Tabii ki benimde biyolojik ritmim bozuldu
Bir sıcak geliyor bir soğuk
Kısa kollularla dolanıyor ayağımdan çorabı eksik etmiyorum
Ama bunca tedbire rağmen hasta oluyorum
Midemi üşüttüm sanırım..
Af edersiniz midemden çürük yumurta kokusu geliyor sanki burnuma
Midem ara ara bulanıyor ama gelen acı su safradan başka bişi değil..

Neyse çok hastalıktan bahsetmeyeyim..
Kasım ayı güzel,
Kasımpatları güzel
Kasım ayında doğduğum gün bir başka güzel...





8 Ekim 2012 Pazartesi

Ben gidersem ruhum, sen kal dünyada Sırlarımı sakın aşikar etme

Bir koşuşturmaca hayat aslında
Sen sabah erkenden güne başlasan da 
Öncesinde uyumuyor ki
Hayat yorgun aslında, bıkkın, bezmiş halinden
Hani bakıyor gözüne
Rakısından son yudumu da alıp gitseler artık dercesine
Meyhanedeki garsonlar gibi.
"Bunca koşuşturma yeter 
Varıp dinleneyim mezarda"
Diyelim diye yapmadığını bırakmıyor..

Gerisinde daha bişiler yazacaktım 
Ama bilgisayarı kapatıp başka odaya geçene kadar
Unuttum desem..

Hani hayat hakkında bişiler yuvarlayıp
Rakının yanına meze olacak sandıysanız boşuna
Kırık, dökük de olsa
Kimi gün yorgun kimi gün mutlu olsam da
Bir şekilde geçiyor hayatım işte..
Memnunum işte
Yazının ana fikri..






28 Eylül 2012 Cuma

Aklım başka, duygularım başka yerde...


Bazen bazı şeyler tam tıkırın da gitmeyebiliyor 
En azından benim hayatımda bu böyle
O dişli çarkın bir dişi illaki kırık oluyor
Ve dönüşü tamamlayacağı anda takılıp boşluğa
Kırılabiliyor hayatın döngüsü
Yitip gidiyor elinden, gönlünden
O çarklının başlangıcına kadar olan mesafede
Ne varsa yaşanmış 
Kırılıp gidiyor..
Acıtıyor yüreğime batan çapaklar..




Değişik olmuş ama sevdim...

25 Eylül 2012 Salı

Can'lar için sessiz kalma..


Yok yok ben anladım ki,
Müslüman olan hadi genelleme yapmayı geçeyim
İNSAN olan İNSAN !
Böyle bir yasayı geçirtmeye çalışmaz..
Diyecek daha fazla sözüm yok..



Linke tıklayıp açıklamaları okumanız dileğimle..


24 Eylül 2012 Pazartesi

Beni lafa tutmayın lütfen..





Bugün işim çok
     Kahvaltı yapasım var..
      Temizlik yapasım var..
Radyoyu açıp şarkı türkü son ses
      Halı, cam silesim var..

23 Eylül 2012 Pazar

Vallaha bunu utanarak, sıkılarak yayınlıyorum..

Şimdi yazacaklarımın beni belki yanlış anlamanıza ihtimal verebilir mi?
Verebilir...
Ama ne anlatmak istediğimi şunca zaman tanıyanlar olarak anlar mısınız?
Anlarsınız...

Aslında böyle bir şeyi buraya taşımak hoşuma gidiyor mu ?
Hayır..
Ama taşımazsam da ben rahatsız olacak mıyım?
Evet..

Şimdi,

Şurada birbirimizin günlük hayattan olsun yaşadıklarımızdan,
Okuduklarımızdan, gördüklerimizden, dinlediklerimizden
Çıkarak yazdığımız yazılarımızı okuyor
Burada tanıyor, tanışıyoruz..
Etkinlikler düzenliyoruz birşeyleri hatırlatmak için, kenetlenmek için.
Bazen buraları tanımayan bilmeyen kişilere anlattığımda
Burada oluşan dünyayı anlayamıyorlar..
Hele hele hiç yüzünü dahi görmediğimiz, sesini duymadığımız
-Onlara göre-
Kişilere adreslerimizi verip bir şeyler yollamamızı, uğraşmamızı,
En önemlisi de para harcadığımızı
Yanlış bulabiliyorlar..

Önemli değil ben ne yaptığımı biliyorum,
Burada edindiğim kişileri, dostları, arkadaşları seviyorum..

Lâkin....

Bir yerde onlara hak veriyorum bir küçük nokta da..
-Yazının ana fikri geliyor-

Bir etkinlik düzenlendi.
Madam dö Gonç'un sayfasında
Hemde bayramdan önce..
Katıldım...
Tamam şartları kabul edip katıldım...
Suçlu belki de benim..

Ben çekilişte bana çıkan kişiye gönderimi yaptım..
Gönderimin alındığını haber veren mailide aldım..
Bana en kısa zamanda yollanacağı haber verilen maili de -bu ayın başında-
Fakat 
Bana yollanması gereken gönderi hala gelmedi..
Mail attım bir sıkıntı mı var acaba dedim..
Ona da bir haber gelmedi..
Sayın ........ blog sahibi,

Şaşırdım kaldım..

