1 Mayıs 2014 Perşembe

Sabah sabah


Dün işten biraz üzgün çıktım 
"Yarın 1 mayıs tatil iş yok" demelerini bekledim
Demediler..

Yolda giderken telefonum çaldı müdürüm arıyor
Açtım "yarın tatil çalışmıyoruz söylemeyi unuttum" dedi
Mutlu oldum ki 

Şu anda saat 09,20-
Ama ben saat 7'de uyandım yine..
İşe gidecekmiş gibi..

1 Mayıs İşçi Bayramı'mız kutlu olsun..
Olaysız, ölümsüz bir gün olsun diliyorum..

Bu arada fotoğraftaki sardunyam bi yerlerden çalıp 
Diktiğim sardunya
Ne renk açacak diye merak ediyordum.
Beyaz açtı...



19 Nisan 2014 Cumartesi

Yeter ki sardunya eksilmesin penceremden..


Merhabalar efendim,

Şimdi fotoğrafa bakıp 
"Camın hali nedir böyle?"
Demeyin.
Malum İzmir'e deli gibi yağmur yağdı bir kaç gündür
Eh haliyle silmeye de fırsatım olmadı..



Bu sardunyamın rengi biraz farklı beyaza kaçıyor.
Bu arada işe başladım ben yine.
İşim rahat demiyeceğim hemen nazar değiyor
Ayrıca hangi iş rahat Allahaşkına?
Çalışmak elbette güzel de
Hani şu yorgunluğu olmasa..
Maaşımı aldığımda borçlarımıza para ayırdıktan sonra
Elimde kalan parayla neler alabileceğimin hayaliyle
Çalışıyorum işte..
Bu da çalışmak için bir bahane bana işte..
 


Bu sardunyam daha açmadı merakla bekliyorum
Ne renk açacak diye.
Ha bir de bu sardunyayı  nerden aldım hatırlamıyorum
Muhtemelen yol kenarında bir bahçeden koparmış olabilirim.
 


13 Nisan 2014 Pazar

Gezdim, tozdum..


Bol gezmeli bir hafta sonu yaşadım.
Bugün de  Seferihisar Sığacık'taydık.
Sığacık'ta kale içinde pazar kuruluyor
El açması börekler, baklavalar, sarmalar
Otlar, zeytinyağları, el işleri
Ne ararsanız var..
Aldık  böreklerden, sarmalardan deniz kenarına 
Çayla beraber yedik içtik..

 

Bu manzaraya bacağım girsin fotoğraflarını
Çok seviyorum..
Alışsanız iyi olur.
 

Dönüşte  papatyalar topladık..
Ah bir de fotoğraflarda gram oynama yapmadım bu sefer
Olduğu gibi Allah ne verdiyse ekledim.



12 Nisan 2014 Cumartesi

Bahar gelmiş...


Ben bugün deniz sezonu açtım sayılır.
Mekan Urla..
Arkadaşımla gittik,
Gezdik, tozduk..
Fotoğraflarda biraz oynama yaptım kabul
Ama bugün de böyle olsun istedim.
Haydi bakalım bahar gelmiş 
Hatta yaz bile kapıda olabilir.
Hazırlıklı olun..


Bu arada  benim blog sayfama kolayca ulaşabiliyor musunuz?
Bir kaç değişiklik yapayım dedim,
Sanırım bişiler yaptım ben,
Ne yaptığımı da bilemiyorum?
Anlayınca yazarım sizlere..





6 Nisan 2014 Pazar

FİNCANDAKİ MUCİZE: KAHVE: PAZAR KAHVESİ

FİNCANDAKİ MUCİZE: KAHVE: PAZAR KAHVESİ: Gönderen: Mavi Balon

Bu da böyle bir anımdır işte..




"Trafomu lan o!"

Günün mana ve önemine binaen Boncuk Hanım'ın bu fotoğrafı
Pek denk düştü..


