12 Temmuz 2013 Cuma

Mutfaktayım ben..




Saat 13,50- ve mutfağımı resmen bok götürüyor diyebilirm.
Bulaşık makinasını boşaltacak bir mekanizma yapılmadığı müddetçe mühendislerin ne işe yaradığı konusunda ki iç ses tartışmam bitmeyecek diyebilirim. Madem icatlar ihtiyaçlar için o zaman bir zahmet bunu da bir icat ediverseniz nasıl olur acaba ? Bir mutfak bankosunun uzunluğuyla ev hanımının o mutfak bankosunu bulaşıkla doldurması doğru orantılır Allah'tan mutfak bankom küçük.. 

Şimdi şu saate kadar tv-internet- blog yazıları- mailler- facebook- az biraz candy crush oynayan bendeniz artık mutfak bankosunun üzerinde beni sabırla bekleyen bulaşıklara bir el atmam farz oldu.. Makina boşaltılacak yerine yenileri yerleşecek, yatak toplanacak, açık camlardan gelip konsola, tv ye  yerleşmeyi pek seven tozlar alınacak, saç baş düzeltilip güzelce giyinilip ingilizce çalışılacak. Önceki yazımda ölümden bahsetmiştim ya yakıştıramamış dostlar bana sağolsunlar kime yakışır ki zaten. Mutfak, ocak temizlenmeden ölmek nereye.. 
Şimdi laptopu tv'ye bağlayıp güzel şarkılar seçmeli ve işe koyulmalı..




8 Temmuz 2013 Pazartesi

Ben ölmeden önce


Sıcaktan bunalmış kendimi atmışken balkona nereden esti kafama bilmiyorum ama birden ölüm geldi aklıma. 
"Dur daha yaşın geç aman sende nasıl bir düşünce bu böyle?" demeyin
İnsanoğlu işte başladımı düşünmeye 
Daldan dala konan kuş misali 
O düşünceden o fikre 
Yıllar önce yaşanmış bir an'dan hayallere kadar uçar gider.. 
Neler geldi aklıma
Oysa ölsem mesela neler kalacak geriye 
2 bluz, bir etek bir de hiç giyilmemiş bir çift ayakkabı ve terliğim var. 
Birde neyle takacağımı düşünmeden aldığım 1 kolye bir de minik bir küpeyi düşündüm. Kitaplığımda hala okunmamış bir kaç kitap ve bunlara bakmadan almam gereken bri sürü kitap. Yazmakta istiyorum mesela bir defter aldım kendime yanımda taşıyıp notlar almayı planlıyorum metroda, çay bahçesinde.. 
Görmek istediğim bir iki yer vardı fotoğraflarına baktım gidemesemde.
Buzluğa bezelye attım kış için geçen seneden de bir poşet barbunyam var havuçla pilaki yapmayı düşündüğüm. 
Allah'tan taksidim yok ama kredi kartı borcum var. 
Kalbini kırdığım birileri var mı bilmiyorum varsa da haklarını helal etsinler
Ölümlü dünya olan burda kalsın. 
Beni kıran varsa da helal olsun.. 





17 Haziran 2013 Pazartesi

Dünden...

