İlk telefonum Nokia 5110'du. Bir gün yağmurda vapurdan tam Karşıyaka iskelesine çıkarken yere düşürmüş o ıslak zeminde kaymış tam denize düşecekken durmuştu.
Yıllar sonra ilk dokunmatik telefonumu aldım LG idi. O telefonumda maalesef göze geldi ve bir hafta sonrası tuvalete düşürdüm. -tamir ettirdim hala çalışıyor ama şarj olayı ve yavaş olmasından dolayı evde kıyıda köşede duruyor öyle-
Daha sonra Nokıa C3 aldım. Onuda yemek yerken salatanın içine düşürdüm. -Kuruyunca bir şeyi kalmadı başka bozulan telefonum olursa diye bir köşede bekliyor-
Sonra Samsung Galaxy wonder aldım. Onu da iş yerinde çalışma masamda duran çayın içine şeker niyetine bir güzel düşürdüm. Klimanın karşısına koyup tekrar çalışır hale getirdim. -Hala çalışıyor-
Sonra o telefonun hafızası yetmeyince yine Samsung bir telefon aldım. Onuda geçen sene patates soyarken hani suya koyarız ya patatesi aman çöpe gitmesin diye bir kenarıya koyarken o suyun içine düşürdüm. Tamire verdim ve çayın içine düşürdüğüm samsung galaxy wondere döndüm o tamirdeyken ertesi akşam daha 24 saat dolmadan o galaxy wonderi Kordon'da arkadaşlarla yere çimlere uzanmış otururken hala nasıl olduğunu kavrayamadığım bir şekilde içine bira girdiğini anladım. Telefon gitti- sonra kurudu ve hala çalışıyor- Ve ben Nokia c3'e döndüm.
Bir hafta sonrası da Samsung Galaxy E5 aldım. Mayıs ayında Kapadokya'ya gittiğimizde Ihlara vadisine inerken selfie çekelim diye durduğumuzda çubuktan sıyrılan telefonumu tam uçurum kenarına az bir mesafe kala düşürdüm. İçim gitti tel örgüyü atlayıp telefonumu aldım. Cumartesi akşamı ne güzel bu telefonun başına bişi gelmedi diye geçirdim içimden. Ertesi gün bi yerde oturup az soluklanıp soda içelim derken masadaki sodaya elim çarptı masaya ve haliyle telefonumun üzerine soda döküldü. Hemen aldım kapattım ters çevirdim.
Şükür bir sıkıntı yok hala çalışıyor.














































