Sabah uyandık ki su saatimiz donmuş. Bu bazı kışlar gelir başımıza. Evimiz bahçeli su saatimizde bahçede açık bir yerde duruyor. Aslında geçen gün gelmişti aklıma bu soğuklarda su saati donar etrafını kaplayayım diye geçirmiştim. Ama daldım bişilere unuttum. Evdeki muslukları kontrol ettim hepsi kapalıydı. Eşimide işe uğurladıktan sonra yattım tekrar. Laf aramızda eşim gittikten sonra uyuduğum saatleri çok seviyorum :).
Saat 11,00 gibi su sesiyle uyandım önce yağmur sandım sonra da yoksa açık muslukmu kaldı diye fırladım. Baktım kötü bir durum yok. Sonradan aklıma geldi. Şu anda oturduğumuz alt katın suyu önce üst kata çıkıyor ordan da bize geliyor. Yukarıda evin üstündeki bir boru patlamış. Daha öncede olmuştu bu. Soğuk hava boruyu bıçakla kesilmiş gibi bir hale sokmuş, donmuş su saati güneşi görüpte ısındığında tekrar su gelince sularda yandaki arsaya akmaya başlamış. Ana vanadan suyu kapattım, yukarıya çıkıp boruyu çıkardım gidip yenisini aldım aynen yerine taktım. Parmaklarım dondu o boruyu sıkıştırana kadar.
Asuman Abla'cım, valla İzmir sıcak günlerinin kıymetini bilelim, şikayet etmiyelim diye yapıyor bunları biliyorum.
Diyorum ki bahar gelsin artık, ortalığı dere otlu bakla kokuları sarsın hadi ama.
Resim: İlk robot, su saatleri tasarlayan bir dahi El-Cezeri'ye ait.

İzmir'de de bunlar oluyor mu? Çocukluğumdan hatırlıyorum boruların donduğunu... İyi halletmişsin, eline sağlık. Yaz gelsin.
YanıtlaSilVallaha oluyor Aysema Ablacım. Oturduğumuz yerle deniz kenarına 3derece fark ediyor.
YanıtlaSilÇağırdık birlikte soğuk havayı İzmir' e.
YanıtlaSilEn hoşuma giden, bakla ile ilgili olarak yazdıkların. Evet bakla ve mücver kızartmasınun yoğun dereotlu kokusu, baharın geldiğini müjdelerdi eskiden. Birkaç bir şey var daha öyle.Şimdi hatırlayamadım.