14 Mayıs 2011 Cumartesi

Seçmece bunlar





Tamam kabul bazen yörüngeden çıktığım oluyor, 
İyi de dünyanın ekseni çıkmış 12 cm. Ben biraz çıkmışım çok mu?


Eve gelen uzaylılara terlik uzatan kadın, o evin annesidir...


İlkokuldayken Yeni Asır gazetesindeki iş ilanlarını telefonla arayıp dalga geçerdik.


Dün Chp'den iki bayan geldi evime, 
"Söyleyin dedim Kemal'e muhatap olmadan kimselerle dosdoğru gitsin bildiği yoldan, çok seviyoruz kendisini"


Kimi kocalar çiçek alıp giderler evlerine benimki midye almış gelmiş...


Yalnız nası yaptım bilmiyorum sokak terliğimle gayet rahat ev terliğim varmış gibi duruyormuşum evde yarım saattir ....


Söke ovasını geçince Dalyan'dan sağa dönmelisiniz o yolun sonu Didim.


Neden ayakkabı almadın diye soran eşime; 
"30 Liralık kot pantolonun altına, 100-Liralık ayakkabıyı giymeye kıyamadım " dedim. 
Eli kalbinde kendine gelmeye çalışıyor hala :)


Bugün ters giydiğim ceketimi, yarın doğru giyeceğimden eminim.


Gün'de "Ten uyumu önemli" dedi bi arkadaş. 
Başka bi arkadaş bana baktı sessizce; 
"Ten uyumu zenci zenciyle, beyaz beyazla mı yani "dedi. 
"Sus sus sakın yüksek sesle söyleme " dedim arkadaşa..
Sustu..


Asıl çılgın proce, mağmaya inip, oradanda dünyanın dibine çıkmaktır. 
Var mı yiyen....


Kabul ediyorum, esnediğim de çıkardığım sesten bazen kendim bile korkuyorum..


Twitter'i burnu büyük, kendini beğenmiş, 
Facebook'u yalaka, 
FF'i  ise  samimi birazda iki yüzlü buluyorum...


Gezmeye gittiğin evde WC den twit atıyorsan,sen bağımlısın arkadaş :)


Mavi Balon















Sabah sabah




Sabah gözümü açtım 
Dışarıda yağmur yağıyor olmasını dilerdim aslında
Şöyle yavaş yavaş insanı üşütmeyen
İnsanın kapı, pencereyi açası gelicek şekilde
Hani içeriye toprak,hanımeli, iğde kokuları getirecek cinsten.
Sevgilimle uzanıp kanapeye 
Gözlerimiz kapalı şu şarkıyı dinlemek

Lütfen bir tık

11 Mayıs 2011 Çarşamba

Burası İZMİR


Burası İZMİR
İzmir'li kızlar İZMİR tişörtü giyer...


Çok yoruldum bugün çok.
Tişört aldıydım geçen gün Şirinyer pazarından
Facete yayınladım 
Sağolsun bir arkadaşım istedi
Gittim pazara bugün 5 tane aldım.
Oradan da atladım İzban'a Karşıyaka'ya gittim 
Arkadaşıma tişörtleri verdim bide kahve içtik en köpüklüsünden 
Biraz sıkılan içimize ferahlık gelsin ağzımız tatlansın diyede en şekerlisinden
Döndüm sonra 
Yolda Dostoyevski'nin Beyaz Geceler kitabını bitirdim
Zaten 95 sayfa bişidi.
Ama sonu fena vurdu beni yaa....
Ağzım açık kalakaldım öyle durakta otobüs beklerken
Tavsiye ederim.
Bir kaç sene sonra tekrar okunulası bir kitap işte...
Bişi daha sol kolumun dirsek içi fena sızlıyorrrrr
Yağmur yağacak sanırım yağsa da benimde kolumdaki sızı dinse....
Evet yaşlı ve romatizması olan biriyim :))






10 Mayıs 2011 Salı

kısa kısa



Yok yaz evlere gelmedi daha sanırım
Evin içindeyim, üzerimde kazak ve ceket
Hani utanmasam eldiven takıcam mouse kullandığım elime
Bu ne serinliktir böyle?
İçerisi ısınsın diye camı açtım harbi...


Evde yemekte yok,
Yemeklik var da yapılıp ta beraber yiyebileceğim biri yok
Eşim mesai kalıyor ohh yiyor yemeğini
Bende bi üşengeçlik, 
Karnım resmen zil çalıyor ama gidipte bişi yiyesim yok.


