Ayaklarım sızlıyorrr,
Şimdi sabah eşim kapıdan ben bacadan misali çıktım evden.
İstikamet Torbalı.
Gün var malum liseden arkadaşlarla.
Hırslıyım bu defa önümüzdeki günü ben kapmalıyım.
Hazırlanmışım bulaşıkları makinaya yerleştirirken
Size de olur mu?
O an üstünde ince bir oya işçiliğinde düşünemediğim, yorumlayamadığım bi takım olayları arka bahçedeki limon ve mandalin ağaçlarına bakan lavabonun önünde bi yandan bulaşıkları yıkarken bi yandan da düşünürüm, yorumlarım.
Yine dün akşam böyle ama bu sefer bulaşıkları makinaya yerleştirirken sonradan yorumlamak üzere beynimin bi köşelerine tıkıştırdığım bu olayı aldım çıkardım..
Kaçtır almaya çalışıyorum günü ama bi türlü alamıyorum.
"Kızım dedim bu senin beceriksizliğin, ağlanıp sızlanmıyorsun, yok okul taksidimiz eksik kaldı, yok baza aldım ödeme yapıcam gibi sağlam bahanelerin, ödenmemiş senetlerin yok."
Aslında birazda belamı mı arıyorum ne ?
Şimdi kaç kişiyiz bi sayayım,
En az gelen gelmeyenle 15 kişiyiz eh bide 5 tanede çocuk say ettimi 20.
Kahvaltı yapıyoruz dayarım önlerine zeytin, peynir, domat, salatalık, gevrek ve çayı.
Tamam kızım oldu işte.
Bide tatlı yapıveririrm şöyle en hafifinden.
Ama bunu yapabilmek için günü almam şart.
Neyse yine bir sonraki günün nerede olması konusunda anlaşıldı.
Mesela bugünkü günü hazırlayan arkadaşım parayı başka bi arkadaşın sırasını alarak yaptığından para ev sahibinin değildi. Ama yine asıl kişi alamadı, önümüzdeki günü
ne yazık ki KAPAN arkadaş aldı.
Evinde yapılan günde de parayı asıl kişiye verecek.
Amaaa bi durum daha çıktı, belkide yeni doğum yapan arkadaşa oturmaya gidilip gün parasıda orda toplansın diyenlerde olmadı değil.
Karar 6 Ağustos'a kaldı.
Ramazan ayında ara veriliyor denirken ben çıktım ortaya herkesi susturdum veee
Ramazan bayramından sonraki ilk gün benim günüde yaparım, parasını da alırım kimseye de vermem bilginiz ola diyerek birazda anarşistlikle günü kaptım !
Not: Günde toplam 450,00- Lira toplanıyor....
9 Temmuz 2010 Cuma
6 Temmuz 2010 Salı
Düğün...
İşim çokk !
Cumartesi günü eşimin kuzenin düğünü için İstanbul'a uçuyoruz.
Program yoğun o gün.
Önce Anadolu yakasında Kadıköy Evlendirme Dairesinde nikah,
Ardından hopp Harbiye'ye Avrupa yakasına Notre Dame de Sion'a kiliseye
Akşama da eğlenceye..
İyi de öncesinde de var hazırlık,
Ne giyeyim telaşı..
Nikah ve akşam için ayrı kıyafetler seçildi oylama yapıldı
Sonra kuaföre gidilip saçlar boyanacak, kaş falan alınacak.
Ertesi günü döneceğimiz için yükümüz hafif olucak.
Belkide Eşimin abileri arabayla dönecekleri için valizi onlara paslayabiliriz.
En azından pazar günü uçak saatine kadar dolaşmayı düşündüğümüzden elimizde fazlalık olmaz...
İşim çok daha kuaföre gidicem...
Ayrıntılar nasipse dönünce...
Cumartesi günü eşimin kuzenin düğünü için İstanbul'a uçuyoruz.
Program yoğun o gün.
Önce Anadolu yakasında Kadıköy Evlendirme Dairesinde nikah,
Ardından hopp Harbiye'ye Avrupa yakasına Notre Dame de Sion'a kiliseye
Akşama da eğlenceye..
İyi de öncesinde de var hazırlık,
Ne giyeyim telaşı..
Nikah ve akşam için ayrı kıyafetler seçildi oylama yapıldı
Sonra kuaföre gidilip saçlar boyanacak, kaş falan alınacak.
Ertesi günü döneceğimiz için yükümüz hafif olucak.
Belkide Eşimin abileri arabayla dönecekleri için valizi onlara paslayabiliriz.
En azından pazar günü uçak saatine kadar dolaşmayı düşündüğümüzden elimizde fazlalık olmaz...
İşim çok daha kuaföre gidicem...
Ayrıntılar nasipse dönünce...
4 Temmuz 2010 Pazar
İzmir'i inekler bastı...
