çocuk şiirleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çocuk şiirleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Nisan 2010 Pazar

Horoz şekeri




Oyunlar oynardım ben küçükken,
İp atlardım tozlu yollarda
Eteklerim havalanırdı
Dizlerim hep yara kabuklarıyla dolu
Elimde horoz şekeri, sapı çomaktan
Elime batardı kıymıkları.

Güneş batarken
Kuşların uçtuğu uzaklara koşardım
Sokağın sonunda biterdi benim uzaklarım
Onlarsa uçardı 
Güneşin yeni doğduğu memleketlere.

Akşam olunca yemek başında
Yarı uykulu başım düşerdi
Hemen kıvrılıp serin çarşaflı yataklarda
Dalardım uykunun kollarında
Oyunlar deryasına.


Mavi Balon

11 Aralık 2009 Cuma

Çocuktum, ufacıktım...

Sevgili Çınar,
Sayfasında çocukluk şiirlerinden birini paylaşmış
Ben de ilkokul zamanlarından aklımda yarım yamalak kalan
Sevdiğim bir şiiri bulup paylaşmak istedim.
Behçet Necatigil'in.
Keyifle okuyup, çocukluk yıllarınıza dönmeniz dileğimle.

Kapı önünde Ayşe,
Hanım hanımcık iş gördü,
Sonunda kendine göre
Bir yuva kurdu.
İlk ben oldum misafiri,
Güle güle otur’a gittim.
Bir yüksük-fincanda getirdiği
Hayal kahveyi içtim.

Kibrit kutusu şeklinde
Oturmuştuk bahçeye karşı.
Ortada hokkadan bir masa,
Üstünde örtü yerine yaldızlı çikolata kağıtları.
Gözüm gazoz kapaklarına gitti,
Sorup öğrendim; kapkacakmış.
Toplamış sokaktan ucu yanmış kibritleri:
Bu kış odun yakacakmış.
Yangın yeri bir arsadan bulduğu
Cam kırıkları; para.
Ev çevirmek kolay, diyordu,
İş tutumlu olmakta.

Ayşe’yi o anda görmeliydiniz!
Eski kadınların kanıyla evcimen
Sisli geleceklere hazırlık
Çıkmış çocuk varlığından
Zamanların ötesine tertemiz.

Ayşe’m gibi, dünyada,
Ayşe’ler dolu.
Hepsi “evcik” oynar
Öteden beri.
Ayşe’ler büyür,
Günün birinde
Oyun-ev’leri
Sahici olur.

Ama hepsinin mi?
Hepsinin değil.
Ayşe’lerin kimisi
Yuvadan evden yoksun
Sert rüzgarlar önünde
Güz yaprakları gibi
Boşluklara savrulur.

Behçet Necatigil