Aslında dışarı çıkıcaktım bugün 
Fırsat35 isimli İzmir'e özel bi fırsatlar sitesine üyeyim
Yapılan çekilişte öğle yemeği kazandım 2 kişilik
Eltimle gidecektik lakin avon kolim gelicekmiş
Kargoyu beklemeye kaldım gidemedik
Artık yarın nasipse bakalım.


Bu arada aklıma gelmişken tekrar ekliyim dedim,
Sufi-saja blog sayfasının değerli yazarı rahatsız biraz
Dualarımızı, iyi dileklerimizi esirgemeyelim derim...
Rabbim tez zamanda sağlık sıhhat verir inşallah tekrar yazılarına döner....







Gereksiz kapris





Gereksiz bir kapris yapmak
Şımartılmış bir çocuk gibi ortalıkta dolanmak
İsteklerimizin yerine gelmeyişi
Ne feci ne fena bişimiş be.
Bir an için kendimize verilen değerin, 
Şımartılma hissi içinde belkide
Kendi kendimizi kandırma çabasından başka bişi değil sanırım.
Ona göre dersimi aldım ben açıkçası
Yok artık yemezsem ölürüm gibi bir his içinde
Lolipop, çikolata, naneli şeker, patlamış mısır isteme halleri
Varsın istediği kadar alsın karşımdaki
Açarsam o paketi
Tükürdüğümü yalamaktan başka bişeye benzemez


Alırım kendi lolipopumu, çikolatamı, nane şekerimi, patlamış mısırımı
Hah birde zafer edasıyla üzerine de içerim colamı...











8 Mayıs 2011 Pazar

Çantamdakiler


Bazı bloglarda yayınlarlar çok hoşuma gider
Önce çantamı bi güzel temizledim 
Bayağı bişiler çıktı :)
Kağıt mendiller, bir iki alışveriş fişi falan...
Çantamdakiler bunlar efendim,
Okuduğum kitap değişiyor tabii,
Bir de Avon kataloğu müşterinin ne zaman çıkacağı belli olmuyor
Bozuk para cüzdanımı annem verdi, cüzdanımda avondan hediye
Mutlaka unuturum o yüzden not defterim vardır
O aynalı mor renk kalemi Ankara'dan aldım
Sevgili Leylak dalı ve Bilgenin annesi hatırlarlar :)
Diş fırçam mutlaka durur çantamda 
Birde fa rolon ve sprey yıllardan beri değiştirmediğim markadır.
Perceive sprey avondan çok hoş bi kokusu var çiçek kokuları
Cep telefonum ve kulaklığı
Kırmızı anahtarlık evimin Mevlanalı olansa Didimdeki annemlerin evin
Kesme şekerde olur mutlaka 
Ha birde makyaj çantam eksik olmaz
Bazen ceket, çamaşır, çorap da olduğu oluyor tabii :))





2 Mayıs 2011 Pazartesi

Leylek leylek havada


Leyleği havada gördüm tamam da
24 saat geçmeden yollara düşmek, gezmek
Bu kadar mı çabuk çıkar ortaya yaaa...
Cumartesi Didim'e giderken eşim gösterdi
Önümüzden uçarak sazlıklar arasına daldı bir leylek
"Hah tam da havada gördüm" dedim.
Eşim de "Daha havada görmeden bu kadar geziyon gördün ya bakalım neler olucak" dedi.
Dün de dönerken yine geçti önümüzden bir leylek
Ve ben bugün Didim'e geri gidiyorum.
Eşim arama anneni gelme der şimdi dedi.
Dayanamadım aradım,
Annem "Ay hadi gel yol paranı ben vericem, babanda sabah kahvaltıda seni çok zayıflamış bulduğundan dert yanıyordu"" dedi
Hadi bakalım size kolay gelsin buralara size emanet....









1 Mayıs 2011 Pazar

Akılsız başın cezasını...


Ya sanırım ben bi yanlış yaptım.
Hafta sonu Didim'e gittik Annem'le Babamın yanına.
Pek özlemiş Annem beni, babamda tabii :)
Pazar günü dönücem Eşimle dedim
Annem kalıcak mı kızın diyen komşulara
"Günü var mış kalamaz mış" dedi hep
Biraz burktum sanki onları :(
Yola çıktık bu akşam 
Annecimin bi el sallayışı vardı kiiiiii
Yol boyunca içim acıdı
Acısı da İzmir'e girince arttı.
Ve bi karara vardım yarın atlıycam otobüse
Geri gidicem hafta sonuna kadar kalıcam.
Hay kafama benim dicem ama geç olmadan da dank etti ya 
Hadi bakalım
Annem'le Babam çok şaşıracaklar beni görünce :)))


Resim; Didim Taşburun - Aydın










30 Nisan 2011 Cumartesi

Dile geldi mektup...


