22 Ekim 2010 Cuma
Günaydınnnnn
Bir baş ağrısı ki sabah sabah kalktığımda
Rahmetli Babaannem
"Cuma günleri başım ağrıyor deme, yoksa tüm hafta ağrır başın" derdi.
Sanırım geceleri başım açık kalıyo üşüyorum
Kış geldi ya şimdi ben yorganı başıma kadar çeker öyle yatarım.
Gerçi yazında çarşafı çektiğim olur özellikle kulağımda vızıldayan bir sivrisinek varsa
Saat : 11 olmuş öğlene kuzenim gelicek işyerinden yemeğe
Ne istersin dedim yemek var yanına bişiler yapayım
Kahvaltı yapalım dedi.
Çayı koyayım o demlenip kokusu tüm evi sararken
Bir yandan da Ahmet Ümit'in Bab-ı Esrar adlı kitabını okuyayım biraz
Yumurtalar haşlanmalı
Ekmek dilimlenip üzerine biraz yağ ve kaşar takviyesiyle fırına verilmeli
Kahvaltıdan sonra da Eşimin lekeli bi ceketi için
Leke çıkarma operasyonu yapmalıyım
Birikmiş çamaşırlar çok makinaya atılmalı
İş çok laf da çok bende maşallah
Hadi bakalım işlere koyulmalı.
Sabah ola, hayrola
Yaparım ben hatalar bazen.
Cin gibi görünsem de.
Mekanik konuları seviyorum mesela
Bir şeyleri söküp takmayı
Kapı kilidi, kumanda, tesisat tamiri gibi..
Mesela eğri tabloları hiç sevmem
Neresi olduğu fark etmez gider düzeltirim
Biliyorum çünki o mekandan ayrılınca
O tablo kalacak gözüm önünde
Yiyip bitiricem niye değiştirmedim diye kendimi.
Ama bunca dönen çark içinde bir kırık dişlim var
Tam yolunda giderken bişiler
O kırık dişliye gelince makinada düzen bozulur.
Yaylar kopar, hayattan uzaklaşır
O kırık dişli yerine ben geçerim.
Mesela
Karşımdakine söylemem gereken bir şeyi o anda diyememek gibi.
Nutkum tutulur, dilim dolanır
Susarım.
Şimdi yine oldu bişi birine demem gereken bi söz var
Diyemedim
Bekliyorum uygun anı kolluyorum erteliyorum
Kendi kendimi yiyip bitiriyorum
Sözü eden etti uyuyor şu anda yatağında
Fosur fosur bende gözler tavanda
Nası dicem düşüncesi kuyularından çıkma telaşında
Yarın dicem yoksa kafayı sıyırıcam.
Hadi bakalım
Sabah ola hayrola..
Cin gibi görünsem de.
Mekanik konuları seviyorum mesela
Bir şeyleri söküp takmayı
Kapı kilidi, kumanda, tesisat tamiri gibi..
Mesela eğri tabloları hiç sevmem
Neresi olduğu fark etmez gider düzeltirim
Biliyorum çünki o mekandan ayrılınca
O tablo kalacak gözüm önünde
Yiyip bitiricem niye değiştirmedim diye kendimi.
Ama bunca dönen çark içinde bir kırık dişlim var
Tam yolunda giderken bişiler
O kırık dişliye gelince makinada düzen bozulur.
Yaylar kopar, hayattan uzaklaşır
O kırık dişli yerine ben geçerim.
Mesela
Karşımdakine söylemem gereken bir şeyi o anda diyememek gibi.
Nutkum tutulur, dilim dolanır
Susarım.
Şimdi yine oldu bişi birine demem gereken bi söz var
Diyemedim
Bekliyorum uygun anı kolluyorum erteliyorum
Kendi kendimi yiyip bitiriyorum
Sözü eden etti uyuyor şu anda yatağında
Fosur fosur bende gözler tavanda
Nası dicem düşüncesi kuyularından çıkma telaşında
Yarın dicem yoksa kafayı sıyırıcam.
Hadi bakalım
Sabah ola hayrola..
21 Ekim 2010 Perşembe
İzmir'in havası
Böyle kararsız havaları sevmiyorum
Açayım mı açmayayım mı?
Yağayım mı yağmayayım mı?
Ne bu böyle ya...
Dışarı çıkıcam kapalı ayakkabı giyim diyom
Ama hava da bi güneş
Dilini çıkarırcasına dalga geçiyor benimle
Bu kararsız havaya uymam ben
İlla ki aykırı olmalıyım.