Nazar değmesin diye saymadım.
Varın siz sayın..
Tükenmez kalemlere dayanamıyorum
Ve bu kalemleri para verip de almadım
Desem..
Oradan buradan rica minnet, nazım geçtiğince
Arkadaşlardan falan toparladıklarım.


Hisarönü'nde Kızlarağası Hanı'nda 
İçilmiş bir yorgunluk çayı. 



Meyveli kahve..



Bu da kuru meyvelerle içilen bir kahve.



Çam ağaçları altında
Bol oksijenli, tadı güzel bir kahve.. 



Kulpsuz fincanda içilen bir Türk kahvesi..
Lebleci Hanı deriz hani
Kemeraltı'nda
Fincancılar çarşısı diyende var..
2 Tane aldım görüntüsü pek hoşuma gitti..






13 Mart 2014 Perşembe

Neresi sıla bize neresi gurbet..

Açtım sayfayı tertemiz bir A4 boyutunda ne yazsam kirlenecek dedim. Bugünleri yaşamış birinin içten, samimi, kendinden olan hislerinin, duygularının, düşüncelerinin, dileklerinin, umut ve umutsuzluklarının, üzüntülerinin dile gelmesiyle yıllar sonra okuyan olursa şayet bir tarihe tanıklık edecek.

Dün bir çocuk öldü kuş kadar kalmış bedeniyle uçtu gitti bu dünyadan. 
Yüzyıl sonra mesela okusa birisi 14 yıl yaşamış ne kadar kısa diyecek belki. 

Akşam üstü okuldan dağılan kızlı erkekli çocukların sesleri geldi kulağıma bağıra çağıra birbirlerine bir şeyler anlatıyorlar hepsi bir ağızdan konuşuyorlar, gülüyorlardı. Sonra düşündüm bu çocuklar evlerine gidecek çantalarını bir kenarıya atıp  annelerinin o gün yaptığı yemeğe belki burun kıvıracaklar tost yaptıracaklar annelerine ellerinde kola ve tostla bilgisayar başına geçip facebooka girecekler, şarkı dinleyip eğlenecekler ve gece olunca yataklarına girip uyuyacaklar anne babalarıyla aynı çatı altında..

Ya Berkin'cik o bu akşam anne babasından uzakta yorgan değil toprağın altında uyuyor şu an...........

Yalnızca O'mu peki? 

Bu akşam üstü biber gazından etkilenip vefat eden polis peki? Eşiyle aynı yataktaydı belki dün akşam nöbette değilse şayet. O'na da üzülmüyorsan arkadaş Berkin'e hiç üzülme al takkeni önüne düşün bakalım ölenler kim?

Benim cevabım hazır İNSAN!

Ha görevi, düşüncesi, dini, ırkı farklı olsa da öncelikle insan...
Üzerindeki kendini sembolize edenleri çıkardığında etiyle, kanıyla senin benim gibi insan..

Yok daha fazla  yazasım çok yoruldum 3 günde.

Bunca twit, mesaj, paylaşım, ölüm, kin, nefret, tükürükler saça saça konuşmalar, gündemden uzak doğuda istanbulu görmemiş insanlara İstanbul'a yapılan yatırımları anlatmak, hala oğlum çalmadı, ölüyü seviciliğiyle insanları suçlamak... uzarrrrr gider bu.. Az çok anlıyorsunuz biliyorsunuz hepsini..

Ne zaman bitecek keşke seçimleri bu pazara alsalar da oyumuzu kulalnıp evimize dönsek ve tek derdimizin ertesi günün pazartesi olması olsa...


Neresi sıla neresi gurbet yollar bize memleket.. Yeni Türkü

)



7 Mart 2014 Cuma

bugünlük bu kadar

Zaman güçlenmenin, ayağa kalkmanın saati çoktan geçtiği bir an. Yazacak çok şey var kafamda ama yazım kurallarına takmış durumdayım iki kelimeyi bir araya getiremeyenlerin verdiği sıkıntıdan dolayı. Mesela dahi anlamında ki -de'yi ayıramadığımı, ayırsam da çok zaman google'nin ana sayfasında ki gibi "kendimi şanslı hissediyorum" butonu gibi davranıyorum. Bu kadar mı önemli bu dahi anlamındaki -e {bak burada anlamındaki kelimesinde de kendimi kastım. Doğru mu yazdım yanlış mı? Bilemiyorum..

