11 Nisan 2011 Pazartesi

Adam gibi adam ol



Allah aşkına adam ol karşımda
Dansöz gibi bel kırmak falan yakışmıyor zirâ sana
Bel yok ki bir kere sende
Gerisini var sen düşün yani...
Diyeceğin her ne ise kıvırmadan, 
Eğilip bükülmeden de.
Gelmez bana türlü oyunlar
Benim bildiğim oyunlar saklambaç, sek sek, evcilik, beş taştır,
Hani nası derler bi takım ali cengiz oyunları sökmez bana.


Adam ol karşımda
Diyeceğin her neyse takır takır de
İstediğin neyse de
Bileyim.
Yok başkalarına varmış gibi gönlün fikrimi sorarken 
Aslında anlıyorum ben senin benim niyetimin ne olduğunu,
İçimdeki kaleye sızmak için zayıf noktamı bulma çalışmalarını.
Çünki çok komik oluyorsun o zaman.
O tanıdığım, hayran olduğum
Her diyeceği sözde bir mana olan 
Başım sıkıştığında anlatabileceğim, içimi dökebileceğim
Hani "suçlu sensin" desen de 
Senin ağzından duyunca kabulleneceğim kişi yani 
SEN,

İnandırıcılığını yitiriyorsun
Bambaşka biri oluveriyorsun...

Adam ol niyetini kıvırmadan dosdoğru bodoslama de bana
Bende ezileyim, sende ezil...




9 Nisan 2011 Cumartesi

Takıldığım bi yer...

Yaklaşık bir senedir buraya takılıyorum.
İlk başlarda biraz zorlandım
Yepyeni bi yer, yeni tanınacak kişiler
Bir kaç defa hesabımı kapatmayı düşündüysem de
Bir akşam şansım yaver gitti ve kapatmaktan vazgeçtim.
Her türden, her yaştan, her kesimden, her görüşten
Bir çok kişinin olduğu bir yer.
Genellikle eğlenmek için takılıyorum
Sanki bir çok arkadaşla aynı masada oturmuş sohbet ediyor muşuz 
Gibi...
Twitter'in bi değişik hali
Ama daha canlı bi yer bence...
Hatta facebook hesabımı bile şu sıralar
İşte burayla aldatıyorum...









6 Nisan 2011 Çarşamba

Alma mazlumun ahını alma...



Kadın, 2 sene kadar önce kardeşinin yanına gider Merzifon'a
Bir akşam üstü eşini arar ama cepten sürekli meşgul sinyali alır
Hemen hemen 20 dakika bu şekilde devam eder
Kadını, uzakta olmanın verdiği sıkıntı 
Kimle konuşuyor ki bu diye bir merakla da en çok
Asfalyaları atmaya başlar.
Telefon görüşmesi biten erkek nihayet  kadına geri dönüş yapar.
Tabii kadının iflas etmiş asfalyalarının kıvılcımlarından kurtulması biraz geç olur.
Kimi aradın diye başlayan konuşma biraz hararetlenir
En son telefon şu cümlelerle kapatılır,


Kadın; Bak eğer yalan söylüyorsan ayağına dolansın 


Erkek; Tamam ya yoksa ?


Kadın; O zaman tez vakitte benim ayağıma dolansın....


Bu konuşmaların geçtiği saat 20,00-


Daha sonra evdeki kardeş ortam yumuşasın diye dışarı çıkma teklifinde bulunur
Kardeş, gelin, yeğen ve kadın arabaya doluşurlar
Çarşıda bir mağazaya uğramak için park edilir
Saat: 20,45- olmuştur.
Kadın arka koltuktan çımaya çalışırken
Sağ ayağı sol ayağındaki eşofmanın paçasına girer
Ayağına dolanır veeee
O hay huy içerisinde kurtulmaya çalışırken de
Küt diye arabadan yere yuvarlanır.


Ve kahkahaları tüm çarşıyı inletir.


