okul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
okul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Şubat 2010 Pazartesi

Bezirgan başı


Nerden esti aklıma geldi dilime yapıştı şu tekerleme bilmem.

Aç kapıyııııııı beeeezirgannn baaaşıı
Beeeezirrgannn baaaaşı.
Arkamdakiiiii yadigarrrr olsun.
Yadigarrrr olsun.
Bir sıçannn
İki sıçannnn
Üçte kapana kapannnn.

Şimdi akşama kadar dilime dolanır bu çocukluk yıllarımın en sevdiğim oyunlarından birinin tekerlemesi.
Bir de şu vardı. 
Karşılıklı geçerdik karşıya arkadaşlarla, ellerimizi tutar avazımız çıkana kadar bağırırdık aynen şöyle;

Mendilim ipek döşe
Bizden size kim düşe.

Artık seçilirdi en çelimsizi koşardı karşıya kenetlenmiş eli açmaya :))

Şu anda tatil ya çalmıyor okulların zilleri.
Evimize yakın sayılabilecek mesafedeki ilkokulda çalan zili ne zaman duysam arkasından söylemeye başlarım okul şarkısını. Zilin çaldığı melodideki sözler şöyle;

Candan açtık cehle karşı bir savaş,
Eyy bu yolda and içen genç arkadaş.


Ehh ben de dururmuyum gerisini söylemeye başlıyorum hemen bir refleks gibi,

Öğren öğret halka hakkı durma coşşş
Haydi haydi durma koşşş.
Varrrsın gel desin sana yeşil gölgeli çamlar
Ninni fısıldayan dereler
Şen nağmeler çalan bir bahar.
Yürü atıl devir karanlığı
karşında bekliyor seni tan yeri
Yürü atıl devir karanlığı
Durma yürü haydi ileri.




15 Eylül 2009 Salı

Hastayım

Eee kızım sen İzmir'i hala yaz mevsiminde mi sandın? Eskiden di o. Eylül girerdi hala yaz yaşanırdı.Buram buram sıcaklar.Eee hal böyle oluncada akşam gittiğin iftar yemeğinde incecik giyinirsen olacağı budur yani.

Bu arada Hayırlı Kandiller dileğimle. Hasta olduğum için oruç tutamıyorum bir tas çorba istiyorumm.

Blog sayfama bende giremedim yurdum internet adresinden. Ya da her ne deniyorsa ordan. Vallaha anlıyamıyorum yaa. Ben okurken de böyleydim hektar,dekar bir türlü hangisi büyük hangisi küçük anlayamazdım. Gerçi hiç bir zaman öyle ölçülerle konuşacak kadar malım mülküm olmadı. Genelde gramlarla barışıktım ben. Şimdi bu bilgisayar alemlerindeki kilobayt, ciga bayt, mega bayt, dns falan nedir bunlar yaaa. Kendimi 2150 senesinde yaşıyor gibi hissediyorum bu terimleri duyunca.

Geçen akşam bir film izledim. Bakış açısı diye. Amerikan başkanına İspanyada yapılan bir suikastla ilgili. Büyük bir hevesle oturdum izlemeye ilk 40 dakika çok güzel gitti sonradan bozuldu konu dağıldı falan. Iııh beyenmedim.

Sel felaketini unutmadım, unutturmuyacağım.
Ne yazık ki o 7 Kadının bulunduğu araçtan ağır yaralı kurtulan bir bayan daha hayatını kaybetmiş. Bir askerimiz daha şehit olmuş.

Okullar açılıyor ne yazık ki kansorejen maddesi içermeyen kırtasiye malzemesi ne yazık ki zor bulunuyormuş. Minik elleriyle kalem tutacak, bal dudaklarıyla matarasından su içecek yavrular kanser içecek yudum yudum. Bu konudan bahsetmiş Sevgili Dilek ama vtunnelden yazdığım için sayfasını bağlayamadım. Sorun düzelince düzelticem. Lütfen duyarsız kalmayalım.

Umarım bu yazım bir şekilde yayınlanır. Son düzeltmeleri yapamıyorum.

8 Eylül 2009 Salı

Eylül

Ben de bir eylül yazısı yazayım dedim. 
Eylül;
Uuzun sıkıcı, cır cır böcekli sıcak yaz günlerinin, karpuz kokularının etrafı sardığı Ağustos'tan sonra gelen nispeten biraz daha serin günlerdir benim için. 
Etrafı evde yapılan salça, tarhana kokusu sarar. 
Okula hazırlık başlar ne telaştır o. Kayıt, defter, silgi, kitap, çanta, önlük alışverişleri. 
Sabah gözünü açarsın etraf günlük güneşlik, öğleden sonraysa bir yağmur bir sel arap kızı olur camdan bakarsın.
Gece çarşafla yatmak bitmiştir pikeler çıkarılır, sabaha karşı bir üşümek alır pencere kapanır.