Daha bir şeyler yazacaktım dağıldı gitti bak yine kafam..Aşağıda ki videoya takıldı gözüm ne kadar da masum, hoş.

Haydi daha sonra yazarım artık..



3 Mart 2014 Pazartesi

Tezhip


Bugün kü işlengecimiz -bu benim tabirim-
Tezhip çalıştığımız malzemeye boya ve aher işlemiydi.
Çeşitli boylarda kestiğim kartonların üzerine
3-4 tatlı kaşığı nescafeyi su ile eritip 
Fırça yada süngerle üzerlerine sürdüm.
Not: Nescafe şekersizdi :))


Kartonlardaki nescafe kuruyunca aher yapmak için
Ki aher yapmak kağıdın korunmasını, saydamlaşmasını sağlıyor.
Yumurta akını şap ile çırpıp hazırladım
Ve yine sünger yardımıyla üzerine sürdüm.
Dediğim gibi bu sayede hem kağıt korunmuş oluyor
Hem de çizim boyanırken saydamlaşma sağlanıyor.
Şimdi kartonlar bir köşede kurumaktalar.






27 Şubat 2014 Perşembe

Bir gün..



Aslında bu  daha tam bitmemiş bir çalışma
Hani nasıl desem %30'u tamam
Tezhip kursum 2 haftadır hız aldı
Şimdi fotoğraftaki ekran karşısında solda kalan 
Beyaz zeminler astar üzerine renkler gelecek
Hocam renk konusunda bir şey söylemedi 
Artık haftaya öğrenicem.



Kurs çıkışı kendime bir kahve ısmarlayayım dedim.
Göztepe sahilde.



Evimin yakınında yolumun üzerinde boş bir arsa var
Eve dönerken oradan geçiyorum bazen 
Ve açmış olan kır çiçeklerini topluyorum hep
Öyle papatya falan yok ama işte 
Yeşillik olsun evde.. 

Bugünün şarkısı da 
Angus and Julia Stone'den
Bugün yol boyu hep dinledim..
 





24 Şubat 2014 Pazartesi

buralardayım

Uzun zaman oldu yazmayalı. Hiç açmadığımdan değil hergün açıp bakıyorum, okuyorum takip ettiğim blogları. Sadece benim canım yazmak istemedi sanırım. 
Kurslarıma devam ediyorum. Lar derken 2 taneydi bir tane daha eklendi ama bu eğitim programı.
Kadının İnsan Hakları Eğitim Programı. Kadının sokakta, evde, kocasının yanında, aile içinde, çalıştığı iş yerinde, yaşadığı toplumda, ülkesindeki haklarının neler olduğunu anlatan bir eğitim programı. 
Bu arada tezhip kursum devam çizimlerimde hala tam iyi olmasam da yaprak çizmeye devam. Yunanca'ya gelince 1.kurumuz bitti 2.kura başlıycaz hazitran sonuna kadar sürecekmiş uzun bir kurs dönemi bekliyor beni. 

Bakalım kolay gelsin bana..

Bu arada klibi sonuna kadar izleyin derim...



13 Ocak 2014 Pazartesi

Hediyelerim geldi...


Sayfasını okuyup 1 boyunca  yaptığım yorumlar 
Sonucunda hak ettiğim hediye kitabım bugün ulaştı elime.
Yarın ilk işim okumaya başlamak olucak..


Veeeee....
Esktra gelen hediyemde bu...