Giyerim yazlık bi ayakkabı bu seferde
Kaldırım kenarında arabalar ıslatır beni
Uymuycam sana
İzmir'in havasıııııııı.....
Kahpe karı havasııııııı.......
Açayım mı açmayayım mı?
Yağayım mı yağmayayım mı?
Ne bu böyle ya...
Dışarı çıkıcam kapalı ayakkabı giyim diyom
Ama hava da bi güneş
Dilini çıkarırcasına dalga geçiyor benimle
Bu kararsız havaya uymam ben
İlla ki aykırı olmalıyım.
Giyerim yazlık bi ayakkabı bu seferde
Kaldırım kenarında arabalar ıslatır beni
Uymuycam sana
İzmir'in havasıııııııı.....
Kahpe karı havasııııııı.......
20 Ekim 2010 Çarşamba
Ben geldim
Vallaha geldim.
Hiç gitmemiş gibi değilim
Blog sayfama bir baktım ki
Offff o kadar çok yazı birikmiş ki
Okunacak falan...
Hiç boş durmamışsınız sevgili blogdaşlarım
Her gün bu kadar yazıyoruz ya
Düşünüyorum para verseler yazmamamız için
Yine bu kadar coşkulu, dolu dolu yazar mıyız ?
Neyse Ankara'ya gittim geldim.
Çok güzel geçti.
Önce soğuktu cumartesi günü çok üşüdüm
Bu ne yaa 06 olduğu için mi dedim.
Eh sonra biraz hafif nezle olarak hava durumuna alıştı vücudum
Kardeşim, eşi ve yeğenimle çok hoş günler geçirdik
Yine bu sayfadan güzel dostlarla buluştum, karşılıklı konuştuk güldük
Sevgili Leylak Dalı , Sevgili Funda, Sevgili Deniz
Yalnız Deniz'cim benim balık hafıza devreye girdi ismini ve şeker halini hatırlıyorum ama blog ismin uçtu kafamdan :(
Sonra liseden sonra hiç görüşmediğim sınıf arkadaşımla da bulduk birbirimizi
Tam 18 yıl sonra O'nunla da güzel bir gün geçirdim.
Yalnız ahdım kaldı Kızılay Meydan'ında bi dayak yiyemedim ya hahahaa
Giderken sisler içinde girdiğim Ankara'yı
Dönüşte bu sefer kara bulutlar içinde terk ettim.
Ve bu yüzden bir daha özellikle bir daha kış ve akşam karanlığında uçmamaya karar aldım.
Yalnız dönüşte uçağa binmeden pilota attığım göz ve öpücük işe yaradı
İzmir üstünde çok hoş bir tur attık.
Hava açık olduğu için tüm körfez ışıl ışıl harikaydı...
8 Ekim 2010 Cuma
Şiirimsi
Oda da bir koltuk
Elinde şarap kadehi erkeğin.
Gün batımı ışıkları
Vuruyor odanın duvarına
Panjurların arasından
Ve
Kadın ayakta
Üzerinde beyaz bir elbise
Saçlarını salmış
Elinde şarap kadehi
Bir o yana bir buyana sallayıp başını
Tempo tutuyor şarkıya.
Bundan daha hoş ne olabilir ki ?
5 Ekim 2010 Salı
Gidiş 9 Ekim 2010 saat : 07,00 İzmir ADB - Ankara ESB
Son bir kaç gün.
Çok heyecanlıyım çok.
Bu haftam çok yoğun geçecek demiştim.
Dün temizlik yaptım, bugün biraz daha az işlerim
Yarın yaprak sarıcam, börek yapıcam
Perşembe günü yaklaşık 16 kişilik bi kahvaltı sofrası kurucam
Liseden arkadaşlarım geliyor.
Cuma günüde valiz hazırlığı,
Eşime ben yokken giyeceklerini hazırlamakla geçer
Cumartesiiiiiiii
Sabah saat 07,00-de İzmir Adnan Menderes'ten Ankara Esenboğa'ya uçucam.
Daha önce Ankara'ya gitmiş 2 gün gibi kısıtlı bi zamanda gezmeye çalışmıştım
Şimdi biraz daha uzun kalıcam 10 gün yokum.
4 Ekim 2010 Pazartesi
2 Ekim 2010 Cumartesi
4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü
Katilim Kim ?
Havada - Karada - Suda ?...
