6 Mayıs 2010 Perşembe

Mektup

 ................
Şöyle izah edeyim ki en kalın kafalınız da anlasın.
Bir mektup diyeceğini yalnız yazıyla demez. 
Mektup tıpkı kitap gibi, koklayarak, dokunarak, elleyerek de okunur. 
Bu yüzden akıllı olanlar, oku bakalım, mektup ne diyor, derler. 
Aptallar da, oku bakalım ne yazıyor, derler. 
Hüner yalnız yazıyı değil, mektubun tümünü okumakta.
Benim Adım Kırmızı, syf;47-48 Orhan Pamuk

.................

Bir mektup aldım, 
Topu topu iki satırlık bişi.
Önce bir acele okudu gözlerim,
Bir iki damla düştü.
Sonra tekrar okudum dilimle,
Sus pus oldu.
Kalbim okudu sonra çarpa çarpa,
Kırıldı.
En sona kalan beynim okudu,
Kelimeleri teker teker, üstünden tekrar tekrar geçerek.
Aceleyle başlamış yazmaya dedi,
Cümleyi tam kuramamış baştaki kelime sona konmuş 
Yetişme telaşında, belki de birileri kovalıyor belli mi olur?
Noktalama işaretine bak dedi,
İki tane, 
Biri sen diğeri de kendisi ayıramamış birbirinizi.
Sonuna da eklemiş işte,
"Ben haber vericem"
Merakta kalma iki gözüm, izle beni unutma, kopma benden.
Bu acele gidişim nasıl seninle benim içinse
Haber vericem sen haber kuşlarını dinle...

.........


Şimdi marifet buysa bende öyle yorumladım,
Lakin kalbime söz geçirmek ne mümkün
O'nun lisanı bambaşka,
Çözebilene aşkolsun
 

4 yorum:

  1. Sevmiyorum bu adamı..
    sıkılıyorum kitaplarından.Bir başlıyorum gitmiyor..
    Yanında çay içsem de gitmiyor işte..:))

    YanıtlaSil
  2. Benim de sevdiğim, tekrar tekrar okuduğum tek kitabı bu Benim Adım kırmızı...

    YanıtlaSil
  3. Orhan pamuk Nobel ödüllü bir yazar ama, Yaşar Kemal daha mı hak ediyordu Nobel'i..

    YanıtlaSil
  4. Elbette ki Yaşar Kemal hak ediyordu Nobel ödülü neye göre verildi Orhan Pamuk'a onu düşünmeli.

    YanıtlaSil

Dilek ve eleştirileriniz için teşekkür ederim.