Neymiş, şüphecilik iyi değil miş,
Neymiş, alma mazlumun ahını çıkar aheste ahesteymiş,





3 Nisan 2011 Pazar

Kavala kurabiyesi

Aklıma girdi bir kere yapmadan için rahat etmezdi.
A101'de satılıyordu Osmanlı Kavala kurabiyesi bademli olanı ama özellikle
Çok severdim.
Cevizlisini denedim ama hiç beğenmedim.
Ama acı bademlisi bi başka.
Türk kahvesi ya da nescafe yanında iyi gidiyordu
Gerçi üzerindeki pudra şekerlerini yutarken kaçmasıyla boğazıma
Bir iki defa yine tehlike atlatsam da tekrar tekrar yemeğe değer.
Geçen hafta markete gittim alayım diye
Bi baktım yok meğer kaldırmışlar satmıyorlarmış artık.
Ama olur mu yaa..
Bi koşu döndüm eve malzemesine baktım netten tekrar yollandım aldım.
Ama benim bademler tatlıydı beklettim acı olanını buldum.
Sıcak su içinde bekletip kahverengi kabuğunu soydum.



Önce bademleri kavurdum tavada bir kenarı ayırdım



Arkasından göz kararı artık sanırım 2 bardak unu kavurdum 



Un, badem, 10 gram kabartma tozu, vanilya, 
Göz kararı sanırım 1 su bardağı kadar tereyağı oda sıcaklığında
Ama yinede biraz çiçek yağı ekledim ben.
Bir de 1 su bardağı pudra şekeri
1 yumurta beyazı
Hatta bir ara cıvık geldi biraz daha un koydum.


Aslında ay şeklinde kalıp vardı bulamadım 
Çay bardağıyla yapmak sıkıcı geldi
Şu üç taneden sonrasını köfte yapar gibi şekil vererek yaptım


180 derece önceden ısıtılmış fırında göz kararı pişirdim
Üzerine de pudra şekeri ektim.
Eh artık mastır şef yarışmasına girebilirim değil mi?





2 Nisan 2011 Cumartesi

Günlük işler



Bir bir devrilirken saatli maarif takviminden yapraklar
Nisan 1 geldi çattı yine.
Bir şaka hadisesi ile karşılaşmadım.
Zaten olsa da şöyle bayağı bi yüreğimi götürecek, 
Donuma sıçtıracak cinsten olanı olsaydı bayağı bi makbule geçerdi sanırım.
Neyse aman kalsın böylesi düşman başına.
Bugün sadece çamaşır asmak istedim ben yapılacak bi iş göremiyordum
Ama bir ara kendime bi geldim ki aman Allah'ım ben ne yapıyorum böyle dedim.
Bir elimde süpürge bir elimde vileda yatak odasını dip temel temizlerken buldum kendimi
Mutfağa koştum aman bi su içeyim kendime geleyim diye
Mutfakta bir temizlik kokusu aa burayı ne zaman temizledim ki ben dedim.
Aman iyi de oldu aslında ailem oturduğumuz evi satılığa çıkardılar
Emlakçıya falan vermediler mahalle bakkalına, bir iki komşuya haber edildi
Şimdi gelen giden olur ele güne karşı tedbirli olmak lazım di mi ama ?
Okunacak iki kitabım var ikisi de İskender Pala'ya ait.
Kitâb-ı aşk ve Babilde ölüm İstanbul'da aşk.
Bakalım Kitâb-ı aşk iyi gidiyor şimdilik her ne kadar dili ağır deseler de
Edebiyat dersindeymiş gibi hissediyorum kendimi
Ha bir de ne yazık ki A101'de satılmayan Osmanlı Kavala kurabiyesini deniycem yarın
Sade türk kahvesinin yanında, nescafenin yanında iyi gidiyordu
Malzemelerini aldım baharatçı "Acı badem " demi dedi hani yanlış almıyorsunuz
Evet dedim kurabiye yapıcam şaşırdı kurabiyeye konulduğunu duymamış
Bakalım yarın yapıp sonucu bildiririm
Hadi iyi geceler....

31 Mart 2011 Perşembe

bi diyeceğim var

Paranoyak satırlar  yazmış düşüncemi dile getirmiş sanki
Şu dijitürkün kapattırma kararından sonra anladım ki 
Bu bir kapattırma değil yıldırma politikasıydı
Bizleri yazmaya karşı soğutmak adına.
Soğudum ya yazmak gelmiyo içimden.
Zaten bi oraya gittim bi şuraya
Oralarda da yapamadım bişi
Kaldım öyle.
İşin garibi yazacak konuda bırakmadı bende.
E be dijitürk ne diyim
Üye sayında azalma olsun len...