4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü Etkinliği nedeniyle,
3 Ekim 2010 Pazar günü Türkiye çapında eş zamanlı olarak yapılacak olan etkinlik merkezlerimizin bilgileri aşağıda yer almaktadır.
Haytap'a üye olsun olmasın herkesi destek vermeye bulunduğu bölgedeki etkinliğe mutlaka çağırıyoruz.
Lütfen etkinliğe evinizdeki kedi ve köpekleri GETİRMEYİN.
Basının ilgisi vereceğimiz mesajımız dışında başka bir yere dağılmasını kesinlikle istemiyoruz.
Marka hayvanların reklamını değil havada , karada ve suda sahipsiz ve güçten düşmüş tüm hayvanların hakkı için toplanıyoruz.
Aşağıdaki linkte bulunduğunuz ilde 3 Ekim 2010 Pazar günü toplanılacak yer ve saat bilgileri yer almakta desteğinizi bekliyoruz.
Ben de İzmir'deki etkinlik yerinde olucam !
Etkinlik Merkezleri
1 Ekim 2010 Cuma
Osuruk sesi
Öyle filozof ayarında laflar beklemeyin benden derim.
Ne hayatın anlamını çözebilmişim
Ne de yaşamış gibi bir şeyleri
Bir iki laf geveleyip ağzımda tükürüp yere
Bırakıp ardımdan gidecek kadar..
( Ne dedim ben biraz önce ? )
Ama anladığım, bildiğim şu bi gerçek ki,
Ne olursa olsun, ne yaparsam yapayım
Bazılarına yaranamıyoruz.
Hayır bizim eksik yaptığımızdan değil
Karşımızdakinin isteklerinin çokluğundan,
Doyumsuzluğundan
Nedense hani şu meşhur deve diken hikayesinden dolayı
Elimizden geleni yapar ardına koymayız
Yeri gelir sırtını sıvazlarız
Yeri gelir üç beş lira sıkıştırıveririz cebine
Yemeyi olmaz verirsin yedirirsin
Giysisi olmaz giydirirsin
Evine gelir hoş karşılarsın
Ama görünür mü onlar ?
HAYIR.
Hem de hiç.
Nedense hiç teşekkür alınmaz
Bekleme teşekkür demeyin Allah aşkına
Hepimiz şurada biz bizeyiz
Hepimiz bekleriz
Bir tebessüm, bir dua, bir teşekkür
Ama elinize geçen nedir diyim mi onu size
Hani kalabalıkta kimse duymasın diye binbir zahmetle
Çıkartılan osuruk sesinden daha da kısık
Bir ses vardır çok zorlanırsınız ses duyulacak diye ödünüz kopar
Ama çıkartınca da rahatlarsınız "Oh be kimse duymadı" diye
İşte böyle bi ses tonuyla "Sağol"
Ben sana elimi, kolumu, sıkıntını paylaşacak zamanımı aklımı vereyim
Sense bana osuruk kadar bile çıkmayan bir fısıltı
Hadi git işine..
Hükümsüz
İlla yazmam mı gerekiyo
Ki
Çünki bir şey yazasım yok bugünlerde.
Ha öyle sancı falan çektiğimden değil
Yaşamam gereken çok şey var
Zor geliyo yapmak, yaşamak
Üstünden yaşıyorum her şeyi derine inmeden.
Merdivenimi kaybettim hükümsüzdür.
Önemli not:
Belki yüzkere yüzbinkere uğraştım
aslında yayınlamak istediğim Malt'tan bi bu şarkı değildi
Redd - Dünya
şarkısını
yayınlamak istedim ben
ama uyuzluğu tuttu sitenin.
İşte link bi tık lütfen
Buradan dinleyebilirsiniz
Önemli not:
Belki yüzkere yüzbinkere uğraştım
aslında yayınlamak istediğim Malt'tan bi bu şarkı değildi
Redd - Dünya
şarkısını
yayınlamak istedim ben
ama uyuzluğu tuttu sitenin.
İşte link bi tık lütfen
Buradan dinleyebilirsiniz
30 Eylül 2010 Perşembe
Eteğini kaldır mayın var
Bi kaç gündür çok boşladım sayfamı.
Yazacak kayda değer bişey olmadığından,
Aklıma bişey gelmediğinden değil
Oysa öyle bomba olaylar yaşıyorum ki
Mayınlar arasında dolanıyorum ki
Eteğimi kaldırıp dolanıyorum
Basmadan, patlatmadan geçmek gerektiğinden
O mayınlardan birisine basarsam vay halime
Tüm dikkatimi bunlara verdiğimden
Bayağı bi dikkatsizim başka şeylere karşı.