Şöyleee uzunnnn,
Bol pişi, sucuk, yumurta, salatalık, çay kokulu pazar kahvaltılarımızı Ramazan Bayramı sonrasına kadar erteledik. Eşimin bu sene 3 aylar orucu tutucam niyetiyle..
Şimdi Allah kabul etsin o oruç tutuyor ya ben tutamasam da sağolsun O'nun sayesinde tutuyorum.
Kahvaltı yapamıyorum, bir ekmekle en az 3 gün olmadı hadi küfleninceye kadar bazen ekmek geçinip gidiyoruz.
Bu hani ayağı kırık birine yardım etmek için koluna girdiğinizde sizde onun gibi aksarsınız ya yürürken aynı öyleyim işte.
Şimdi bu sıcakta kalkıp çukulatalı bisküvi ve sütle idare edeyim dedim ama sıcakta süt içmenin pek de iyi olmadığı kanaatine vardım.
Midem daha fazla :)
Yarın benim için önemli diş dolgusu yaptırıcam ilk defa,
Yaşayanlar lütfen tecrübelerimizi dolgumdan sonra konuşalım,
Öncesinde etkilenebilirim hoş olmayan anılardan :(
Bir de biliyormusunuz İzmir'i inekler bastı.
Şehrimizin muhtelif yerlerine inek heykelleri dikildi.
Bununla ilgili ayrıntılı haber için aşağıdaki linki tıklayabilirsiniz,
Resimdeki inek, Karşıyaka İskele önü..
İzmir inekleri..
İzmir'deki ineklerin adresleri..
2 Temmuz 2010 Cuma
Geçen hafta
Günler deli gibi
Ama gün içinde ki işler o kadar ağır ilerlerken fark ettim ki,
Bişi yazamamışım ne zamandır?
Şimdi düşünüyorum da geçen hafta içinde ben neler yaptım?
Pazartesi evdeydim hayal meyal hatırlıyorum,
Haa pazartesi günü İzsu'dan geldiler evimin önünde kanal açıp
Beni sinir etmişlerdi yaaa....
Salı yine gelip su kaçağını bulup kapatmışlardı
Tabii kapattırana kadar geçen sürede sıkıntıdan ölmüştüm.
Öğleden sonra da Kuzenime gitmiştik oturmaya ama daha yarım saat olmuşu ki
Bir telefon iş görüşmesi için Alsancağa gitmiştim.
İş olmadı ama üzülmedim de,
Nedense ortam beni biraz ürküttü
Öyle korku şakaları satan bi yer değildi de
Kızılay Kan bankasının bir ucunda
Kordon'a, Montrö'ye, Alsancağa yakın bir yerdeydi ama
Neyse üzülmedim boşverin..
Ama ordan çıkışta gittiğim Behçet uz Çocuk hastanesi arkasında ki Sevgi yolunda
Oturup buz gibi içtiğim turşu beni hasta etti.
Çarşamba yatmakla, öksürmekle, film kanallarında gezinmekle geçti.
Perşembe, kuzenim geldi kahvaltıya.
İşyerinde ki arkadaşlarına söz vermiş yeni ev aldı diye kek ikram etmek için
Islak kek istemişti benden onu yaptım, bir de dünden yaptığım kurabiyeler vardı
Onları da aldı götürdü.
Şimdi yine evdeyim, burnum akıyor, öksürüyorum :))
Ama gün içinde ki işler o kadar ağır ilerlerken fark ettim ki,
Bişi yazamamışım ne zamandır?
Şimdi düşünüyorum da geçen hafta içinde ben neler yaptım?
Pazartesi evdeydim hayal meyal hatırlıyorum,
Haa pazartesi günü İzsu'dan geldiler evimin önünde kanal açıp
Beni sinir etmişlerdi yaaa....
Salı yine gelip su kaçağını bulup kapatmışlardı
Tabii kapattırana kadar geçen sürede sıkıntıdan ölmüştüm.
Öğleden sonra da Kuzenime gitmiştik oturmaya ama daha yarım saat olmuşu ki
Bir telefon iş görüşmesi için Alsancağa gitmiştim.
İş olmadı ama üzülmedim de,
Nedense ortam beni biraz ürküttü
Öyle korku şakaları satan bi yer değildi de
Kızılay Kan bankasının bir ucunda
Kordon'a, Montrö'ye, Alsancağa yakın bir yerdeydi ama
Neyse üzülmedim boşverin..
Ama ordan çıkışta gittiğim Behçet uz Çocuk hastanesi arkasında ki Sevgi yolunda
Oturup buz gibi içtiğim turşu beni hasta etti.
Çarşamba yatmakla, öksürmekle, film kanallarında gezinmekle geçti.
Perşembe, kuzenim geldi kahvaltıya.
İşyerinde ki arkadaşlarına söz vermiş yeni ev aldı diye kek ikram etmek için
Islak kek istemişti benden onu yaptım, bir de dünden yaptığım kurabiyeler vardı
Onları da aldı götürdü.