28 Mart 2011 Pazartesi

temizlik



Bir bahar temizliği yapmam lazım aslında
Beynimde, ruhumda, bedenimde, blog sayfamda hatta evimde.
Bi takım düşüncelerim oluyor zaman zaman
Onları atlatmam lazım.
Fırtınalar kopuyor mesela bazı ruhumda 
Bazen de öyle sessiz ki ruhum uçtu mu yoksa diyecek kadar.
Bedemim de bi değişiklik yok yazın verdiğim 4 kiloyu alamadığım için
Alyansım hala olmuyor parmağıma mesela.
Blog sayfam dijitürkün insafına geldiği anlarda açıldığında
Çok kalabalık geliyor gözüme, rahatsız eden bişiler var
Değişiklik, bakım şart oldu.
Evim desen alt kat temizlendi ama yazın üst katta oturduğumuzdan
Üst kata bi temizlik gerekiyor.
İş çok hadi bakalım....


Resim : 

emsvizyon's Profile   

http://www.flickr.com/photos/14454347%40N00/

27 Mart 2011 Pazar

yazasım yok..

Herkes yazıyor bişiler harıl harıl,
Ben de tık yok.
Aslında yazasım varda 
Nedense bi uyuşukluk var üzerimde.
Bahar falan değil
Kafam dağınık biraz toparlayamıyorum.
Neyse hadi iyi geceler...





















25 Mart 2011 Cuma

Cep telefonumu tuvalete düşürdüm



Anladım ki insan şu hayatta ne kınarsa başına geliyor muş
Kınardım hep evin içinde cep telefonu cebinde tuvalete girenleri
Hah derdim mutlaka bi gizli işleri var tuvalette görücek işini
Ah ah demez olaydım
Sana ne kızım kim ne yapmak isterse yapsın tuvalette
Ne biliyon belki tuvalette ıkınırken ki resmini çekicek de mi
Yok yok illaki bişi arıyacak altında deli ben
Noldu sen de girdin tuvalete cep telefonunla 
Ne yaptın peki de bakalım bana
Tuvalete düşürdün telefonunu
Yaaa sormayın yaaaaaaa
İlk aldığımda açılmadığı için duvara çarpmak istediğim
Sonradan elim kolum olduğunu anladığım telefonumu
Tam üstümü toparlarken tuvalete düşürdüm
Biliyorum merak ettiniz daha sifonu çekmemiştim
Hemen çıkardım sildim salladıkça ben su çıktı içinden 
Saç kurutma makinasıyla kurutayım dedim tam açtım üflemeye başladı
Aklıma geldi içindeki leğimleri eritebilir dedim
Elektrik süpürgesiyle çektim biraz sonra sildim yarım poşet pirinç içine yatırdım
Pirinç nemi alır ya hani ondan
Cumartesi tamire gidecek..
Bu arada ne kadar telefon numaram varsa gitti
Sim kartta içti çünki suyu
Of of....

22 Mart 2011 Salı

ikinci rollerin adamları



Türk filmlerinde ikinci roldeki adam 
Kimi zaman iyi kimi zaman kötü olurdu
Kimi kendi çıkarı için esas kadını tutardı elinde
Kimi de aşkı uğruna feda ederdi.
Kimi türlü oyunlarla aklını çelerken esas kadının
Kimi film boyunca kaçırırdı esas adamdan
İyi olanı hiç mi yok ?
Var elbette...
Selvi boylum al yazmalım'da 
Sevginin emek olduğunu aklımıza yüreğimize kazıyan
Cemşit...

20 Mart 2011 Pazar

Ankara

Bakmayın öyle yok Ankara şöyle yok böyle dediğime
Bir şehirde sevdikleriniz, canlarınız varsa eğer 
O şehri seversiniz..
Bende sevdim...
Bir hafta gibi kısa bir sürede olsa güzel geçen
Eğlenceli, koşturmalı, yeğenle hasret gidermeli
Gelinle mutfakta yapılan nescafe muhabbetleri
Kardeşle paylaşılan bir iki sıkıntı
Yeğenle bol oynamalı, çekişmeli, didişmeli
"Şeniz hala yaa" diye başlayan atışmalarla 
Çok güzeldi...
Tabii Sevgili Leylak Dalı'nın dişine rağmen ;)
Yine başka bir blogcu Bilge ve Annesi ile yapılan Ankara Kalesi fethi harikaydı.
Öyle güzel dolaştık ki,
Akşam yattığım yeri beğendim vallaha....
Karlı, kışlı gittiğim Ankara'dan baharla dönmek çok güzel oldu...
















