3 Ekim 2016 Pazartesi

Telefon maceralarım

İlk telefonum Nokia 5110'du. Bir gün yağmurda vapurdan tam Karşıyaka iskelesine  çıkarken yere düşürmüş o ıslak zeminde kaymış tam denize düşecekken durmuştu.

Yıllar sonra ilk dokunmatik telefonumu aldım LG idi. O telefonumda maalesef göze geldi ve bir hafta sonrası tuvalete düşürdüm. -tamir ettirdim hala çalışıyor ama şarj olayı ve yavaş olmasından dolayı evde kıyıda köşede duruyor öyle-

Daha sonra Nokıa C3 aldım. Onuda yemek yerken salatanın içine düşürdüm. -Kuruyunca bir şeyi kalmadı başka bozulan telefonum olursa diye bir köşede bekliyor-

Sonra Samsung Galaxy wonder aldım. Onu da iş yerinde çalışma masamda duran çayın içine şeker niyetine bir güzel düşürdüm. Klimanın karşısına koyup tekrar çalışır hale getirdim. -Hala çalışıyor-

Sonra o telefonun hafızası yetmeyince yine  Samsung bir telefon aldım. Onuda geçen sene patates soyarken hani suya koyarız ya patatesi aman çöpe gitmesin diye bir kenarıya koyarken o suyun içine düşürdüm. Tamire verdim ve çayın içine düşürdüğüm samsung galaxy wondere döndüm o tamirdeyken ertesi akşam daha 24 saat dolmadan o galaxy wonderi Kordon'da arkadaşlarla yere çimlere uzanmış otururken hala nasıl olduğunu kavrayamadığım bir şekilde içine bira girdiğini anladım. Telefon gitti- sonra kurudu ve hala çalışıyor- Ve ben Nokia c3'e döndüm.

Bir hafta sonrası da Samsung Galaxy E5 aldım. Mayıs ayında Kapadokya'ya gittiğimizde Ihlara vadisine inerken selfie çekelim diye durduğumuzda çubuktan sıyrılan telefonumu tam uçurum kenarına az bir mesafe kala düşürdüm. İçim gitti tel örgüyü atlayıp telefonumu aldım. Cumartesi akşamı ne güzel bu telefonun başına bişi gelmedi diye geçirdim içimden. Ertesi gün bi yerde oturup az soluklanıp soda içelim derken masadaki sodaya elim çarptı masaya ve haliyle telefonumun üzerine soda döküldü. Hemen aldım kapattım ters çevirdim. 

Şükür bir sıkıntı yok hala çalışıyor.



Uyandırma müziği olarak




Sabah İzban'da işe giderken dinliyorum. 
Hatta dinlerken kendimi kaybedip başımı öne arkaya salladığım dahi oluyor. 
Alman bir grup. 
Girişi bizim varoş düğünlerinde elektro bağlamayla çalan şarkılara benzese de 5.dakikadan itibaren giren solo bateriyi özellikle kulaklıkla dinlemenizi şiddetle tavsiye ederim.

30 Eylül 2016 Cuma

Yüksek dozda spoiler içerir





Şerefsiz Escobar Albay Carrillo'yu öldürünce dayanamadım Narcos'un son bölümünü izledim. 

Ve Escobar vurulunca bir alkış yaptım. 

Annesi, konuşmasında Narcos'u övünce annesine de güzel bir küfür ettim. 

Şimdi orada olmak vardı..



Mayıs ayında gittik Kapadokya'ya.. 
Peri bacaları falan hele gece o kadar güzel ve büyüleyiciydi ki. Sanki bir masal diyarı gibi. 4 günlük gezide yollarda olan uyku hariç başımızı yastığa koyup otelde 
 toplam sadece 9 saat uyuduk. 

Neden? 

Balona binmek için. 