Diye yazmışım şu yukarıda ki satırları geçen gün.
Şimdi vakit geçti ama o bombalar hala patlamadı
Bekliyorum,
Anlayın yani o kadar karışık ki kafam
Sayfama girip yazı yazayım demişim sonra da vazgeçmişim
O da ne bi baktım tam 5 tane taslak halinde yayınlanmamış yazılar.
O kadar değişik ruh hali içinde yazmışım ki...
26 Eylül 2010 Pazar
Kış hazırlıkları 1
Yarın iş çok,
Yani pazar günü.
Armut domat alınacak 20 kg.
Tarla domatı olmasına,
Çürük olmamasına dikkat edilecek.
Bir de kavanozlar çıkarılıp yıkanıcak
Yeni kapaklar alınacak.
Sonra da Eltime gidilip
Hem O'nun 20 kg. domatı sıcak suda bekletilip soyulup
Rondodan geçirip pişirilip kavanozlara doldurulacak,
Ardından da kendi domatlarıma aynı işlem yapılacak.
Şişe domatı yapıyoruz,
Biraz zahmetli gibi görünse de
Kışın öyle bir işe yarıyor ki...
25 Eylül 2010 Cumartesi
uyku hali
Yok bi diyeceğim bu gecelik
Uykum var hemde çokkk.
Hadi size hayırlı geceler
Son kalan ağustos böceklerinin sesleri karışsın düşlerinize.
İyi uykular
24 Eylül 2010 Cuma
Yaramaz kız
Bazen çok konuşurum ben kendi kendime
E sus demi kızım ne gerek var fazla konuşmaya
Sağda solda lak lak peynir gemisi yürütmeye
Bi sus Allah aşkına yaaa
Ama yok dinlemiyor ki içimdeki yaramaz kız beni
Ellerini yumruk yapıp, başını da dik dik kaldırıp
Vuruyor da vuruyor tek ayağını yere
Dudaklarını da büzmüş
"Bana ne bana ne konuşucam işte" diyo
Şeytan diyo
Çek kulağını, çarp ağzına bi tane
Hayır bi sussa dinlese beni
Ne kulağının çekilmesine gerek kalacak
Ne de o tokadı yemesine
Ama nerdeeee
Aldım karşıma oturttum bi gün
"Kızım" dedim
Yine dudağını büzer, başını dik dik kaldırır gibi oldu
"Olmaz böyle,
Millet aç kurtlar gibi salyaları aka aka,
Pençelerini taşlara bileye bileye bekliyorlar kapılarda
Bir kan kokusu yeter
Beyinlerindeki en akla hayale gelmeyecek fantezilerini uyandırmaya,
Sürü halinde gezerken bir de bakarsın bir birlerini satarlar bunlar.
Sen daha A demeden çoktannn görürsün Z'yi.
Elini verir kolunu, kişiliğini kaptırırsın"
Önce büyük bi nefes çekti içine
Beynindeki tilkiler dolandı bi şöyle
Birbirlerinin kuyruklarını yakalamak istercesine
Sanırsın Sokrates büyük bi laf edecek
Şah mat edecek seni
Sonra başını indirdi yere gözlerini kapadı
Bir iki defa salladı başını
"Haklısın" dedi.
Sustu...
22 Eylül 2010 Çarşamba
Sen kimsin?
Dilime dolandı yine bu şarkı bu günlerde
Döner durur söylerim artık.
Biraz durup düşünmemiz gerektiğini hissediyorum.
Yok ay sonunu nasıl getiricem,
Çocuğun okula servis parasının çokluğu,
Güne ne hangi kurabiyeyi yapayım,
Melahat'in saç rengini bende yapayım mı ?
Gibi sorunları değil,
Daha içsel
Biz kimiz ? Nereye gidiyoruz ?
Bi sorgulamak lazım bazen
Hele hele bu günlerde...
21 Eylül 2010 Salı
Sataşasım var
Leğeni turuncuymuş gacının
Benim ki beyaz nolucak şimdi ?