Cumartesi gecesi benim için öyle böyle değil fena bir geceydi..
Dün arkadaşlarla buluştum güzel muhabbetler, gülmeler
Dün Alsancak'taydık gece döndüm eve beni mahveden başağrımla beraber
Öyle çok fazla başım ağrımaz ama ağrıdığında da tam ağrır.
Hani öyle bir baş ağrısı şakaklarımdaki damarlarım şişer.
Neyse
Eve geldim oturdum salonda
Bundan bir gün öncesi bir yavru kedicik bizim apartmana girip çatı katına çıkmıştı süt koymuştuk
Tüm gece miyavlamıştı..
2.gün sonunda işte salonda oturduğum sırada bir acı miyavlama öyle böyle değil ama
Pencereye koştuk ki kedi çatı katından çatının üzerine çıkmış duvara duvarda 15 cm lik bişi
Orada duruyor aşaıya bakıyor 5.kattan..
Hemen yukarı çıktık yavaş yavaş yaklaştım hayır bi adım atsa aşağıya uçacak 5.kattan
Duvar boyu yürüdü bir ara arkasını döndü bana uzanayım dedim elim ayağım titredi
Zaten duvarda kısa dizime geliyor hani uzansam ona değdiğim anda atlayacak korkudan
E bende bi kuvvetle uzanınca o ağırlıkla ve hızla aşağıya uçabilirim
Eşimle bakıştık bi an çaresiz kaldık o an gerçekten fena olduk hemde çok fena
Kedicik duvar boyunca yürüdü ve sonunda bizim tarafa inip bir duvar köşesinde ki brikete girdi.
O anda atladık ve kediyi ele geçirdik..
Eve getirdik evdeki tüm kapıları kapatıp bir oturma odasına aldık süt ve su getirdik
Kucağıma aldım uzun süre bağırdı sanki sonra sakinledi ben sevdikçe tekir olduğundan sanırım
O tatlı mırıltıları çıkarmaya başladı ama yere koyduğumuzda yine acı acı miyavlıyordu
Gece saat 1 oldu..
Karar verdik kediyi yakınımızdaki bi parkta gönüllü birinin barınak yapıp kedilere baktığı yere bırakmaya
Atladık arabaya götürdük koyduk oraya önce yine bağrındı sonra kuru mamaları görünce yemeye başladı
Ama önce çok üzüldüm sonra sevindim alışır dedim..
Eve dönerken başağrım için ağrı kesici aldık bana tam evin önüne park ederken bir genç gömleği başı ıslak
"rica etsem beni acile atarmısınız çok fenayım" demez mi ? bizim apartmandan mış genç eşim tamam dedi indim ben
Ne zaman geleceğini bilmiyorum tabii komşum balkondaydı o verdi ağrı kesici içtim ve yukarı çıktım
Bir süre sonra eşim geldi komşumuzun oğluymuş ambulansa alıp başka bi yere sevk etmişler
Tekrar salona geçtik ve oturduk ki dışarıdan bir ses geldi sokaktan
"Miyavvvvv" 
Meğer başka bir sokak kedisi..
Eşimle birbirimize baktık neyse ki komşunun bahçesine girdi kedicik...




5 Haziran 2013 Çarşamba

#Direngezipark



Gündem çok yoğun..
Bol fotoğraflı bir yazı olacak şimdiden uyarıyorum...
Cuma günü Buca Kadın aktivite merkezinde  ay boyunca gittiğimiz Brezilya  boyutlu nakış kursumuz bitti ve sergi için tablolarımızı çerçeveciden aldık.. Aslında benim çerçevemin kenarı kahverengi seçmiştim fakat usta gümüş renge yakın bir renk yapmış.. Kağıtta benim istediğim yazılı olmasına rağmen gümüş renkmiş gibi okuduğunu fark edince asfalyalarım attı söylendim ve ben o sıkıntıyla kendimi üzerken meğer İstanbul'da gezi park için direnenleri bilmiyordum.. 










Akşamüstü eşim, ben ve arkadaşlarımız Alsancak Gündoğdu meydanına koştuk..
İstanbul gezi parka destek olmak istedik..
Bu sadece destek değildi bizimde bu sayede duyurmak istediğimiz sesimiz için
"Artık yeter" 
Demek için..
Fotoğraflar cuma gününden geceye kadar herşey çok güzeldi..
Tam bir şenlik, festival havasında geçti
Ortalıkta hiç polis yoktu..
Gece kapanan yollardan dolayı evimize biraz zor gelsek de 
Sonuçta vardık bi şekilde..
Fakat ertesi sabah uyandığımda neler olduğunu görüp 
Gerçekten bu zamana kadar susan bir halk diye
Nitelendirilen halkımın sabırlı olduğunu ve sabrının bittiği yerde
Sesini nasıl çıkardığını gördüm..
Ve orantısız güç kullanan hükümet ve emrindekilerinin
:(


Pazartesi ve Salı günleri akşam saat 19,00-da tekrar
Alsancak Gündoğdu meydanındaydık..
Ve bu şekilde destek verdik..

