deneme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
deneme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Kasım 2010 Cumartesi

Yazar olmak, yazıyor olabilmek



Yazılarını nasıl bir ortamda nasıl bir ruh haliyeti içerisinde yazarsın?
Diye sordu dostum, 
Kahvelerimiz bitmiş
Yanında tellendirdiğimiz sigaralarımızı da söndürürken;

Blog sayfamda yazdığım yazılarımı genelde gündelik hayatta yaşadıklarımdan yazmaya çalışırım diye yuvarlak bi cevap verdim.
Sanki konuyu kapatmak istermişim gibi bi duruma sebep olunca
Bir nefes alıp devam ettim,
Evet bazen alıntılarım olmuyor değil.
Mesela,
Son zamanlarda sayfamda yaptığım değişiklikler neticesinde
Bi takım aldığım tepkisizliker !
Genellemiyorum herkesi
Sanki değişimimin 
Hoşnutsuzluk, yakışmamazlık
Olarak genelleştirildiğini düşünüyorum.
Şimdi burada kimseye gönül de koymuyorum biliyor musun
Kimseye kendimi zorla okutturma yanlısı da değilim.
Beğenen okur derim hep.
Mesela benimde başta bi hevesle açıp sayfasını
Sonra da sanki karşımdaymış da
Sözünü kesersem ayıp olur düşüncesiyle sonuna kadar okuyorum.
Ha faydalanıyor muyum evet bazen iyi ki yarıda kesip çıkmamışım dediğim oluyor.
Ne diyordum evet son zamanda yazdıklarım
Aslında günlük hayatımdan kesitler yazayım dediğimde 
Bi bakıyorum ki 
Gün içinde farklı, ilgi çekici yaptığım 
Bişi yok.
Ben de ne yapıyorum ?
Açıyorum bi parça, bir resim buluyorum,
Sonra da onların yardımıyla 
Uyduruyorum da, uyduruyorum.
Duma duma dum...

Güldük...



22 Kasım 2010 Pazartesi

Ah nerede vah nerede


                                        








Füsun Önal Ah nerede vah nerede dinlemek için bir tık



Bir aşk öyküsü diyebilir miyiz buna?
Bilmiyorum.
Aşk değilde bir çekim mi acaba ?
Kadın ve erkeğin beklentileri her zaman farklı..
Bir tesadüf tanışılmış 
Nerde nasıl olmuş değil önemli olan aslında
Belki bir kitapçıda, belki cafede, belkide bir arkadaş toplantısında.
Ayrıntısı değil ana hatları önemli.
İstenen ve verilen.
Hissedilen ve hissettirilen
Yaşanan ve yaşanamayanlar.
En güzel anı ise,
Şakır şakır bardaktan boşanırcasına yağan bir yağmur
Farklı yerlerde bulunmak randevu saatinde
Boşa geçen bir on dakika,
Sonrası,
Koşarcasına yağmurun altında 
Sıcacık bir araca binmek 
Ve havayı kaplayan  çekim gücü
Eller kavuşmuş 
Islak, 
Soğuk 
Ama sıcaklık veren
O saatten sonra olanlardan kim sorumlu ?





8 Kasım 2010 Pazartesi

Sahip çıkmalısın






Tanımlanmış bir ilişkin varsa şayet 
Sahip çıkmalı 
Yön tabelalarını kaldırmalısın beraber çıktığınız yoldan.
Evin her köşesine sindirmişken kokunu 
Tüm camları açıp çıkmasını beklemen 
Yalnızca  bir çocukluktur oysa.
Kapıyı çekip gidebiliyorsan 
Geçerli bir sebebi olmalı 
Her zaman kapı kolu eline kalmamalı
Unutma,
Başrol sadece sana biçilmiş değil bu ilişkide 
Gerektiğinde yardımcı oyuncu ödülüne de razı olmalısın.