Ayıp oluyor diycem
Kendime yediremiyorum
Burada yazıp ben ayıp ediyor muşum gibi 
Hissettirdiğin için..

Sana tavsiyem,

Lütfen bir daha
Yerine getiremiyeceğin çekilişlere 

Katılma olur mu?






Hafta sonu..




Cuma akşamı doritos tan çıkan sbarro pizza indirim kuponuyla
Pizza yiyelim diye Optimum'a gittik...
İndirimli pizzamızı yedik ama 
D&R'a girip şuncağızlara dayanamadım..
Eşim
"Ee yeter artık"
Demeseydi sanırım kitap yüzünden 
Canına kast edilen ilk eş yurdumda ben olucaktım..
Daha sonra eşim elektronik eşya satan bi mağazaya girdi
Bende alt katta bir duvara dayanıp 
Edgar Keret'in
"Tanrı olmak isteyen otobüs şöförü" 
Kitabını okudum..



Bugün pazardan kırmızı biber ve tarhana otu aldım..
Tarhana yapmıycam var geçen seneden
Tarhana aşı yaptım..
Kırmızı biber, soğan, sarımsak 
Ve 
Tarhana otunu 
Düdüklüye koyup az suda haşladım..
Sonra da üzerine sarımsaklı yoğurt ve zeytinyağı gezdirdim
Valla Allah sizi inandırsın
Parmaklarımı yiyecektim..
Biftek, pirzola da neymiş,
Bunun yanında canımmmm..


Orhan Gencebay'ın 60.yıl cd'si çıkmış..
D&R'a girdiğimizde çalıyordu
Zerrin Özer "sev dedi gözlerim"
Harika yorumlamış..






16 Eylül 2012 Pazar

Kahvaltıya, makarnaya sos..



 Sormayın ne yaptığımı
Ben anlatırım canım..
Şimdi 5 kilo armut domat 2 kiloda kırmızı biber aldım
Dün pazardan



Bir güzel doğradım
Biberlerin çekirdeklerini çıkardım
Küçük küçük doğrayıp düdüklüye attım yumuşamaları için


Ocakta domates ve yumuşamış biberleri
Tencerede kaynatmaya başladım


Soğuyup robottan geçirmek için
Başka bir tencereye alıp soğumaya bıraktım şu anda..



Daha sonra soğuyunca blenderden geçirdim
İçine 1 diş sarımsak da attım.


İçine göz kararı
Zeytinyağı, kimyon, tuz, karabiber, pul biber, kekik, nane
Serpeledim..
Ve tekrar ocakta kaynattım..


Sonuç;
Sıcak sıcak kavanozlara kapatıp
Ters çeviriverdik.
İlk partiden 3 kavanoz kahvaltılık sos çıktı.
Şu anda 2.parti tencere kaynamakta ocakta..



Eşlik etti bana mutfakta,
Şimdi bir yorgunluk çayı içebilirim artık...


Gece gece...


Tarihin arka odası'nı izliyorum dinliyorum
Habertürk'te..
Geyik muhabbeti yapılıyor o programda
Dese de bazı arkadaşlarım

Murat Bardakçı'nın 
Mail atan izleyicilere atarlanmalarını seviyorum..

Bir yandan da youtubede dolanıyordum..



Az önce içip çöpe attığım 
Sade gazozun alüminyum kutusuyla yapılan 
Bir kül tablası mumluk çarptı gözüme
Kalktım kutu gazozu aldım 
Ve 
Ne yaptım bakın hele..



Kenarlarını kestim..



Şerit halinde ayırdım.




Kıvırdım..



Kül tablası ya da mumluk olarak
Kullanılabilir..

Yapılışı için videoda şurada..





15 Eylül 2012 Cumartesi

İşçi'sin sen İşçi kal...




Benim şu sonbahar mevsiminde tutan ağlamaklı hallerim yine geldiler sağolsunlar.
Aslında 2 hafta önce hissettirmişti geleceğini
Metroda giderken karşıma oturan bir çalışana takılınca gözlerim.
Orta boyda ve yaşlarda siyah pantolon mavi çizgili beyaz gömleğiyle sarışın bir bey
Siması bile hatırımda diyebilirim..
Karşıma oturdu elindeki laptop çantasını kucağına koydu
Bir elinde telefonu diğerinde bir adres yazılı kağıt
Bir dosya çıkardı sonra çantasından fiyat listesine benziyordu
Baktı, inceledi...
İçimden bir iş görüşmesine gittiğini düşündüm belkide satacak ürünleri var
Pazarlamacıydı sanırım..
İşte o listeyi incelerken eğer yaparsa o satıştan kazanacağı parayı,
Evine götüreceği ekmeği düşündüm ve bir ağlamaya başladım usulca
İşte tıpkı şu an gözüm önüne gelince olduğu gibi..
İçimden kendime ağlamamam için kendi kendime konuşmaya başladım
"şştt noluyo belkide kötü biridir, parasını içkiye yatıracak, eşini dövüyordur ne biliyorsun, niye ağlıyorsun" 
Ama olmadı dindiremedim...

