hikaye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hikaye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Nisan 2011 Cumartesi

Bir buluşma....








Erkek çok ısrarcıydı buluşma konusunda
Her sohbetin bi yerinde sözü dönüp dolaştırıp buluşmaya getiriyordu
Aslında kadında istekliydi buluşmak, görüşmek konusunda
Ama işte sorun şu ki 
Ne zaman, nerde, nasıl olacağıydı ?
Erkek ısrarcıydı düşündüğü bi yer vardı
Kadın ise tereddütlüydü yer konusunda
Korkaktı aslında kadın ya bişi olursa diye yiyip bitiriyordu kendisini.
Bir gün erkeğin yoğun ısrarı ve verdiği güvence ile kabul etti buluşmayı
Aslında kendisi bile şaştı kadın, nasıl birden "Tamam" dediğine...


Bir telaş çıktı evden,
Ne ne giydiğine baktı ne de saçını topladı
Yemeğin altını kapatmış mıydı ?
Hatırlamıyordu...


Yokuşun başına geldi ve bir an durdu 
Bir nefes aldı
Deniz ayaklarının altındaydı
Bir vapur geçiyordu içinde ilkokul çocukları çığlık çığlığa
Bir martı dolanıyordu başında
Bir kedi bir arabanın üzerine kıvrılmış uyuyordu
Aşağıya inen yokuş dikti,
Gözlerini kapadı denizin kokusunu içine çekti
"Şimdi yapamazsan hiç yapamazsın" diye geçirdi içinden
Bir rüzgar esti saçlarını dağıttı düşünceleri kayboldu
Bıraktı kendini rüzgara 
Ve 
Kendini erkeğin evinin kapısında buldu...
Kalbi deli gibi atıyor, gözleri kararıyor, boğazı kuruyordu
Dudakları birbirine yapışmıştı, 
Zile basmak istiyor ama elinde tonlarca yük vardı sanki 
Kaldıramıyordu kolunu...
Zile ne zaman bastı,
Kapı ne zaman aralandı
İçeriden çıkan güçlü bir kol kendisini ne zaman içeri çekti
Hiç ama hiç hatırlamıyordu...
Sonrası....
Sonra....









22 Kasım 2010 Pazartesi

Ah nerede vah nerede


                                        








Füsun Önal Ah nerede vah nerede dinlemek için bir tık



Bir aşk öyküsü diyebilir miyiz buna?
Bilmiyorum.
Aşk değilde bir çekim mi acaba ?
Kadın ve erkeğin beklentileri her zaman farklı..
Bir tesadüf tanışılmış 
Nerde nasıl olmuş değil önemli olan aslında
Belki bir kitapçıda, belki cafede, belkide bir arkadaş toplantısında.
Ayrıntısı değil ana hatları önemli.
İstenen ve verilen.
Hissedilen ve hissettirilen
Yaşanan ve yaşanamayanlar.
En güzel anı ise,
Şakır şakır bardaktan boşanırcasına yağan bir yağmur
Farklı yerlerde bulunmak randevu saatinde
Boşa geçen bir on dakika,
Sonrası,
Koşarcasına yağmurun altında 
Sıcacık bir araca binmek 
Ve havayı kaplayan  çekim gücü
Eller kavuşmuş 
Islak, 
Soğuk 
Ama sıcaklık veren
O saatten sonra olanlardan kim sorumlu ?