Turuncu leğenin de yıkarken bulaşıkları yavaş şarkıyla yıkıyormuş
Bense
Yıkarken leğende bulaşıkları akan musluğun sesine kanıp
Şakıyorum hem de bülbül gibi
Bulaşık makinasına atarken bulaşıkları hızlı şarkı söylüyor muş
Hatta bileğini de kıvırıyor muş
Bense
Bulaşık makinasına atarken bulaşıkları mehter marşıyla
Çıkarırken de İzmir marşıyla çıkarıyorum
İşim bitince de sağ ayağımla kapağı kaldırıp
Popomla da makinayı kapatıyorum
Ayrıca bulaşık makinasını doldurmayı severim de
Boşaltması öldürür beni,
Yıkamaya gelince
Dedim ya leğenim beyaz benim
Hiç albensi yok yani
Eteklerimi kıvırıp dizime çöküveriyom başına
Bildiğin leğen işte ne kadar hayal kurdurabilir ki insana
Yoksa
Turuncu olunca leğen daha mı çok köpürüyo deterjan ?
20 Eylül 2010 Pazartesi
İş-güç
Çocuk baktım bugün
Temizlik yaptım,
Yemek yaptım,
Az biraz soluklanayım
Okurum birikmiş blog yazılarını
Yaparım yorumları...
Bir hafta böyle geçti
Geçen haftam çok güzel geçti.
Liseden arkadaşlarla buluştuk uzun bir aradan sonra
Ardından Fuar'a giden teyzemlere katıldım.
Cuma akşamı Emre Aydın konseri
Cumartesi Torbalı'dan gelen liseden arkadaşımla
Saatlerce süren kah gülmeyle, kah ağlamayla geçen sohbet,
Bu günde Friend Feed camiasından İzmir'li arkadaşlarla tanışmak.
Balçova'da Best Buy'da toplandık bowling oynadık
Kendi takımımızda 1.oldum 3 kere tüm lobutları devirdim.
18 Eylül 2010 Cumartesi
Afilli yalnızlık
Konserdeydim ben dün gece.
Emre Aydın konserindeydim Ooze Venue'de Bornova'da.
Eşim dün radyodan konsere bilet kazanmış 2 kişilik.
Bir bayan arkadaşımla beni götürdü konsere teslim etti
Kendisi'de abisinin yanına takılmaya Deniz Atı'na gitti.
00,00-da konser başladı,
Ne yalan diyim Emre aydın topu topu 2 şarkısını biliyorum sadece
Git gideceksen beklemeeeee ve afilli yalnızlık.
Diğerlerini bilmediğimden eşlik edemedim.
Ama çok eğlendik.
Ama asıl Teoman'ı bekliyorum ben...
Hadi bakalım haftaya gideriz belki.
17 Eylül 2010 Cuma
-malı -yım, -meli -yim, -TIM
Şu saat oldu sorsanız
"Ne yaptın bakalım bugün ? diye,
Yatağı topla-malı -yım,
Çiçekleri sula-malı -yım,
Biraz güneş girsin gözüme diye dışarı çık-malı -yım
Çıkmadan önce eteğimi ütüle-meli -yim
Renk gelsin diye yüzüme bişiler sür-mel i-yim
Akşam menüsü mercimek çorbası, kuru köfte, piyaz
Alış veriş yap-malı -yım
Ha bu arada belirteyim
Sabah kahvaltımı yap-TIM :)
Not: Yukarıdaki resim 500'lük ilk yaptığım puzzle
Bu dünya ne sana ne de bana kalmaz...
İzmir'liyim,
Düşündüm de bir insanı düşüncesinden dolayı,
Evet-Hayır'ı seçmesinden dolayı kınarsam ben,
Şayet
Beni kınayanlardan ne farkım kalır ?
Hangimiz Sezen Aksu modeli saç kestirmedik ?
O'nun gibi dudaklarımızı büzüp
"Bir sevgilim bile yok " demedik?
Beni unutma unutma derken hangimiz ağlamadık ?
Şinanay'la coşmadık ?
Beni al onu alma demedik ?
15 Eylül 2010 Çarşamba
Kahvaltı
Dün bi arkadaşımla konuşurken telefonda mutlaka yapmamı söyledi
Hem kiloda vermişsin hem de havalar serinledi hadi yap dedi.
Telefonu kapatınca çayı koydum ocağa hazırladım bi kahvaltı
Doyurdum karnımı.
Bu sabah yine kalktım hazırladım kahvaltımı ohh yaptım misler gibi.
Arkasından da biraz geçince bi kahve patlattım kendime en şekerlisinden...
Bir de fal kapattım
Kendim attım, kendim inandım baktığım fala
14 Eylül 2010 Salı
Semizotu
Bir saksı içinde semiz otları
Ne kadar da arsız bir bilseniz.