18 Mart 2011 Cuma

merhaba

her şeye rağmen herşey çok güzeldi.
artık eve gidince yazarım.
resimler falan eklerim.
yarın dönüyorum.
ay'a en yaklaştığımız gün olucakmış yarın.
hadi izmire gidince görüşürük.
byyy....

16 Mart 2011 Çarşamba

sesimi duyan var mı?

Öncelikle klavye kaynaklı yaşabilecek yanlışlıklardan dolayı özür dilerim.
 Yaban ellerdeyim ki gerçekten doğrudur.
şimdi daha iyi anlıyorum İzmir dışında yaşayanların İzmir hasretini
boyoz, gevrek, domat, çiğdem, midye, söğüş,asfalya, pasaport, kordon, kumru, boynuz
kelimeleriyle geçen cümlelerdekilerin ne olduğunu açıklamadan konuşabilmeyi
samimi, içten güle insanların olduğu 
anladım ki ben şehir şehir gezen bir memur yada memur eşi olamaz mışım
kalsın yeterince işini bilen memurum var zaten.
ankara'dayım ya her şey bana yabancı, değişik, insanların davranışları, konuşmaları, bakışları 
Hatta kardeşimin klavyesi bile bi garip bi gülücük şekli yapamıyorum 
bu kadar yerden yere vurmakta olmaz canım demi ama
ama napayım bıktım istanbullu züppe, kendini beğenmişlerin 
şehrimi küçük görmelerinden hıncımı ankaradan alıyorum.





11 Mart 2011 Cuma

Adnan'dan Esenboğa'ya...


Çantamı hazırladım
Yarın Ankara'ya gidiyorum.
Bir hafta yokum.
Oradan yazarım belki.
Hadi hoşca kalın....






Aman doktor



10 gündür sol sol kolumda ve omuzum da ağrı hissediyorum.
Nefes almak istediğimde sol göğüs kafesimi tutup almaya çalışıyorum 
Yoksa  batar giriyor ve kalbim acıyor.
Ha bugünde öksürük başladı...







10 Mart 2011 Perşembe

Sıkıyorsa

Şimdi aklıma gelmişken yazayım dedim.
Efendim ben blog sayfama dolaylı da olsa mahkeme kararı koydurttuğu için 
Şunca zaman olduğu halde blog sayfama gündüz hala erişim yok yazısı görüp
Hesabıma giremesem de 
Dijitürke kızgınım.
Ama kalkıp ta dijitürk üyeliğimi iptal ettirmek gibi bir davranışta bulunacak kadar da değil.
Dijitürk üyeliğimi iptal ettirirsem ne seyredicem ben ?
Uydu demeyin bana uymuyor ne yazık ki?
Her kanalın Türk ve avrupasını izlemekten,
Düğün tv'de tanımadıklarımın çektiği halaylara bakmaktan
Olur olmaz zamanlarda özellikle de misafirlerin yanında bir tuşa fazla basmakla çıkan
Arapça alt yazılı, hatunların yataktaki hallerinden 
Hangi saatte, ne var diye düşünmekten
İstediğim bir programı okeyleyip istediğim saatte 
O kanalda olmasam da beni o kanala atan bi sistem olmadığından
Ve yabancı dil bilmediğim için gereksiz yabancı tv kanallarına bakmaktan sıkılmaktan
Başka bi işime yaramıyor açıkçası.
Kablolu tv'de demeyin daha oturduğum semtte yokken sokağıma gelmesi hayal
Yer altından geldiği halde her yağmurda bozulmasından
Gereksiz yandaş medya tvleriyle dolu olmasından başka işime yaramaz
Geriye ne kaldı Dıjıtürk...
Canım ,cicim, herşeyimdir kendisi.
Burdan blog sayfasını maç linki iletme aracı olarak kullanan 
Ve bunun sonucunda da amme hizmeti yaptığını sanan
Beyine sahip olduğunu düşünen blog sahibine diyorum ki;
Yapacaksan tam bir hayır yap
Blog sayfana girenlere Dijitürk aboneliği başlat ve lig tv paramızı yatır
Hı nasıl yiyor mu bunu ?





