Aslında hiç sevmem arka arkaya yazı yazıp yayınlamayı
Ama anlatmam lazım yoksa kudururum.
Bugün bir önceki yazımda dediğim gibi tembellik yaptım
Bir relax, bir naturellik bende gündüz kremi bile sürmedim.
Akşam üstüne doğru evimle ilgili bi sıkıntı yaşadım.
Hani öyle böyle değil
Gelin görün ki burada anlatamam...
Neyse o olaya aslında kendimden beklenen tepkimin ölçüsü az oldu
Ki ben buna da şaşıyorum hala.
Bir cevap ta bulamıyorum ya neyse...
Kayınvalideme gitmek için dolmuş durağına yürüdüm
Bir yandan da Bandırma'da yaşayan bir arkadaşımı aradım
Evimde cereyan eden olay geçen senede olmuş ve ona anlatmıştım
İşte yolda hem yürüyorum hemde son gelişmeleri aktarıyorum
Tam dolmuş geldi bi grup roman geçti önümden
Ama o nasıl bir saç modelidir arkadaş
Hani Amy Winehouse dirilmiş gelmiş
Bide bi kurumlular büyüğü, küçüğü aynı saçı yaptırmış
Saçlarındaki topuz kadar da çiçek kondurmuşlar
Ben onları arkadaşıma anlatırken dolmuşa bindim
Ama hayret nidalarımı ve arkadaşıma yaptığım canlı yayını duyup ta
Dolmuşu basıp beni döverler mi diye de çok korktum...
Çok uzun oldu biliyorum ama anlattıklarım aslında 1 dakika bile sürmedi.
Neyse dolmuşta biraz daha konuştuk arkadaşımla
Lâkin dolmuş pek arabesk acılı müzikle inliyor
Şoförde aşka geldikçe gaza basıyordu.
Hani okul önlerinde ki tümseklerden geçerken neredeyse
Fuar'daki uçan halıdaymışız gibi hissetmemizi sağlıyordu.
Dolmuş doldu, hatta hamile bi bayan bindi yer verdiler oturdu
Ama dolmuş sanki hamile bayanın sancısı gelmişte hastaneye yetişecekmişiz gibi bi hızda
Dayanamadım açtım ağzımı
Hızlı gitmemesi konusunda uyarıda bulundum
Ve en kötüsü dolmuştan bana destek olan olmadı
Bende bu sefer dolmuştakilere
"Ne kadar da hız meraklısı yolcular mışsınız "dedim
Yine tepki yok.
Hani iğne batırsam, çimdik atsam yok yok
Freddy'nin kabusu gibi olmaya başladı herşey
Şöför de karşılık verdi " Yavaş gitmek istiyorsanız taksiye binin"
Ben şoföre bu sefer
"Bana daha sağlam mazaretlerle gelir misin bu ne şimdi tutarsız konuşmalar falan hızına yakıştıramadım" dedim.
Evet sanırım ben belamı arıyordum.
Yavaş yavaş dolmuştakilerden tepki gelmeye başladı
Şikayet edelim diyenler
Şoför "Durmayın isterseniz plakayı vereyim" dedi
Bende "bu ne yüzsüzlük böyle hani tutar bi yanı yok be" dedim.
Allah'tan ineceğim yere geldim "Müsait bi yerde durur musunuz " dedim
Şoför yavaşça yanaştı kapı açıldı ve ben indim.
Hemen polisi aradım istikameti ve plakayı bildirdim
Hayır bu seferde polisin konuşası varmış anlattı da anlattı bişiler
Ve ben bugün o dolmuştan nasıl dayak yemeden indim bilemiyorum....
Heyecanlı ve sinir bozucu bir gün olmuş. Benim en kızdığım diğer yolcuların duyarsızlığı. Bir de sana ters türs bakarlar. Neyse tek parça inebilmişsin kazasız ve dayaksız.
YanıtlaSilAh sorma Asuman Abla ne gündü... Her ortamda böyle bişi var sessiz kalmak. Toplum olarak "heyecanlı" olarak addedilsek de böylesi durumlarda balonumuz patlayıveriyor.
YanıtlaSil