06/05/2010'dan tekrar yayınlanası, okunulası...

 ................

Şöyle izah edeyim ki en kalın kafalınız da anlasın.
Bir mektup diyeceğini yalnız yazıyla demez. 
Mektup tıpkı kitap gibi, koklayarak, dokunarak, elleyerek de okunur. 
Bu yüzden akıllı olanlar, oku bakalım, mektup ne diyor, derler. 
Aptallar da, oku bakalım ne yazıyor, derler. 
Hüner yalnız yazıyı değil, mektubun tümünü okumakta.

Benim Adım Kırmızı, syf;47-48 Orhan Pamuk

.................

Bir mektup aldım, 
Topu topu iki satırlık bişi.
Önce bir acele okudu gözlerim,
Bir iki damla düştü.
Sonra tekrar okudum dilimle,
Sus pus oldu.
Kalbim okudu sonra çarpa çarpa,
Kırıldı.
En sona kalan beynim okudu,
Kelimeleri teker teker, üstünden tekrar tekrar geçerek.
Aceleyle başlamış yazmaya dedi,
Cümleyi tam kuramamış baştaki kelime sona konmuş 
Yetişme telaşında, belki de birileri kovalıyor belli mi olur?
Noktalama işaretine bak dedi,
İki tane, 
Biri sen diğeri de kendisi ayıramamış birbirinizi.
Sonuna da eklemiş işte,
"Ben haber vericem"
Merakta kalma iki gözüm, izle beni unutma, kopma benden.
Bu acele gidişim nasıl seninle benim içinse
Haber vericem sen haber kuşlarını dinle...

.........


Şimdi marifet buysa bende öyle yorumladım,
Lakin kalbime söz geçirmek ne mümkün
O'nun lisanı bambaşka,
Çözebilene aşkolsun





29 Nisan 2011 Cuma

Gelemeyen bahara...





Gök sanki eriyecek mavilikten
Çimenler uykulu ve sıcak
Bir kadın geçiyor
Çıplak ayaklarını kalbime basarak

Ataol Behramoğlu / 1972








27 Nisan 2011 Çarşamba

Yassah hemşehrim yassah



Adrianne, animal, baldiz, ciplak, erotic, escort, fire, firikik, free, gerdek, girl, gizli, haydar, hayvan, hikaye, homemade, hot, itiraf, kalca, nefes, olgun, sarisin, sicak, turbanli,


Kelimelerini anlamlı bir cümle içinde kullanınız....


*Adrianne baldiz, ciplak bir şekilde erotic firikik veriyordu.


*Gerdek, herkesten gizli olandır.


*Adrianne girl, free, turbanli, erotic escort hikaye ediyordu.


*İtiraf ediyorum, olgun armut her zaman için en iyi meyvedir.


*Hayvan hikaye edilecek olsaydı bunun gizli olmasını sağlardım.


*Kalca, sarisin,  hot, escort gerdek sicak bastı de mi?


Aman sakın kullanırsanız yanarsınız internette bu kelimelerle domain almak, kullanmak yasaklanmış.
Yetmez ama EVET'çilere çok güzel cümleler kuruyorum içimden bu kelimelerle....


Haberin ayrıntısı için lütfen bir tık; 
İşte Haber






Kapı önü muhabbeti



Nerenden uyduruyorsun kız sen bunları diye 
Beni yerme çabasına girişmişken 
Aslında için için 
"Ben niye yaşamıyorum ki bunları" dercesine 
Bir kıskançlık, bir üzülmüşlük içinde gidip geliyordu.
Yüzüne baktım, omuzumu silktim
"Uyduruyorum işte, 
Ben senin içindeki yaşamayamadıklarını, kaçırdıklarını, 
Düşünmeye bile korktuklarını dile getiriyorum
Fena mı işte, sende sebepleniyorsun
Gününü geçiriyor yaşama olan umudunu güçlendiriyorsun"
Dedim.
Yere baktı, elini kaldırdı, bişiler söyleyecek oldu
Tam o sırada çocuğu geldi ağlıyarak,
Düşmüş dizinde biraz kan,


Uzaklaştı evrenden....

23 Nisan 2011 Cumartesi

Yoruldum gezmekten...



Evet bugünde gezdim
Kıskanıyorsunuz biliyorum ama napayım
Bazen böyle denk gelir işte
Haa siz etmeden ben nazar edeyim kendime
Haftaya kıçımı kırıp oturucam evde
Hatta oturmuycam üst katı temizliycem
Malum yaz geliyor gibi olsa da artık üst kata çıkma vakti geldi..