Şimdi yine evdeyim, burnum akıyor, öksürüyorum :))
30 Haziran 2010 Çarşamba
Sertab ASLA
Ben michael fugain une bella historia adlı şarkının melodik olarak biraz daha hızlandırılmış haline benzettim. Belkide bilerek yapmıştır Sertab...
Ama harikaaa olmuş sabah, akşam, gün içi fark etmiyor dinliyorum her daim...
Yağmur olup yağarsan sen üzerime
Hiçbir derdim kalmaz geriye
Sende olmayınca yalnızım bu şehirde
Gidersen yanına al benide benide
Sevince kalbim elbet acı duyar
Sende benim gibi seversen
hep yanımda olmak istersen
O zaman biter biter bu acılar
Kendimden emin olmadıkça
Sen benim olamazsın asla
Aslaaaaaaaa
Yağmur olup yağsan sen üzerime
Hiçbir derdim kalmaz ki geriye
Çünkü ne zaman ağlarsam kaderime
Kaderim beni alır alır içine içine
Sevince kalbim elbet acı duyar
Sende benim gibi seversen
Hep yanımda olmak istersen
O zaman biter biter bu acılar
Kendimde emin olmadıkça
Sen benim olamazsın asla
Aslaaaaaaaaaaa
Sevince kalbim elbet acı duyar
Sende benim gibi seversen
Hep yanımda olmak istersen
O zaman biter biter bu acılar
Kendimde emin olmadıkça
Sen benim olamazsın asla
Aslaaaaaaaaaaa
29 Haziran 2010 Salı
Havuz yaptırıyom evimin önüne...
Şu İZSU'nun taa neresine koysam acaba?
( Bir bayan olarak beni nasıl konuşturuyorlar şimdii yaa )
Su borusu patlamış, bizim evin kaldırımından 15 cantim ileride,
Geldiler, kazdılar, kırdılar su boşalttılar
16,30 da çekip gittiler mesai bitti dediler.
Yarın da gelicez ama evinizle kaldırım arası için demir boru alın,
Eşiniz akşam şu parke taşları söksün takıversin dediler,
Ulen dingiller elimde olsa o boruyu....
Faturanızda yeterince,
Yok Ağaç bedeli- ağaç da yok kapımızda yoksa bize kütük mü demek istiyonuz?
Yok Tamir bakım ücreti aldınız
Almadınız mı zamanında?
Ya da almıyor musunuz hala....
Faturaya baktım her ne hikmetse 0- o haneler.
Almadım boru moru
Akşam eşimle parke taşları söktük ama su doldu yine,
O bana pis pis bakan boru kılıklı herifi sokmayı düşünüyorum oraya.
Diğer amcamlara sözüm yok bayağı uğraştılar ama o dingil...
Çok kızgınım çokkkkk özür dilerim bu kadar küfrüm için.
Haa bide yaparlar, giderler
Arkalarında bıraktıkları pislikleri kapatmazlar,
Ulen kedilerden edep öğrenin yaa
Olan bana olur,
Arkasından mahalle muhtarına koştur dur günde 3 öğün
Asfalt yapılsın diye...
Yazarın 29/06/2010 st: 11:18 notu ;
Efenim geldiler sabah 9,30 gibi.
Nescafe , çay yaptım ikram ettim.
Boruyu aldım ama taktıracak tesisatçı bulamadığımdan
Rica ettim, küçük emrah pozisyonu aldım taktılar.
Sonra da aldı beni bahşiş vermem gerekir mi telaşı.
Babacım Canım Babacımm aradı işçilerden biriyle konuşayım telefonu ver bakalım dedi,
En yakında da o dingil vardı neyse,
Konuşmaları bitince gerekli bilgiyi verdiler bana,
Şimdi İzsu her ay faturalarda tamir bakım ücreti adı altında haraç pardon ücret alıyorlardı
Birisi dava açmış, benim evim sıfır tamirim bakımı yok niye bu parayı ödüyorum diye.
Kazanmış....
Amaa benim burda bir takım parçadan masraf alınacakmış.
Bu da su faturama gelicekmiş.
Gelsin dedim içimden her ay böyle para vereceğimize..
Neyse şükür bitti...
28 Haziran 2010 Pazartesi
Friend Feed sayfamdan
Frienfeed'den özlü sözlerim var aşağıda hepside bizati kendi şahsıma ait olup
Resmen kıçımdan uydurduklarımdır....
Müstehcen fıkra anlattığımda yüzleri kızarıp, başlarını ellerindeki işe gömen menapozlu gün kokoşları, sizler namuslu ev karısı ben mahallenin fahriye ablası mı oluyorum o zaman?
Hafta içi takım elbise giyen iş adamlarını hafta sonları bol cepli caprilerle gezinirken görünce ciddiyetim elden gidiyor.