Bir yavru köpüşümüz oldu yine



Sular kesik bugün İzmir'deki muhtelif yerlerde
Zaten havada soğuk bişi yapası gelmiyor insanın 
Mesela yataktan çıkmak.
Ee sular kesilmeden yola çıkmadan 
Yıkanıp kuruması gereken çamaşırlar çoğalınca
İki sefer yapıldı makinaya karşı
Ama en zoru o savaştan tertemiz çıkan çamaşırları asmak oldu.
Parmaklarım bi sür sonra hissetmez oldu
Mandalı açmak güç oldu
Kıpkırmızı eller koltuk altında ısınıp biraz tekrar işe  koyuldu
Mutfak elden geçti "yıkanmak istemezük" diye tabak kaldıranlar 
Hemen bulaşık makinasına atıldılar ki akılları başlarına gelsin.
Bu sırada bi ses duydum bahçeden yavru köpek havlaması
Bahçeye bir çıktım ki bir yavru 2 aylık sanırım
Çirkin mi çirkin, titrer bir halde
Geçen gün de görmüş karnını doyurmuştuk
Bir arkadaşım var sanırım o buldu koydu bahçeme
Neyse yemek olarak sadece tarhana çorbası vardı ekmekle beraber
Torba içinde koydum önüne ve açlığın bir canlıyı ne hale soktuğunu gördüm
Poşetin içine girdi resmen tutmama rağmen 
Burun, yüz, ön patiler tüm tarhana oldu karnı şişti doydu
Ve titremesi geçti merdiven altında bir yer buldu kendine
Şimdi ona güzel bir yer yaptık havalar ısınana kadar bizde misafir olucak
Evet bahçeyi biraz pisleticek ama olsun varsın yaşam savaşını atlatsın da
Ben temizlerim geçen sen 4 yavru köpeğin ardından az temizlememiştim.


Resimdekiler, geçen seneki yavrularım Tontiş ve Pontiş. 
Şu anda misafir olanı yakında çeker eklerim.

9 Mart 2011 Çarşamba

Secret !



Dedektiflik ne zor iş yaa...
Bi yerde birini izlemek, görmek, tanımak uğruna mesela.
Tanışmadığımız halde "Ya tanırsa" diye korkmaktan
Biliyorum ki daha çok dikkat çekmiş olabilirim. 
En azından günün sonunda yastığa başını koyduğunda 
Gözünün önüne gelip "Kim di bu " diye
Düşünmesine mahal vermiş olabilirim. 
Devirdiğim bardakla, basmalı tükenmez kalemle uğraşırken masasına doğru fırlayan kalemin yayıyla...

Ama Allah'tan sandalye devirmedim ki böyle bişi yapmıştım vakti zamanında. 










8 Mart 2011 Salı

Zeytinyağlı yerim ben amannn

                                


Çok yoruldum ben bugün.
Zeytinyağlı yaprak sardım





Kimse yoktu yanımda iki çift sohbet edecek
Çalan telefonuma bakacak
Ne bileyim nescafe yapıp getirecek
Bi Esra Erol'la Evlen Benimle vardı.
Napayım takıldım kaldım




Limon dilimleriyle de süsledim
Ama güzel oldu




Yazın Gümüldür'e gittiğimizde 
Deniz kenarından sırf sarma pişirmek için aldığım taşla da
Üzerine ağırlık yaptım.








7 Mart 2011 Pazartesi

Kim'dir ?




2.sınıf vatandaştır.
Devletin kanunlarının bile koruyamadığıdır.
Sokak ortasında eski eş tarafından öldürülendir.
Kuluçka makinasına benzetilmeye çalışılandır.
Sokakta bile dolaşması yasaklatılmaya çalışılandır.
Okutulmayan, çalıştırılmayandır.
Kuyruk sallayandır.
Protesto sırasında tekmelenendir.
Hakkında ayaklarının altında cennetin serildiği nakledilirken,
Hele bir de başı açıksa bazı geri zihniyetlere göre
Potansiyel orospu'dur.
Annelik dışında başka vasfı olmayandır.
Devletten para almak için işe yararken
Töre için öldürülendir.


Günümüz kutlu olsun...



Resim: Nuri İyem "Göreme kadınları"