Dün 1 haftadır çalıştığım işten
 "Bize tam muhasebe bilen eleman lazım" dediklerinde 
Birden bir acı düğümlendi boğazıma
O anda aklıma
Bir şekilde ev geçindiren, kira ödeyen, çoluk çocuk büyüten
Tütün ve ter kokan bir işçinin
İşten çıkartılırken yaşadığı anların böyle olabileceği geldi.
Ve o acı boğazımda büyüdü büyüdü..
Ağlamazsam biliyorum ki inmeyecekti...

Akşama kadar zor durdum tuttum kendimi..
Ve eve gelip kapıyı kapayınca koyverdim gözyaşlarımı...

Sonbaharın bir an önce geçmesini istiyorum kış gelsin
Kışın aç kalan minik kuşlara da üzülsem de 
Bir avuç buğdayı balkona koyduğumda ağlamak falan kalmıyor....


13 Eylül 2012 Perşembe

Bakmayın şarkının ağlamaklı haline iyiyim ben şu an..




Bugün gözlerim doldu diyebilirim.
Burnumun direğinin sızladığını,
Bir iki gözyaşı damlasını
Yutkunmamı dahi belli etmeden 
Tüm gün taşıyıp durdum..

Bunca iş başaran ben,
Yurt dışına mal gönderen ben,

Azıcık işin mi üstesinden gelemiycem?

Gelemiycek mişim..

Öyle dediler bu gün..
Ve 

On günlük paramı alıp
Sonbahar sıcaklığında bir ikindi vakti 
Evime döndüm...



9 Eylül 2012 Pazar

09/09/1922 İzmir'imin kurtuluş günü..


Türk Yıldızları 
Solo gösterisi İzmir
Belirtmeyi unutmuşum ekliyorum
Fotoğrafı arkadaşım çekti
Gösteriyi izlerken bunu yakalamamız çok güzel oldu..

Bugün 
İzmir'imizin
İzmir'imin kurtuluş günü..

Bu şehirde doğduğum için çok mutluyum.
İzmir'li
Olduğum için çok mutluyum..


Bize güzel şehrimizi kurtarıp bağışlayan,
Başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere
Tüm İstiklâl Savaşı şehitlerimize
Ve
Konak Meydanı'n da
İlk kurşunu sıkan
Rahmetli Hasan Tasin'e
Teşekkür ediyorum..




6 Eylül 2012 Perşembe

Sürekli beraber olduğumuz zamanları düşünüyorum. "O kadar mutluyum ki ölebilirim." dediğin zamanları.




2.iş günümde böyle geçti
Öğleden sonra mutfağa gidip 
Böyle tek başıma takılmak 
Nescafemi içmek 
Güzel oluyor.

Ah bu arada odamda bu kedilerden 
Bir kaç tane daha var desem..
Bişiler yazarken daldığım anda
Kısa bir an fark ediyorum onları..


Akşam iş çıkışı evime giderken hipodromun içinden geçiyorum
Kestirme bir yol bana
Baktım
Bugün Perşembe hipodromda gece koşuları yapılıyor
18,30- koşusunu izledim.
Kalabalık vardı
Erkekler, kadınlar, çoluk çocuk toplanmışlar
Ah bu arada yarışı 
"Haymaçine" kazandı.


Günün şarkısı sabah eşlik etti bana yolda
                                                           





5 Eylül 2012 Çarşamba

Bi bap bap barap bop bap bap barap bop bi bap bap barab bop


Bugün öğleden sonra,

Yeni başladığım işin mutfağında
Dinlenirken arka bahçedeki biberlere dalıp
Düşündüm biraz,

İlk gün dedim 
Kendi kendime
Sıkılman gayet normal.
Geçsin bakalım şöyle bir hafta
Alışırsın elbette..
İşler yoluna girer
Yavaş yavaş..
Buna şükür..

Günün şarkısı da bu olsun 
Sabah sabah kendime getirdi beni..






2 Eylül 2012 Pazar

Konuştukça azalıyor insanın derdi, korkusu


Şu görmüş olduğunuz 80 kilo domatesin 
Belki de 20 kilosu
Bugün bunlarla uğraştık..



Şişe domatı yapmak amacımız
Yıkadık, soyduk, doğradık, parçalattık
Ve tencerelerde kaynattıppppp



Kavanozlara doldurup
Evdeki erkeklerin gücünden yararlanıp
Ağızlarını sıkıca kapattırdık.
Ve kış için en büyük hazırlığımızı yaptık.




Eee bunca yorgunluk çıkmalıydı bir şekilde
Saat 00,30-
Toplam 80 kavanoz kapatılmış,
Mutfak toparlanmış
Yorgunluğu atma vakti gelmiş..


Günün şarkısı da Göksel'den olsun bakalım..