Ben sevgilimi, karımı ordunun içine koysam beni aldatmaz bilirim diyen erkekler; Yanlış biliyonuz.
Menapozlu karıların hepsi mi inci kolye takar, yakın gözlüklerinde boncuklu ipler olur ya..
Şu inci kolye ve gözlükteki inci askı tespitimi onaylayan Ayşe Özgün'e teşekkürler. Show tv'de şu anda :))
Akşam son ses maç, gündüz son ses formula 1 sağır olmak istiyorummm..
Çocuğun yok dediler, iş vermediler...
Resmen kıçımdan uydurduklarımdır....
Müstehcen fıkra anlattığımda yüzleri kızarıp, başlarını ellerindeki işe gömen menapozlu gün kokoşları, sizler namuslu ev karısı ben mahallenin fahriye ablası mı oluyorum o zaman?
Hafta içi takım elbise giyen iş adamlarını hafta sonları bol cepli caprilerle gezinirken görünce ciddiyetim elden gidiyor.
Ben sevgilimi, karımı ordunun içine koysam beni aldatmaz bilirim diyen erkekler; Yanlış biliyonuz.
Menapozlu karıların hepsi mi inci kolye takar, yakın gözlüklerinde boncuklu ipler olur ya..
Şu inci kolye ve gözlükteki inci askı tespitimi onaylayan Ayşe Özgün'e teşekkürler. Show tv'de şu anda :))
Akşam son ses maç, gündüz son ses formula 1 sağır olmak istiyorummm..
Çocuğun yok dediler, iş vermediler...
36 yaşındayım,1992 yılından beri hep çalıştım, ön muhasebe bilirim, hamgi işe girsem önce telefona baktım sonrada bana iş öğrettiler, cıvıl cıvıl, insanı sıkmayan biriyim, gün içinde deli gibi çalışayım ama akşam çıkışım belli olsun mesai olmasın, İzmir'de Buca'da oturuyorum, İŞ ARIYORUMMMM
ja ja ja ja ja isimli arkadaşın nikini görünce feedlerde ha ha ha ha ha diye okuyom hahahaha
Cepten pek arayanım olmadığı için telefon melodimi hala ezber edemedim beynime :(
Sırf bana kitap okusun diye çocuk yapmaya karar verdim
Uçağa bineyim, çıkışta elinde isimim yazılı biri beni karşılasın isterdim...
Cep telefonuna şarkı ekleyenler kekodur dedi arkadaşım, telefonu çaldı melodi aynen şuydu "yeğen telefonun çalıyor" hey Allah'ım dedim....
Yatak odasındaki giysileri katlamak 15 dakika, yapmamak için harcanan süre 2 gün....
Evi bok götürüyo, vidanjör çağırıcam..
İş buldum ama 6 ay sigorta yapamıyacaklarmış, kendimi kaçak göçmen işçi gibi görüyorum.
27 Haziran 2010 Pazar
Mimlenmişim haberim yok ;)
1. Hangi işleri yarım bırakırsın ya da bıraktığın neler var?
Kendime başlayıp bir hevesle ördüğüm örgüleri hep yarım bırakırım Didim' gidince Annem'e paslarım.
Birde Kolayı illaki yarım bırakırım, bitiremem..
2. Yakın zamanda kaybettiğin biri var mı?
Yok, Ama ülkemdeki şehitler sayılır mı acaba?
Bir de geçen sene oğluşum Lucky'i kaybettim.
3. En ağır bulduğun, sana dokunan bir yemek var mı?
Bollll yağlı köy düğünlerinde pişen tüm yemekler.....
4. Cinsellik ve aşk anlamında unutamadığın biri var mı?
Gerçekten unutamadığım biri varr......
5. Çocukken sevdiğin çizgi filmler?
Heidi, Şeker kız Candy....
6. Blogger'a ne zaman kayıt oldun? Kim vesile oldu? Nereden duydun?
2009 Nisan ayında başladım yazmaya.
Ama 2005 yılından beri hala da düzenli okuduğum blog yazarlarına özenerek başladım.
Linkini şimdi veremesem de,
Mutfak camı, Asortik krep, Bağdat cafe.....
7. Çok paran oldu neler yaparsın?
Survivor adasını alıp, içindekileri de kovalayıp çeker giderdim buralardan.
Bu mimi kabul buyururlarsa, Creep 'e yolluyorum....
Pazar kokuları
Bu pazar hava bi garip İzmir'de.
Güneş açsam mı, açmasam mı bir tembellik içinde.
Pazar ya ondan olabilir sanırım.
Bu pazar semt pazarı da çok ucuz geldi ban yaa...
Bişi almıcaktım sözde evde vardı ama yüklendim yine.
Yeşillikler çok güzeldi alırken özellikle de rokayı
Canım mercimek çorbası çekti.
Akşama yapmalı.
Mutfaktan nefis nane, maydanoz, dere otu kokuları geliyor.