Dileğim,
Önce hayırlı kandiller diliyorum
Bu kandil sayesinde diliyorum ki
Müslümanım diye geçinenlerin inandıkları dinin 
İlk 5 şartından gayrı 
Nice düşünür, hoşgörü sahibi, adaletli insanlarına bakıp
Onlar gibi davranacakları olgunluğa erişmeleri..

Ah elbette insan olarak aynı sabır ve hoşgörüde değiliz
Bunca zamana kadar yaşananlara dolup 
Sert söylemler ve mesajlar verebiliyoruz..
Şahsen bende bu sabra erişemiyebiliyorum bazen.
Bu benim yapımın bir özelliği
Elbette minimum tutmaya özen göstermeye çalışıyorum!
:))
Gülüşümü buradan ve faceden beni takip edenler anlar..
Yine kendimi tutamayıp bişiler diyip
Aynı görüşte olmayan bir arkadaşımın
Bana bela okumasıyla sonuçlandı..
Diyecek sözüm yok kendisine
Rabb'im ıslah etsin diyorum sadece..


 Evettt gelelim düne..
Dün 2 aydır devam ettiğim Buca Kadın Aktivite Merkezi Şirinyer şubesinde
3 boyutlu brezilya nakışı kursumun sergi açılışı vardı..
Benim tablom başında hocamızla poz verdik..
 Sergide ayrıca tel kırma işi, takı, rölyef, ahşap boyama, resim kurslarının
İşleride sergileniyop..
Cuma günü 17,00-ye kadar açık kalacak sergimiz.
Bekleriz..
Yerimiz Şirinyer Pazaryeri Belediye düğün salonu arkası
Kadın aktivite merkezi..

Aşağıda sergimizden  fotoğraflar bulunmakta..

















17 Mayıs 2013 Cuma

Ankara Kızılay'da bugün...




Ankara'dayım ben..
Bugün Kızılay'a gittim..
Dost kitabevi'ni hep merak ederdim..
Gezdim iki tane kitap aldım..
Bir tanesi Hakan Akdoğan'ın Nü Peride kitabı
Daha önce okumuştum hatta birine vermiştim ama kitabım geri gelmemişti
Kitabı burda bulmak varmış nasipte
Aldım tekrar okurum..
Diğer kitapta Henry Christmast adında 1851 yılında ki seyahatini anlatıyor..
İstanbul ve Ege yolllarında
O zamanı bizlere bir avrupalının gözünden anlatmakta..
İlgimi çekti yolda okudum hatta biraz gayet güzel bir dili var..
Bilezikleri de Kızılay'da gezinirken aldım..





Daha sonra Sakarya Caddesine doğru yürüdüm..
Bir ses geldi kulağıma
Bir arkadaşıma telefonda Ankara dönerini nerede yiyebilirim diye sorarken
Arkadaşım Onur Akın'ın konseri var yakındasın gitsene dedi..
Meğer ses Onur Akın'ın konserindenmiş..
Çok mutlu oldum sesini, müziğini severek dinlediğim bir sanatçıdır..






14 Mayıs 2013 Salı

Bugünden kısaca


Koş gel İzmir Kemalpaşa kirazı bunlar..
İngilizce kursumuzdaki arkadaşımız toplamış gelmiş
Kendi kiraz bahçeleriden..
Bir yandan İngilizce gördük bir yanda da yedik bugün..



Kurs çıkışı en yakın 
Arkadaşım, kardeşim, dostum, sırdaşım
Gibi kelimelere sahip olan 
Arkadaşımla buluştuk..
Yemek yedik, kahve içerken annesi aradı
Sıkılmış evde haydi dedim git bakalım..
Ben de Kemeraltı'nı gezdim..
Konak Pier'den çektim bu fotoğrafı..