Mehmet bey, 
Yunanistan ve yunancaya, şarkılarına olan ilgimden dolayı
Düşünmüş ve Yunanistanı tanıtan çok güzel fotoğraflar ve
4 tane de yunanca şarkılar cd'sini düşünmüş
Gerçekten çok ince düşünülmüş bir hediye oldu bu..
Paket gelipte açtığımda yüzümde oluşan gülümsemeyi görmeliydiniz..

Mehmet bey, 
Tekrar çok teşekkür ediyorum
Kitap ve bu güzel hediyeniz  için..
Yazılarınızın devamını diliyorum..

Sağlıkla, huzurla güzel bir yıl geçirmenizi diliyorum.

Teşekkür ederim..





31 Aralık 2013 Salı

İyi yıllar..


Yeni yılımız,
Kutlu, mutlu, sağlıklı, huzurlu
Sevdiklerimizle beraber
Yağan yağmurun ardından hemen açan
Güneşin o gülen, ısıtan 
Sıcaklığında geçsin..

2014
Geldi hoş geldi..

21 Aralık 2013 Cumartesi

Kordonboyu seyrine düştüm..


Nasıl geçecek, nasıl olacak derken sınav stresiyle geçti bir hafta,
Hoş bu haftam daha yoğun geçecek desem...
Sanki fırtınalı bir denizde 
Boyumu aşan dalgalar karşısındayım..
Diliyorum aşarım bu dalgaları..


İşte Yunanca kursu sınav sonucum
Bu ara sınav bir kaç daha sınav olup 
Bir de büyük sınava giricez..
Bu şimdi ilk sınav ve kolay değildi
90 aldığımdan değil havam ha bilesiniz
İlkokula başlayan çocuklar gibi
A, b, c öğrendim 
Bir deyişle Alfa, vita, zita, gama
Boru mu yunanca harfler bambaşka
S harfi mesela biz de bir tane yazılışı var
Ama Yunanca da bambaşka 
Mesela S harfi Yunanca'da Σ işareti büyük harfle yazımı
Küçük harfle yazmak isteyince başta,ortada ve sonda yazılışı farklı
Başta ve ortada σ sonda ise ς bu şekilde..
Ya da şu Ξ bu sembolde bir harf Psi sesi veriyor
Ve küçük harfle yazımı da şöyle ξ
İşte Yunanca böyle bir dil ş, ü, ö, y hele ğ harfleri yok
Artık bir kaç harfi birleştirip yapmışlar öğreniyoruz..
Güzel ve zevkli aslında neden yunanca diyenler oluyor
Bir de Çince, Rusça öğrenseydin diyenler var ki
Benim ilgim var Yunanca'ya 
Şarkılarını severek dinlediğim bir dil 
Hem İzmir'de olup Yunanca dili duymadan büyüyen var mı?
Varsa da İzmir'li değildir onlar
  :))






 Konak Pier'den görünüm
Fakat bahardan bu fotoğraf 
Paylaşmak istedim..



Kordon boyu seyrine düştüm..
Kordon boyunun değişmeyen taşları..










13 Aralık 2013 Cuma

Yılbaşı kartları





Bir yılbaşı kartpostal kartı yapımından bahsetmiş sayfasında
Hemen ben de yapayım dedim..

Beğendiğim bir kaç yılbaşı resmini flash belleğe atıp
Kırtasiyede çıktı aldım..

Sonra da bol simle süsleyip, yazıp hazırladım..
Yarın postalanacaklar..

Nereden buldun derseniz şayet,


Yılbaşı şarkımızda 

Dean Martin - Let it Snow! 






5 Aralık 2013 Perşembe

Bugünlerde..


Bugünlerde böyle bir hâl içindeyim..
Tezhip çalışıyorum..
Başıma iş mi aldım tatlı bir bela mı?
Bilemiyorum..
Ama bildiğim şu;
Hani beni zorlasa da biraz
Çok zevkli çok güzel bir uğraş..
Kafam dinleniyor,
Ruhum dinleniyor,
Kendime geliyorum..