Eşim oruçlu 3 aylar diye tutuyor,
O'na güzel bir yemek yapmalı akşama,
Sürpriz olsun demiyorum ama
Kaşarlı, etli milföy yapıcam böööörek.
Bu gün evde iş yok
Bol bol tembellik olucak.....
25 Haziran 2010 Cuma
Tatlı cadı,
Şimdi vallaha yalan yok aramızda,
Hem şurada biz bizeyiz ayol,
Söylüyorum içim rahatlıkla,
Evimi bok götürüyo resmen.
Öyle kir pis falan değil,
Çamaşırlar yıkandı, katlandı ama yerlerine yerleşemiyolar bi türlü.
Bir de bazanın içine girecekler var ki,
Her gördüğümde bana giriyor sanki.
Mutfak desen bulaşık makinası temiz, yıkanmışlarla dolu
Yıkanacak iki tabak , bir bardak için makinayı boşaltmak zor geliyo.
Allah'tan çöp poşetleri ağızları sıkı sıkı bağlanmış vaziyette, bugün geçicek çöp arabasını bekliyo.
Ahh bide size sehpanın üstünün fotosunu çeksem inanın şaşırırsınız
Neler yok ki,
Geçen gün yayınladığım bileziği yapıcam diye bi arkadaşa
Tüm boncuklar üzerinde,
Dün düğüne giderken kopan eşimin pantolonun düğmesi için dikiş kutusu
Gözlük kılıfı, tv kumandası, dişim için kullandığım hap, kitap....
Akşamları eşim yazık tv karşısında çay içerken
Biraz iktirip sehpadakileri fincanına zor yer buluyor.
Kaldırmak gelmiyo içimden.
Çok tembelleştim çokk....
Eee kalk yap diyorsunuz biliyorum,
Egzersiz yapıyorum tatlı cadı gibi burnumu oynatıp kaldırabilir miyim diye.
Hem şurada biz bizeyiz ayol,
Söylüyorum içim rahatlıkla,
Evimi bok götürüyo resmen.
Öyle kir pis falan değil,
Çamaşırlar yıkandı, katlandı ama yerlerine yerleşemiyolar bi türlü.
Bir de bazanın içine girecekler var ki,
Her gördüğümde bana giriyor sanki.
Mutfak desen bulaşık makinası temiz, yıkanmışlarla dolu
Yıkanacak iki tabak , bir bardak için makinayı boşaltmak zor geliyo.
Allah'tan çöp poşetleri ağızları sıkı sıkı bağlanmış vaziyette, bugün geçicek çöp arabasını bekliyo.
Ahh bide size sehpanın üstünün fotosunu çeksem inanın şaşırırsınız
Neler yok ki,
Geçen gün yayınladığım bileziği yapıcam diye bi arkadaşa
Tüm boncuklar üzerinde,
Dün düğüne giderken kopan eşimin pantolonun düğmesi için dikiş kutusu
Gözlük kılıfı, tv kumandası, dişim için kullandığım hap, kitap....
Akşamları eşim yazık tv karşısında çay içerken
Biraz iktirip sehpadakileri fincanına zor yer buluyor.
Kaldırmak gelmiyo içimden.
Çok tembelleştim çokk....
Eee kalk yap diyorsunuz biliyorum,
Egzersiz yapıyorum tatlı cadı gibi burnumu oynatıp kaldırabilir miyim diye.
24 Haziran 2010 Perşembe
Geçmiş olsun dilekleri için teşekkür ederim öncelikle.
Bugün yine gittim doktora bi sorun yokmuş aslında dişimde.
bi tek dolgum kaldı bakalım.
Akşama düğün var eşimin kuzenin.
havada kapalı bakalım ne olacak.
Ayrıca Aşk-ı Memnu dizisi de son bu akşam.
Amaaa ben son bölümün senaryosunu buldum ve okudum.
Ne olduğunu demicem izleyin ve görün :)))
Aslında ben Parmaklıklar Ardında dizisine bakıyorum.
Oda son bu akşam.
Tekrarı yayınlanır izlerim artık.
Çok güzel yağmurlar yağdı yaa..
Yalnız kirazlara dikkat !
Kurt olabilir :))
Bugün yine gittim doktora bi sorun yokmuş aslında dişimde.
bi tek dolgum kaldı bakalım.
Akşama düğün var eşimin kuzenin.
havada kapalı bakalım ne olacak.
Ayrıca Aşk-ı Memnu dizisi de son bu akşam.
Amaaa ben son bölümün senaryosunu buldum ve okudum.
Ne olduğunu demicem izleyin ve görün :)))
Aslında ben Parmaklıklar Ardında dizisine bakıyorum.
Oda son bu akşam.
Tekrarı yayınlanır izlerim artık.
Çok güzel yağmurlar yağdı yaa..
Yalnız kirazlara dikkat !
Kurt olabilir :))
22 Haziran 2010 Salı
Bu gün dişçiye gittim.