Buranın neresi olduğunu bilmeyen yoktur sanırım ?
 Hadi soruyorum bakalım ?
Burası neresi ?
Bilene bu fotoğrafım hediye olsun...





Konak Pier'de Remzi kitabevine girdim..
Sabahattin Ali'nin kitabını alayım derken
Hemen yakında yer alan Yky yayınlarını hatırladım.
Hemen Pasaport'a doğru yürüdüm 
Yapı Kredi Bankasının YKY yayınlarına ulaştım..
Remzi kitabevinde bu kitapları alsaydım 22-Lira ödeyecektim
Ama Yky yayınlarından indirimle 17-Lira'ya sahip oldum..
Valla sizde öyle yapın derim..
Aynı şekilde Karşıyaka İskele karşısında da İş Bankası yayınları var
Bir vapur sefası yapın zaten hemen iskele karşısı 
Gayet uygun fiyata alabilirsiniz kitaplarınızı..
Ah kitapların yanındaki çikolata kahve tanecikli pek güzel..




Buda kurutulmuş meyvelerden oluşmuş bir çeşit..
Kiminin tadını beğendim kimininse pek ağız tadım olmadığını fark ettim..
Zaten bir deneyeyim bakalım diye almıştım
Sanırım bir daha almam.. 




Eee bir İzmir'li olarak bu türküyü yayınlamamak olmaz değil mi?
Haydi bakalım keyifli dinlemeler.. 






13 Mayıs 2013 Pazartesi

Şimdi uzaklardasın..




Buca belediyesinde brezilya nakışı 3 boyutlu kursuna gittiğimden bahsetmiştim..
Bizim kurs ve diğer kursiyerler olarak Geçen hafta salı günü geziye gittik.
Rotamız;
Ödemiş, Gölcük, Bozdağ Kırkoluk, Salihli Sart harabeleri, Salihli Kurşunlu Kaplıcaları..
Sabah çıktık yola bir otobüs dolusu kadın :)

Fotoğraf Ödemiş'ten..
Töngül, tengül denilen kıymalı, maydanozlu bol tulum peynirli pide yedik..
Ödemiş'in pidesidir bu..Özellikle de sabah kahvaltısında yeriz biz.
Halamlara gittiğimizde yaptırılardı biz yataktan kalktığımızda gelirdi pideler..
Kapış kapış giderdi..
Pide Ödemiş çarşısında hatta facede sayfalarıda var tavsiye ederim..
Adres şuradan..





Daha sonra Gölcük'e doğru tırmanışa geçtik..
Dağı resmen İzmir'deki Varyant gibi döne döne çıktık ama manzara muhteşemdi..
Tüm Ödemiş ayak altındaydı..
Birde baharın verdiği o tabiat kokusu harikaydı..
Buradaki fotoğraflar Bozdağ ve köyünden..
Birde Kırkoluk'tan..




Gölcük'te kahve molası vermiştik..
Hava serindi Gölcük'te..
Gölcük krater gölü aslında..



Daha sonra Manisa Salihli'ye indik dağ yolundan.
Yollar yemyeşildi..
Salihli'de Sart harabelerine girdik..
Burada hava çok sıcak oldu..
Hatta ben fotoğraf çekip yerimize doğru dönerken bir ses duydum 
İçimden bir  ses yılan mı acaba dedim..
Biraz yürüdükten sonra başımı kaldırdığımda bir yılan belirdi önümde
Gri renkteydi sanırım
Heyecandan fotoğrafını çekmeye çalışırken çalılıkların arasına girmişti bile..




Salihli'de meşhur odun köfte yedik..
Arkasından da Salihli kurşunlu Kaplıcaları'na vardık..
Kaplıcaya girmek yerine Şelaleye doğru yürüyüş yaptık.
Burasıda iki dağın arasında olduğundan o kadar serindi ki
Dere gibi yere ayağımı soktum su buz gibiydi resmen 
Orada da mola verip kahvelerimizi içtik.
Ve dönüşe geçtik..




