iç dökme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
iç dökme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ekim 2011 Cumartesi

Sabah ola hayrola

Ben bir insanım benimde aptallıklarım oluyor hani olmazsa her daim hani Fuar'da ki Kaskatlı havuz başındaki yatan taş gibi hatunlardan değilim ki, tek derdim güneş, sıcak, soğuk, yağmur, üzerime pisleyen kuşlar, memelerimi tutmaya çalışan ergenlerle uğraşmak olsun. 

Dert çok ama derdimi bana dert edinen de tek kişi yine ben. Hani düşünürdüm hep ulen madem sıkıntıyla oluyo bu kanser illeti sıkmayıver canım sende kendini demi ama yaa demekle olmuyor muş olmuyor muş. Ağacı yiyip bitiren kurtlar misali girmeyiversin bi tane hani ha on tane ha bin tane hepsi bedelmiş yüzbinlere... Bi eşiğin kıyısından dönmek zehrini boşaltmak sonrasın da kendini kurtarmak isterken bir başkasını kötü bi hâl içinde bırakmak. Beraber atlamak lazım mış uçurumdan elele tutuşup 3'e kadar sayıp hop aşağıya bırakmak kendini elini sımsıkı tutan kişinin bırakmıyacağını bilmek içinden bırakmak gelse de senin yapmamak lazım mış. 

Sabah ola hayrola demiş atalarımız bişileri bok ettim şu akşam vaktinde, şimdi ben diyorum sabah ola hayrola düzeltmem lazım yaptığım hatayı, kan tükürüp kızılcık şerbeti içtim deme pahasına.

20 Ekim 2011 Perşembe

Dünden bugüne değişen bişi yok

Oh be hava bugün biraz ısındı sanki
Damarlarımdaki donan kanım akmaya başladı 
Ve ben buruk bir pür neşe ile işlere koyuldum.
Elektrik süpürgemin fişi koptuğundan yapılamayan temizlik
Yeni alınan fişin tarafımdan takılıp tamir edilmesi suretiyle başladı
Yalnız şanslıyım ki,
Eşim evde hani bi kerede karışsa ne bu temizlik, işler falan dese
Çayı demlendiği, çiğdemini de yediği sürece
Bide üstüne bal kaymak gibi gelen Bank Asya maçları olunca
Hani biz kadınların hevesle izlediği Müge Anlı, evlilik programları tadından yanına varılmıyor
Hak veriyorum biz nasıl sevdiğimiz, izlediğimiz dizilerimiz varsa onlarında futbolu var, basketleri var.
Gerçi sıkılmaya da başladı koltuğu işgal etmekten yavaş yavaş
Ama malum iş yok sabır diyoruz, geçicek diyoruz, selamet diyoruz bakalım.
Onun dışında yeni bişi yok rutin devam 
Ev için gelenler, ciddi olanlar, pazarlık yapanlar, 
Biri çok ciddi yalnız hani içimden bi ses bu sefer satılıyor ev diyor ya bakalım
Artık işin ucunu da bıraktık doğrusu
Hani deprem olucak olucak diye tellalık yaparlar da 
"Ulen olucaksa olsun da hani bizde bakalım işimize, böyle her an eğreti yaşamaktansa"
Der gibiyiz.
Olacak olan neyse olsun da hani bizde bakalım artık önümüze ona göre...
Tekrar işlere dönmek lazım yıkanan çamaşırlar asılacak, 
Kapı önü süpürülecek nedense namussuz bi rüzgar var sokakta ne çöp varsa
Getirip benim evin önüne yığmakta...