İlk gün sabah 3.30-da uyandırıldık ve anlaştığımız firma gelip bizi aldı önce bir kahvaltı ikram ettiler. Sonra saat 4'den 6'ya kadar havanın uygun olması için bekledik. Türk Hava Kurumu havanın uygun olmamasından dolayı o sabah balon firmalarına balonla kalkış izni vermedi. Büyük bir hayal kırıklığıyla otele döndük. 
gün içinde takrar gezme ve eğlencelerle geçti. 
Gece otele geldiğimizde saat 1'di. Ve yine saat 3.30-da balon firması tarafından uyandırılıp aynı rutine başladık. 
Yine ikram edilen kahvaltı sonrası hava uygun olup kalkış izni alınca balonların kalkacağı vadiye götürdüler bizi. 

Sonrası muhteşem geçen 1 saatlik uçuş... 

Hava ve mali durumunuz uygun olursa bu deneyimi yaşamınızı tavsiye ederim. 








28 Eylül 2016 Çarşamba

Sunumlarım




"Sen çalışıyorsun bense seni özlüyorum" dedi kadın. 

Kadına göre özlemek daha değerliydi. Erkekler zaten hep çalışır taa ilk çağlardan beri böyle değil midir bu? Erkek avlanmak için dışarı gider kadın mağarada kalır erkek dönünceye kadar  bekler endişe ederdi. O zamanlar için özlem denen duygu daha icat edilmemişti endişe vardi kolay mı dışarısı yabani yırtıcı hayvanlarla dolu insanoğlunun elinde ise sadece balta, tüfek daha icat edilmemiş teke tek bir karşılaşmada düşmanın bir adım ilerisinde mertlik bozulmamıştı. 

Şimdi öyle mi? 

Bir bakıma öyle erkek yine dışarıda ama kadın evinde artık neredeyse sayıları Bim mağazaları ile yarışan İngilizlerin  English home adı altında ingiliz ev döşeme ürünlerini sattığı mağazalarından aldığı incik cıncıkla evi doldurmuş instagramda sunumlarım ve  kocişkomla aşk yuvamız etiketiyle paylaşırken whatsupta kisa bir "özledim " deyip gönderinin mavi tık olmasını bekliyor.





27 Eylül 2016 Salı




Merhaba,

Uzunca bir aradan sonra tekrar buraya dönmek garip geliyor. İnternetin yayın hızına kaptırmışım kendimi. Blogların ilk zamanlarındaki  -ben son çeyreğinde tanışmıştım- o sakinlik o yavaşlık yok artık. Uzun uzun yazacak kadar sakinmiş hayat sanki o zamanlar oysa bahsettiğim en fazla 10 sene öncesi. Ama şimdi bir fotoğrafla hatta bir cümleyle blog sayfalarının sunduğu uzun yazılar fırsatını unutmuşcasına çılgınlar gibi fikir belirtiyor, hayatımızdan kesitler sunuyor, ona buna çatıyoruz ya da selamlaşıyoruz.

Dilerim uzun soluklu olur. 

Sevgiler...

27 Aralık 2014 Cumartesi

2014 yılı

2014 yılı tam giderayak eşimin abisini bir trafik kazasında kaybettik. Abi, baba, sırdaş, dert dinleyen, yardımcı olan bir insanı. Bu hafta tam bir kaostu bizim için. Ve aynı 2014 yılı son günlerinde de bir sevinç yaşattı kardeşimin eşi doğum yaptı. Hala oldum 2.defa Duru bebek katıldı aramıza. Dünya işte birileri geliyor birileri gidiyor..

Yalnız bunca acı içinde gözüme çarpan hiç sevmediğim hoşlanmadığım şey hani vefat eden için tebareke okunur 7 akşam Allah kabul etsin çok güzel de hayır o okuma bittiğinde yapılan ikramlar. Zaten acımız var günlerdir hastane, yoğun bakımın kapısında beklemek, cenaze defin işleri derken sulu yemek yemedik yorulduk üzüldük bir de kalkıp her akşam gelenlere ikram yapmak. Saolsunlar gelenler getiriyorlar ama ne gerek var. Bir hafta bir şey yenmeyiversin, içilmesin. 

