şarkı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şarkı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Ocak 2013 Pazar

Ne lüzum var aşk'ı tarife..




Hangi insan evladı
Uyanık olduğu vakitler
Onyüzbinkere
Sürekli aynı şarkıyı dinler?

Tabii ki ben..

16 Aralık 2010 Perşembe

Kısa kısa



Kıskandım,


Sevgili Leylak Dalı,
Pino'suyla, Şuşu'suyla buluşmuş, 
Çay içmiş, sergi gezmiş - gezememiş muhabbetten -


Hani İzmir'li blogcular neredesiniz ya...
Aaa okumuyom, görmüyom sanmayın
Buluşmuşsunuz Carte dor yemek için Asansör'de
Tatlı yemek içinde Özsüt'te
Bende blogcuyum benim ne eksiğim var ?


Bayıldım,

Portekizli Ören Bayan
Ne de güzel bir yelek o öyle ?
Şeker pembesi o yeleği örmeliyim
Ama o portekizce tarifi sökmem lazım önce.


Hüzünlendim,

Mutlaka dinleyin

Yunanca parçalar bana hep 
Güneşli sıcak yaz günlerini,
Deniz kenarında rakı-balık gecelerini
Ve şunu hatırlatır;


Camları dövüyor yağmur damlaları,
Kayalara çarpıyor denizin dalgaları
Bir ıslıkla camları yalıyor hırçın rüzgar
Bense senin koynunda
Bir tek ses işitiyorum
Kalp atışlarını...


Şarkı; Notis Sfakianakis "Akou bre file"


Yönümü buldum,

Kaybolmayın,
Cep aynası sayesinde
İçim açıldı 
Ne yapsam, ne etsem diyordum
Hangi yol çıkar hangisi beni sürükler
Kaybolmayın.

8 Ekim 2010 Cuma

Şiirimsi




Oda da bir koltuk 
Elinde şarap kadehi erkeğin.
Gün batımı ışıkları 
Vuruyor odanın duvarına 
Panjurların arasından
Ve 
Kadın ayakta 
Üzerinde beyaz bir elbise
Saçlarını salmış
Elinde şarap kadehi
Bir o yana bir buyana sallayıp başını
Tempo tutuyor şarkıya.

Bundan daha hoş ne olabilir ki ?




27 Nisan 2010 Salı

yerlere yattım gülüyorum

Caanım arkadaşım Putsi'cimle benim blog sayfama bakıp konuşuyoruz telefonda.

Mavi balon : Putsicim, şimdi yan tarafta seyret bişi kaybetmezsin diye bir yer var gördün mü?

Putsi : Haa? haa gördüm.

Mavi balon : Aç bakalım parçayı hatırlıcan mı ?

Putsi : Açıyommmm.
 Parça çalmaya başlıyor 10 saniye ses yok noldu derken bir ses mırıl mırıl

Putsi : tohumlarrr fidanaaa , fidanlar ağacaaa bu değil mi kız?

Mavi balon : Yuhhh,hahahahahahaha

Koltuktan yere düştüm yerlerde katıla katıla güldüm gözlerimden yaş gelinceye kadar

24 Nisan 2010 Cumartesi

Ah bu ben



Dilime yapıştı kaldı bu şarkı,
Peki rahatsız mıyım?
Hayırrrrrrrrrrr!

11 Şubat 2010 Perşembe

Yandım yandım



Benim bir huyum var
Mesela diyelim bir şarkı o an için çok moda.
Yıkılıyor her yer o şarkıyla,
İnsanların dilinde marş olmuş,
Kafelerde çalınıyor,
Yoldan bir araba geçiyor bangır bangır,
Radyolarda istek alıyor sürekli
Gerekli, gereksiz, alakalı, alakasız insanlar için.
İşte ben o şarkıyı o en moda anında dinlemem hiç.
Beklerim
Herkes dinlesin, tüketsin, iliğini, kemiğini bi sıyırsın bakalım derim.
Geriye mutlaka keşfedilemeyen bişileri kalır.


Sanırım 2002 yılı gibi falan eşim o zaman Bodrum'da çalışıyor,
Ben de İzmir'de ara ara görüşüyoruz.
Bir hafta sonu yanına gittim Bodrum'a.
Zaten bodrum demek benim için MFÖ demek.
Bodrum'da Öğretmen Evi üstünde kurulmuş masa yiyiyor, içiyoruz.
Fonda da MFÖ'nün konseri var Bodrum'da,
Uzaktan uzaktan esen o rüzgara karışıp geliyor bize.


Gece oluyor yola çıkıyoruz Turgutreis'e gidiyoruz
Yolda arabada bu şarkı çalıyor
İlk ozaman dinledim tam anlamıyla içime sindire sindire.
Şimdi ne zaman dinlesem o an gelir aklıma,


Arabada bu şarkı çalıyor,
Eşim yanımda,
Havada yıldızlar seçiliyor karanlıkta,
Ege'ye özgü o dağlardaki kokulardan geliyor burnuma,
Arabanın açık camlarından giren rüzgar saçlarımda dolanıyor,
Dilimde sözleri,
Yandım yandım yandım...



17 Temmuz 2009 Cuma

Out of reach




Gerçekten çok uzun zaman önceydi. Bu şarkıyı ilk duyduğumda bana neler hissettirdiğini hala hatırlarım o an gibi. Klibini izlerken Gabrielle'nin trende uzaklara giderken başını cama dayayışı gibi yapmak istemiştim. O an içimden kalkıp uzaklara gerçekten çok uzaklara gitmeyi düşlemiştim. Bir sabah kalkacağım kimseler uyanmadan daha ve hazırladığım bir çanta ile tren garına gidecektim. Hava yağmurlu olmalıydı tıpkı o klipteki gibi. Tren garındaki hareket saatlerini belirten levhadaki ilk trene bir bilet alıp oraya gitmek istemiştim. 

Gittiğim yer ya da beni orada bekleyecek birisinin olması çok da önemli değildi açıkçası. Belki de önemliydi ama benim anlatmak istediğim o değil bana bunları hisettiren bu şarkı. Bu şarkıyı kaydedip günlerce durmadan ileri geri sarıp durmadan dinlerdim. Aslında tam çevirsini bulamadım şarkının adı Out of reach şimdiye kadar uzanmak olabilir mi acaba? 
Bilemiyorum. Şarkınında ilk başında da dediği gibi çok aptalca bir düşünceydi...