18 Haziran 2011 Cumartesi

İçimi dökmek istedim sadece


Bir hafta geçti seçim telaşından, Biraz bekliyeyim en azından ondan sonra yazayım dedim. Ortadaki pastanın yarısını "aa havaya bak fare var" diyerek bizi kandırıp lüp lüp mideye indirip onun şişkinliği ile ortalıklarda dolananlara karşı içimde hala bir umut var benim o pastanın diğer yarısını en azından çok da hoşlanmadığım kişilerle birbirimize dirsek ata ata paylaşacağım için.
Aslında çok isterdim %50'yi yapan kişilerin gözlerine sahip olmayı, takıldığım bi yer var orada şu deyiş pek meşhur "Ya size ne içirdiler ?" Gerçekten merak ediyorum. Ama ara ara çevremden de bu şekilde davrananları görüp gözümün pört pört açılmasına dur diyemiyorum. Hani başkası anlatsa derim ki, kardeşim bana anlatıncaya kadar sen buna neler katmışsındır. Ya dirseğini, varlığını, nefesini yanımda hissettiğim biri dedi, "O şerefsizlere vereceğin oyun hesabını ahirette nasıl vereceksin ?" Oha dedim yuh dedim kendi kendime hani bu ayet Kuran-ı Kerim'in hangi ayetinde ? Cevap yok ya da kendilerince var verdikleri sadece bu ama gerisi yok. Bir de kalkıp şunu da diyorlar ya iyice büyüyor gözlerim "Eh tamam adam iyi olabilir ama çevresi kötü, yada nefis denen bişi var genelde bakarsak bizim için çalışıyor" Ulen senin için çalıştığını düşündüğün tek şey, başındaki Kuran-ı Kerim de belirtilen şekilde bile bağlamadığın değil mi? Sanki senin partin gelmeden önce, cahiliye devrindeydik biz, ezan okunmuyor topraklarımızda, ibadetini yapamıyor, haccına gidemiyor, zekatını veremiyordun ?
Ne değişti şimdi ? 28 Şubattan önce balta gibi yapılmak istenenleri şimdi azar azar yapmak değil mi bu?
Hani nerede peki, tarım bitti, hayvancılık bitti, ithal et geldi, ithal öğretmenler, satılan devlet işletmeleri, yerle bir olan sağlık sistemi-ki burada durup sakın demeyin istediğimiz hastaneye gidiyoruz diye paran varsa gidersin elbette- ticari bir mal gibi görülüp topraklarımız pazara çıkarılmak falan filan. hani çok yazmama da gerek yok hepimiz biliyoruz neler döndüğünü. Nerede öyle şikayet edenler yine tıpış tıpış gittiniz sandığa.
Kendi inandığım partimede lafım var bir iki çift aslında, hani çok renkli olucaz her kesimin oyunu alıcaz diye yapılan seçim taktikleri, oyunları çok çocukçaydı aslında.
Önce benim inandığım parti nasıl olur da pkk ile işbirlikçileri ile bir arada olabilir ? El cevap; oy toplamak için... Hadi canım saçma bence.
Benim inandığım adamında tutarsız, birbirini tutmayan söylemleri oldu olmadı mı? Ne yazık ki karşıdakinin lafına çok kandı oyununa geldi.
Keşke kendi inandıklarını anlatsaydı, keşke bilinenlerini seçimden sonra değil öncesinde dile getirebilseydi yüreklilikle.  
İzmir'de seçim öncesi yapılanlar hakkında hiç bir bilgim yok mesela, bir Kılıçdaroğlunun geliş tarihini duydum o kadar. Bir de bir keresinde kapımı çaldı Chp'li bayanlar broşür sıkıştırdılar elime orada da dile getirdim iletilmeyeceğini bile bile içimdekileri partime karşı olanları....
Seçim öncesi harıl harıl çalışırken birileri, yapılacak kurultay için karşı imza toplayanlar oldu buralarda.
Seçimin hemen ertesinde yeni bir kurultaya ne gerek var oysa ?
Demek iktidara gelsek daha yemin etmeden dağılacak her şey.
Bundan sonrasını büyük harfle yazıcam gerçekten çok sitemliyim bu konuda....
HER SEÇİM ÖNCESİ OLDUĞU GİBİ CHP, İZMİR'İ CEPTE SAYDIĞI, KALESİ OLARAK GÖRDÜĞÜ İÇİN HİÇ ÇALIŞMADI !
TEK YAPTIKLARI BİZ İZMİR'DE ALIRSAK TÜM TÜRKİYE'Yİ ALMIŞ GİBİ OLURUZ, TEK AMACIMIZ KALEMİZİ KAPTIRMAMAK DEYİŞİYLE DOLANDILAR. 
GAZETİCİLER KARŞISINDA KÜFÜRE VARAN KAVGAYLA NE YAZIK Kİ ONLARIN GÖZÜNDE BU PARTİYİ KURAN ATATÜRK'Ü VE BU PARTİYİ ATATÜRK KURDUĞU İÇİN, ONUN VİZYONUYLA DOLU OLDUĞUNA İNAN BİZLERİ HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRATTINIZ.
AMA GERÇEKTEN BU KAFAYLA DEVAM ETTİĞİ SÜRECE BÜYÜK DİLİM OLMASA DA Kİ ASLA O BÜYÜK DİLİMDEN YEMEM, DİĞER DİLİMDEKİ PAYLARDAN YEMEYE ÇALIŞICAM.
ZATEN ÇOĞU KİŞİ MHP'YE DOĞRU KAYMA DÜŞÜNCESİNDEYDİ BURALARDA BİLE.
TEKRARDAN ŞAPKANIZI ÖNÜNE ALIP DÜŞÜNMEK VAKTİDİR ASLINDA.
ÖN SAFLARDA YER ALAN GÜÇLÜ, KUVVETLİ OLANLARA KANIP SAVAŞ NARALARINA KAPILMAMAK LAZIM ASLINDA.

13 Ocak 2011 Perşembe

Ne edersem kendime ederim





Bu bir iç dökme belkide 
Vardır bazen anlayamadığım, çözemediğim bi takım şeyler.
Karşımda bir adem oğlu, havva kızı durur 
Gayet mazbut, ağır başlı, sıkma başlı
Bir ağzını açsa iki kelam etse mesela 
Tüm hücrelerim "Allah Allah" diyerek aşka gelicek
Sırrına ericem dünya yüzünde, 
Yükselicem arşu alâya.
Başlıyor konuşmaya sadece konuşuyor. 
Ettiği ilk kelâmı yorumlamaya kalkıyom diğerlerini kaçırıyom. 
Yakalamakta zorlanıyorum. 
Çünki beynimde o ilk kelimenin anlamını çözmeye çalışırken 
Karşımdakinin bu eylemleri gerçekten yapıp yapmadığının 
Yaptıysa da şaşırma eylemini devreye sokmam gerekliliği bocalamasıyla uğraşırken buluyorum kendimi. 
Yakıştıramıyom kendime bu durumu. 
Niye buradayım ben ? 
Neden dinliyorum ?
Kızmam gerekirken neden susuyorum ?