Bu nasıl bir adettir? Yeni mi çıktı yoksa hep vardı da ben mi denk gelmedim?

Neyse,

Yeni yıl güzellikler getirsin diye diliyoruz ama elbette acılar da getirecek.
En azından sağlık sıhhat ve acılara karşı dayanma gücü ve sabrı getirsin en çok.

İyi yıllar..

17 Aralık 2014 Çarşamba

Günaydın..


Yalancı salep..
Geçen gün bir arkadaşım yapmış
İnternetten bulmuş tarifini pek hoşuma gitti
1 yemek kaşığı buğday nişastası ve pirinç unu, şeker, tarçın ve süt.
Evde salep..

Afiyet olsun..


İş yerinde sabah güzelliği dedim ben 
Mis gibi kokuyor..
Çiçek yolladığımız çiçekçinin bir hediyesi.

Lodos geliyormuş diye duydum
Hiç sevmem kendilerini
Basık hava, baş ağrısı sebebi
Umarım fazla kalmaz..

Güzel bir gününüz olsun..


9 Aralık 2014 Salı

akşam akşam..


Ben çok yoruldum aslında ama evet yorulmamam gerektiğini biliyorum ama ortada ki salakları ve salaklıkları gördükçe yorulduğumu  az gidip uz gidemediğimize şahit olmak var ya işte bu çok yoruyor beni. Az önce face hesabımda bir arkadaşıma hani aynı sınıfta olmasak ta aynı yıl mezunu olduğumuz için bir çok ortak yönümüz olan birine salak dedim. 
Pişman mıyım? Tam tersine kızgınım o'na ve kendime. O'na kızgınım iktidar sarhoşluğuna kapıldığı için kendime kızgınım bunları ona dediğim halde bana haklısın deyip kendince önemli olanı tekrarlamayıp benim söylemimle dalga geçtiği için.

Kızgınım bizi durumlara bu sözleri edecek insanlar haline getirdikleri için.
Biliyor musunuz bu durumda olmamıza sadece iktidar değil iktidarı bu şımarıklığa, öc almaya getiren önceki yönetimlerinde az suçu yok değil.

Bunca zaman onların içlerine kin ve nefretten başka bir şey ekmeyen yönetimlere.
Ve hala da ekip, biçenlere.

Yazım dilinin zorluklarını artık az çok bilir olduk.
Normalde yüzüne 
-öyle olduğuna yüzde yüz emin olsam da- 
kimsenin o lafı diyecek bir insan değilim.

Maalesef otokontrol yapmak çok zor.
Hatta gittikçe de daha da zorlaşmakta. 

Neyse daha fazla sıkıntı istemiyorum,
Düşündükçe, yorumladıkça
Yazdıkça daha da sıkılıyorum..

Şarkı çok güzel 
Hani insanın bir şeyi kafaya takmadan yolları atası geliyor kendini..

Kendime son notum;

İki yüzlülüğünü gösteren kişilerden kork..
Böyle at gözlüğü takmış kişilerden uzak dur.
Kendini hep üstün görenlerden kaç.
Facebook'ta çiçek böcek paylaşmaya devam et.




8 Aralık 2014 Pazartesi

Tezhip




Bu akşam bismillah diyerek başladım
Tezhip çalışmaya..

Yoksa bu ruh bu kafa başka türlü dinlenemez..


25 Kasım 2014 Salı

Ordan burdan her telden


Bugün öyle içimden sevdiğim fotoğraflardan
Ekleyip yazasım geldi.


Yerlerde kurumuş yapraklar.
Sabah işe gelirken bunları süpürenleri gördüm
Yapmasanız keşke dedim içimden
Sonbaharın tadı bunlardan geçiyor.


