Annebaba etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Annebaba etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Temmuz 2013 Salı

Serenad


Okunacak 19 kitap arasında yer alan 
Serenad - Zülfü Livaneli
Geçen günlerde bititridim..

Çok sevdim sürükleyici  bir hikayesi vardı..

Ama bir yerde içim burkuldu
 Aslında 2 yerde de ben birini anlatıcam diğerini anlatırsam
Kitabı okumamış olanlara filmin sonunu söylemek gibi olur..

Kitabın baş karakteri Maya,
Eşinden boşanmış ve oğluyla yaşıyor
Kitabın bir bölümünde oğlunu babasına yollaması gerekiyor
Ve oğluna bunu söylüyor..
Oğlunun verdiği cevap burktu beni
"Sen nasıl istersen"

Boşanmış ailelerin çocuklarına olan o haksızlık..
Çocuğun bunu kabullenip annesine bir büyük gibi 
Şımarmadan olgunlukla kabul edişi
O çocuğun saçını koklamak istedim..

Şarkımız belki bu akşam 15.kez dinlediğim  bir şarkı
Duffy - Breath Away





21 Haziran 2010 Pazartesi

Babamlardaydım, geldim :)

Tatille karışık Baba evimdeydim ben 4 gündür.
Ne güzeldi yaa...
Sevdiğim yemekleri pişirdi Annecim,
Babam motoruna atıp gezdirdi beni.
Sanki bekarmışım da babaevim de yaşıyormuşum gibi,
Eşimde gizli sevgilim uzak köşelerde telefonla konuşmaklar, mesajlaşmaklar falan
Bir de bu akşam dönerken annemin çantama harçlık sıkıştırması
Çok seviyorum onları yaa....

Aaa hani yazmıştım İTOB'ta iş görüşmesine gitmiştim diye,
Perşembe günü Didim'e daha yeni gelmişim
Telefon,
Cuma günü 2.görüşme için aradılar.
Didim'de olduğumu ama gerekirse İzmir'e gelebileceğimi ilettim.
Gerek yok dediler :(
Üzüldüm ama vardır bi hayır  dedim..

Eee oralara gidince,
Denize gittik yüzdük, daldık, güneşlendik.
Ordan bir arkadaşımla beraber denizde çok güldük ama çokk...
Annem kıyıya kadar gülmeleriniz geldi dedi.
Denize girdiğimiz Didim Altınlkum'da polis kampı önündeydik.
Denzide onlara ait dubaya biri çıktı.
Bir ısınma hareketleri, jimnastik hareketleri falan.
Merakla bekliyoruz bu kadar ısınmaya denize nasıl atlayacak?
Çivileme mi? Bomba misali mi? Göbek üstü mü?
Çok artistti çokk...
Bayağı bekledik ama yok atlamadı yattı bi güzel dubada :)
Bir süre geçti hah dedik şimdi atlıyacak.
Atlamadı gitti bi güzel merdivenlerden inerek denize girdi...

24 Mayıs 2010 Pazartesi

Dönüş



Motora, kasksız binmenin cezası 60,00-lira


Tatil dönüşü en sevmediğim son gün tıkış tepiş dolan çantanın açılması.
O yüzden hemen banyoya götürüp ne varsa çıkarıp ki malum bir çoğu giyilmediği halde makinayı boyluyor.
Bir de eğer Anababa motelinde kaldıysanız mutlaka ama mutlaka bir bagaj dolusu yiyecekti falan oluyor.
Yok zeytinyağı, salça, sebze meyve, bir de benim gibi çiçek aşığı iseniz oralardan getirilmiş gübreli toprak ve dikilecek çiçekler. 
Haa bu toprak falan gizliden konulur ki bagaja yoksa koca Koca'a anlatma meramından kurtulursunuz.
Denize girdin mi diye sormayın. Sizin oralara yağan yağmur ziyadesiyle bizim oralarada yağdı, deniz kenarına gittiğimiz halde karpuz kabuğunuda göremediğim için girmedim denize. Gerçi en azından güneşlenebilirdim dicem ama yağan yağmurdan burnumuzu çıkartamadık dışarı. 
Yine de, güzeldi herşey. 
En güzeli, anne baba yanında olmak. 
Bir akşam yürüyüşünde annenin babanı sana çekiştirmesi,
"hadi seni gezdireyim motorla" diyen babanın deniz kenarında bir sigara içimlik zamanda anneyi sana çekiştirmesi. Üst katta kitap okurken alt kattan gelen mis kokulu anne yemekleri. 
Hala 12 yaşındaymışsın gibi o serinlikte giydiklerinden dolayı azarlanmak, 
Gece yatarken sütünü içtin mi hatırlatmasının hala tedavülden kalkmadığını işitmek, 
Babanın hala her takımın her türlü sporunu izlediğini en çok da futbol, 
Ve ikisininde eskilerden aynı olayları sanki sana ilk defa anlatıyorlarmış heyecanıyla anlatıp seninde ilk defa dinliyormuşsun gibi davranıp her zaman aynı yerde aynı heyecanla aynı tepkiyi vermek.
İşte en güzeli buydu...
Yine gidermiyim elbette, yaz geliyor....