8 Aralık 2010 Çarşamba

Cadıcık



Annesi hastaneden öğlene gelecek olan
Bir saattir sabrımı zorlayan
Okula giden ablasının arkasından 
Durmadan ağlayan.
Durmadan akan sümüğünü silmekten
Camlara şekerli elleriyle vuran
Beni kızdırmak için bilgisayarı tekmeleyen
Verdiğim şekerleri, mandalları oraya buraya fırlatan
Beni yenilgiye uğratan
Melek yüzlü cadıcık yeğenim
Neslişah
Anladım ki ona baktığımda başlıyor gösterisi
Tamam diyorum teslim oldum
Verdim sana İstanbul'u tuş oluyorum ben.

7 yorum:

  1. yerim onu bennn maşallah cadıcığa =)

    YanıtlaSil
  2. Çocuk istanbulumu istiyor.milletteki çocuğa bak beee.vay anasını:)))

    YanıtlaSil
  3. Muhtemelen senin küçüklüğün de böyle bir şeydi Şeniz' cim. Fırtına gibi...

    YanıtlaSil
  4. Semiş al ye midende bile durmaz o :))

    Pınar, bu İstanbul'u isteme olayı eniştemden miras. Küçükken güreş tutardı derdi ki, ver İstanbul'u seni bırakayım al derdim senin olsun sonra da tuş..

    Asuman abla, ehh çekmiş biraz kuzenimin kızı hala oluyoz bi nevi..

    YanıtlaSil
  5. Çocuğun fendi Şeniz'i yendi yani:))

    Öptüm

    YanıtlaSil
  6. Sevgili Çınar, ah sorma uyudu yaramaz sonunda..

    YanıtlaSil
  7. Cadılar da sevilir ama. Üç bayan genç arkadaş reklam ajansı kuracaklardı. İsim babası ben olmuştum. "Cadılar ajans" .. Bu yazı eski anılarıma götürdü beni.

    YanıtlaSil

Dilek ve eleştirileriniz için teşekkür ederim.