Sizi güzelleştiren içinizi rahatlatan
Böyle uğraşılarınız varsa asılın onlara derim..
Siz bırakmadıkça onlar da sizi bırakmaz,
Ve böylece kafa rahat,
Devam edersiniz hayatın türlü sıkıntılarına karşı..

 
 
Ah bu arada öyle hızlı tempolu şarkılarla çalışılmıyor,
Açtım Zeki Müren'in 
Teee 1965 yılında yayınlanan bir radyo programını
Yavaş yavaş, usul usul çalışıyorum...



26 Kasım 2013 Salı

Dünya yeniden dönüyor..

Siz hiç,

Acınız varken, içiniz şimdi ne olacak kuşkusu yaşarken karşınızdakinin kendi acısını sanki acıyı yaşayan dünyada bir tek kendisiymiş gibi davranıp sizin acınızı, şimdi ne olacak kuşkunuzu görmezden gelip anlatan birisinin karşısında gözyaşlarınızı zor tuttuğunuz oldu mu?

O anda,

Bişi olsa keşke çekip gitsem şu ortamdan diye hani en fazla deprem olsa keşke diyecek kadar korkuyu dilediğiniz oldu mu?

Sizin,
sıkıntısını yaşadığınız bir konuma sahip olup hala şükretmeyen birinin karşısında çaresizce dnleyip onayladığınız ama sıkıldığınız oldu mu?

Benim oldu,

Zor tuttum kendimi,
İçime akıttım gözyaşlarımı..

Ve sonra dedim ki kendime,

Dünya yeniden dönüyor...
Redd


21 Kasım 2013 Perşembe

ελληνικά ellinika yunanca demek..


Yunanca müzik, evler, adalar gibi merakımı bilen dostlarım vardır
İzmir'liyim malum suyun öte yanı bizim için
Hani ailemden Selanik göçmeni olmasa da
-Göçmenlik var da selanik değil-
Küçüklükten gelen bir merak bende işte..
Şarkılarını dinlemeyi severim
Anlamlarını bilmesem de ezberlediklerim bile var içlerinde
Bu seneYunanca dil kursuna başladım
Yalnız yeniden alfabe öğreniyorum
Alfa, vita, gama 
İlkokul 1.sınıf çocuğu gibiyim
O sembolleri ezberliyorum 2 haftadır..

Haydi bakalım hayırlısı olsun...


20 Kasım 2013 Çarşamba

Dengeli beslen, bol bol dua et ve çok ama çok sev..








Ye, dua et, sev filmi furyası vardı bir kaç sene önce önce kitabı çıktı sonra da filmi hani Julia Roberts oynamıştı başrolde her fotoğrafında farklı çıksa da hani liseli kızlar gibi ayılıp bayıldığım Javier Bardem ile oynamıştı. 

Brezilya müzikleri dinlemeyi seviyorum hele bu şarkı filmi izlerken duyduğum anda keşke başta çalaydınız dedim çünki ortalarda duymuştum Javier Bardem arabasındaki kaseti değiştirmek için çabalarken bir anda kaza yapıp bisikletle gezen Julia Roberts'a çarpmıştı..

Aslında burada anlatmak istediğim ne film ne de başka bir şey. Şarkıyı dinliyorum dinlerken bana düşündürdüklerini, kafamdan geçenleri yazıya döküyorum pardon tuşlar yardımıyla ekrana yazıyorum..  





Bir fotoğraf koydum yazıya işte o fotoğrafa bakıp şarkıyı dinleyip şarkının bana getirdiği hoş esintileri hissetmeye çalışıyorum.. 

Ne diyecektim ha, film ye dua et sev di ya hani güzel sözler aslında..Hayatta bunları yapabilen kişi sağlıklıdır ya da sağlığı garantilemiş değil midir ?

Yiyelim içelim dostlar yaın ne olacağımız belli değil demez miyiz ? İnsanoğlu işte karnı doydumu aklı çalışır hele bir de şükretmesini biliyorsa ki o zaman geriye ne kaldı ki ? 