Tedavi süreci gerektiğinden bi işlem yapılmadı,
Diş taşlarım temizlendi, diş etimdeki kanamalar içinde ilaç kullanıcam.
2 hafta sonra dolgu ve çekim yapılacak.
Bu arada işlem numarası veren bayan sağlık karnesinde cinsiyetimin erkek olarak işlendiğini belirtip düzeltmem için uyardı.
Ordan çıkınca havanında serinliğine karışıp Eşrefpaşa'dan aşağıya indim 2.Kordon'a,
SSK'da gerekli düzeltmeyi yapmaya.
Eşrefpaşa'daki Öğretmenevi'nin yanından İsmet İnönü'nün doğduğu sokaktan geçerek çarşıya çıktım.
Tedavi süreci gerektiğinden bi işlem yapılmadı,
Diş taşlarım temizlendi, diş etimdeki kanamalar içinde ilaç kullanıcam.
2 hafta sonra dolgu ve çekim yapılacak.
Bu arada işlem numarası veren bayan sağlık karnesinde cinsiyetimin erkek olarak işlendiğini belirtip düzeltmem için uyardı.
Ordan çıkınca havanında serinliğine karışıp Eşrefpaşa'dan aşağıya indim 2.Kordon'a,
SSK'da gerekli düzeltmeyi yapmaya.
Eşrefpaşa'daki Öğretmenevi'nin yanından İsmet İnönü'nün doğduğu sokaktan geçerek çarşıya çıktım.
Şu cumbada oturup çay içip dedikodu yapmak isterdim.
Türk Bayrağı asılı ev İsmet İnönü'nün doğduğu ev.
Salepçioğlu Camii - İzmir
Bu bileziği ben yaptım.
Ykm'de görmüştüm ve fotoğrafını çekmiştim gizlice.
Sonrada evimde ve Annem'den bulduğum boncuklarla kendime yaptım.
21 Haziran 2010 Pazartesi
20'lik diş
40 yaşıma kaç basamak kaldı şunun şurasında ama
20'lik dişimin daha çıkmaya niyeti yok ne yazık ki.
Son 5 senedir ara ara yokluyor.
Kökü ağzıma doğru gidiyor, dilim acıyor, yediklerimden tat alamıyorum
Dicem ama bişi yiyemiyorum ki.
Yarın sabahtan doktora gidicem.
Eşrefpaşa'da bir yer var methetti teyzem doktorlarını elleri çok hafif dedi.
Elleri hafifdir ama benim diş bakalım ne kadar ağır.
Bir de dolgu var yapılacak.
Off off...
Korkuyorum vallaha.
Babamlardaydım, geldim :)
Tatille karışık Baba evimdeydim ben 4 gündür.
Ne güzeldi yaa...
Sevdiğim yemekleri pişirdi Annecim,
Babam motoruna atıp gezdirdi beni.
Sanki bekarmışım da babaevim de yaşıyormuşum gibi,
Eşimde gizli sevgilim uzak köşelerde telefonla konuşmaklar, mesajlaşmaklar falan
Bir de bu akşam dönerken annemin çantama harçlık sıkıştırması
Çok seviyorum onları yaa....
Aaa hani yazmıştım İTOB'ta iş görüşmesine gitmiştim diye,
Perşembe günü Didim'e daha yeni gelmişim
Telefon,
Cuma günü 2.görüşme için aradılar.
Didim'de olduğumu ama gerekirse İzmir'e gelebileceğimi ilettim.
Gerek yok dediler :(
Üzüldüm ama vardır bi hayır dedim..
Eee oralara gidince,
Denize gittik yüzdük, daldık, güneşlendik.
Ordan bir arkadaşımla beraber denizde çok güldük ama çokk...
Annem kıyıya kadar gülmeleriniz geldi dedi.
Denize girdiğimiz Didim Altınlkum'da polis kampı önündeydik.
Denzide onlara ait dubaya biri çıktı.
Bir ısınma hareketleri, jimnastik hareketleri falan.
Merakla bekliyoruz bu kadar ısınmaya denize nasıl atlayacak?
Çivileme mi? Bomba misali mi? Göbek üstü mü?
Çok artistti çokk...
Bayağı bekledik ama yok atlamadı yattı bi güzel dubada :)
Bir süre geçti hah dedik şimdi atlıyacak.
Atlamadı gitti bi güzel merdivenlerden inerek denize girdi...
Ne güzeldi yaa...
Sevdiğim yemekleri pişirdi Annecim,
Babam motoruna atıp gezdirdi beni.
Sanki bekarmışım da babaevim de yaşıyormuşum gibi,
Eşimde gizli sevgilim uzak köşelerde telefonla konuşmaklar, mesajlaşmaklar falan
Bir de bu akşam dönerken annemin çantama harçlık sıkıştırması
Çok seviyorum onları yaa....