Bakmayın az gibi göründüğüne
Bir tabak dolusu yoğurtlu, sarımsaklı
Harika bir salata oldu soframda.
13 Eylül 2010 Pazartesi
Çocukluk işte
Dalmışım tv başında izlerken Esra Erol'u
dışarıdan gelen çocuk çığlıklarıyla açtım gözümü
"Noluyoo" dercesine çıkarken balkona
Toplamışlar su, kola içeceklerinin kapaklarını
Atıp yakalamaya çalışıyorlar çığlık çığlığa.
Verin kutuyu dedim ben atayım balkondan.
Bi sürü çocuk çıktı yukarı
Kutunun içine bayramdan kalan şekerleri de karıştırdım.
Atar gibi yapıp tempoyu ve tezahüratları yükselttim
Sonra da boşalttım kutuyu sokağa
Atılan çığlıklar, yüzlerinde oluşan gülücükler
Çok güzel di çok...
Kim bunlar ?
Eloy - Castle ın the air
Haklarında en ufak bir bilgim varsa ne olayım.
Ha bi alman bi grup olduğunu buldum sadece.
Bir yerlerde buldum ve dinledim.
Çok ama çok hoşuma gitti.
Var mı hakkında bilgisi olan.
Not: dinleyende ya çok severmiş ya da hiç sevmezmiş.
Vallaha ben bayıldım...
12 Eylül 2010 Pazar
12 Dev Adam
Seviyorum ülkem insanlarını.
Evet-Hayır için
Konuştuk, tartıştık, köpürdük,
Ama akşam final maçında tek yürek olucaz...
Kalpten gitmeye hazır mısınız ?
Haydi bakalım o zaman tv başına...
73.Bayramım
Lütfen önce şarkıyı tıklayın ve öyle dinleyin....
73. Bayramı mı,
37. de de Ramazan Bayramı mı daha kutlayıp bitirdim bugün.
Benim öyle sıkıntılı geçen bi bayramım olmadı hiç.
Kimi bayram 3 kıyafetim olurken
Kimi bayramsa sadece ayakkabı alındı yeni.
Bazı bayramlar çok param oldu
Bir de mendillerim en pembesinden çiçekli
Kimi bayram evde oldum
Kimi bayramsa uzaktaki sevdiklerimin yanında.
Ama illaki ailemle beraber kutladım.
İlk defa bu bayram nedense sevdiklerimin yanına giderken
Geri geri gitti ayaklarım biraz.
Sanki kocaman bir balonun içine hapsolmuş gibi hissettim kendimi.
Gönlümü hafifletme adına konuşurken bir sevdiceğimle
İçinde yaşadığı sıkıntıları, kaybolmaya, kendisini yutmaya başladığını hissettiğim
O insanı umutsuz, yaşama sevincini kaplayan karanlıkları fark edince
Şu 37 yıllık hayatımda ilk defa korktum.
Çok zor aslında biliyor musunuz sevdiğiniz birinin ağzından
Sizin yerinize toprağı daha çok sevdiğini söylediğini işitmeniz.
Koyuyor adama be....
Şarkı : Quilapayún - Elegia al Che Guevara
73. Bayramı mı,
37. de de Ramazan Bayramı mı daha kutlayıp bitirdim bugün.
Benim öyle sıkıntılı geçen bi bayramım olmadı hiç.
Kimi bayram 3 kıyafetim olurken
Kimi bayramsa sadece ayakkabı alındı yeni.
Bazı bayramlar çok param oldu
Bir de mendillerim en pembesinden çiçekli
Kimi bayram evde oldum
Kimi bayramsa uzaktaki sevdiklerimin yanında.
Ama illaki ailemle beraber kutladım.
İlk defa bu bayram nedense sevdiklerimin yanına giderken
Geri geri gitti ayaklarım biraz.
Sanki kocaman bir balonun içine hapsolmuş gibi hissettim kendimi.
Gönlümü hafifletme adına konuşurken bir sevdiceğimle
İçinde yaşadığı sıkıntıları, kaybolmaya, kendisini yutmaya başladığını hissettiğim
O insanı umutsuz, yaşama sevincini kaplayan karanlıkları fark edince
Şu 37 yıllık hayatımda ilk defa korktum.
Çok zor aslında biliyor musunuz sevdiğiniz birinin ağzından
Sizin yerinize toprağı daha çok sevdiğini söylediğini işitmeniz.
Koyuyor adama be....
Şarkı : Quilapayún - Elegia al Che Guevara
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





