Biz eşimle ne zaman soba kurmaya kalksak tartışırız.
Kimisi besmele çekip işe başlar bizdeyse tartışarak
Erkek kısmısı neden hafta sonlarını sadece 
Çay içip, uzanıp maç izleyerek geçirmek ister ki?
Bazen bunları yapabilmek adına yarım güncük de olsa fedakarlık yapmak gerekir.

Hafta sonu yine böyle bir anlardan sonra sobayı yakıp,
Nar taneli buğday salatası yaptım.
Yanına da sobada demlenmiş çay..

Kış geldi..


Yaz sonu eşimin iş yerinden bir ablamızın yazlığından
Kahve keyfimiz..

Deniz sezonunu kapattık o gün..



Bu yeleği pinterest'ten buldum.
Uğruna giydiğim bir yeleği söktüm öreyim diye ama
İp örneğe kalın geldi.
Sökülen yelek başka bişi olucak ama 
Ben bu yeleği örücem yine de..


Güzel fikirlerden,,
Annemde 2 tane dikiş makinası var
İleride bana kalacaklar
Bir tanesini böyle kullanasım var.
Sizin de var mı?
Böyle bir makinanız ailenizde?



Facebook'ta açılan yüzlerce 
"Eski İzmir fotoğrafları" gruplarından birinden
Burası Kordon'da Nato binasının olduğu yer miş.
Çay bahçesi ya da restoran ne kadar güzel, havadar ve sakinmiş..

Sizce?


Son fotoğraf çok severek izlediğim
"Çemberimde gül oya" dizisinden
"Bitlendik"


Son olarak bugünlerde severek dinlediğim
Karadeniz şarkıları besteleyip, çalıp söyleyen bir grup
Bu hafta 25 Kasım'da Bornova'da Noxx barda olacaklarmış.
Bilginize.

1 Kasım 2014 Cumartesi

Hafta sonu







Hafta sonumuz 
Güzel, keyifli, dinlendirici, sağlıklı ve huzurlu olsun..

31 Ekim 2014 Cuma

Yol


Bazen,

Bir yol uzanır önünüzde 
Bakarsınız
Güç toplarsınız
Düşünürsünüz

Şimdi bu yol beni nereye götürecek?

diye


29 Ekim 2014 Çarşamba

Biraz hastayım..

Merhabalar,
Sevdiğim hoşuma giden bir kaç fotoğrafı yayınlamak istedim.
O yüzden hani yazdıklarımın fotoğraflarla bir ilgisi yok




Öncelikle 
Cumhuriyet'imizin 91.yılı kutlu, mutlu ve daim olsun.
Bu günlerde özellikle en çok ihtiyacımız olan bu..


Aslında bugün Foça'ya gidelim diyorduk
Sonra havanın haline bakıp vazgeçtik
Evde kalıp bari kışlıkları çıkartalım dedik.


-Çeşme Alaçatı sokağı-

Ama hiç de hesapta olmayan bişi yüzünden
Hiç bir şey yapamadık.


-Cepaynas blog sayfasını takip edenleriniz bilir,
güzel mi güzel evler yayınlıyor bu da onlardan biri
diğerlerine bakmak için bir tık cep aynası-

Hesapta olmayansa benim rahatsızlanmam oldu.
öyle böyle değil dün saat 4'den beri şu saate kadar 
Sadece bir açma poğaça yedim.
Üşüttüm sanırım hem de feci şekilde.
Ve baş ağrısı, mide bulantısı, baş dönmesi
Gece de rahatsız bir uyku geçirdim.
Sanki içim patlayacak gözlerimden çıkacaktı.



Bugün tüm gün yattım
Ne su içtim ne bişi yedim
hah sadece biraz açma poğaça ve meyve suyu..
Ve akşam üstü kendimi tekrar zorladım 
Lokmayı ağzıma attığım anda tekrar midemin azizliği ile 
Banyonun yolunu tuttum..