Gezide otobüste bana şarkı söylettiler
Artık aklıma sözlerinin yarısı gelen
Türk sanat müziği, Türk halk müziği  ne varsa söyledik hep beraber..

Bu video Zeki Müren'in Yaş gününde çekilmiş konserinden..
Youtube'de konserden başka videolarda mevcut..







3 Mayıs 2013 Cuma

Derdimi dökmeye mecalim yok




Olur bazen bana karıştırırım bişileri, bile bile ayağımın çukura gideceğini basarım illaki..
Sonra da alır beni bir telaş..  
Ağlamalar, olayları kurmalar, senaryolar yazmalar, başrollerine, figüranlarına kadar yerleştirmeler, hatta filmin sonunu bile görmeler..
İnerim kendimin en karanlık yerlerine sonrada işin içinden çıkamaz sarılırım etrafıma..
Ve isterim ki o anda bana "sen hatalısın" demesinler tam tersi sustursunlar beni, teselli etsinler, sakinleştirsinler..
Zaten sağlıklı düşünebildiğim bir zaman değildir ki o zamanlar...
Ne yaptığımı bilemez dolanır dururum ortalıklarda hem kimseye belli etmemek için didinirken bir yandan da yer içimi bitiririm kendimi..
İnsan gerçekten kaç kişinin yanında ağlar ?
O ağladığı anda nasılda savunmasızdır aslında bilir misiniz ?
Omuzları sarsılırken elini kim tutar,
Mendil uzatır,
Saçlarını arkaya atar,
"Haydi artık daha fazla üzme kendini kalk bakalım bir ılık duş al, çay demle ve iç sıcak sıcak" 
der ?

Elbetteki yanında ağladığı, gerçek dost, arkadaşi yakın, eş, insan olanın yanında...



30 Nisan 2013 Salı

Bir tutam tuz bir tutam hayat..


Evet  
Blog sahibi ve yazarı
Yazılarını gerçekten zevkle okuyup takip ettiğim
Mehmet bey bir çekiliş düzenlemişti geçenlerde.
Orhan Kemal'in 2 kitabını yorum bırakanlara çekilişle 
Hediye edecekti.
Çekilişte Orhan Kemal'in "Yalancı Dünya" isimli kitabı
Bendeniz şahsıma çıktı!
 Kitabım geçen gün elime ulaştı,
Böyle yararlı bir çekiliş yaptığı için
Ayrıca
Tekrar teşekkür ederim...

Füruzan'ın "47'liler " 
Kitabını ne zamandır okumak istiyordum.
Cumhuriyet Meydanın'daki YKB yayınlarından
Güzel bir indirimle 
Hemde istediğim ayakkabıyı gözden çıkarıp aldım.

Kitapların yanındaki manzaraya gelince
3 boyutlu brezilya nakışı kursuna devam ediyorum.
2.pano olarak D&R'da puzzlere bakarken
Bu güzel resmi gördüm.
Hemen kaydettim telefonuma
Ama bir sorun çıktı  resim istediğim büyüklükte A4 olunca
Görüntüler dağıldı..
Şimdi yana yakıla bu resmin büyük halini aramaktayım.
Bir arkadaşım 1000'lik olan puzzleını al yap 
Resmi öyle elde et dedi ama şu an puzzle yapacak ruh halim yok.

Bakalım elbet bir çaresi bulunur.


 Bu fotoğrafı yakın bir arkadaşım çekti.
Ve bu resme baktıkça gözüm 3 boyutlu brezilya nakışı olabilir mi diye
Düşünmekteyim..

Bu manzarayı
 Pazar günü Balçova Kent Ormanı'ında çekildi.
Hani Üçkuyular feribot iskelesinden Turkuaz'a giderken sağda.
Çok güzel bir piknik alanı var orada..
Ama mangal kokusu duymak, dumanlarına maruz kalmak istemiyorsanız
Sabahtan gitmenizi tavsiye ederim.
Ama yok mangal yapıcam derseniz onun içinde müsait,
Denize yakın havası, yeşilliği çok güzel..