Aaa hani yazmıştım İTOB'ta iş görüşmesine gitmiştim diye,
Perşembe günü Didim'e daha yeni gelmişim
Telefon,
Cuma günü 2.görüşme için aradılar.
Didim'de olduğumu ama gerekirse İzmir'e gelebileceğimi ilettim.
Gerek yok dediler :(
Üzüldüm ama vardır bi hayır dedim..
Eee oralara gidince,
Denize gittik yüzdük, daldık, güneşlendik.
Ordan bir arkadaşımla beraber denizde çok güldük ama çokk...
Annem kıyıya kadar gülmeleriniz geldi dedi.
Denize girdiğimiz Didim Altınlkum'da polis kampı önündeydik.
Denzide onlara ait dubaya biri çıktı.
Bir ısınma hareketleri, jimnastik hareketleri falan.
Merakla bekliyoruz bu kadar ısınmaya denize nasıl atlayacak?
Çivileme mi? Bomba misali mi? Göbek üstü mü?
Çok artistti çokk...
Bayağı bekledik ama yok atlamadı yattı bi güzel dubada :)
Bir süre geçti hah dedik şimdi atlıyacak.
Atlamadı gitti bi güzel merdivenlerden inerek denize girdi...
17 Haziran 2010 Perşembe
Söz
Kendime bir söz verdim,
"Söz yapıcam" deyip başımı salladım bir kere
Sadık kalmaya gayret etmeliyim.
Verdiğim sözü,
Kendime ilan etmek zor oldu.
Gerçekleşmesi de zor olucak,
Kalpler kırılacak,
Küfürler edilecek,
Yeri gelicek belki cam çerçeve kırılacak
Hissedilen acıyla, canda acıtılacak belki
Ama benliğimi sınamak adına,
Kendime saygımı daha fazla yitirmemek adına
Kararlı davranıp arkasında durmalıyım sözümün.
"Söz yapıcam" deyip başımı salladım bir kere
Sadık kalmaya gayret etmeliyim.
Verdiğim sözü,
Kendime ilan etmek zor oldu.
Gerçekleşmesi de zor olucak,
Kalpler kırılacak,
Küfürler edilecek,
Yeri gelicek belki cam çerçeve kırılacak
Hissedilen acıyla, canda acıtılacak belki
Ama benliğimi sınamak adına,
Kendime saygımı daha fazla yitirmemek adına
Kararlı davranıp arkasında durmalıyım sözümün.
16 Haziran 2010 Çarşamba
Robin Hood
Beynimi patlattım hani bişi çıkarmı diye.
Sıcaktan erimiş garibim.
Uzandım bir filme takıldım biraz
Susadığımı hissettiğim anda sehpanın üzerindeki şişeye elimi attım.
Bir yudum aldım içim haşlandı
Su sanki kaplıca suyu gibi bilmem kaç bin derece kıvamında.
Ph değeri bile kalmamış, içindeki mineraller erimiştir belkide.
Sıcağın biraz dinmesini bekledim Montrö'ye indim,
Karaca sinemasındaki seans ve filmlere baktım.
Eşim Radyo Ege'den bilet kazanmış iki kişilik.
Sonra da Behçet Uz Çocuk hastanesinin arkasındaki sevgi yolunda takıldım biraz.
Abimin yanına uğradım, eşim geldi bişiler yiyip sinemaya koştuk.
Pers Prensini izlemek istiyordum Robin hood başladı dediler.
Benim Robin Hood Kevin Costner'dir !
Girdik Russell Crowe'lu Robin hood'a
İyi filmdi değişik bir anlatımdı.
Haa bu hafta sonu Babalar günü !
Ehh sanırsam bana Didim yolları gözükecek gibi ;)
Not: Bir de sevgilimle buluştuk, oturduk hasret giderdik biraz :))
14 Haziran 2010 Pazartesi
İş görüşmesi
Bahsetmiş miydim cumartesi günü iş görüşmesine gittim ben.
Sağolsun bir arkadaşım çalıştığı mobilya firmasının sevkiyat bölümüne eleman aradıklarını söyledi.
Gittim görüştüm muhasebe müdürüyle,
İşi anlattı biraz bana 4-5 mağaza verilecek gelen siparişe göre üretim ve sevkiyatla beraber çalışıp, akşama sevkiyatı hazırlıycam.
"Yalnız dedi mesailerimiz oluyor iş yetişmediğinde"
Ne kadar oluyordur ki azdır falan dedim kendi kendime.
İndik aşağıya koskocamannn fabrika
Üretim alanı, o alan içinde de 15 m2 lik bir yer sevkiyat bölümü.
Şefim olacak bayanla tanıştırıldım.
İlk cünlesi şu oldu,
"Şimdi bizim gün içinde iş yetişmediğinde mesailerimiz oluyor. Çıkış 18,30 ama 21,00-e kadar kaldığımız oluyor. Bir düzen kurmaya çalışıyoruz yeri geldiğinde 12 den sonra çıktığımızda oluyor. İşe başlayıp bir hafta sonra yok ben mesaiye kalamam, eşim izin vermez falan gibi mazaretler duyacaksak olmasın daha iyi"
Kaldım ne diyeceğimi bilemedim.