Hani konumuz biraz sıkıntılı olsa da kusura bakmayın 
Ben istifra edemem..
Can vermek böyle bir şey sanırım
Çok zorlandım 
Bir de zaten midem boş..

Ama iyi de geldi açıldım biraz bir şeyler yedim.
Koca bir kupa çayın içine tarçın ve zencefil attım
İçtim.

Şimdi daha iyiyim çok şükür..

Rabbim hasta olan herkese acil şifalar nasip etsin.



7 Ekim 2014 Salı

Bir bayramda böyle geçti..


Bayramın 1.günü yine Didim'e gittik tabii.
3.koy burası bayramın 3.günü denize girenler vardı.


Burası Manastır koyu Bayramın 2.günü gittik
Bomboştu koca sahil bize aitti.
Su çok güzeldi oturduk keyif yaptık.



Manastır koyu
Gözlüğümü cep telefonumun kamera önüne koyup çektim yine
Fotoşop falan yok :)


Babamların evin önündeki incir ağacımızdan
Sabah aç karnına dalından koparıp yemiş yemek çok güzeldi.


Annem bu bayram kabak tatlısı yapmış,
Yanına bizim yada komşuların incir ağacından
topladıklarımızla ikram ettik..
Valla hamur tatlılarından sonra pek iyi geldi.





Tarhana aşı bilir misiniz?
Hani tarhana yapılmadan önce hazırlanır
Annem bana yapıverdi valla pek güzeldi
Ekmeği bana bana yedim..


Ve bayram kahvem..
Evimizin önünde yan komşudan topladığım 
Yasemin çiçeklerinin kokusuyla
Pek keyifliydi..

Herkesin bayramını tekrar kutluyorum...


2 Ekim 2014 Perşembe

Kitap hediyem geldi...


Yine bir blog sayfasından kazandığım
Kitapla bu bayramı geçiricem..

Ne Mutlu Türküm Diyene
Sayfasında Mehmet bey'in blog sayfasının yaş günü 
için hazırladığı bir post yarışmasıydı..

Ayfer Tunç'un kitaplarını merak ediyordum
Ve içimden seçtiğim kitapta Suzan Defter'di..
Kitabım bugün elime ulaştı
Okumaya başlıycam..

Tekrar teşekkürler..

Ah kalemliği yazmayı unuttum..
 Liseden arkadaşımın hediyesi..
Lisedeyken yaş günümde almıştı bana 
kaç yıl oldu hala saklarım..

2 Eylül 2014 Salı

Saçlarım..



Yaz mevsimi girdiğinden beri güneş ve deniz saçlarımı mahvetti
Diyebilirim..
Kurudu, çıtır çıtır oldu sanki...
Hatta saçlarımın uçları sarı renge bile döndü..
Eee bunca yıpranmışlığa bir çare bulmak lazımdı..
Dün akşam hayatımda ilk defa saçıma maske yaptım
Tamam bakım kremi falan kullanıyorum da maske başka bişi
Netten araştırdım hani evdeki malzemelerle yapılabilecek!
Bir maske arıyordum..
Ballı, sütlü maskede karar kıldım.
Okudum bir çorba kaşığı  bal yarım fincan süt.
15 dakika kafada boneyle bekliyorsunuz
Hemen yaptım yoksa öğkk deyip vazgeçebilirdim..

Sonuç;
 İçmeyi çok sevdiğim ballı sütü bundan sonra
Saçlarıma sürdüğümde duyduğum kokuyu almamak için
Burnumu kapatıp içicem sanırım..

Başımda poşetle beklerken -bone bulamadım-
Umarım hata etmedim dedim..
Sonra aklıma süt banyoları yapan Cleopatra, Bülent Ersoy geldi de
Biraz gönlüm ferahladı...