Sevmek elbette ? Aşk'la hem de ister bir erkek yada kadın olsun ister çocuk tabiat herşey..
İnsanoğlunun somutluktan çok soyut olarak da doyurulmasına ihtiyacı var çünki.

Toparlamam gerekirse yiyelim, içelim, sevelim ama şükretmesini, teşekkür etmesini de bilelim a dostlarım...

18 Kasım 2013 Pazartesi

Çilekler, kirazlar ve baharda bir meleğin öpücüğü



Vakit,
Akşam üzeri hani bir alacakaranlık olur
Güneşin battı batacağı zaman
Ne aydınlık ne karanlık
Bir ağırlık havada
İnsanlarda bir durgunluk,
Sanki ağır çekimde hayat..

Bir adımlık yol mesafesinde 
Katedilemeyen, aşılamayan, çözümlenemeyen
Tüm problemler gelir oturur yüreğine..

Hani kredi kartının limiti kalmamış,
Maaş tükenmiş,
Elektrik parası yatmamış,
Ne ki bunlar ?
Akşama ne pişirsem ?
Yarın ne giysem ?
Saçımı yıkasam mı ?
Eve ekmeği bir tane mi yoksa iki tane mi alsam ?
Bu bile çözülemeyen her akşam yinelenen
Bir döngü..

İşte o alacakaranlık gibi bir vakit
Yolda bir an durup akıp giden
Trafiğe, insan seline, kuşlara, kedilere, bulutlara
Baka kalıp bir an mutlu olursun
İnsan olduğuna,
Sağlıklı ve  huzurlu olduğuna.

Sonra önündeki bir taşa vurur
Siktir edersin aklından, hayatından
 Seni üzenleri..


17 Kasım 2013 Pazar

Bir küçük tohum attım içime yeşerir umudum


Bu benim 1000. yazım.

1000. iç döküşüm, kendimden bahsedişim..

Çok zaman yazmadan sildim,
Taslaklara attım yayınlamadım bazı iç döküşlerimi..
O an yazmak iyi geldi yayınlamak istemedim.

41 yaşından gün aldım ben Çarşamba günü..

Yaşgünümün ertesi günü uyanınca
 41 yıl boyunca yaptıklarım, yaşadıklarım
Uçup gidecek sandım..

En çok da mutlu olduğum anları hatırlayamazsam diye korktum.
Mutsuz, ümitsiz, çaresiz, sıkıntılı, boğulurcasına yaşadığım
Hani itiraf edeyim bazen de ölmek istediğim anlar silinsin isterdim
En fazla..

Ama olmadı biliyor musunuz..

Şimdi tekrar hayatı tanıma telaşındayım,
Bir küçük tohum attım içime yeşerir umudum
Büyür beni aşar ferahlatır, kendime getririr, dinlendirir, büyütür.

Her ağacın özlemi bahar değil midir
Ben baharı bekleyemem kendimi hergün 
Bahara uyanmaya programladım..

1000.yazıma yaş günümü yazmak değer dedim..
Ve bana hediye gelen bir şarkıyla 
Kutladım.. 










27 Ekim 2013 Pazar

Başımı üstünden çekin gölge yapıyor..







 


Günler uzun geliyor bana derken şu saatlerin geri alınmasıyla kısaldı birden..
Saatlerine geri alınması tasarrufmuş iyi de neyin tasarrufu ?
Akşam saat 5'te ışıkları açacaksak bu neyin tasarrufu ?
Sabah karanlık oluyorsa o zaman mesai saatlerini değiştiriverin nasılsa olsa güç sizde değil mi?

Şarkı çok güzel yola devam diyor...
Evet herşeye rağmen hiç durmamacasına, ölmemecesine..
Sonuçta ölüm de bir yol değil mi ? 
Keşke yola çıkarken ölüme giderkenki gibi  bir şey götürmeden gidebilsek..