"Peki dedim mesai ücreti veriliyor mu?"
"Mesai kalman sen işini yetiştiremediğinden dolayı oluyor. Mesai ücreti verilmiyor."
Biz sizi ararız dediler ayrıldım fabrikadan.
Tepemde havaalanından kalkan uçaklara bakarak yola düştüm eve döndüm.
Sonra beni aradılar pazartesi gelin bi deneyelim sizi dediler.
Tamam falan dedim ama içimden o fabrikadan çıkışta kararımı vermiştim.
"Ne bu lann" diyerek.
1 saat sonra geri dönüp pazartesi işe gelmiyeceğimi haber etmek istedim ulaşamadım kimseye.
Sabah ben arama yaparken aradılar "Nerdesiniz" diye.
Ben de " Sizi aradım ama ulaşamadım, ben yüklü mesailerinizden dolayı işe gelmiyeceğimi bildirmek için" dedim.
Biraz bozuldu sanki görüştüğüm bayan "Ama biz size güvenerek başka eleman çağırmadık" dedi.
Bir iki kelam ettik iyi günler diledim kapattım.
13 Haziran 2010 Pazar
Sıcakkk !!!
Bu pazar çok ağır geçecek anlaşılan,
Gece sıcaktan yatamadım,
Sabah sıcaktan uyuyamadım,
Ve pazar sabahı saat 08,36- da uyandım
Şimdi de sıcaktan duramıyorum.
İzmir, İzmir intikam mı alıyorsun bizden.
Bu ne sıcak !
Klimayımı açayım.
Bilirim açmayı ama nedense bir alerjim var üflediği havya.
Ayrıca demeyin şimdi
"Çeşme burnuzun dibi gitsenize"
Öncelikle şunu diyim İzmir'liyim ama,
Çeşme'ye gidişim sağ elimin parmak sayısı kadardır.
Sol elim yok daha ortada.
Didim daha yakın olsaydı keşke :(
Gece sıcaktan yatamadım,
Sabah sıcaktan uyuyamadım,
Ve pazar sabahı saat 08,36- da uyandım
Şimdi de sıcaktan duramıyorum.
İzmir, İzmir intikam mı alıyorsun bizden.
Bu ne sıcak !
Klimayımı açayım.
Bilirim açmayı ama nedense bir alerjim var üflediği havya.
Ayrıca demeyin şimdi
"Çeşme burnuzun dibi gitsenize"
Öncelikle şunu diyim İzmir'liyim ama,
Çeşme'ye gidişim sağ elimin parmak sayısı kadardır.
Sol elim yok daha ortada.
Didim daha yakın olsaydı keşke :(
Arap saçı, Arap çorbası
Böyle der annemler,
Bir iş karışıksa, çözülemeyecekse
Ya da yine çok karışık bir türlü tadı gelmiyorsa bişilerin.
Durdum mutfağa giderken tamda banyo kapısının önünde
Bişiler geçti içimden kaybetmek istemedim.
Dedim ki kendi kendime;
Şimdi ne gereği var ki durup dururken hayatını karıştırmaya demi ama
Eline almışsın bir kepçe daldırıp daldırıp içine
Çıkarıyorsun dipte kalmış ne varsa
Dibi tutmuşsa tat vermez ki kötü bir tortu bırakır en fazla.
O zaman ne yapmak lazım ?
Dök içindekileri ser ortaya
Bak bakalım neler kalmış içinde
İnanıyorum ki seni üzecek olanlar çok olsa da
Çıkarırsın sen içinden mutluluk için bir iki kırıntı
Gül o zaman çınlatsın kahkahan evinin duvarlarını
Ekle bir iki gülücük daha...
Bir iş karışıksa, çözülemeyecekse
Ya da yine çok karışık bir türlü tadı gelmiyorsa bişilerin.
Durdum mutfağa giderken tamda banyo kapısının önünde
Bişiler geçti içimden kaybetmek istemedim.
Dedim ki kendi kendime;
Şimdi ne gereği var ki durup dururken hayatını karıştırmaya demi ama
Eline almışsın bir kepçe daldırıp daldırıp içine
Çıkarıyorsun dipte kalmış ne varsa
Dibi tutmuşsa tat vermez ki kötü bir tortu bırakır en fazla.
O zaman ne yapmak lazım ?
Dök içindekileri ser ortaya
Bak bakalım neler kalmış içinde
İnanıyorum ki seni üzecek olanlar çok olsa da
Çıkarırsın sen içinden mutluluk için bir iki kırıntı
Gül o zaman çınlatsın kahkahan evinin duvarlarını
Ekle bir iki gülücük daha...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

.jpg)








