ölüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ölüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
27 Ekim 2013 Pazar
Başımı üstünden çekin gölge yapıyor..
Günler uzun geliyor bana derken şu saatlerin geri alınmasıyla kısaldı birden..
Saatlerine geri alınması tasarrufmuş iyi de neyin tasarrufu ?
Akşam saat 5'te ışıkları açacaksak bu neyin tasarrufu ?
Sabah karanlık oluyorsa o zaman mesai saatlerini değiştiriverin nasılsa olsa güç sizde değil mi?
Şarkı çok güzel yola devam diyor...
Evet herşeye rağmen hiç durmamacasına, ölmemecesine..
Sonuçta ölüm de bir yol değil mi ?
Keşke yola çıkarken ölüme giderkenki gibi bir şey götürmeden gidebilsek..
8 Temmuz 2013 Pazartesi
Ben ölmeden önce
Sıcaktan bunalmış kendimi atmışken balkona nereden esti kafama
bilmiyorum ama birden ölüm geldi aklıma.
"Dur daha yaşın geç aman sende
nasıl bir düşünce bu böyle?" demeyin
İnsanoğlu işte başladımı düşünmeye
Daldan dala konan kuş misali
O düşünceden o fikre
Yıllar önce yaşanmış
bir an'dan hayallere kadar uçar gider..
Neler geldi aklıma
Oysa
ölsem mesela neler kalacak geriye
2 bluz, bir etek bir de hiç giyilmemiş
bir çift ayakkabı ve terliğim var.
Birde neyle takacağımı düşünmeden
aldığım 1 kolye bir de minik bir küpeyi düşündüm. Kitaplığımda hala
okunmamış bir kaç kitap ve bunlara bakmadan almam gereken bri sürü
kitap. Yazmakta istiyorum mesela bir defter aldım kendime yanımda
taşıyıp notlar almayı planlıyorum metroda, çay bahçesinde..
Görmek istediğim bir iki yer vardı fotoğraflarına baktım gidemesemde.
Buzluğa
bezelye attım kış için geçen seneden de bir poşet barbunyam var havuçla
pilaki yapmayı düşündüğüm.
Allah'tan taksidim yok ama kredi kartı borcum
var.
Kalbini kırdığım birileri var mı bilmiyorum varsa da haklarını helal etsinler
Ölümlü dünya olan burda kalsın.
Beni kıran varsa da helal olsun..
3 Ocak 2013 Perşembe
Bugünden..
Kapı önüne atılmış
Sandalyelerde oturan erkekler dağıldı önce
Sandalyelerde oturan erkekler dağıldı önce
Sessizce..
Evden kapı önüne inen kadınlar
Oturdular sandalyelere.
Oturdular sandalyelere.
Bir müddet sessizlik çöktü sokağa
Başlar önde,
Birbirine baksalar da
Yüzler bembeyaz, gözler kırmızı.
Yüzler bembeyaz, gözler kırmızı.
Sokağın başında görünen ilk arabayla
Ayaklandı tüm kadınlar
İşte o anda
Bir feryat koptu o sessizliği bastıran
Bir feryat koptu o sessizliği bastıran
Feryatlar, bağırışmalar, gözyaşları
Birbirine karıştı.
Birbirine karıştı.
Eller, ayaklar boşaldı o anda
Kimisini tutan oldu, kimisi yere kapaklandı
Kimisini tutan oldu, kimisi yere kapaklandı
Kimi arabayı yumrukladı,
Kimisi kendini tutanı
Kimisi yerleri..
Bu manzara karşısında
Tüm kadınlar ağlamaya başladı birden
Kimisi kendini tutanı
Kimisi yerleri..
Bu manzara karşısında
Tüm kadınlar ağlamaya başladı birden
Erkekler kederli bir yüzle önlerine baktılar..
Ve
Cenaze
Cenaze
Defnedilmek üzere
Giderken mezarlığa doğru,
Giderken mezarlığa doğru,
Gözyaşları içinde
Yanındakinin kim olduğuna bile bakmadan
Birbirine sarıldı tüm kadınlar...
Gözyaşlarını yemenilerinin ucuyla silip
Okudukları dualar
Feryatlara karıştı..
Okudukları dualar
Feryatlara karıştı..
12 Kasım 2011 Cumartesi
Kayıp
Mağlubiyet tatmak,
Herşeyin en güzelini hak ettiğini düşünüp bir çırpıda yitirivermek.
Hani nasıl bir şımarıklıksa hepsine sahip olma isteği.
Olmayınca olmuyor işte.
Hani yere oturup tepinsen de, ellerini vursan da yerlere
Geri gelmiyor gidenler, yitenler..
Bir acı kalıyor geriye boğazında, göz kapaklarında şişlikler.