Neyse Efendim bugünde kahretsin Ada'daydım namı diğer Kuşadası
Ada deriz ya biz ondan 
Arkadaşımla beraber gittik 
Bir arkadaşına gittik aslında biz ama evine gideceğimiz kişinin cebi kapalı olunca
Bize önceden denilen yere geldik ama ileriye gidecek adres olmadığından
Evin sahibinin de cebi kapalı olduğundan
Yol kenarında başladık beklemeye
Evin sahibi fark edipte bunlar nerede kaldı deyip cebini açıncaya kadar
Nerdeyse 45 dakika bekledik arabada ama nasıl
Arkadaşım direksiyona uzandı bende öndeki yere
Bir muhabbet bir muhabbet sanırsınız 40 yıldır görüşmüyoruz
Oysa en son bir gece öncesi görüşmüştük telefonda
Derin mevzular içinde çoğunlukla da bol kahkahalı 
Ev sahibi fark etmiş olayı ve telefon çaldı 
Bizimde muhabbetin en derin yeri kesildi kaldı
Neyse gittik oturduk yedik içtik muhabbet ettik
Dönüşte de tekrar derin mevzulara döndük.
Deniz kıyısında, kırlarda durup fotolar çekildik..









21 Nisan 2011 Perşembe

Müze bahane...


Ödev vermiş hoca yeğenime
İzmir'deki müzeleri fotoğraflaması için.
Bir iki arkadaşa sordum biri "Atatürk stadyumu" dedi...
Hadi ordan dedim...
Bugün yeğenimle çıktık,


 Eşrefpaşa'da indik Varyant'tan aşağıya doğru yürüdük.
Çocuk müzesini görüntüledik







Hemen aşağıdaki Arkeoloji Müzesine girdik.
Müze 18 yaşa kadar olanlara bedava
18 yaş sonrasına ise 8-Lira
Müzenin en alt katını gezemedik tadilat vardı sanırım
Aslında orası daha güzeldi.




Oradan aynı bahçe içindeki etnografya müzesine girdik
Orası ücretsizdi
Yalnız biraz üzüldüm çünki çok bakımsız buldum ben
Vitrin içinde sergilenen eserlerde çok toz vardı
Genel bi temizlik şart bence.








Oradan Kemeraltı'na girdik yürüyerek Çankaya'ya çıktık.
Agora'ya gittik
Orada yine 18 yaş altı ücretsiz bize 3-Lira.
Bayağı bi resim çektik, 
Yazıları okuduk
Yalnız kimsecikler yoktu diyebilirim
Toplam 7-8 kişi falandık.
Bir de işçiler çay molasına çıkınca aşağıdaki çarşıda gezmek çok güzeldi
Yapayalnız, kimseler olmadan...



16.İzmir Tüyap Kitap Fuarı


16.İzmir Kitap Fuarındaydım ben
Poşetteki 9.Bursa kitap fuarı reklamı yanıltmasın sizi 
Ben de resme bakınca fark ettim...
Hahahaha




Salı günü sayer gün sakin olur dedim ama
Nerdeee...
İlkokul çocuklarıyla doluydu..
Gezdim tozdum,
Kimi eski kitapları kokladım
Sayfalarını çevirdim
Kimler çevirdi yapraklarını
Nasıl bi heyecanla okudular acaba dedim?
Yalnız anladım ki kitap fuarına önceden not alıp gidin,
Fuarın orta yerinde dikilip cepten nete girdim
Gogıl amcaya sordum kimi yazarların yayınevlerini
Ya da bir arkadaşımı aradım
Bir kitap adı içinde Sevgili Leylak Dalı'nı aradım
Sağolsun yardımcı oldu...
Teşekkür ederim..
Aslında fuarlarda kitapların daha ucuz olması taraftarıyım ben
Kimi kitaplar ucuzdu ama kimilerinin de 
Fiyat yüksekliğinden, burnu büyüklüğünden sadece bakmakla
Ve yutkunmakla geçtim yanlarından...
Neler aldım peki,
Daha önce bir kitabını okuduğum -Nü peride- 
Hakan Akdoğan'ın "Struma karanlıkta bir ninni"
Leylak Dalından bolca işittiğim 
Haruki Murakami'nin "Sınırın güneyinde, güneşin batısında"
Hikmetleriyle Mesnevî'de geçen hikayeler
Henry James Hayalet hikayeleri
Japon yazarları severim 
Kazuo İşiguro'nun "Değişen dünyada bir sanatçı"
Ve bir arkadaşım tarafından ısrarla okumam tavsiye edilen 
Dostoyevski'nin "Beyaz geceler"




Bir de daha önce bahsettiğim
Yaprak sanatı ile ilgilenen ve stant açan
Ömür Köroğlu'nun yanına uğradım.
Fuar alanında 1A 222 nolu stantta
Kurumuş yaprak ve çiçeklerden oluşan eserlerini sergiliyor
Facebookta da sayfası var
Çalışmaları hakkında bilgiler vermekte,

Bu arada yine gidesim var fuara bakalım ....