Saçlarımı yıkadıktan sonra fark ettim ki,
Evet saçlarımın ucundaki o kırıklık gitmişti..
 Tekrar yapıcak ben :)

Şu anda okuduğum kitap,
Kır çiçeği tepesi
D&R'da şu anda bu tür kitaplar 9,99-TL.





3 Ağustos 2014 Pazar

Ordan burdan


Dün aldığım Figen Şakacı'nın "Bitirgen" 
İsimli kitabı bitti bugün..
Zaten 100 sayfaydı, akıcı bir şekilde yazılmış,
Okudum bir solukta..
Çok beğendim serinin 2.kitabı
"Pala Hayriye'yi" alıcam bu hafta..

Ve
Akşam üstü arkadaşımdan ödünç aldığım 
"Limon yapraklarının kokusu" isimli kitaba başladım..
Bu kitap sürükleyici gidiyor..
Beğendim...
Zaten hava serin buralarda iyi geldi..


Pinterest aşığı ben bu akşam  oralarda gezinirken
Buldum bu keki..
Nasıl ama güzel değil mi?
Yalnız kek hamuruna şekeri az koymak lazım
Yoksa benim gibi 40 yaşınızı geçtiyseniz 
Şeker komasına girebilirsiniz..

Not; 
Şekerim yok ama nedense bazı şeyler artık çok tatlı gelmeye başladı
Mesela jelibonlar, bazı çikolatalar, coca cola, niğde gazozu, meyve suları gibi..


 Hani dün bir arkadaşımın bana verdiği 
Boncukları, taşları yayınlamıştım ya
Pinterest'te buldum bunları.
Dursun burada bana fikir oldular...


2 Ağustos 2014 Cumartesi

Bir gün de böyle geçti..





Bu akşam üstü Kordon'daydık biz..
Güneşi batırdıktan sonra 
Çimlere oturup arkadaşım ve eşimle muhabbet ettik
Çiğdem çitlettik
-çiğdem çöplerini poşete attık tabii-
Yalnız daha büyük olan çimler sulandığı için 
Kıyıya daha yakın olan çimlerdeydi herkes.




Sonra arkadaşım eve dönmek için kalkınca biz de kalktık
Kıbrıs Şehitleri caddesinde dolandık..
Kitapçıya girdik
Ve aradığım kitaba kavuştum..
Ne zamandır okumak istiyordum
Önce Bitirgen'le başlamam gerekiyordu seriye..
Figen Şakacı "Bitirgen"
İzban'da gece saat 23,00 te çok doluydu
Ben de serdim poşeti yere üzerine oturdum 
Kitaba başladım..
Daha ilk sayfalarda bayıldım kitaba
Nasıl da akıcı yazılmış,
Sanki yazar karşımda bana anlatıyor...


Abiye kıyafetleri diken bir atölyede çalışan
Bir arkadaşım verdi bana bunları..
Neler neler yapılır bakalım..
Araştırayım biraz pinterest'e bakınayım..


Şimdilik bu kadar
Görüşürüz...







30 Temmuz 2014 Çarşamba

Bayram kutlaması



Cumartesi günü çalışmayınca,
Bu bayram cuma akşamından Didim'e gittik..
Cumartesi sabahı Ankara'dan kardeşim ve ailesi
Bize sürpriz yaptılar..
Geleceklerini bilmiyordum,
Sabah yeğenim uyandırdı beni..



Böylece bayramda evimiz şenlendi.
Her gün denize gittik,
Denizden  çıkmayan yeğenimle bol bol yüzüp
Su da birbirimizi batırmaca oynadık..
Akşamları yorgun argın eve dönüp annemin nefis yemeklerini yedik..

Güzel bir tatil oldu bayram sayesinde..

Geçmiş de olsa ben de bayramınızı kutluyorum..
El öpenleriniz çok,
Bahşişleriniz bol,
Ağzınız tatlı,
Az kilolu bir bayramınız olsun...