Geriye kalan anılar hafızalardan silinmesin istenen
Dünya gözüyle gördüklerini kıskanmak
Göz kapayınca kavuşabilmek sevdiğine...
19 Eylül 2011 Pazartesi
Suçlu sonbahar mı?
Pimini çektim elimdeki bombanın ve fırlattım havaya
Son zamanlarım artık
Geriye dönüş yok
Toparlanamayacak hiç bir şey...
Dağınıklığı düzeltmek boşuna gereksiz bir çaba olur artık
Bombanın yere düşene kadar geçen süresinde.
İlk defa ama ilk defa ölümü düşündüm.
Kendi seçtiğim bi şekilde.
Hani en az acısı hangisi olabilir diye.
Pişmanlık süresi vermeden bana en hızlı şekilde bi defada..
Çözüm yok mu var elbette...
Süre az pimini çektim elimdeki bombanın
Ya elimde patlayacak
Ya da atıp ileriye düşme süresinde olup bitecek her şey...
4 Şubat 2011 Cuma
"Yaradandan ötürü sevdim" pehh...
Diriye saygısı kalmamış insanlardan, ölüye saygı beklemek çok aptalca geliyor bana.
Nasıl vefat ettiyse etti.
Sana ne ?
Hem nerden bilebilirsin ki kimin iman üzere öleceğini kimse bilemez.
Sen senelerce çıkma evinden tv izleme kimseyle konuşma günaha girmemek adına !
Namazlarını kıl, tespihini çek,
Ama son anda ölürken şehadet kelimesini yerine getirme.
Hah noldu bunca zaman yaptığın ?
Ben de bilemem bana da laf düşmez aslında.
Ayıptır ya son nefesinde birinin nasıl öldüğünü kurcalamak.
Senin nasıl öleceğini kim bilebilir ?
Hatırlıyorum mesela '99 depreminde çıkıp ta birileri ee oralarda bi takım içkili partiler veriliyordu, zina yapılıyordu işte bu yüzden deprem oldu deyip bir de ellerinde pankartlar "7,4 yetmedi mi" diye dolanmalar.
İşte benim gözümde sen de sıfırsın arkadaş.
Senin imanın orada gitti bence.
Hani senin "Yaradandan ötürü sevdim" lafını beğenmen nerede kaldı ?
Hadi be git işine cuma vakti günaha sokma beni...
20 Ocak 2011 Perşembe
Ölüm ve yaşam
Bugünlerde
Kendimden hiç de beklenmeyen,
Kendime yakıştıramadığım
Bi takım davranışlar görmekteyim.
Bugünlerde
Kendimden beklenmeyen sözcükleri cümle içinde
Hem de o anın içinden kurtulmak istercesine
Anlamlı bir dizi haline getirmeye çalışırken yakalıyorum.
Bi takım sözler veriyorum oysa tutmayacağımı bile bile
Kafa sallıyorum verilen nasihatlara uymayacağımı bile bile
Uymadı demi şimdiye kadar aklınızda şekillendirmeye çalıştığınız kişiye,
Hoşunuza da gitmedi mesela bunca zamandır tanıdığım sen miydin diye,
Diyebilirsiniz ilk başta niye göstermedin bu yönünü diye ?
Ben de bilmiyordum ki....
Diyorum ya bugünlerde oldu bu
Verdiğim bi takım sözlerim vardı benim
İçimdekini acıtanlara karşı batan kıymıkları temizleyeceğim diye
Verdiğim sözlerim vardı benim kendime değil daha büyük birine.
Peşimi hiç bırakmayan bi düşünce var aklımda
Sürekli dönüp dolaşıp bir yerde çıkıveriyor karşıma
En kalabalık içinde,
En yalnız kaldığım da...
Biraz önce yine geldi o düşünce aklıma.
Dışarıdaydık eve geldik bahçe dolunayın etkisiyle sanki ışıklar içinde
Arka bahçeye yürüdüm
Kurumuş kavak ağacı ona inat yemyeşil mandalin ve limon ağacı
İşte bu olsa gerek dedim bana yaşamı hatırlatan
4 metrekarelik bir toprakta
Yan yana duruyor kurumuş ve yemyeşil kalmış iki ağaç...
14 Eylül 2009 Pazartesi
AKLIMA NE GELDİ?
AKLIMA NE GELDİ BİLİYORMUSUNUZ?
YURDUMDA HER ŞEY PAHALI
AMAA
BİR TEK ÖLÜM UCUZ !
HEM DE ÇEŞİT ÇEŞİT NASIL İSTERSEN.
YURDUMDA HER ŞEY PAHALI
AMAA
BİR TEK ÖLÜM UCUZ !
HEM DE ÇEŞİT ÇEŞİT NASIL İSTERSEN.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)