19 Nisan 2011 Salı

Ordan oraya burdan nereye

Aman işte deriz ya hani,
Ortaya karışık...
Ne kadar alışmışız, kanıksamışız aslında karışık kuruşuk olmayı
Üzerine ölü toprağı sermiş, kapatmış yaşayıp gitmişiz işte
Sen osun ben buyum demezdik
Bu kadar kirlenmemişti mesela göz zevkimiz,
Şimdi nereye baksam
İç çamaşırı belli, 
Yüzü bi kilo makyajlı
Ama Allah için kapalı !

Mesela bazende gözümüzün önünde olmuş bişiler
Aklımızın ucundan dahi geçmeyecek ken
Biri gelmiş kör gözün parmağına sokarak
Aklınca uyandırmaya, 
Beynimizdeki ışığı çakmaya çalışmış...
Hatırlıyorum eskiden yaşadığım şehrin apartmanlarının arka cephesinde 
Reklam amaçlı boydan boya ilanı olurdu...
Şimdiyse yavaş yavaş eski günlerde kalmış gibi yad edilir oluyo azar azar..

İki genç aşık otobüse bin MİŞ,
Elele, gözgöze belkide sınırını biraz aşmışlar MIŞ
Gözümle görmedim bilemiycem
Ama şöförün gözünden dersin porno oynuyor MUŞ
Hard MIŞ, soft MUŞ...
Kırmızı noktayı basMIŞ...
Mahalle baskısı denen bişi var MIŞ..
Ama gider dini nikahı basarsan
İstediğini kaldırabilirsin diye de bişi var MIŞ!

MIŞ, MİŞ, MUŞ muş....
Kitabına uydurusan heryer, herşey senin MİŞ!


Sen bunları boşver, kafanı karıştırma
Rabbim sana ne emretmiş,
5 tanecik şart bunları yerine getir önce sen
Bunları yaptıkça şekillenirsin
İnsan olursun
İnanan olursun
Müslüman olursun
Hemde çakma olmayanlarından...












18 Nisan 2011 Pazartesi

Foursqizmir




Foursqizmir dediler
Nedir o dedim ?

Mavi balon, 
"Gel çamaşır makinası çıkacak çekilişle" 
Dediler
Gittim...
Pek güzeldi...
firsat35.com teşekkürler




17 Nisan 2011 Pazar

Sonra...Sonrası.....




Kadın,
İçeri girmişti artık,
Göz göze geldiler erkekle
Zaman durmuştu sanki
Tüm evren susmuş onları dinliyordu şu anda


Nefes alışverişleri duyuluyordu,
Kadın kalbi çıkacak sandı
Erkeğin elleri terlemişti
Alt kattan derinden gelen bi telefon sesi 
Dışarıdan martının sesi 
Apartmandan asansörün boğuk sesi 
Bile bozamıyordu sessizliği...


Kadın ve erkekten bir ses bir hareket gelmiyordu...



Kelimeler seçilemeyecek kadar zor,
Dile getirilemeyecek kadar ağırdı.
Sessizlikte dile geliyordu çoğu hisler,
Sözler yetersiz kalıyor
Gözler çoğu şeyi dile getiriyordu...




..........!




"Gerçekten de aşk, 
Karşılıklı oturmak, 
Yüz yüze veya aynı noktaya bakmak, 
Şiir okumak, 
Sevgiliden utanacak kadar kadar terbiyeli davranmak, 
Güzel şeylerden bahsedip gülmek 
Ve asla iffet sınırının ötesine uzanmamaktır.
Çünki aşk, 
Bakmakla güzelleşir,
Konuşmakla zenginleşir ama dokunmakla bozulur. 
Sevgilinin yanında hem kendisine hemde ona ait hayâ elbisesini soymak konusunda şeytanın ayartmasına fırsat vermemek gerekir. "




Kadın sayfayı çevirdi, çayından bir yudum aldı 
Ve
"Evet böyle bir aşk hikayesi yazılmak istense, bir buluşma ayarlansa hikayenin sonu ancak bu satırlara bağlanarak bitirilebilirdi "


Diye geçirdi içinden....






Yazı; Kitâb-ı Aşk - İskender Pala