29 Nisan 2013 Pazartesi

İki damla gözyaşı iftiharla sunar...




"Kapın her çalındıkça o mudur diyeceksin
Beni kaybettin artık, sen çok bekleyeceksin
Hele bir yalnız kal da, nasılmış göreceksin
Beni kaybettin artık, sen çok bekleyeceksin"

İcra eden: Melihat Gülses
Beste:Yusuf Nalkesen
Güfte: Yusuf Nalkesen
Makam: Muhayyerkürdi
Usûl: Düyek

20 Nisan 2013 Cumartesi

Çirkin kadın yoktur kendine bakmayan kadın vardır...




Aslında öyle çokda fazla kozmetik, bakım kremleri falan
Meraklısı değilim..
Hatta zamanında Orfilame kozmetik firmasının bürosunda çalışmış biri olarak
Ki
Orada öğrendiğim yüz ve cilt bakımının önemine rağmen,
Sadece kuru olan cildim için bir şeyler yapmaya çalışıyorum.
Öyle sabit hep aynı ürünleri kullanma konusunda katı olan biride değilim.
Mesela yüz bakımı için şu an Rossmann mağazalarından aldığım
Göz makyajı temizleme, yüz temizleme sütü ve tonik kullanıyorum.
 Temizleme sütü, jel ve tonik önemli adımlardır.
Sonrasında bir de sabah kalkıp yüzümü yıkadıktan sonra
İllaki göz çevreme nemlendirici krem sürerim..
Aslında yüzüm içinde nemlendirici kullanıyorum
Fakat şu anda bitti ve yeni ne denesem diye düşündüğümden 
Onu fotoğrafa ekleyemedim..
Bir de bir de ışıltıyı severim öyle çok değil belli belirsiz olanı
Mesela allık ve göz farlarımda tercih ederim 
Yazın ışıltı veren krem kullanmayı severim..


 

19 Nisan 2013 Cuma

Sağolun..



Sağolun,
Neden yazmaz oldun diye soranlara, sormayanlara..
Twitter, facebook'ta olmasa haber alamıycaksınız benden..
Bu kadar...
Haydi iyi günler...




 3 boyutlu brezilya nakışı öğreniyorum ben
Ödevim gördüğünüz gibi bu tablo..
Kendisiyle 2 haftadır uğraşmaktayım
Bu geçen haftaki hali
Epey kolaylandı..

6 Nisan 2013 Cumartesi

Sen gelmez oldun..


Biz bugün seni bekledik pencerede. 
Sokak başında duran her arabada 
Sen ineceksin diye heyecanlandık. 
Akşam oldu, 
Perdeler kapandı soluk ışıklar yandı gecekondularda. 
Yarı aç yarı tok uykuya vardı evlerde
Anne baba çoluk çocuk, 
Bir bizim perdemiz kapanmadı,
Işığımız yanmadı evimizin kapısı çalınmadı.. 
Biz seni bekledik bugün pencerede 

 Mavi Balon

21 Şubat 2013 Perşembe

Acı biber sürücem ağzıma..





Pek alıngan oldum son günlerde,
Çok fazla ince düşünür oldum..
Hani şöyle esen rüzgara 
Saçlarımı savurup başıma gelenleri 
Arkama atamaz ,
Ardımda bırakamaz oldum..

Oysa o alınganlığı yaparken bile farkındayım yaptığımın
Yanlışlığını, eğrisini, sevimsizliğini
Çocukçalığını..
Lâkin 
Gel gör  tutamaz, söz geçiremez oldum kendime..

Her söz batar oldu,
Her bakış beni yordu.

Bir cümlenin ardına düşüp 
Bir bakışa diklenip
Domino taşları gibi art arda
Devirir oldum her şeyi..

Bana kalan bedeli;
Kâh bir çuval inciri berbat etmek
Kâh kalp kırıkları, incenikleri,
Kâh gözyaşı..